154# Politeizme bakıp bütün dinler uydurmadır demek doğru olur mu?

Dinler

Uzun süredir, ateistlerin hayata bir anlam verememelerinin nedenleri üzerine araştırıyorum. Evet, ateist düşünce sisteminde hayatın bir anlamı yoktur; çünkü sizi bir irade yaratmamıştır, doğadaki minerallerin etkileşimi sonucu rastlantısal olarak oluşmuşsunuzdur. Eğer sizi bir irade vücuda getirmemişse ve sizden bir şeyler beklemiyorsa ve kısa hayatınız bittikten sonra ebediyen yok olup mineraller mezarlığına geri dönecekseniz o halde bu hayatın bir anlamı yoktur. Çünkü en başta varlığınızın bir amacı ve anlamı yoktu. Fakat İslam inanç sistemine göre düşünen bir insanın hayatı tamamen anlamlarla doludur. Çünkü insan doğada rastlantısal olarak ortaya çıkabilecek basit bir kumdan kale değildir. İnsanın henüz milyonda biri çözülememiş karmaşık biyolojik ve kimyasal yapısı vardır, henüz milyarda biri çözülememiş beyninin işleyişi, karmaşık duyguları, her birinin farklı genetik yapıları, verilen benlik duygusu, düşünme ve evreni anlama ve anlamlandırma yeteneği vardır. Bunlar ise insanın rastlantısal olarak evrenin molozları arasında bir irade olmadan kendiliğinden ortaya çıkmasını imkânsız hale getiriyor.

İslam felsefesine göre ise insan irade sahibidir ve başıboş bir varlık değildir. İrade ona emanet olarak verilmiştir. Başıboş bırakılmış gibi görünse de liyakatini ortaya çıkaracak geniş bir imtihan meydanının içine kısa süreliğine gönderilmiştir.

Her yanlış fikir, içindeki doğruluk payından gücünü alır. Ateist de Yaratıcının varlığını eserlerinden görebilse de fikirlerindeki doğruluk paylarının gücüne başvurarak kendi inancını diri tutmaya çalışır. Şöyle bir mantık geliştirir: “Antik çağlarda insanlar evren hakkında yetersiz bilgi sahibi olduğu için açıklayamadıkları olayları doğaüstü olaylarla açıkladılar ve böylece Tanrıları uydurdular. Tanrıları memnun edince onları koruyacaklarına inandılar. Günümüzdeki dinler de eski çağların dinleridir ve diğer dinler gibi bunlar da zamanla yok olacaktır. Artık bilim var. Her şeyin sebebini açıklayabiliyoruz. Tanrı’ya ihtiyacımız yok.” Hemen hemen bütün ateistler bu görüşü inançlarının temeline yerleştirmiştir ve ateistliğin kelime-i şehadeti sayılabilir. Şeytan insanı en çok bu mantık hatasından kandırmıştır. Belirttiğimiz gibi bu yanlış fikir gücünü, içine serpiştirilmiş doğruluk paylarından alır. Ateist gözüne bu gözlüğü geçirir ve hayata artık bu pencereden bakar ve farklı bir pencereden bakma ihtiyacı hissetmez çünkü kendine göre emindir.

Yazarın önerisi:  153# Kabe ve tavaf Hindulardan mı geçti?

Fakat İslam da aynı noktalara baktığı halde ateistlerin bu mantıklarından çok farklı bir manzara sunar sizlere. İslam’a göre insanın elindeki özgür irade ve tutkular insanlığı sürekli bir bozulmaya iletmektedir. İnsanoğlu kendine öğretilen bilgiyi unutma ve değiştirme eğilimindedir, bu yüzden Allah tarih boyunca bütün kavimleri sürekli uyarmıştır. Onlar ise uyarıldıklarında düzelseler bile zamanla tek Tanrı’nın yanına yine Tanrılar icat edip bu küçük putların onları gerçek büyük Tanrı’ya ulaştırmak için aracı olduklarına inanmışlardır. Çünkü insan somut olanı sever. Tanrısını bu Dünya’da görememek onları rahatsız eder, onlarda somut varlıklara (putlara) yönelir ve içlerindeki Tanrıyla muhatap olma isteklerini bastırırlar. Fakat bu hareketleri Tanrı’ya olan sevgilerini, yönelişlerini, teşekkürlerini dağıtır ve cansız maddelere aktarır. Bu da ortaya yanlış bilgi ve aldanmışlık çıkarır. İslam der ki sizlerin yaratıcısı birdir ve siz başıboş değilsiniz. Bu kısa Dünya hayatı sizi aldatmasın, insan değerlidir ve sırf Dünya’nın 70 senesi için yaratılmadınız. Dünya’da sabredin, Allah sizinle ebedi âlemlerde muhatap olacaktır, içinizdeki Allah ile muhatap olma ihtiyacınızın Allah farkındadır ve bunu yaşayacaksınız, fakat hanginiz sabırlıdır diye tek Tanrı inancınıza putlar karıştırmayın. İnsan özeldir, başıboş olamayacak kadar değerlidir. Dinler insan uydurması değildir. Allah’ın insanlara öğrettiği bilgilerdir. Fakat insan özgür iradeye sahip olduğu için her bilgiyi zamanla değiştirip putperestliğe ve değişik uygulamalara çevirmiştir. Allah ise insanlığa ne olduklarını ve nereden geldiklerini yeni elçiler vesilesiyle sürekli hatırlatmıştır. İlkel gördüğünüz dinlerin anlamlandıramadığınız uygulamaları insanların uydurmalarıdır fakat insanların tahrifatına bakıp dinlerin uydurma olduğuna hüküm vermek gerçeklerden kaçmak için en basit yoldur. İşte ateizmin yanlış fikirlerine güç veren doğruluk payı ise bozulmuş dinlerin zamanla unutulur hale gelmesidir. Bu durum onları aldatır ve bütün dinlerin insan uydurması olduğuna ve aslında Allah’ın olmadığına bunu delil yapmak isterler.

Yazarın önerisi:  224# TUR SURESİ VE BARNABAS İNCİLİ

Fakat İslam öğretileri insanın, evrenin ve Yaratıcının varlığını en güzel şekilde anlamlandırarak kayıp parçaları tamamlar, insanlar tarafından dinlere sokulan yanlış inanışları doğrultur ve hepsini sarsılmaz bir zemine oturtur, size saf bilgiyi sunar. İslam, putperest öğretilerden çok farklı bir din anlayışı sunar. Örneğin İslam geldiğinde Arap putperestleri öldükten sonra dirilmeye inanmıyorlardı. Deistler gibi tüm hayatımız bu hayat diyorlardı. İslam onlara ahireti öğretti. Kısaca İslam dini, insanların bozmuş olduğu putperest inanışlara benzemez, çok fazla yönden birbirinden ayrılırlar.

Öyleyse insan eliyle bozulmuş dinlere bakıp İslam da dâhil tüm dinler inkâr edilemez, putperestlerin faturası İslam’a ve Allah’ın varlığına ve birliğine kesilemez. Bu bir yanılgıdır. İslam insana ve hayata gerçek anlamını verir ve zihni her türlü aşırılıktan kurtarıp insanı olması gereken en güzel haliyle tereddütsüz, saf ve adaletli bir hayat yaşaması için yönlendirir. Kulu Rabbiyle buluşturur. Ateizm gibi, insanın Rabbiyle muhatap olma arzusunu yok sayıp kolay bir kaçışla her türlü anlam barındıran evreni bir anlamsızlığa ve hiçliğe indirmez.