71# DEMİRİN GÖKTEN YAĞMURLA İNİŞİ (HADİD 25)

Bilim Kuran'la Çelişmez

Demir bilindiği gibi yaşlı yıldızlarda oluşabilen bir elementtir. Yıldızların son haline süpernova denir ve süpernovalar, merkezinde oluşan fazla miktarda demirin etkisi ile en sonunda patlayarak demiri galaksiye saçar. Dünyamızdaki demir de bu tür süpernova patlamalarından gelmiştir. Güneşimizin ısısı bile demir oluşturmak için yeterli değildir. Bunun için demirin gökten yani uzaydan geldiği doğrudur. Ben bu yazıda meselenin uzay kısmına değil de Dünya ile ilgili olan kısmına değinmek istiyorum.

Demir bilindiği gibi yaşam için gereklidir. Demir eksikliğinde anemi (kansızlık) oluşur ve daha fazla eksilmesi ise yaşamı bitirebilir. Sadece insan vücudu için değil gözle görülmeyen mikroorganizmalar, tüm bitkiler ve tüm hayvanlar için demir esansiyeldir. Yokluğunda hayat oluşamazdı.

Yüzeysel bir bakış açısı ve yüzeysel bir bilim anlayışıyla Kuran ayetlerine bakan bir kısım ateistler, demirin silah yapımında önemli olduğunu ve Kuran’ın “demiri gökten indirdik” demesini buna bağladığını yazmışlar. Onlar adına bu yüzeysel bilim anlayışından utandım. Çünkü demir döngüsünün yaşam için öneminden ve sadece silahlarımızda değil vücudumuzda da demiri taşıdığımızdan habersiz olmalılar. Öyleyse bu demir konusunu bu kadar basite indirgememeleri gerekirdi.

Yaşam için demir kadar yoğun bir döngü gerçekleştiren başka bir iz element yoktur. Demirin vücuda girişi diğerlerinden daha fazla süreklilik gerektirir ve bu süreklilikten dolayı vücudumuzda dalakta depo edilir. En azından şöyle bir mantık kursalardı, Kuran neden demiri yerden çıkardık demiyor da gökten indirdik diyor? Evet, öyleyse son 20 yılda anlaşılan önemli bir bilimsel gerçeği anlatalım.

Bilim insanlarının son yıllarda üzerinde sıkça çalıştığı konu, yağmurlarla birlikte Dünya üzerine yağan demirdir. Bu demir ise çöldeki kum fırtınalarının oluşturduğu tozların bulutlara aerosol halinde taşınması ve sonra Dünya’nın değişik yerlerine yağması ile Dünya’ya geri iner. Son dönemlere kadar insanlar çöllerin doğal sistemler içerisindeki yerini ve önemini yeteri kadar anlayabilmiş değildi. Çöller genellikle hiçbir işe yaramayan kum yığınları ve boş alanlar olarak biliniyordu. Şimdi ise çöllerin ekosistemin devamı için gerekli olan demiri bitkilere ve deniz canlılarına sağladığı belirlendi. (9)

Yazarın önerisi:  130# Erkeklerde neden meme ucu var?

En büyük çöl dolayısıyla en büyük toz kaynağı olan Sahra çölü, Orta Asya’daki şiddetli kuraklığa bağlı olarak oluşmuş Gobi, Taklamakan, Karakum, Kızılkum çölleri ve Kuzey Amerika kıtasında yer alan Meksika çölü, kuzey yarımkürenin toz kaynaklarını teşkil etmektedir (1) Güney yarımkürede en etkili olan toz kaynakları ise; Avustralya’daki Victoria ve Gibson çölleri ile Kalahari (Namibya) ve Atacama (Patagonya) çölleridir. (2) Sahra çölü her yıl 1.5 milyar ton toz yaymaktadır.(3)

7

Bu konuda Türkiye’de ilk araştırmalardan birini yapan Dr. Saydam, Bilim ve Teknik dergisinin 2002 Ekim sayısında demirin çöl tozlarıyla nasıl taşındığını ve yeryüzüne hayat dağıttığını açıklamış ve çöl tozlarıyla ilgili çalışmaları şöyle belirtmiştir: Çöl tozlarında bulunan demir Fe+3 formundadır ve bitkiler için kullanışlı değildir. Fakat bu demir bulutlar içerisinde bilinmeyen bir mekanizma ile Fe+2 formuna dönüşmekte ve bu şekilde yağmur ile yeryüzüne dönerek bitkilerin demir ihtiyacını önemli oranda karşılamaktadır.(4)

2.PNG

Araştırmacı sahra çölünün, Riyad çölünün ve Anadolu topraklarının demir içeriğini karşılaştırmış ve Büyük Sahra kumunda 4500 birim olan demir, Riyad çölünde 800 birim, Anadolu topraklarında ise 100-200 birim olduğunu bildirmiştir. Daha sonra sahra kumunu çeşitli bitkiler üzerine püskürterek bir deney yapmıştır ve sahra kumunun demir içeriğinden dolayı bazı bitkilerde 5 katına kadar verimi artırdığını gözlemlemişlerdir. Aşağıdaki fotoğraflar bu çalışmalarına aittir.(4)

Yazarın önerisi:  261# Cin, melek, şeytan ve kuantum kanunları

4

Ayrıca aynı araştırmacı pamuk tarlalarına çöl tozuyla karıştırılmış su verdiğinde ürünlerin normale göre %11 arttığını ve tarlanın demir oranının %300 arttığını bildirmiştir.(4) Yine araştırmacı deniz eko yaşamının ilk halkası olan fitoplanktonların yoğun bir demire ihtiyaç duyduğunu, bu demirin çoğunun çöl kumlarıyla aşılanmış bulutlar tarafından denize sağlandığını ve çöl kumu taşıyan bu yağışlar olduğu zaman karadenizdeki fitoplanktonların çokça arttığını, buna bağlı olarak hamsi balığının da arttığını rapor etmiştir.

Nature dergisinde 2014 yılında yayımlanan bir çalışma ise yine deniz ekosistemi için çöl tozlarının olmazsa olmaz olduğunu belirtiyor. Bu çalışmaya göre denizdeki demirin %87’si havadaki aerosol halindeki çöl kumlarından gelmektedir. Denizin ortasının mavi iken kıyılardaki yeşil renk oluşmasının bu demirden kaynaklandığını ve bu çöl demiri olmazsa deniz ekosisteminin ve canlıların bu kadar çeşitli olmayacağını azalacağını vurgulamaktadırlar. Hatta kumdan gelen bu demir olmazsa denizlerin ekosistemiyle birlikte tüm Dünya’nın ikliminin de değişeceğini söylemişlerdir. (5-8)

Şimdi düşünün demirin bu hayat getiren özelliği tesadüf müdür, işe yaramaz sanılan çöllerin Dünya’ya hayat dağıtması her şeyin ince ayarlanmış olduğunu göstermiyor mu? Hadi bu gerçekleri idrak edemediniz, Kuran’ın bu önemli olayı bildirirken “demiri yerden çıkardık” yerine “demiri indirdik” demesini hangi tesadüfle açıklayacaksınız? Siz olsaydınız önemli bir bilimsel gerçekle çakışan bu ifadeyi kullanabilir miydiniz? Gerçekten de üstümüze yağan çöl demiri olmasa hayat belki bitmezdi ama yukarıdaki araştırmalara göre o kadar zayıflardı ki ekosistemin dengesi çöker, bunun sonucunda insan bu kadar kolay yaşayamazdı. Ekosistemin zayıflamasıyla insanoğlu çok zorlu bir Dünya’da yaşam mücadelesi vermek zorunda kalacaktı. Ayet ne diyordu? “… Biz demiri de indirdik ki, onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır…Hadid 25”

Yazarın önerisi:  86# Güneşin Ay'a yetişmesi ne demektir? (Yasin 40)

Bundan başka yeryüzünün ilk oluşumu aşamasında Dünya’da ki demirin yerin merkezine indirilmesi gerçeği de demirin indirilmesi olayını mucizane açıklar. Bu demir bildiğiniz gibi yer çekimini atmosferi ve manyetosferin oluşumunu sağlar. Yine demir bilindiği gibi yıldız patlamalarının ürünü olup, Dünya’ya çok uzak yıldızlardan gelmiştir.

Kısaca; Dünya’nın çekirdeğine demirin indirilmesi ve bu demir Dünya’yı uzaydan gelen zararlı ışınlardan koruması, aynı zamanda demirin bir yıldız patlamasındaki son ürün olması ve yıldızlardan gelmiş olması, aynı zamanda yağmurlarla birlikte yağan demir sayesinde okyanuslarda planktonların artması ve bu sayede Dünya’da oksijen oluşması gerçekleri demiri gerçekten hem bir nimet yapar, hem de demirin indirilme ile kuvvetli alakalarını gösterir

İnstagram: https://www.instagram.com/bilimveyaratilis

Facebook: https://www.facebook.com/bilimveyaratilisagaci/

 

KAYNAKLAR

  1. ÖZSOY T, ÖRNEKTEKİN SJED. Kuzeydoğu Akdeniz’de Kızıl Yağmurlar. 2008.
  2. Ezzati RJHÜFBEDT, Hacettepe Üniversitesi, Ankara. Atmosferik Taşınıma Giren Değişik Kaynaklı Toprakların Bitki Gelişimlerine Etkilerinin Araştırılması. 2009:137.
  3. Laity JJ. Deserts and desert environments: John Wiley & Sons; 2009.
  4. Saydam AC, “İklim Kontrolü”, Bilim-Teknik Dergisi, Ekim 2002, s.39-48.
  5. Conway TM, John SGJN. Quantification of dissolved iron sources to the North Atlantic Ocean. 2014;511(7508):212.
  6. https://climatenewsnetwork.net/desert-dust-feeds-deep-ocean-life/.
  7. https://yesilgazete.org/blog/2014/07/22/col-tozu-okyanusa-can-veriyor/.
  8. http://www.hanimlar.com/makale/bilim-teknoloji/coel-kumuyla-gelen-nimet-demir.
  9. Bağcı, H. R., & Şengün, M. T. (2012). Çöl tozlarının beşeri çevre ve bitkiler üzerindeki etkileri.

demir-2

blank