139# Şeytan’ın melekleri görünce sıvışması.

Çelişki yok

Soru: Enfal 48’de şeytanın melekleri görünce “Allah’tan korkuyorum” dediği yazar, Allah’tan korkuyorsa neden isyan etti?

Enfal 48: “Hani şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi de, “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ben de sizin yardımcınızım” dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve “Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah’tan korkuyorum, Allah’ın azabı şiddetlidir” dedi.”

Cevap: Anlamak için en başa gitmemiz lazım. Şeytan Âdem’e secde etmek istemedi (secde burada mutlak itaat davranışıdır, ibadet değil). Ben üstünüm dedi, kibirlendi. Gururu ve kibri Allah’ın emrinin ve korkusunun önüne geçti. Gurur, her zaman için kötü ahlaklı ve kibirli kişilerde korkunun önüne geçebilme potansiyeli vardır. O yüzden burada şeytan Allah’ı çok iyi bilmesine ve ondan korkmasına rağmen gururu ve kibri onu Âdem önünde eğilmekten alıkoymuştur. Böylece Âdem’e ve Allah’a bile bile isyan etmiştir. Bunun örneklerini gündelik hayatta çokça görürüz. Örneğin; insanlar hapse girmekten korktukları halde bakarsın ki trafikte hiç tanımadığı bir adamla girdiği bir tartışmayı gurur meselesi yapmış, gururu hapse atılma korkusunun önüne geçmiş ve adamı gözünü kırpmadan öldürmüş. Pskolojide süperego, ego ve id kavramları vardır. Şeytan’ın buradaki egosuna id deniyor. Yani tavan yapmış ve kontrolden çıkmış bir ego. Pireye kızıp yorganı yakacak kadar gözü dönmüş bir ego hali. İşte şeytan da bu egosu ile Adem’e secde etmektense Allah’a isyan etmeyi tercih etti. Sonra inadında ısrar etti ve insanları kandıracağını iddia etti. Allah da insanlardan hangisi gerçekten Allah’a bağlı hangisi nefsinin arzularına bağlı ortaya çıksın diye şeytan’a kıyamete kadar izin verdi. Kısacası şeytan Allah’tan korkmadığı için isyan etmiş değil. Egosu Allah korkusundan büyük olduğu için isyan etmiştir.

Yazarın önerisi:  142# Ahzab 6 ile Ahzab 37 çelişir mi?

İkinci olarak şeytanın Bedir savaşında kâfirleri Müslümanlara karşı kışkırttığını Kuran yukarıdaki ayette haber veriyor. Şeytan’ın burada insan kılığında mı kâfirlere geldiği yoksa kalplerinde vesvese suretiyle mi onlarla konuştuğunu bilemiyoruz. Her iki görüşü savunanlar da var. Ama bana kalplerdeki vesvese suretiyle konuşmuş olması daha doğru geliyor. Çünkü insanlar görmese de şeytanlar onların yanına gelip onları saptırmaya çalışırlar. Muhtemelen kendilerine özgü zihin dalgalarıyla yapıyorlar bunları. Biz bu dalgaları kalbimizde ve beynimizde farkında olmadan çözümleyip kendi düşüncelerimiz sanıyoruz.

Şuara 221-223: “Şeytanların kimlerin üzerine inmekte olduklarını size haber vereyim mi? ‘Gerçeği ters yüz eden,’ günaha düşkün olan her yalancıya inerler. O düzenbazlardır ki, şeytanlara kulak verirler ve çoğu yalan söylerler.”

Şeytan Bedir’de insanlarla konuşup onlarla birlikte olduğunu söylüyor. Burada konuştukları veya vesvese verdikleri ordunun tamamı olması gerekmiyor, orduyu yönlendirmek için liderleriyle veya diğer şeytani karakterde insanlarla konuşması yeterli. Bu insanlardan muhtemelen Lusiferistler (şeytana tapan) olması da mümkün. Şeytan eskiden beri insanları kendine taptırmış, onları aldatmıştır. İçinde bulunduğumuz bu ahirzaman sürecinde de maalesef tek gözlü üçgen piramit simgesi kullanan örgütlerin tamamı Lusifere (iblis) hizmet etmektedir. Bu yüzden dindar değillerdir ama Allah’a inanmayı örgüte girmekte şart koşarlar. Çünkü Allah’a inanmayan Lusifer’e de inanmaz.

Yazarın önerisi:  188# Peygamberlerlerin dereceleri var mı yok mu?

Yasin 60: “Ey Âdemoğulları, size, şeytana tapmayın, onların düzenlerine bağlanmayın, onlara boyun eğmeyin. Onlar sizin apaçık bir düşmanınızdır.” diye tavsiye edip sizinle kulluk sözleşmesi yapmadım mı?”

Şeytan Allah’ın azabını iyi bildiği için Ondan korkuyor. Fakat insanı yoldan çıkarıp kendi haklılığını ispatlama dürtüsü korkusunun önüne geçmiş. İşte Bedir’de de meleklerin göklerden binlik gruplar halinde indiğini görünce Allah’ın ortama müdahale ettiğini ve artık kâfirlerin galip gelmesinin mümkün olmadığını anlıyor. Üstelik Allah insan iradesini serbest bıraktığından dolayı, olaylara kolay kolay direk müdahil olmaz. Fakat direk müdahil olursa da kâfirleri acı bir azap kuşatır. İşte melekleri gören Şeytan her ne kadar kendine kıyamete kadar yaşama imkânı verildiyse de azap çekmeyeceği ve meleklerin hışmına uğramayacağı anlamına gelmiyor. Dolayısıyla her fitneci şeytanlaşmış insanın yaptığı gibi önce insanları kışkırtıyor, sonra Allah’ın peşin azabından kurtulmak için işler kızışınca sıvışıp ortadan kayboluyor.

Araf 16-18: “İblis, beni azdıran sensin dedi, onun için ben de andolsun ki onları senin doğru yolundan çıkarmak için pusu kurup oturacağım. Sonra andolsun ki önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından çıkıp çatacağım onlara ve göreceksin ki çoğu şükür bile etmeyecek sana. (Allah) Dedi: ‘Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.’ ”

Yazarın önerisi:  214# Saffat 147 - Ninova'nın nüfusu yüzbin mi daha fazla mı?

İşte dostlar işin özü bu. Hâla içinde yaşadığımız bu akıl almaz evrenin bir sahibi olmadığını ve bizim bu akıl almaz evrende tesadüfen oluştuğumuzu düşünen ve Kuran’ın uyarılarına kulaklarını tıkayıp kafasını kuma gömmek isteyen varsa buyursun gömsün. Ama unutmasın ki hiçbirşey bizim gördüklerimizle sınırlı değil ve bu hayret verici evrenin vitrininin arkasında inanılmaz büyük fabrikalar işlemese bu kainat vitrininde ki hayret verici işler meydana gelmeyecekti. İnsanoğlu Allah’ın bilim denizinden birkaç damla keşf etti diye özellikle son ikiyüz yıldır bilimine güvenip Allah’ı inkar edecek kadar kendini kibirli ilan edip şeytanlaşmaya başladı. Şeytan’ın istediği de buydu zaten. İnsanı kendisine benzetmekti. Şimdi isteyen kulaklarını kapatsın ve şeytana dost olsun isteyen de gözünü açsın, Kuran’a kulak versin, sonsuz acizliğinin her daim geçerli olduğunu ve kul olduğunu anlasın.