42# Hz. Ayşe’nin evlilik yaşı

Peygamber

Hz. Ayşe’nin evlilik yaşı hep istismar edilen bir konu olmuştur. Bu konuda hadis kitaplarında geçen birkaç rivayette yaşının dokuz olduğu söylenmesine rağmen Hz. Ayşe’nin evlenme yaşının 17-20 olduğuna dair hadis kitaplarında onlarca delil de vardır. Öyleyse bu rivayetler birbiri ile çelişir ve yaşının 17-20 olduğuna dair delillerin çokluğuna bakarak bu yaşta olması daha makul kabul edilir.

Hz. Ayşe Peygamberimizden öncede evlenmeye hazırlanıyordu

Ayşe validemiz henüz peygamberimizle evlenmeden önce Cübeyir bin Mut’im ile nişanlanmıştı. Mut’im Hz. Ayşeyi oğluna almakla evine Müslümanlığı sokacağını düşünerek bu nikahı feshetmişti. Hz. Ebu Bekir (r.a) İslamı ilk kabul edenlerden biri olduğuna göre; bu nişan, İslamın alenen duyurulmasından önce olması gerekir. Bu olayda yine Hz. Ayşe’nin peygamberimizle evlenmeden önce evlilik çağına geldiğini ve nişanlandığını göstermektedir.

Yani değil Hz. Resulle nişanlanıp bir yıl sonra evlenmesi, daha önce evlenecek çağa gelmişti, nişanlandı, zamanla İslam tebliği yayılınca Hz. Ebu Bekir’in Müslüman olması bu işi bozdu. Daha sonra da Hz. Resul onunla nişanlanıp bir yıl sonra da evlenmişti. Hz. Ayşe validemiz peygamberimizle dokuz yıl evli kalmışlardı. Peygamberimizin vefatı esnasında ise 27 yaşında idi. Buradan sonuçla evlendiğinde yaşı 17 veya 18 olması gerekir.

Esma ve Ayşenin yaşı

Mişkât sahibi der ki: Hazreti Ayşe’nin kızkardeşi Esma, Hicret esnasında 27 yaşında idi. Ayşe’den on yaş büyüktü. Hazreti Ayşe de, Esmadan on yaş küçük olduğuna göre, Hicrette onyedi yaşındaydı: Ayşe evlendiğinde ise Hz. Esma’nın yaklaşık 30 yaşında olduğu rivayet ediliyor. Buradan Hz. Ayşenin evlendiğinde 18-20 yaşlarında olduğu sonucuna varılır.  (Hatemü’l Enbiya Hz. Muhammed ve Hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)

Peygamberliğin ilk günlerinde Hz. Ayşe müslüman olmuştu

Risâletin ilk günlerinde Müslüman olanların isimleri sıralanırken, ablası Esmâ Vâlidemiz’le birlikte Ayşe Vâlidemiz’in adı da zikredilmektedir. Demek ki Ayşe Vâlidemiz, o gün küçük de olsa ‘irade’ beyanında bulunabilecek bir çağda ve ilk Müslümanlar arasında yer alabilecek bir durumdadır. Söz konusu bilgilerde ondan bahsedilirken, ‘O gün o küçüktü.’ şeklinde bir kaydın konulmuş olması, bu manayı ayrıca teyit etmektedir.( İbn Hişâm, Sîre, 1/271; İbn İshâk, Sîre, 124.)

İslam’dan sonra müşrik biriyle nişanlanma

Bu konuda Yaşar Nuri Öztürk’ün yaptığı değerlendirmeyi aktarmanın yararlı olduğunu düşünüyoruz: “Hz.Peygamber Hz.Aişe’yi nikâhladığında altı yaşındaysa nübüvvetten dört yıl sonra doğmuş olmalıdır. Daha ilk günlerde Müslüman olmuş Ebû Bekr’in, putperest bir aileye kızını gelin vermek üzere anlaşmış olması, bu şartlar altında nasıl mümkün olur? Anlaşılan odur ki Hz.Aişe, Ebû Bekr’in Müslüman oluşundan epey önce, putperest bir aile tarafından istenmiş ve babası da bunu kabul etmiştir. Eğer bu istek, Ebû Bekr’in Müslümanlığı kabulünden sonra olsaydı, Peygamber dostu bir Ebû Bekr, kızını putperest bir aileye asla vermeye kalkmazdı. O halde Hz.Aişe, Müslümanlığın zuhurundan önce doğmuş ve hatta o sıralarda, bir aile tarafından gelin edilmek üzere istenecek duruma gelmişti. Hz.Aişe’nin İslam’ın zuhurundan en az beş-altı yıl önce doğmuş olduğunu kabul etmek gerekir. Buna göre de, Hz.Aişe’nin Peygamber tarafından istendiği sırada en az 14–15 yaşlarında olması icap eder.”  (Kaynak: Öztürk, Y. Nuri, Asrı Saadet’in Büyük Kadınları, Yeni Boyut Yayınları, İstanbul 1998, s. 33)

Ablası Esma’nın doğumu

Ablası Esmâ Vâlidemiz’in konumu da bu kanaati güçlendirmektedir; zira onun, on beş yaşında iken Müslüman olduğu bilinmektedir. (Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597; Hakim, Müstedrek 3/635.) Bilinen bir gerçek de onun, 595 yılında dünyaya gelmiş olduğudur ( Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597; Hakim, Müstedrek 3/635). Bütün bunlar, risâletin ilk yılı olan 610 tarihini göstermektedir. Demek ki Ayşe Vâlidemiz, yaşı küçük olmasına rağmen 610 yılında Müslüman olmuştur.

Yazarın önerisi:  61# Hz. Muhammed'in Peygamberliğinin Kanıtları

Bunun için o gün onun, en azından beş, altı veya yedi yaşlarında olması gerekir ki, on üç yıllık Mekke hayatıyla en az yedi aylık Medine günleri de bu tarihe ilave edildiğinde onun, Allah Resûlü ile evlendiği gün –risâletten beş yıl önce dünyaya gelmiş olma ihtimalini esas alacak olursak- en azından on sekiz yaşında olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Hz. Ayşenin erken inen ayetlerle ilgili hatıraları

Mekke günleriyle ilgili olarak Âişe Vâlidemiz,

“Ben Mekke’de oyun oynayan bir kız iken Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, ‘Doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir; Kıyamet saatinin dehşeti ise, tarif edilemeyecek kadar müthiş ve ne acıdır!’ (Kamer, 54/46) ayeti nâzil oldu.” demiştir (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 6).

Kamer sûresinin indiği tarih 614 yılıdır. Burada dikkat çeken husus, o günü anlatırken bizzat Âişe Vâlidemiz’in, “Oyun oynayan bir kız çocuğu idim.” şeklindeki beyanıdır. Kendisini ifade ederken kullandığı ‘kız çocuğu’ kelimesinin karşılığı olan ‘câriye’ lafzı, ergenlik çağına geçişi ifade etmekte ve o dönemler için kullanılmaktadır. Bu durumda Ayşe Vâlidemiz’in risâletten en az sekiz yıl önce doğmuş olduğu ortaya çıkar ki bu tarih 606 yılına tekabül etmektedir. Bu ise, evlendiği gün onun on yedi yaşında olduğunu ifade eder.

Yazarın önerisi:  237# Hz. Muhammed okuma yazma biliyor muydu?

Mevlana Şibli’nin diğer delili

Şibli’nin bir başka dayanağı ise şudur: Hatice vefat ettiği zaman Hz.Peygamber’e evi idare edecek ve çocuklara bakacak biri lazımdı. Sevde yaşlı, kımıldayamayacak kadar da şişman ve hizmete muhtaç bir kadındı. Hz.Peygamber’in evini idare edecek genç ve dinç birine ihtiyacı vardı. Bunun için de o, bu niteliklere sahip 18 yaşlarında olan Hz.Aişe ile evlendi. Hz. Muhammed’in küçük yaşta çocukları varken onlara bakacak biriyle evlenmek, bir çocukla evlenmiş olmaktan daha mantığa yatkındır.

Hz. Ayşe’nin bazı hatıraları

Ayşe Vâlidemiz’in Mekke yıllarıyla ilgili olarak anlattığı bazı hatıralar da yaşının daha büyük olduğunu gösteriyor. Mesela:

a) Risâletten kırk yıl önce gerçekleşen ve tarih belirlemede bir kıstas olarak kabul gören Fil hadisesinden geriye kalan iki kişiyi Mekke’de dilenirken gördüğünü söylemesi;

b) Rıza savaş’ın tespitlerine göre Mekke’nin en sıkıntılı günlerinde Allah Resûlü’nün sabah-akşam kendi evlerine geldiğini ve bu sıkıntılara dayanamayan babası Hz. Ebû Bekir’in de Habeşistan’a hicret teşebbüsünde bulunduğunu detaylarıyla birlikte anlatmış olması Hz. Ayşe’nin yaşının büyük olmasını gerektirir. Eğer Hz. Ayşe’nin hicret esnasında 8-9 yaşında olduğu kabul edilirse, Habeşistan’a hicret esnasında daha doğmamış olması gerekir. Bu olayı anlattığına göre, Hz.Aişe’nin Habeşistan hicretinden önce doğmuş olması gerekir. Bu da Hz. Ayşe’nin Hz.Peygamber’le evlenme yaşının dokuz değil, daha büyük olduğu anlamına gelir. (Kaynak: Savaş, Rıza, “Hz.Aişe’nin Evlenme Yaşı ile İlgili Farklı Bir Yaklaşım”, D.E.Ü.İ.F.D., sayı IX, s.140–141.)

c)İlk defa namazın ikişer rekat farz kılındığını, mukim olanlar için daha sonraları onun dört rekata çıkarıldığını, ancak sefer durumlarında yine iki rekat olarak bırakıldığını ifade etmesi;

d) “Biz İsâf ve Nâile’yi, Kâbe’de cürüm işlemiş ve bu sebeple Allah’ın kendilerini taş hâline getirdiği Cürhümlü bir adamla kadın olarak duyup dururduk.” ( İbn Hişâm, Sîre, 1/83.)

Ayşe Vâlidemiz’le diğer kardeşlerinin arasındaki yaş farkı

Mevzuya ışık tutması bakımından Ayşe Vâlidemiz’le diğer kardeşlerinin arasındaki yaş farkı da dikkat çekicidir. Bilindiği gibi Hz. Ebû Bekir (r.a.)’ın altı çocuğu vardır; Esmâ Vâlidemiz’le Hz. Abdullah; Abdurrahmân ile de Ayşe Vâlidemiz ana bir kardeşlerdir ve bu her iki ana bir kardeşlerin arasındaki yaş farkları konumuza ışık tutacak mahiyettedir; şöyle ki:

Yazarın önerisi:  79# LUT PEYGAMBER VE HOMOSEKSÜEL KAVİM

Hz. Ebû Bekir’in ilk kızı olan Esmâ Vâlidemiz, hicretten yirmi yedi yıl önce 595 tarihinde dünyaya gelmiştir. Allah Resûlü’nün hicreti esnasında Zübeyr ibn Avvâm ile evli ve o gün altı aylık hamiledir (Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597). O gün yirmi yedi yaşındadır. Üç ay sonra Medine’ye hicret ederken Kuba’da oğlu Abdullah’ı dünyaya getirecektir. Yetmiş üç yılında ve yüz yaşındayken, hatta dişleri bile dökülmemiş halde vefat etmiştir.

Ayşe annemiz ile ablası Esmâ Vâlidemiz’in arasındaki yaş farkı ondur (Beyhakî, Sünen, 6/204;). Buna göre (595+10=605) Ayşe Vâlidemiz’in doğumunun 605; hicretteki yaşının da (27-10=17) olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Evlilik hicretten yedi ay sonra (İbn Sa’d, Tabakât, 8/58) gerçekleştiğine göre demek ki, bu sıralarda Ayşe Vâlidemiz’in yaşı, on yedi’yi aşmış, on sekiz yaşına yaklaşmış demektir. Bedir’in hemen akabindeki Şevvâl ayında evlendiği bilgisini esas aldığımızda ise onun, evlendiği gün on sekiz yaşını aşıp on dokuza adım attığını kabullenmemiz gerekmektedir.

Hz. Abdurrahman ile arasındaki yaş farkı

Yine Rıza Savaş’ın belirttiği diğer bir delil ise, Ayşe Vâlidemiz’in ana bir kardeşi olan Hz. Abdurrahman ile arasındaki yaş farkıdır. Bilindiği gibi Hz. Abdurrahman, Hz. Ebû Bekir’in büyük oğludur ve ancak Hudeybiye’den sonra Müslüman olacaktır. Bedir’de, babasıyla karşılaşmamaya özen gösteren de odur ve o gün Abdurrahman, yirmi yaşındadır (İbn Esîr, Üsdü’l-Gâbe, 3/467).

Buna göre Abdurrahman, 604 yılında doğmuş olmalıdır. Kardeşler arası yaş farkının genelde bir veya iki olduğu bir toplumda, peşpeşe doğan iki kardeşin birinin 604 yılında diğerinin 614 yılında doğması ve tabii olarak iki kardeşin arasında on yaş gibi bir farkın meydana gelmiş olma ihtimali akla hiç te uygun değildir. (Kaynak: Savaş, Rıza, “Hz.Aişe’nin Evlenme Yaşı ile İlgili Farklı Bir Yaklaşım”, D.E.Ü.İ.F.D., sayı IX, s.140–141.)

Vefat tarihi

Rivayetlerde Hz Ayşe hicretin 58. yılında ve 74 yaşında iken vefat etmiştir. Öyleyse bu tarihi esas alarak bir hesaplama yapacak olursak onun, Efendimiz’in irtihalinden sonra kırk sekiz yıl daha yaşadığını (48+10=58+13=71+3=74) görmekteyiz ki bu hesaba göre o, risâletten üç yıl önce dünyaya gelmiş demektir.

Bu durumda evlendiği gün onun, (74–48=26–9=17+7 ay) on yedi yılını yedi ay geçtiği anlaşılmaktadır.

Not: Bu yazıdaki deliller benim veya bu zamanda yaşayan herhangi birinin tespit ettiği deliller değildir. Bu deliller çok eskilerden beri kitaplara girmiş ve kaynakları anonimleşmiş olan delillerdir. Birçok makalede bu delillere rastlanabilir.

  1. Avatar
    Mehmet

    Bir de şunu düşündüm : Kur’an’da mehirden bahsediyor Allah. Mehirlerini verin diyor kadınların. Mehir, mehir nedir bilene verilir ve o verilen mehri harcayabilene verilir. Sırf bu ayete bakarak bile bu işlere ayıkacak yaşta olduğunu anlarız Hz.Aişe’nin yani 17-18 yaşında…

    Cevapla