100# Kuran ve Sümerler

Dinler

Dini eleştirmek için çelişkili fikirler savunanları anlamak zor. Örneğin dinler arası benzerlikleri gösterirler ve dinler birbirlerinden kopyalanmış derler. Başka bir zamanda Kuran’da geçen şu kavramlar neden önceki kitapta yok derler. Bu çelişkiden kurtulup bir karar vermeleri gerekiyor, kitapların benzemesi mi doğru benzememesi mi doğru? Bana sorarsanız benzemesi daha doğru. Sonuçta bu öğretiler aynı kaynaktan geldiyse ve zamanla insanlar bunların kıymetini bilemeyip dinlerini bir oyuncak haline getirdi ve kitaplarını insan eliyle defalarca yeniden yazdıysa, Kuran’la aralarında bir kısım benzerlikler kalması normal. Bunun yanında Kuran, insanlar tarafından üzeri kapatılan veya değiştirilen eski kitaplardaki hükümleri de yeniden açıklar.

Sümerlere de baktığınız zaman semavi dinlerle benzer parmak izlerini taşırlar. Neden taşımasın ki Sümerler’in peygamberi, peygamberlerin atası olan, Kâbeyi inşa eden, tevhidi yeniden dirilten Hz. İbrahim değil miydi? Tarihte O’nun kadar kabul görmüş, öğretileri yayılmış, büyük bir coğrafyaya damgasını vurmuş kaç kişi var? Öyleyse Sümerlerin de semavi vahiy almış olması ve matbaanın kitapların olmadığı zamanlarda bunları efsaneler şeklinde anlatıp daha sonraları, insan hayali karışmış bu efsaneleri tabletlere geçirmeleri beklenen bir şeydir. Canlılar arasındaki benzer genlerin ortak atadan geldiği çıkarımını yapan ve kesin emin olan insanlar neden Sümerlerde ki bu benzerliklerin de aynı ortak kaynağın ürünü olduğunu düşünemiyorlar dersiniz?

Yazarın önerisi:  240# Sümer mitolojisinde yaratılış efsaneleri ve Semavi dinler

 

Örneğin Sümer tabletleri ortaya çıkana kadar Hz. Nuh tufanına mitolojik bir hadise gözüyle bakanlardan bir kısmı tabletlerdeki tufan anlatımını görünce Nuh tufanının gerçek olduğunu anladılar. Evet bu tabletler Nuh tufanının varlığına delil olarak görülmesi gerekirken inanmak istemeyenler de semavi dinlerin Sümerlerden kopyaladığını iddia ettiler.  Oysa Sümerler tarafından yaşanmış olduğu belirtilen bir tufan Semavi dinlerin doğruluğunu kanıtlaması gerekir.

 

Başka bir örnek Hz. Adem ve Havva’nın Cennete konulması ve çıkarılmasını uydurma dediler. Sonra aynı öğreti tabletlerde de çıktı. Peki Sümerlerdeki İbrahim’in öğretileri dâhil bütün semavi dinlerin ortak olarak Hz. Adem ve Havva’yı işaret etmesi apaçık delil değil mi?

Tevrat gelmeden 1500 sene önce yazıldığı tespit edilen ve Mezopotamya bölgesinde yapılan kazılarda bulunan Ebla tabletlerinde Kuran-ı Kerim’de adı geçen melek Mikail (Mi-ka-il), Hz. İbrahim (Ab-ra-mu), ve Hz. İsmail (Iş-ma-il)’in isimleri, Sodom ve Gomoro kabileleri ve İrem şehri geçmektedir. Şimdi Allah aşkına mantıklı düşünün. Bu tabletler Kuran’ın tarihi bilgilerinin doğru olduğunun ve İbrahim’in öğretilerinin bölgede yaygınlaştığının kanıtları değil mi?

Aslında burada şu mantığı kurmaları gerekmez miydi? Tufan veya Adem’in yaratılışı gibi benzerlikler birebir aynı değil, eğer birebir aynı olsaydı kopyaladığını iddia etmeleri için tahmini bir kanıtları olabilirdi. Çünkü tabletteki kıssaların insanların ellerinde zamanla hayal gücü karışarak mitolojik birer efsaneye dönüşmemesi imkânsızdır. Birebir aynısı olsaydı denebilirdi ki Kuran bu efsaneleri yanlışlarıyla birlikte almış. Oysa ki Kuran kökeninde aynı şeyden bahsettiği olgularda ayrıntı da çok farklı şeyler anlatıyor. Öyleyse Kuran’ın anlattıkları Sümerlerden veya başka yerden alıntı olamaz. Tam tersine, efsaneleşmiş gerçeklerin doğru yüzünü ortaya çıkarıyor.

Yazarın önerisi:  224# TUR SURESİ VE BARNABAS İNCİLİ

Maide 14: “Ey Kitâb ehli, Resulümüz size geldi, Kitâpdan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor.”

Nuh tufanı veya Adem’in yaratılışını inanılmaz veya mitolojik bulmak için hiçbir sebebimiz yok. Bizlerin evrende ortaya çıkması ne kadar mümkünse Adem’in atamız olması da o kadar mümkündür. Tufan hakkındaki önceki yazımı okursanız onun da mümkün olduğunu göreceksiniz. Tufan ve Adem’in yaratılışı sadece iki örnektir. Bu bilgilerin doğruluğunu veya yanlışlığını henüz bilemiyorsanız eksik bilgilerinizle inkâra sarılmamalı ve Kuran’ın diğer kanıtlarına bakmalısınız. Tek bir tane kuvvetli kanıt bile, işin iç yüzünü net anlayamadığınız bütün haberlerin (gayb) doğru olduğunu gösterir. Elbette ki hiçbirimiz Adem’i yaratılırken veya Nuh’u tufan anında görmedik. İnanmak için herşeyi gözümüzle görmeyi beklemiyoruz da. Kuran’ın birkaç mucizesini kesin olarak görmemiz yeterlidir. Çünkü mucize insan gücünü aşar ve ancak herşeyin sahibi Yaratıcı tarafından gösterilebilir. Bu anlamda Kuran’ın birkaç bilimsel mucizesini görülmesi artık bütün şüpheleri ortadan kaldırır ve insanı emin yapar.

Özetle; Kuran’da yazan bir olayın farklı anlatımlarının diğer kitaplarda veya Sümerler gibi medeniyetlerde ortaya çıkması Kuran’ın bunların doğruluğunu tasdik ettiğini fakat hayal gücüyle değiştirilmiş yerlerinin ise doğrularını ortaya çıkardığını gösterir. Kuran’ın alıntı veya çalıntı yapmak için hiçbir nedeni yoktur. Tam tersine Kuran bu öğretilerle aynı kaynaktan gelmiş olmasaydı kendine sıfır kilometre benzersiz bir öğreti kurması daha mantıklı olurdu. Fakat doğrular birdir o yüzden kitapların ve tabletlerin benzer öğretiler taşıması beklenilir. Bu yüzden Kuran ile diğer dinler ve İbrahim’in kavmi olan Sümerler arasında elbette ki benzerlikler ve insanların tahrip ettikleri farklılıklar bulunacaktır. Bizim gözümüzle görmediğimiz haberlere inanmamız için gözümüzle gördüğümüz mucize haberlerin doğru çıkması yeterlidir.

Yazarın önerisi:  267# Amin kelimesi Mısır Tanrı'sı Amon 'dan mı geliyor?

Sebe 53: “Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba (bilmedikleri şeylere) atıp tutuyorlardı”

blank