
353# Birden fazla ilah olsaydı ne olurdu? Enbiya 22
Enbiya 22 ayetinde birden fazla ilah olsaydı yerlerin ve göklerin bozulacağı söyleniyor. Bu durum insanlar için mümkün ama burada Tanrılardan bahsediyoruz. Tanrılar bizim gibi olmazlardı, neden birbirleriyle iyi anlaşamayıp kaos çıkarsınlar? Birden fazla ilah olsaydı ne olurdu?
Kuran’ı nasıl anlamalıyız?
Öncelikle ayetleri daha iyi anlayabilmek için kendinizi o dönemin şartlarında görmeli ve ayetlerin pagan toplumlarının hangi anlayışlarına hitap ettiğini anlamalısınız. Yoksa ayetleri anlayışınız eksik kalacaktır.
Enbiya 22: “Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah’ın dışında ilahlar olsaydı, elbette, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan Allah onların nitelendirdikleri şeylerden yücedir.”
Savaşan Tanrılar anlayışı
Enbiya 22 ayetinde insanoğlunun tarih boyunca yaptığı “Tanrılar uydurma” alışkanlığı eleştiriliyor. Çünkü insanlık tarihi boyunca Allah insanları tek Tanrı’ya yönlendirmiş fakat kısa bir süre sonra yine insanlar Tanrı’nın yanına birkaç Tanrı daha uydurarak panteonlar oluşturmuşlardır. Yunan panteonunda birçok Tanrı vardır ve birbirleriyle savaştıkları mitolojik hikâyeleri anlatılır. Hakeza Mısır ve Mezopotamya panteonlarında ve Dünya’nın diğer panteonlarında da Tanrılar sürekli birbirleriyle savaşırlar.

Basit ama paganizmi yıkan bir örnek
O günün bu anlayışını eleştiren Kuran, Enbiya 22’de paganların birbirleriyle savaşan birden fazla ilahları gerçek olsaydı yerler ve gökler bozulurdu ve bu şekilde kalmazdı diyerek bu kadar basit bir meseleyi bile akıl edemeyen insanlara basitleştirilmiş bir mantık kurmalarını sağlamış ve insanların bu gerçeği idrak edebilmelerini kolaylaştırmıştır. Halkın anlamasını istiyorsanız basit örnekler üzerinden anlatmalısınız. Sadece âlimlerin anlamasını istiyorsanız karmaşık detaylarla uzun anlatımlara girmelisiniz. Kuran’ın açık ayetleri muhkem ayetlerdir ve herkesin anlayabileceği basit örnekler üzerinden çok uyandırıcı dersler verir. Örneğin bu ayetteki hakikat çok basit bir mantık yürütmedir fakat insanlık tarihi boyunca insanlık bu kadar basit bir mantığı kurup putlardan, paganizmden uzaklaşamamıştır. Mantığıyla tek Tanrı’yı bulan Hz İbrahim gibi çok az aklını kullanabilen insan çıkmıştır.

Bağımsız iradenin felsefi boyutu
Bu konuyu bir de felsefi olarak düşünelim. Bağımsız iradelerin aynı alanda serbestçe iş görmeleri sonucu çatışma kaçınılmaz mıdır? Mutlak uyumluluk bilgisayar programlarında olabilir. İki bilgisayar programı ayarlanırlarsa birbirleriyle çok uyumlu çalışabilirler. Çünkü bilgisayar programına ne komut veriyorsanız onun dışına çıkmaz, bağımsız iradesi yoktur.
Fakat bağımsız irade devreye girince durum değişiyor. Bağımsız irade varsa farklı düşünceler vardır. Farklı düşüncelerin öncelik sırası vardır. Örneğin gerçek bir yapay zeka ile karar vererek yönetim sağlayan iki program çok uyumlu çalışmayacaktır. Er geç fikir ayrılıkları çıkacaktır. Belki bir taraf isteğinden vaz geçecek veya konunun taraflar için önemine göre ikisi de vaz geçmeyecektir.
Başka bir örnek olarak, arkadaşınızla bir yere gitmek istiyorsunuz, ikinizde farklı bir yer istediniz. Eğer bu isteğinizin öncelik sırası yüksek değilse kendi fikrinizden vaz geçip arkadaşınızın isteği olsun isteyebilirsiniz. Fakat ikinizin de öncelik sırası yüksek olduğu bir mesele olursa bağımsız iradelerin çatışması kaçınılmazdır.

Tanrılar olsaydı sıradan şeylerde savaşmazdı
Burada muhalif bir görüş olarak denebilir ki Tanrılar olsaydı bizim gibi sıradan şeylere takılmazlardı daha kolay uzlaşma yolları bulabilirlerdi. Evet doğrudur. Biz büyükler bağımsız irade sahibi iki çocuğu bir oyuncağı çekiştirirken gördüğümüzde bu bize komik gelir. Mantıklarını kullanmalarını ve birinin bırakmasını isteriz. Fakat büyüklerin iradelerinin çarpıştığı konular da kendilerine göredir. Artık oyuncaklar için değil, daha büyük fikir ayrılıkları için birbirleriyle çatışırlar. Zaten aynı arena üzerinde söz hakkı olan iki bağımsız iradenin çatışmaması bağımsız iradenin tanımına aykırı bir durum oluşturur. Eğer iradesinde bağımsızsa diğerinin iradesine uymak zorunda değildir, diğerinin iradesi onun iradesini sınırlayamaz.
Carl Ginet’ye göre, “iradenin bağımsızlığı ile eylemin bağımsızlığı kastedilir. Belli bir anda birden fazla alternatif bana açık ise bağımsız eyleme sahibim demektir.” Buna göre, birinci anlamıyla özgür iradeyi alternatif seçeneklerin açıklığı veya başka türlü davranabilme imkânı olarak düşünebiliriz. Michael McKenna ve Derk Pereboom bağımsız iradeyi şöyle açıklarlar: “Bağımsız irade en güçlü anlamıyla kontrolü, eylemlerine uygulayabilme eşsiz becerisidir.”
Bizler aynı ortamda yaşadığımız insanlara karşı tamamen bir bağımsız irade sergileyemiyoruz. Örneğin şu otoyolun ortasına ev kuracağım diyemiyoruz. Çünkü ortak alanda bağımsız iradenin tüm gerekliliklerini yapamazsın. Yapmak istersen çatışma kaçınılmazdır. O halde aynı ortamı paylaşan iradelerde bağımsız irade tam anlamıyla gerçekleşmez. Bağımsız iradenin gerçekleşmesi için alanın tamamen bir kişiye ait olması gerekir.

Bağımsız iradelerin kaçınılmaz sonucu çatışmadır
İrade söz konusu olduğunda her ne kadar aynı ortamdaki paydaşlarla belirli kurallar dâhilinde iradeler sınırlanarak beraber yaşama ve iş görme söz konusu olabilse de yine de bağımsız irade sonsuza kadar mutlak uyumluluğa izin vermez. Bir gün yine bağımsız iradelerin çatışması kaçınılmaz olacaktır. Çünkü bağımsız iradeye sahip biri, başka bir bağımsız iradeye sahip birinin her şeyini, her düşüncesini her zaman kontrol edemez ve mutlak uyumluluk sağlanamaz. Mutlak uyumluluk sağlanamadığı için er geç çatışma kaçınılmaz olacaktır. Küçük iradelerin çatışması küçük metalar için büyük iradelerin çatışması ise daha ciddi meseleler için olacaktır.
Çatışma olmuyorsa iradeler sınırsız değildir, birbirlerinin sınırlarıyla sınırlandırılmıştır. Hatta daha üst bir irade bu iki iradeyi birbirleriyle uyumlu olacak şekilde programlamasa tam uyum da mümkün değildir. Bu durumda evrende görülen uyumun gerçekleşebilmesi için üst akıl dediğimiz TEKİL İRADEYE ihtiyaç vardır. Birden fazla bağımsız iradenin mükemmel bir uyum göstermesi bağımsız iradenin doğasında yoktur.
Ayrıca Antropomorfik Tanrı kavramının Kuran’da olmadığı ile alakalı yazımızı şu linkten okuyabilirsiniz: https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2020/04/antropomorfik-tanri-antropomorfizm/
Referanslar ve ileri okuma
Ferhat, ONUR. İrademiz Özgür Değil: Metafizik Bir Problem Olarak Özgür İrade. MetaZihin: Yapay Zeka ve Zihin Felsefesi Dergisi, 3(1), 13-40.
McKenna, M., & Pereboom, D. (2016). Free will: A contemporary introduction. Routledge.
Ginet, C., & Carl, G. (1990). On action. Cambridge University Press.
Hasker, W., & ÇEV, T. F. (2012). İnsanın özgürlüğü ve kötülük problemi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 53(1), 183-198.
Plantinga, A. (2002). Özgür İrade Savunması. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 1(12), 313-329.
Ekstrom, L. W. (2018). Free will: A philosophical study. Routledge.
Watson, G. (1987). Free action and free will. Mind, 96(382), 145-172.
Birden fazla ilah olsaydı ne olurdu?
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?






