91# Evren mükemmel midir?

Varlığın Amacı

İddia: Evrende hastalıklar var. Herşey bozuluyor, sistemler sabit değil, dolayısıyla evren mükemmel değildir.

Cevap:

1- Mükemmellik göreceli bir kavramdır tek bir standardı yoktur. Herşey kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Örneğin bir traktörü tarla sürerken gördüğünüzde “mükemmel” lafı ister istemez ağzınızdan çıktığı halde düz yolda bir Ferrari ile yarışırken gördüğünüzde aynı kelimeyi kullanamazsınız. Aynı şekilde Ferrari sürüş deneyiminden sonra “Mükemmeldi” lafını kullanmanız normal olduğu halde bir tarla da traktör kadar iyi olmayabilir ve sizi hayal kırıklığına uğratır. Öyleyse mükemmel sözcüğünü kullanırken öncelikle herşeyi kendi şartları içinde değerlendirmemiz gerekir. İnsanın Ahsen-i Takvimde yaratılma sırrı da buradadır. Ahsen en güzel biçimde demektir. Takvim ise nasılki duvara astığımız bir takvim bütün bir yılın özetini gösterirse insan’da içinde bulunduğu evrenin bir özeti konumunda yaratıldığını gösterir. Böylece insanın, içinde bulunduğu evren veya yeryüzü için mükemmel olarak tasarlandığını gösterir.

2- Allah evrenimizi sabit ve bozulmayacak bir varlık olarak yaratmak istemedi. Çünkü Allah zıtları birbirinin içinden çıkararak kendi varlığının delillerini DÜŞÜNEBİLEN akıllara gösterir. Nasıl mı?

Şöyle ki; Evren entropi kanunları gereği sürekli bir bozulmaya gider fakat bu bozulma kanunun içinde sürekli yeni yeni düzenler sistemler çıkar, böylece düzensizlikten düzen çıkarır, ölü maddeyi tasarımla diriltir ve varlığını kör gözlere de gösterir.

Enam 95: “…O, ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarır.”

3- Allah insanı yarattı, fakat Dünya’da ölümsüz olsun istemedi. Bunun için hücrelerin yaşlanmasını ve hastalıkların olmasını takdir etti. Hastalıklar için çeşitli sebepler yarattı. Fakat bu hastalıkların tamamı sistemin bir parçası. Mesela bakteriler ve virüsler hastalıklara ve bozulmalara yol açar. Fakat bakterilerin kendileri de bir biyolojik sistemdir ve insan gibi biyolojik sistemlerle uyumludur. Bakterinin kendini savunma sistemi olan toksinleri tam insan hücreleriyle uyumlu yaratılmıştır. Aynı şekilde bir yılan zehiri ısırdığı kişinin damarlarını parçalama yeteneğine sabittir ve yılanın kendine zarar vermemesi için çok özel muhafaza edilir. Bu da yılanın kendini savunma mekanizmasıdır. Öyleyse bu bakterilerin, toksinlerin ve hastalıkların Allah’ın murad ettiği tarzda ki mükemmel bir sistemin parçası olmadığını da bir kusur olduğunu kim söyleyebilir?

Yazarın önerisi:  47# ALLAH, KENDİSİNE İSYAN EDECEĞİMİ BİLDİĞİ HALDE BENİ NEDEN YARATTI?

images (1)

Genetik hastalıkları da bu hastalıklar bağlamında değerlendirebilirsiniz. Bir genetik hastalık ortalama olarak on bin kişide bir kişide çıkar. On bin tane arabadan 9999 tanesinin sağlam çıktığı bir Mercedes fabrikasına kim “kusur var, o halde bu sağlam çıkanlar da tasarlanmamış” diyebilir. Kaldı ki genetik hastalıkların kaynağı, insanların doğanın dengesini bozmasıdır (kanserojen maddeler gibi). Yine de hatalarımızın telafisi için Allah hücrelerimizin içine genetik hastalıkları önleyici öyle mekanizmalar yerleştirdi ki 100 binde 99.999 genetik bozukluk, tamir mekanizmaları sayesinde düzeltilir. Aziz Sancar’ın Nobel ödülü almasında bu mekanizmalardan birini keşf etmesinin büyük payı var. DNA onarımı çok akıllı bir sitemdir, aşağıda temsili resmini görebilirsiniz.

howdnaalarms.jpg

Rum 41: “İnsanların elleriyle işledikleri sebebiyle karada ve denizde fesat ortaya çıktı.”

İnsan ilk doğduğunda hücreleri tazedir. Fakat hücrelerinde öyle biyolojik saatler var ki zamanı geldiğinde aynı hücrelerin işlevlerinin aksamasını, bozulmasını, yaşlılığın ortaya çıkmasını ve ölümümüzü sağlıyor. Bu sayede insanın ölümlü olması murad edilmiş. Çünkü insan bu Dünya’ya ebedi yaşamak için değil, kısa bir hayatta Rabbini tanımak için gönderilmiş. Şimdi hangi aklı başında olan insan bu düzenin bir düzensizlik ve kaos olduğunu iddia edebilir. Kaos sanılan mekanizmaların da nankör insanın anlamak istemediği akıl almaz bir düzenin parçaları olduğu belli değil mi?

4- Demek ki burada sorulması gereken soru, Allah’ın mükemmel yaratıp yaratmadığı değildir? Soru, zorluklar neden var diye olmalıdır. Zorluklar olmasaydı, hastalıklar olmasaydı insanoğlu bu zorluklara çare arayıp ta kendini geliştirebilir miydi? İnsanlık bugünkü teknoloji ve bilgi seviyesine Dünya’da karşılaştığı zorluklarla baş etmeğe ve hastalıkları yenmeğe çalıştığı için gelmiştir. Ve bunlar insanın kapasitesini gösteriyor. Kazanılan bir başarının gururu hazır gelen bir miras gibi olmaz. Bu yüzden Allah insanın kendini Dünya’da geliştirmesini, başarmasını istedi. Yani zorluklar bizim gelişimimiz için vardır. Tıpkı peşine takılan bir atmaca yüzünden serçe kuşunun daha ustaca uçmayı öğrenmesi gibi. Biz bu sebep için Cennette yaşamaya başlamadan önce birşeylerin değerini anlamak üzere Dünya’ya gönderildik. Fakat yanlış anlaşılmasın Dünya’da iyi bir hayat yaşamakta bizim elimizde kötü bir hayat yaşamakta. İnsan hastalığın içine, pisliğin içine çoğu zaman kendi kendini atar.

Yazarın önerisi:  39# OCCAM’IN BIÇAĞI ve TANRI'NIN EVRENE KATTIĞI ANLAM

5- Peki öyleyse uzayda kaos vardır, mükemmellik yoktur (!). Cevap: Biz saatte 108.000 km hızla güneşin etrafında dönüyoruz. Güneşimiz ise saatte 72.000 km hızla galaksimizdeki 200 trilyon tane yıldızın arasında at koşusu yapıyor.  Galaksimiz kendi gibi 2000 tane galaksiyle beraber bir yöne doğru hızla ilerliyor. Bu kadar dev atlar birbiri içinde koşuyor da biz minnacık yaratıklar nasıl Dünya’da keyifle kahvemizi yudumlayabiliyoruz? Aşağıdaki resim galaksimizden bir görüntü ve bu yıldızların hepsi hareketli.

maxresdefault.jpg

Bütün galaksiler bir arada karanlık bir madde ile birbirine bağlanmış. Buna evrenin dokusu deniyor. Ve nasıl ki kolumuzdaki kas dokusunda bir kopukluk yoksa bu evren dokusunda da yok. Kopukluk olsa katrilyonlarca galaksinin düzeni bozulacak gökte havai fişek gösterisi meydana gelecek.

BuI44H1CUAAFTWX.jpg

Mülk 3: “O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (kopukluk) görüyor musun?”

6- Öyleyse yıldızların ölümü bari kaos olsun? Yok kardeşim onlarda kaos çıkarmıyorlar, aynı vücudumuzdaki hücrelerin bir ömrü olup zamanı geldiğinde öldüğü ve yerine yenisi doğduğu gibi yıldızlarda evrenin hücreleri büyüklüğündedir. Zamanı geldiğinde ölürler ve yerlerine yenisi doğar.

Demek ki evren bütün ölümleriyle ve hastalıklarıyla Cennet’in arka bahçesi ve tâlim salonu. Evin misafir salonlarındaki koltuk takımları talim salonlarında aranmaz. Talim salonunda insanı zorlayan idman aletleri var diye de burası neden misafir salonu gibi mükemmel değil denmez. Her ikisi de kendi kategorisinde mükemmeldir. Allah’ın hikmetleri bizim keyfimize göre işlemez.

Yazarın önerisi:  127# CENNET TASVİRLERİ SADECE ARAPLARIN HAYALİ Mİ?

Muminun 71: “Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi.”

7- Peki insan gözü geniş açılı göremiyor, geniş açılı da göremiyor. Demek ki üstün bir tasarımcı tarafından yapılmadık.

Böyle diyen kişiler şu muhakemeyi yapmaktan aciz midir? Yoksa maksatları gerçeğe gözlerini yummak mıdır? Şöyle ki;

Allah’ın yarattıklarına baktığınızda daha iyilerini de kolaylıkla yaratabileceğini anlarsınız. Mesela daha keskin gözü kartallarda yaratmış, 360 derece dönen göz bukalemunlarda da var. Oturmadan dinlenen bacaklar atlarda var, hızlı koşan bacaklar çitalarda var. Daha bu örnekleri sayısız uzatabilirsiniz. Bunları yaratıyorsa insanda da yaratabilirdi. Vermemiş ise demek ki insanın şimdiki şekliyle olmasını istemiş. Yani eksik gördüğünüz bir yönümüz var ise bu, yaratıcının güçsüzlüğünden değildir. Bilebildiğimiz ve bilemediğimiz sayısız hikmetlerinden dolayıdır.

8- Özetle, yaratılanlara bakıldığında bunları yaratanın bizim kusur olarak algıladığımız şeyleri gidemeye de gücü yeteceği rahatlıkla anlaşılabilir. Fakat Allah içinde bulunduğumuz evreni ve Dünya’yı tamamen kusursuz, yani hastalıksız ve bozulma olmaksızın yaratmak istemedi. Çünkü Dünya bir sınav yeriyse Dünya’da mutluluğun yanında ölümler ve acılarda gereklidir. Böylece kusur sanılan hastalıklar vs. az miktarda kasıtlı konulmuş ki insanlar acıyı görüp mutluluğun ve mükemmelliğin ne demek olduğunu anlasınlar. Çünkü zıttı olmadan hiçbirşey tam anlaşılmaz. Tam kusursuzluk yerinin ise Cennet olduğu Kuran’da birçok ayette haber veriliyor.

humans-and-nature1-642x336.jpg

blank