162# Dünya’nın en eski Kuran’ı

Dinler

Birmingham Mushaf’ı 1936’da Alphonse Mingana tarafından Ortadoğu’da satın alınarak Birmingham Üniversitesine getirilmiştir. Üzerinde çeşitli akademik araştırmalar yapılmış olan bu Kuran 2015 yılında ilk defa karbon testine sokulduktan sonra gerçek değeri daha iyi anlaşılabilmiştir. Çünkü karbon testleri sonucuna göre Kuran m.s. 568-645 tarihleri arasında bir zaman diliminde yazılmıştı. Yani en geç olarak Hz. Osman devrine denk geliyordu. Keçi derisi üzerine yazılmış sayfalar Hicaz yazı stili ile yazılmış olup o devrin yazı stilini göstermekteydi. Daha önce bulunan San’a mushafından daha eski olan bu Birmingham mushaf’ının çok önemli bir avantajı ise yeniden yazılmamış olmasıydı.[1] Yani metni orjinaldi. Oysa yapılan floresan incelemede San’a Kuranının harfleri önceden silindiği için tekrar yazıldığı tespit edilmişti.

Fakat ne yazık ki Birmingham mushafının tamamı bulunamadı. Sadece 18-20. Surelerden ayetler içeren 9 sayfa bulunmuştur. Dünya’nın en eski bu mushafı araştırmacılar tarafından titizlikle incelenmiş ve elimizdeki Kuran’la aynı olduğu bildirilmiştir. Kuran’ın sayfalarına ait fotoğraflar üniversitenin internet sitesine yüklenmiş olup herkese açıktır.

22 Temmuz 2015 tarihinde BBC’nin web sitesinde “Birmingham Üniversitesi’nde bulunan En Eski Kur’an Parçaları” (Oldest Koran Fragments found in Birmingham University) başlıklı bir makale ile Dünya bu Kuran’ı tanıdı. Üniversitenin Hristiyanlık ve İslam Profesörü David Thomas ile yaptıkları röportaj da haberde yer aldı. Thomas, bu Kuran’ın Muhammed peygamberi gören insanlar tarafından yazıldığını ve elimizdeki Kuran’la uyumlu olduğunu ve elimizdeki Kuran’ın değişmemiş olduğunun kanıtı olduğunu belirtti. [2]

Yazarın önerisi:  149# Eski Türkler okumadıkları bir kitaba iman ettiler yalanı

Brandeis Üniversitesinden Joseph E. B. Lumbard ise bu Kuran’ın Batı skeptiklerinin (şüpheci) şüphelerinin yersiz olduğunu ortaya çıkardığını yazdı.[3]

Eski Diyanet İşleri Başkanı Dr. Tayyar Altıkulaç ta, 10 yıllık çalışma sonucunda en eski orijinal 4 mushaf ile günümüz Kur’an-ı Kerim’ini kelime kelime ve harf harf kontrol ederek, aralarında herhangi bir değişikliğin olmadığını kanıtladı.

Akkulaç, Orijinali Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan ve Halife Hz. Osman’a izafe edilen Mushaf-ı Şerif’i, Kahire’de bulunan ve yine Hz. Osman’a ait olduğu söylenen El-Meşhedü’l-Hüseyni mushafı, Taşkent, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde bulunan mushafı ve San’a mushafını har harf diş diş inceledi, elimizdeki Kuran’la karşılaştırdı. İlk asırda yazılmış bu Mushafların hepsinin elimizdekiyle aynı olduğunu birkaç kitapta anlatmıştır. Örneğin HZ. ALİ’YE NİSBET EDİLEN MUSHAF-I ŞERÎF (SAN‘Â NÜSHASI) adlı kitabında tüm San’a harf harf göstererek anlatmıştır.[4]

Sonuç; Ondokuzuncu yüzyıldan itibaren oryantalistler elimizdeki Kuran’ın orjinalliği hakkında şüpheler oluşturmak için uydurulmuş veya yanlış aktarılmış veya abartılmış bir-iki rivayet üzerinden saldırılarda bulunmuşlar ve bizdeki ateistler de bu tür iddialara dört elle sarılıp bu iddiaları aralarında yaygınlaştırmışlardır. Fakat zaman gösterdiki 1450 sene önce deriye mürekkeple yazılmış bir kahraman mushaf mucize eseri silinmeden günümüze ulaşmayı başaracak ve tüm din düşmanlarını susturacak bir darbe indirecekti.

Yazarın önerisi:  Kuran'a neden inanmıyoruz diyen ateistin 99 iddiasına cevaplar

 

KAYNAKLAR

  1. Fedeli, A., Early Qur’ānic manuscripts, their text, and the Alphonse Mingana papers held in the Department of Special Collections of the University of Birmingham. 2015, University of Birmingham.
  2. https://www.bbc.com/news/business-33436021.
  3. https://en.wikipedia.org/wiki/Birmingham_Quran_manuscript.
  4. Altıkulaç, T. (2011). Hz. Ali’ye Nisbet Edilen Mushaf-ı Şerif: San’a Nüshası. İstanbul, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA).