239# Mısır papirüs kayıtlarında Hz. Musa

Dinler

Bu yazıda Mısır kayıtlarında Hz. Musa yok mudur, Mısır papirüs kayıtlarında Hz. Musa nasıl geçmiştir veya Hz. Musa kasıtlı olarak kayıtlara alınmamış olabilir mi sorusunun cevabını arayacağız… Antik Mısırlılar kayıtlarını papirüslere yazdıkları için tarihlerindeki birçok önemli olayı papirüslerden öğrenebilmekteyiz. Fakat bulunan papirüsler genellikle çok hırpalanmış, zamanla çoğu dağılmış ve yok olmuş yazılardan ibaret. Gerçekte var olan papirüslerin ne kadarı bulundu ve ne kadarı ise bizden daha önceki zamanlarda bulunup ziyan oldu bilemiyoruz. Bu yüzden eldeki papirüsler tüm Mısır tarihini anlatmasa da önemli bilgiler vermektedir. 

Tevrat’ta ve Kuran’da bahsedilen Hz. Musa’nın (Moses) Firavun ile mücadelesine ve İsrailoğullarını Mısır’dan kurtarışına dair papirüslerde çok açık bir kayıt yok. Bunun sebebi olarak papirüslerin hepsinin elimize ulaşmamış olması, elimize ulaşanların da her yerinin okunamıyor olması veya Mısır tarihinde utanç verici bir durum olan bu Mısır’dan çıkış olayının sonraki Firavunlar tarafından tarihten silinmeye çalışılmış olabileceği ihtimaller arasındadır.

Mısır papirüs kayıtlarında Hz. Musa : Senenmut

Fakat yine de Mısırbilimciler eldeki eksik bilgilerden dahi Musa’nın izini sürüp kim olduğu hakkında tahminler yapmışlardır. Tarih kayıtlarına göre Hiksoslar Ortadoğu kökenli Sami halklarındandır ve M.Ö. 1700’lü yıllarda Firavun’ların emrinde Nil deltasında işçiler olarak çalışırken sonradan kendi krallıklarını kurup Mısırlıları yenmişler ve 100 yıl üzerinde hâkimiyet sürmüşlerdir.[1] Daha sonra M.Ö. 15. yy.’da Firavun Ahmose Hiksosları yendi ve bir kısmını sürdü bir kısmını ise esir ve köle olarak kullandı. Böylece Mısır’da yeni krallık kuruldu ve Mısır tarihinde ikinci ara dönem başladı. Daha sonra tahta Birinci Thutmose geçti. Thut-Mose Thot’un oğlu demektir. [8] Yani Musa’nın adı olan Mose kelimesi de aynıdır ve oğul veya evlat demektir.

Birinci Thutmose’nin kızı ise Prenses Hatshepsut’dır. Babası öldükten sonra İkinci Tutmoses ile birlikte ülkenin Firavunları olarak ülkeyi yönetecekler. Hatshepsut’un erkek çocuğu olmamıştır bunun yerine tarihi kayıtlarda krallık dışından bir erkek evlatlık aldığı anlaşılmaktadır ki O’nu çok sevmekte ve kendisinden sonra ülkenin başına geçirmek istemektedir. Bu evlatlığın ismi kayıtlarda saray içinde Senenmut olarak geçiyor. Fakat tahta bu evlatlık değil kocasının başka bir kadından doğan oğlu üçüncü Tuthmose geçiyor.

Hatshepsut‘un heykeli

 

Eski ahitte Musa’yı Nil nehrinde sepet içinde bulanın Firavun’un kızı olduğu yazılı olduğu için Hz. Musa’nın Birinci Thutmoses devrinde sepette bulunduğu düşünülüyor, çünkü Hatshepsut Birinci Thutmose’nin kızıdır, fakat Kuran’da Firavun’un karısı diye belirtildiği için Kuran’a göre İkinci Thutmoses devrinde Musa sepette bulunmuş olması gerekiyor, Çünkü Hatshepsut aynı zamanda ikinci Thutmose’nin karısı olduğunu söylemiştik. Yani köle yapılan İsrailoğullarının (Hiksoslar) erkek çocuklarını öldüren Firavun ikinci Thutmoses olmalıdır.

Yazarın önerisi:  151# Yahudi ve Hristiyanlar Cennet'e gidecek mi? Tevrat ve İncil'in hükmü kalktı mı?

Her neyse tarihi kayıtlarda Hatshepsut alışık olunmadık bir şekilde dışarıdan bir çocuğu kraliyet ailesine sokup büyütüyor. Aşağıdaki heykel Hatshepsut’un evlatlığı Senenmut ve öz kızı olan Nefure’nin heykelidir.

 

Hatshepsut‘un isminin yok edilmeye çalışılması

İkinci Thutmoses ve karısı Hatshepsut devrinde özellikle waset şehrinde olmak üzere ülkenin her yanında yeni yapılar ve dikili taşlar yapıldığından inşaat işlerinin çok gelişmiş olduğu anlaşılıyor.[1] Kuran’da da Firavun’un Haman’a kuleler yaptırdığı bildiriliyordu. İlginçtir ki evlatlık Senenmut’u sahiplenen Hatshepsut’un ismi öldükten 30 yıl sonra Üçüncü Thutmose veya onun oğlu ikinci Amenhotep tarafından her yerden siliniyor. Hatta mumyası dahi kral mezarlıklarında değil köhne bir yerde bulunmuştur. İsmi krallar listesinden çıkartılmış ve duvarlarda isim kalıntıları da hep sildirilmiştir. Bu uygulama Mısır tarihinde sadece Hatshepsut’a ve sonradan tek Tanrılı bir dini getiren Akenaton’a yapılmıştı.

Peki neden bunu yapmışlardı? Muhtemelen Musa yaklaşık on yıl süren kaçak hayatının ardından Mısır’a geri döndüğünde üçüncü Thutmoses’in son zamanlarında tahtını oğlu ikinci Amenhotep ile paylaştığı zamana denk geliyordu. Üçüncü Thutmose Mısır’ın Napolyonu olarak bilinir çünkü Mısır topraklarını çok fazla genişletecek kadar gözü karaydı, oğlu ikinci Amenhotep da ondan geri kalmamış gözü kara biriydi.

Muhtemelen Musa geri döndükten sonra yıllar içinde Musa’dan dolayı iyice öfkelenen Firavun Musa’yı yani kraliyetteki resmi adıyla Senenmut’u evlatlık alıp başlarına bela eden üvey annesi Hatshepsut’a öfkesini bu yolla göstermiş, Mısır kayıtlarından Hz. Musa’nın adını tamamen sildirmişti. Hatshepsut’un adının Mısır tarihinden kasıtlı olarak silindiği geçen yüzyılda yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu anlaşılabildi.

Hangi firavun?

Muhtemelen Musa’nın kavmindeki çocukları öldüren Firavun ikinci Thutmose idi, Senenmut yani Musa onun döneminde karısı Hatshepsut tarafından saraya alındı, Musa kaçtığı Medyen’den geri döndüğünde başta Üçüncü Thutmose veya oğlu ikinci Amenhotep vardı. Tarih kayıtları Hatshepsut’un adının bunlar tarafından yok edildiğini yazıyor. [2] Musa ile mücadele veren İkinci Amenhotep 40-45 yaşlarında ölünce yerine dördüncü Thutmosis geçmiştir.[3] Musa’nın bu Firavun zamanında ülkeden çıktığı düşünülüyor.[2] 

İkinci Amenhotep’in heykeli

 

Yazarın önerisi:  34# İSLAM ve AY TANRI'SI

Dördüncü Thutmosis’in Mumyası

Mısır papirüs kayıtlarında Hz. Musa gizeminin cevabını bulmaya yaklaşıyorken burada şöyle bir terslik var gibi görülebilir. Firavun dördüncü Thutmosis’in mezarı ve mumyası vardır. Oysa insanlar Firavun’un cesedinin boğulunca kaybolduğunu düşünüyorlar. Fakat ben bunun Kuran açısından bir çelişki doğurmadığını düşünüyorum. Çünkü Kuran’da Firavun’un boğulurken Allah’tan af dilediği ve dileğinin kabul olmadığı ama yine de cesedinin kurtarılacağı ve sonraki nesillerin görmesi için muhafaza edileceği ayetlerle sabittir (Yunus 92). Ayetteki cesedin kurtulması olayı cesedin sahile vurup halk tarafından bulunması olabilir. Çünkü Kızıldeniz kapandıysa ordudaki hiçbir cesedin sağ kalmaması gerekirken, Allah’tan gelen söz gereği onun cesedi kendi insanları için bir ibret olmak üzere boğulmuş bir halde kıyıya atılması gerekir, böylece insanlar tarafından mumyalanacak ve ayette denildiği gibi “Senden sonrakilere ibret olması için cesedini kurtaracağız” sözü gerçekleşmiş olacaktır. Yani kaybolmuş bir ceset değil mumyalanmış bir ceset olması daha makuldür.

Dördüncü Thutmosis’in cesedi üzerinde yapılan otopsiler de bu Firavun’un 25-30 yaş aralığında genç olmasına rağmen öldüğü ve cesedinde hiçbir arızaya rastlanmadığını bildirmişlerdir.[4] Üstelik Mısırolojistlere göre mezarı da acele ile yapılmıştır. Dolayısıyla bu Firavun zamanında Mısır’dan çıkışın olması ve cesedin boğulmuş bir Firavun’a ait olması muhtemeldir ve Kuran açısından da bir sorun teşkil etmemektedir.

 

Senenmut’un Mezarı

Firavunlar’ın mezarları onlar ölmeden yapımına başlanıp hazır edilirdi. Kraliyet ailesine evlatlık olarak giren Senenmut adına da bir kraliyet mezarı başlanmış fakat içindeki lahit tamamlanmamıştır ve alışılmadık bir şekilde Senenmut’un mumyası mezarda bulunamamıştır. Bu yüzden Mısırologlar Senenmut’un bu mezara hiç konulmadığını düşünüyorlar.[5]

İpuwer Papirüsü

Hz. Musa zamanında Mısır’da yaşanan tufan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gibi afetler İpuwer papirüsü denen papirüslerde çıkmıştır. Başı ve sonu eksik olan bu metinlerde Mısır’da afetli günlerin yaşandığı ve Mısır servetinin köleler eline geçtiği belirtilmektedir.

İpuwer papirusu

İpuwer Papirüsündeki ifadeler şöyle: “Mısır’ın aşağısı mahvoldu. Tüm saray işsiz kaldı. Sahip olunan her şey: buğday ve arpa, kazlar ve balıklar, Böylece ekin her yerde mahvoldu. Nehir kana bulandı. Felaketler heryeri sardı. Heryer kana bulandı. Altın ve lapis, lazuli, gümüş ve malachite, carnelian ve bronz, artık hepsi kölelerin boyunlarında.”[6] Papirüsün sonunda ise herşeyin Rabbi (Lord of all) diye bir ifade var ama önündeki arkasındaki kelimeler silindiği için neyden bahsettiği açık değil.[6]

Yazarın önerisi:  53# Allah Neden Peygamber Göndermiştir?

Kur’an: Firavun hanedanını öğüt alsınlar diye yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığına mahkûm ettik. (7:130)

Üzerlerine tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gibi ayrı ayrı deliller gönderdik. Yine de kibirlendiler ve günahkâr bir topluluk oldular. (7:133)

Bunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık. (26:57) Hazinelerinden, yüksek makamlardan da (26:58) İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık. (26:59)

Görüldüğü gibi olaylar aynı. Detaylı bilimsel incelemeler de papirüsün Tevratta’ki Musa zamanını anlattığı sonucuna varmaktadır.[6] Papirüs’ün tam yazım tarihi bilinmemekle beraber M.Ö. 1850 ile en geç 19. Hanedanlık devri arasında (M.Ö. 1250) yazılmış olabileceği belirtiliyor.[7] Yukarıda bahsedilen Firavunlar’da bu tarihler içinde yaşamışlardır. Dördüncü Tuthmoses’in ölümü M.Ö. 1387’dir.[4]

Özetle

Birinci Tuthmose’nin kızı ve ikinci Tuthmose’nin karısı olan Hatshepsut tarih kayıtlarına göre saraydaki adı Senenmut olan bir çocuğu hanedandan olmadığı halde kraliyet mensubu yapıyor. Evlatlık ediniyor. Musa (moses) kelimesi de evlat anlamına gelmekte olup muhtemelen günlük dilde ona Musa diyorlardı, çünkü resmi adı Senenmut olan çocuk bir evlatlıktı. O’nun için de bir kral mezarlığı başlanmış olmasına rağmen lahiti bitirilmemiş ve Senenmut buraya hiç konulmamıştır. Bundan sonraki tarih çok net değil çünkü Hatshepsut’a kızan ikinci Amenhotep başa geçtiği zaman Hatshepsut ve Senenmut hakkındaki kayıtları sildiriyor.

Muhtemelen daha sonraki devrilerde de İsrailoğullarının kaçışı ve Firavun’un boğulması gibi olaylar sansürlendi. Yine de Ipuwer papirüslerine göre Hz. Musa zamanında yaşanan felaketlere benzer felaketlerin Mısır’da yaşandığı ve bu olaylardan sonra Mısır’ın mücevherlerinin kölelere kaldığı Mısır kayıtlarında yazıyor ki Kuran’da da aynı şekilde haber veriyor. İlerde yeni kanıtlar çıkmazsa şu an için en güçlü kanıtlar bize yukarıda anlattığımız Firavunlar dönemini göstermektedir. Mısır papirüs kayıtlarında Hz. Musa yok mu sorusunun cevabını evet var olarak rahatlıkla verebiliriz.

Referanslar

  1.       https://www.ancient-origins.net/history-famous-people/moses-0012411.

2.         http://www.aloha.net/~mikesch/moses.htm.

3.         https://www.osirisnet.net/tombes/pharaons/thoutmosis4/e_thoutmosis4_01.htm.

4.         Habicht, M. E., Bouwman, A. S., & Rühli, F. J. (2016). Identifications of ancient E gyptian royal mummies from the 18th Dynasty reconsidered. American journal of physical anthropology, 159, 216-231.

5.         https://tim-theegyptians.blogspot.com/2017/03/the-search-for-senenmut.html.

6.         Habermehl, A. (2018). The Ipuwer Papyrus and the Exodus. In The Proceedings of the International Conference on Creationism (Vol. 8, No. 1, p. 42).

7.         https://en.wikipedia.org/wiki/Ipuwer_Papyrus.

8. https://religion.wikia.org/wiki/Crown_Prince_Thutmose

blank