204# Yeryüzünün uzatılması ve Güneş’in etrafında bir pervane olması

Bilimsel Düzen

Bakara 22: “O, sizin için yeryüzünü bir döşek, gökyüzünü bir bina kıldı.”

Ayette geçen firaşen فراشة kelimesi döşek, döşemecilik anlamına geldiği gibi ışığın etrafında dönen pervaneler (kelebek) anlamına da geliyor. Bu keilme kelebek anlamında olarak şu ayet içinde de kullanılmıştır.

Karia 4: “İnsanların, ‘her yana dağılmış’ pervaneler (kelebekler) gibi olacakları gün”

Yani bu kelimeye yeni bir anlam yüklemiyoruz, zaten Kuran’da kullanılan bir anlamını söylüyoruz.

Yeryüzünün döşek olması anlamına geleceğiz fakat yeryüzünün bir pervaneye (kelebeğe) benzetilmesi ise eskiden Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünün bilinmediği zamanlarda insanlar tarafından pek kullanılan bir anlam değildi. İnsanlar ayeti pervane olarak anlamıyorlardı çünkü onların bildikleri gerçeğe açıkça tersti ve Hz. Muhammed’de Kuran’da sonradan anlaşılacak bilimsel gerçekleri erkenden haber vermiyordu, çünkü bu tür ayetler, bilim çağı insanları için gösterilecek mucizelerdi. Kuran muhtemelen buna benzer müteşabih ayetlerde bir kelimeyle her iki manayı da ihtiva ediyor olmalı, çünkü her ikisinin de yeryüzünü çok iyi tanımlıyor olması tesadüf olamayacak kadar özenli seçilmişe benziyor. Evet firaşen kelimesi hem döşek demek hem de pervane (kelebek) demek. Bu kelimenin Karia 4 ayetinde pervane anlamında kullanıldığını örnek verdik. Yani kelimenin sadece sözlük anlamını vermiyoruz, zaten Kuran’da kullanılan bir anlamından bahsediyoruz.  Pervaneler bir ışık kaynağı etrafında döndüğü gibi, Dünya’da bir ışık kaynağının yani Güneşin etrafında döndüğü için Güneşin bir pervanesidir (kelebeğidir). O halde Dünya’yı bir pervaneye benzeten bu kelime hiç te tesadüfen seçilmiş bir kelimeye benzemiyor.

Yeryüzünü uzattı (Rad 3; Kaf 7; Hicr 19)

Yukarıdaki ayetin Arapçasında geçen Medde kelimesi uzatıp yaymak demek.

Yazarın önerisi:  216# Yıldızların saçılması (İnfitar 2)

Ğaşiye 20: “Yere; nasıl yayılıp döşendi?”

Yukarıdaki ayette geçen sutihat kelimesi döşemek demek ama düzelterek düzlemek yani satıh yapmak demek.

Naziat 30: “Yeryüzünü yayıp döşedi.”

Yukarıdaki ayette Dehaha kelimesi kullanılmış, düzelterek döşemek anlamındadır. Şems 6’da da Tahaha ile döşedik der, müfessirler Dehaha ile Tahaha’nın aynı olduğunu söylerler. Hatta Elmalılı Hamdi Yazır karpuz kavun gibi meyvelere «mutahhiye» denildiğini ve bu Tahaha ile aynı kelimeden geldiklerini belirtir.

Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi yeryüzünün bir döşenmesi gerçeğinden bahsediliyor. Bunu anlatırken Rad 3’te Medde kelimesi kullanılmış, uzatıp döşemek anlamındadır. Ğaşiye 20’de Sutihat kelimesi düzelterek döşemek anlamındadır ve Naziat 30’da Dehaha kelimesi kullanılmış yine düzelterek döşemek anlamındadır.

Rahman 33: “Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarını geçebilirseniz geçin. Ama elinizde bir güç olmadan geçemezsiniz.” Sitemde 123. yazıda bu ayet detaylı açıklandı.

Yazılarımda genel olarak savunduğum bir gerçek vardır ki Kuran öyle kelimeler kullanır ki hem bilgi çağında olmayan insanların anlayışlarını incitmez hem de bilgi çağı insanlarının bildikleriyle tam mutabık düşer. İşte bu tür ayetlere Kuran müteşabih ayetler diyor. Müteşabih ayet demek, iki manası olan ayet demektir. Fakat bu müteşabihlerin gerçek manasını yalnızca Allah ve bilimde derinleşmiş âlimlerin bileceğini söylüyor. Yani diyor ki sizin şu anda çözemediğiniz fakat kendinize göre bir mana verdiğiniz ayetler var ki gerçek manası bilim gelişince anlaşılacak. Fakat müteşabih yani ikili manalı denmesinden anlıyoruz ki Allah bu kelimeleri bilerek seçmiş, hem eskinin anlayışını incitmiyor hem de yeninin anlayışı ile tam mutabık geliyor. Yeryüzünün pervaneye benzetilmesi bunlardan biri olduğu gibi döşenmesi hadisesi de bunlardan biridir.

Yazarın önerisi:  207# Manyetik kutup yer değişimi ve Güneşin batıdan doğması

Jeoloji biliminin bize öğrettiği gerçeklerden birisi de Dünya’nın ateş topu olduğu zamanlardan sonra milyonlarca sene içinde soğuduğu ve soğurken üst katmanlarının sertleşip yer kabuğunu oluşturduğudur. Bu yer kabukları alttaki sıvı magma üzerinde yüzmektedir ve birbirleriyle çarpıştıkça bu yer kabuklarında dağlar oluşmakta ve yeryüzü sürekli girintili çıkıntılı bir yapı halini almaktadır. Güneşin ve suların aşındırıcı etkisi de milyarlar yıl içinde dağları ufalayarak toprağı oluşturmuş ve aşağı vadilere indirmiş, böylece çıkıntılar azalırken aşağıdaki girintilerde dağdan inen toprakla dolarak yer düzlenmiş ve yayılmış ve hayatın oluşması için adeta döşek gibi serilmiştir[1-3]. Hatta o kadar düzlenmiştir ve döşenmiştir ki bilim insanları Dünya yüzeyinin bir bilardo topu kadar olmasa da bir portakal yüzeyi kadar düz olduğunu tartışıyorlar. İşte modern bilimin bize haber verdiği bu gerçek Kuran’da yeryüzünün yayıldığı ve döşendiği gerçekleri ile haber verilmektedir.

Rad 3’teki yeryüzünün uzatılması ise daha mucize bir gerçekten haber veriyor, öyle ki çoğunuz bile daha yeni öğreneceksiniz. Bilim adamları yer kıtalarının gittikçe uzadığını ve alanlarının genişlediğini bildiriyorlar. Günümüzden 3.7 milyar yıl önce şimdikinin sadece %10’u kadar yeryüzünde alan vardı[4]. Yeryüzü uzadı ve 3 milyar yıl önce günümüzdekinin %25’i kadar oldu. 2.6 milyar yıl önce ise günümüzdekinin %60’ına kadar kıtaların uzaması devam etti[5] ve günümüzde de hâlâ kıtaların yani yeryüzünün uzaması devam etmektedir. Tıpkı Kuran’ın yeryüzünü uzattık demesi gibi.

Bazı kişiler ise kutuplardaki buzullar eridiği için deniz sularının arttığını bunun ise karaları azalttığını söylüyorlar. Bu doğru ama belirttiğimiz gibi kıtaların uzatılması gerçeği yanında çok önemsiz bir durum olarak kalır. Çünkü bu sular karaların kıyılarını çok az bir miktar azaltabilir ama bilimsel verilere göre karalar 3.7 milyar yıl öncekinin on misli artmıştır. Bu artış kutuplardaki buzların erimesi gibi geçici durumların kıyıları azaltması ile kıyaslanamayacak kadar devasa bir kıta toprağı artışıdır. Zaten kutuplardaki erime de geçici bir olaydır. Dünya belli aralıklarla kutuplardaki buzları eritir sonra tekrar buz devrine girerek buzları yeniden oluşturur. O yüzden karaların uzaması gerçeği kutupların erimesiyle kıyaslanamayacak kadar büyük bir gerçektir.

Yazarın önerisi:  143# Yunus peygamber ve Yaktin ağacı

Ek olarak Kuran’ın küre Dünya’sı yazımda detaylarını bulabileceğiniz gibi Zümer 5 ayetinde gecenin ve gündüzün birbiri üstüne yuvarlak bir şekilde sarılması yukevviru kelimesi ile ifade edilmiştir ki bu kelime Dünya’nın küre olmasını kaçınılmaz olarak gösterir.

Özetle; Kuran’ın kullandığı firaşen kelimesi hem yeryüzün döşenmiş olmasını hem de güneş etrafında gezen bir pervane olması anlamlarını müteşabih olarak çok güzel açıklıyor…. Yeryüzünün döşek gibi sarılması dağların erozyonu ile toprak tabakasının oluşmasıyla mümkün olmuş ve hayata elverişli hale gelmiştir… Yeryüzü Kuran’ın belirttiği gibi sürekli uzamaktadır. Alın size her haberi mucize olan Allah’ın sözü Kuran. İnanmak istemeyen yarın kendi dizlerine vursun, kendini kınasın.

KAYNAKLAR

  1. https://science.sciencemag.org/content/335/6070/810.
  2. https://www.nationalgeographic.org/encyclopedia/weathering/.
  3. https://link.springer.com/chapter/10.1007/978-3-642-53715-8_4.
  4. von Huene, Roland; Scholl, David W. (1991). “Observations at convergent margins concerning sediment subduction, subduction erosion, and the growth of continental crust”. Reviews of Geophysics. 29 (3): 279–316. Bibcode:1991RvGeo..29..279V. doi:10.1029/91RG00969.
  5. Taylor, S.R.; McLennan, S.M. (1995). “The geochemical evolution of the continental crust”. Rev. Geophys. 33 (2): 241–265. Bibcode:1995RvGeo..33..241T. doi:10.1029/95RG00262.

 

blank