
375# Yalancı alın (perçem) mucizesi (MCC)
Kuran’da geçen yalancı perçem mucizesini birçoğunuz duymuşsunuzdur. Bu yazının konusu bu yalancı perçem (alın) mucizesine gelen itirazlara cevap verip reddiye yapmaktır. Kuran’ın bu mucizesine gelen itirazların tıpkı diğerleri gibi gerçeklerin üstünü kapamak amaçlı olduğunu bu yazıda göstereceğiz.
Önce bu Kuran mucizesini kısaca anlatalım. Kuran’da “Alak 16” ayetinde şöyle buyurulur.
Alak 16: “Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr perçeminden (alnından) yakalarız.”
Ayette geçen Nasiye kelimesi alın veya perçem demektir. Aynı kelime şu ayette de geçmektedir:
Rahman 41: “Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.”
Şimdi düşünelim Alak 16’da neden “alın” için “yalancı ve günahkâr” diyor? Elbette ki alın yalan söylemez. Fakat beynimiz çeşitli bölümlerden oluşmaktadır ve alın bölgemize denk gelen prefrontal korteksimiz tam olarak yalanlardan sorumludur. Yapılan araştırmalara göre yalancılığı patolojik alışkanlık haline getirmiş kişilerin prefrontal korteksi daha fazla büyümüş ve yalan söyleyince de prefrontal korteks sinyallerinin aktif olduğu görülmüştür.
Önce prefrontal korteksden kısaca bahsedelim. Beyin çeşitli loblardan (bölümlerden) oluşur. Bunlardan bri frontal korteksdir. Aşağıdaki resimde kırmızı ile gösterilen alan frontal korteksdir (Şekil 1). Bu frontal korteks de kendi içinde işlevlerine göre çeşitli bölgelere ayrılmıştır. İşte bunlardan biri frontal korteksin en ön kısmını oluşturan yani tam perçem bölgesine denk gelen prefrontal korteks’dir (Şekil 2).

Aşağıdaki şekilde mor renk ile belirtilmiş prefrontal korteksin yerini görebilirsiniz.

Prefrontal korteksin yalan söyleme merkezi olduğunu gösteren araştırmalar
Yang ve ekibi (2005) yürüttükleri bir araştırmada patolojik yalancıların antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilere kıyasla prefrontal beyaz madde hacimleri % 22-26 oranında artmış ve prefrontal gri maddenin ise azalmış olduğunu bulmuştur.[1] İki yıl sonra yaptıkları benzer bir çalışma yalancıların prefrontal loblarındaki bu değişikliği tekrar doğruladı.[2]
National Geographic dergisinin “Neden yalan söyleriz?” isimli makalesinden bir alıntı yapayım: “Araştırmacılar, yalancıların, prefrontal kortekslerinde hacimce en az yüzde 20 daha fazla sinir lifi olduğunu buldular, bu da yalancılığı alışkanlık haline getirmiş kişilerin beyinlerinde daha fazla bağlantıya sahip olduğunu düşündürdü. Bu durum, yalanları diğerlerinden daha kolay düşünebildikleri için onları yalan söylemeye yatkın hale getiriyor olabilir veya bu, tekrar tekrar yalan söylemenin bir sonucu olabilir.[3, 4]
Başka bir araştırma:
Spence ve ekibi (2001) insanların yalan söylediğinde beynin hangi bölgesinin aktifleştiğini görmek için denekleri MR (emar) cihazına bağlamışlardır. Deneklere günlük aktiviteleri ile ilgili sorulara evet ve hayır cevaplar vermelerini istemişlerdir. Deneyin sonucu olarak 2001 yılında yayınladıkları bilimsel makalede yalan söyleyince beynin prefrontal bölgesinin aktif olduğunu bildirmişlerdir.[5] Makaleden bir alıntı:
“Verilerimiz, basit bir yalan söyleme görevinin iki versiyonunda, normal deneklerin tutarlı davranışsal ve fonksiyonel anatomik yanıtlar sergilediğini göstermektedir. Yalan söylediğinde yanıt süreleri önemli ölçüde artmış ve prefrontal korteksin belirli bölgelerinde güvenilir aktivasyon oluşmuştur.”
Ganis ve ekibi (2003) ise yalan söyleme ile beynin hangi bölgesinin aktif olduğunu araştırdıklarını açıklamışlardır.[6] Yalan söylemeyi “kendiliğinden gelen yalan söyleme” ve “planlayarak yalan söyleme” olarak ayrı ayrı değerlendirmişler ve her iki durum için de yalan söylemenin prefrontal lob ile ilişkili olduğunu belirtmişlerdir.
Abe ve arkadaşları (2008), hafıza, yanlış bellek ve aldatmaya bağlı beyin aktivitesini tanımlamak için bir deney yaptı.[7] Artan bir olasılıklı bellek hataları üreten anlamsal ilişkilendirmelerden oluşan sözcük listeleri kullandılar. Sonuçlar, prefrontal aktivitenin özellikle aldatıcı yanıtların üretilmesiyle ilişkili olduğunu göstermiştir.
Yine Bhatt ve ekibi de (2009) yalan söylemenin beynin hangi merkezi tarafından yönetildiğini belirlemek üzere yüz ifadesi temelli bir deney yaptılar.[8] Deneklere bilerek yalan söylemeleri ve yalan söylediğinde farklı bir yüz ifadesi kullanmalarını istediler. MR cihazı ile beyin sinyallerini gözlemlediler. Yine onlar da yalan söylemenin prefrontal korteksle alakalı olduğunu tespit edip rapor ettiler.
Kısaca görüldüğü gibi beynin yalan söyleme merkezinin perçem bölgemizde bulunan prefrontal korteks olduğu yapılan çok sayıda çalışma ile gösterilmiştir. Bu bir Kuran mucizesidir.

Kuran mucizesine yapılan itirazlar
Bu mucizeye yapılan itirazlar da klasik itirazlardır. Yani, eski müfessirlerin bu ayeti böyle anlamadıklarını bu yüzden bu ayetin prefrontal beyin bölgesini kast etmediğini ileri sürmüşlerdir. İtirazlar şöyle:
Halbuki, mucizeciler biraz araştırma yapsalar “günahkar alın” ifadesinin eski Araplarca da kullanılan, bir insanın tamamını belirten, aynı zamanda iyi insanlar için de “mübarek alın” diye bir şeklinin bulunduğu, insanın karakterini niteleyen bir “mecaz” olduğunu görürlerdi. Örneğin Kurtubi şunları söylüyor bu konuda:
“Alın; perçem”; başın ön tarafındaki saçın adıdır. Bununla insanın tamamı kastedildiği de olur. Nitekim insanın tamamına işaret etmek suretiyle; “Bu, mübarek bir alın (perçem)dir” denilir. Bir kimseyi zelil edip, fakir düşürmek istedikleri vakit, alnından (perçeminden) yakalayan Arapların adeti üzere özellikle alın söz konusu edilmiştir. …
Şöyle de açıklanmıştır: O alnın sahibi yalancı ve günahkardır, demektir. Nitekim; “gündüzün oruçludur, gecesi ayaktadır” denilmesi de buna benzer ki; gündüzün oruç tutar, geceleyin namaz kılar, demektir.
Başka bir tefsir:
Bu perçemin sahibi yalancı ve günahkâr olup suçu çoktur. İbn Cüzey şöyle der: Perçemin, yalancılık ve günahkârlık sıfatı ile nitelenmesi mecazdır. Gerçekte yalancı olan ve günah işleyen, onun sahibidir. Hâti, kasten günah işleyen; muhti ise kasıtsız günah işleyen demektir.
Durum bunlardan ibaret işte, mucizelik bir durum yok, İslam Öncesi Araplarca da kullanılan bir mecaz.
Şimdi tek tek cevap verelim:
Öncelikle, müteşabih ayetleri açıkladığımız yazılarımızda anlattığımız gibi müteşabih ayetler kelime manasıyla benzeşen ayetler demektir. Gerçek manasını ise ancak Allah ve ilimde derinleşmiş olanlar bilir diyor deniyor Al-i İmran 7 ayetinde.
Bilimsel bilgilerde derinleşmiş bu zamanın insanları elbetteki Kuran’da evrenden, doğadan, anatomiden haber veren ayetlerin sahasında ilimde derinleşmiş insanlardır. Bu yüzden bu benzeşmeli ayetler hem eski insanların anlayışlarına benzeşirler, hem de bilim asrının anlayışlarına benzeşirler ve gerçek manasını bu ilimde derinleşmiş bilim çağı insanları anlar. (Müteşabih ayetler için bkz: 75 nolu yazı ve Youtube videomuz)
Bu yüzden eski insanlar bu ayeti şöyle anlıyorlardı, siz bu anlayışın dışına çıkamazsınız görüşü müteşabih bilimle ilgili ayetler için geçerli bir itiraz değildir. Evet, alınla ilgili deyimler olabilir, bu durum alın bölgesine yalancı dendiği gerçeğini değiştirmez. Kaldı ki Rahman 41 ayetinde “Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar” ayeti bize bu yakalamanın fiziksel bir yakalama olduğunu ve mecaz olsun diye söylenmemiş olduğunu gösteriyor. Fakat mecaz olsa bile sorun yok, çünkü sadece alnından yakalarız diyebilecekken, yalancı alnından demesi sıradan bir deyim ve mecaz olarak görünmüyor.
Mucizeye itiraz eden ateist arkadaşın yukarıda belirttiği tefsirde bile müfessirin perçeme neden yalancılık sıfatının söylendiğine şaşırdığı görülmektedir. Belirtilen tefsirde ayetin perçeme yalancılık sıfatının yakıştırılmasının manalı olmadığı için mecaz olmasının gerektiği belirtilmiştir. Elbette gerçek manasını bilmeyenler için mecaz olarak görülen bu ifadeler bilinmesi mümkün olmayan bilimsel bir bilgiyle mükemmel uyuşuyorsa ve üstelik bu kitap Allah’tan geldiği iddia edilen Kuran ise burada bunu mecaz deyip geçiştiremezsiniz. Çünkü mucizeler tesadüfen olmaz. Tesadüflerle ancak yanlışlar ve çelişkiler ortaya çıkar. Hep isabet eden tesadüf değildir.
Başka birisi de demişti ki o ayette Kuran perçeme yalancı diyor, beyne demiyor ki. Ben de demiştim ki “evet perçemlerimizin yalan söylediği bilgisi bana da ulaştı. Hatta benim perçemimi de birkaç defa yalan söylerken yakaladım.” Başka ne denebilir ki, böyle sorunun cevabı ancak böyle olabilir.
Özetle;
Alak 16’daki bu ifadeyi mecaz deyip geçiştirmek doğru değil. Çünkü Rahman 41’de suçluların ahirette alınlarından ve ayaklarından yakalanacakları tekrar haber veriliyor. Alından yakalanmak mecaz ise ayaktan yakalanmakta mı mecazdır? Mecaza benzemiyor ama ya alına (perçem bölgesine) günahkâr denmesi ne ile açıklanabilir? Bu nasıl bir mecazdır ki bilimsel bilgiye “cuk” diye oturuyor? Kısacası kalplerinin sesini dinleyen insanlar için bu sıradışı ayetler tesadüf değildir, mucizedir. Eski Müslümanlar bu ayeti böyle anlamıyordu demek kaçamak bir itirazdır. İtiraz edecek düzgün bir argüman bulamamaktan kaynaklanır.
Demek ki Kuran kalbin düşünce üzerindeki etkisinden haber veriyorken doğru bir söz etmesi gibi, bu ayette de yalancılık merkezinin perçem kısmı ile ilişkilendirilmesi Kuran’ın bilmediği bir şey olmadığını gösterir. Kuran bilimsel gerçekleri müteşabih ayetlerle anlatmıştır ki her iki zamanın anlayışına da benzeşsin ve eski müslümanlar Kuran’ı yanlışlayamasın, bilim asrı insanları ise Allah’ın ayetlerini afakta ve enfüste görüp şükran ile Kuran’a bağlansınlar.
REFERANSLAR
1. Yang, Y., et al., Prefrontal white matter in pathological liars. The British Journal of Psychiatry, 2005. 187(4): p. 320-325.
2. Yang, Y., et al., Localisation of increased prefrontal white matter in pathological liars. The British Journal of Psychiatry, 2007. 190(2): p. 174-175.
3. https://www.nationalgeographic.com/magazine/article/lying-hoax-false-fibs-science.
4. Coebergh, J.A., et al., A brain origin for factitious disorder (Munchausen’s) with malingering? A single case with an old frontal lobe lesion. Neurocase, 2021. 27(1): p. 8-11.
5. Spence, S.A., et al., Behavioural and functional anatomical correlates of deception in humans. Neuroreport, 2001. 12(13): p. 2849-2853.
6. Ganis, G., et al., Neural correlates of different types of deception: an fMRI investigation. Cerebral cortex, 2003. 13(8): p. 830-836.
7. Abe, N., et al., Neural correlates of true memory, false memory, and deception. Cerebral Cortex, 2008. 18(12): p. 2811-2819.
8. Bhatt, S., et al., Lying about facial recognition: an fMRI study. Brain and Cognition, 2009. 69(2): p. 382-390.
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?






Tam mcc ile ilgili bir soru sormuştum size o soruyu da artık çözdüm ve Tamda o mcc sorusunun arkasından Bu yazı geldi Harika oldu Allah razı olsun hocam iman tazelemek için gayet güzel bir yazı
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Zaten bu ateistlerin her ayeti eskilere göre yorumlamaları niyetlerini gösteriyor. Müteşabih ayet ne demek bilmiyorlar. Bilenler de çarpıtıyor. Nutfeyi meni olarak yorumlamalari ve bu ayeti, tefsirleri de eskilere göre yorumlamaları gibi. Kendi içlerinde bile çelişiyorlar. Foyalarini ortaya çıkarıyorsunuz hocam. Allah razı olsun.
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?