4# Tarık 7, Sperm bel ile kaburga kemikleri arasından mı atılır?

Tarık 7 Bilim Kuran'la Çelişmez

Soru: Tarık suresi 7. ayette, spermin bel ile kaburga kemikleri arasından mı çıktığı anlatılıyor? İnsan menisi nereden gelir? Meninin bel ile kaburgalar arasından atılması ne demektir? Meni (sperm) karın boşluğunda değil testislerde üretilir. Bu bilime aykırıdır. Bunun açıklaması nedir?

Cevap: Bu ayeti anlamak için önündeki ve sonundaki ayetlere beraber bakalım.

5- İnsan neden yaratıldığına bir baksın:

6- Kuvvetle atılan bir sudan yaratıldı.

7- Bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.

8- O (Allah), onu tekrar döndürmeğe kādirdir. (Tarık: 5-8)

  1. ayetin kelimelerine bakalım:

Hulika min mâin dâfikın.

  1. hulika : yaratıldı
  2. min : den
  3. mâin : su, sıvı
  4. dâfikın : kuvvetle atılan

Su kelimesi meni demek değildir, geniş anlamlıdır

Buradaki “su” kelimesinden Kuran  tefsircileri “meni” olduğu anlamını çıkarmışlar ve Kuran meallerine de çoğu zaman “meni” olarak girmiştir.

Oysa meni olsaydı, Kıyame-37 ayetinde olduğu gibi direk “meni” olarak söylenebilirdi. Bu kelime Arapçadan Türkçemize geçmiş ve kullanılan bir kelimedir.

Kıyame-37 (O, dökülen meniden bir damla değil miydi?)

  1. e lem yeku : olmadı mı, değil mi
  2. nutfeten : nutfe, bir damla
  3. min meniyyin : meniden
  4. yumnâ : akıtılan, dökülen

Tekrar Tarık suresinde dönelim

Tarık 5. ayette “İnsan neden yaratıldığına bir baksın” derken konu insandır,

  1. ayette “Kuvvetle atılan bir sudan yaratıldı” derken konu fışkırarak atılan sudur,
  2. ayette “ bel ile kaburga arasından çıkar ” derken konu yine sudur.
  3. ayette ise “onu tekrar döndürmeye kādirdir” derken kıyamet günü insanın yeniden yaratılışından bahsedilmektedir.

Şimdi gelelim insanın yaratıldığı suyun ne olduğuna

Bel ile kaburgalar arası bilindiği gibi karın boşluğudur ve bu karın boşluğunda pek çok organ vardır. Kuran bize üreme suyunun bu organlarda yapıldığını haber veriyor.

Öyleyse kadınlarda çocuk oluşum mekanizmasının başlangıcına bakalım. Kadın üreme organlarından yumurtalık (ovaryum) üzerinde ayda bir defa follikül (içi su dolu baloncuk) oluşmakta ve bu follikül patlayarak içindeki yumurta (ovum) hücresini Fallop tüpüne doğru hızla fırlatmaktadır. Yazımızın sonunda bu olayın resmi konulmuştur. Baloncuktaki bu patlama sonucu meydana gelen “tazyikle fırlatılma olayı” sayesinde yumurta hücresinin gideceği yere ulaşması sağlanmış olur. (1, 2)

Eğer tazyikle atılma olmasa idi yumurta hücresi tutunma yerine yani rahime varamayıp karında farklı noktalara tutunurdu, bu olaya ise dış gebelik denir. (3) Aşağıya da bu olayın videosu eklenmiştir, detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

İnsanın yaratılışı bu hücrenin bulunduğu tazyikli suyla başladığı için Kuran bu  olayı tazyikli atılan sudan yarattık diye belirtmiştir. Kuran’ın indiği dönemde hücre veya ovum diye bir kavram Dünya’da olmadığı için en basit ve anlaşılır haliyle su ifadesi kullanılmıştır. Kuran zaten çok detaya girmez.

Yazarın önerisi:  64# Hz. Nuh 950 yıl nasıl yaşamıştır?

Bel ile kaburgalar arasından atılan su meniye indirgenemez

Buradaki ifadeyi sadece erkeğin sıvısı olan sperme indirgemek doğru olmaz çünkü ayette cinsiyet belirtilmemiş. Spermde de bir suyun içinde yüzen sperm hücreleri vardır ve tohumlamayı bu sperm hücreleri yapar, tıpkı kadının suyundaki ovum hücresi gibi. Fakat biz nasıl ki sperm için su lafını kullanabiliyorsak ve insan bu sudan yaratıldı dememiz normal ise aynısını kadının suyu içinde söyleyebiliriz. Yani kadının suyu içindeki bir hücre yavruyu oluştursa bile genel anlamda yavrunun bu sudan oluştuğunu söyleyebiliriz. Çünkü aynı kullanımı zaten spermde de yaparız.

Sperme biz Türkler erkeğin suyu deriz, hem de Araplar da bunu derler. Dolayısıyla buradaki su tabiri kadın ve erkek her iki cinsiyet için de anlaşılmalı çünkü her iki cinsiyetin cinsiyet suyuna da eşit derecede uyar. Bu ayetin ispatlanması için tek cinsiyete uyması dahi yeter fakat ayetin haber verdiği cinsiyet sıvısının yeri yani bel ile kaburgalar arası tabiri muazzam bir şekilde her iki cinsiyet için de geçerlidir.

“Su” denmesinin erkeğe bakan yönü ise, sperm kanalı erkekte karında dolaşır ve meninin sıvısı testislerde değil de özellikle prostat ve diğer bezler gibi karın boşluğunun içinde bulunan organlarda oluşturulduktan sonra dışarı atılır. Evet meninin suyu da testislerde değil bel ile kaburgalar arasında eklenir. Bu su ise atılan spermin yüzde 95’inden fazlasını oluşturur. Yani bu su testislere hiç uğramaz. Direk karın boşluğunda yapılır ve spermi yoğunlaştırıp çoğaltarak dışarı atılır. (4, 5)

Sulb nedir

Ayette geçen sulb kelimesi omurganın başlangıcından yani kuyruk sokumu hizasından başlayan bel bölgesini anlatır, teraib’e kadar yani göğüs kemiklerine kadar olan bölgeyi kapsar ki bu bölge karın boşluğu demektir ve ovaryum ve prostat bu sınırlar içindeki karın boşluğu arasında bulunur. Prostat leğen kemiği içinde yer alır ve leğen kemiği bu omurganın en alt ucu olan kuyruk sokumu ile başlar. Yani prostat sulb bölgesinin sınırlarını çizen kuyruk sokumu ile kaburgalar arasında kalan bölgede bulunan leğen kemiği ile başlayan karın boşluğu sınırları içerisindedir.

Yani prostat ve ovaryum bu sulb bölgesi sınırları içerisinde kalmasına rağmen, gerçekte Sulb kelimesi konuşma dilinde kemikten çok üreme organlarının bulunduğu tüm bel bölgesini anlatır. Yani Arapça’da sulb ve teraib kullanıldığında kemikler değil o bölge yani üreme organlarının bulunduğu tüm bel bölgesi (apış arası dâhil) ve göğüs kemiklerini kaplayan tüm göğüs bölgesi anlaşılır. Bunu aşağıda Elmalılı Hamdi Yazır’ın ifadelerinde de tekrar göreceksiniz.

Bu iki olay tam da ayette belirtildiği gibi bel ve kaburgalar arasında yani karın boşluğunda meydana gelmektedir. Fakat ayette bir cinsiyet belirtilmediği için tek bir cinsiyeti bile açıklaması ayete doğru dememiz için yeterli olurdu.

Yazarın önerisi:  45# GÖKLERİN VE YERİN 6 GÜNDE YARATILMASI NE DEMEKTİR?

Öyleyse bu ayet bilimle ters düşmemekte aksine kimsenin folliküllerden ve spermin suyunu oluşturan prostat bezinden haberi olmadığı zamanlarda, karın boşluğunda bulunan böyle bir kuvvetle atılan sudan bahsetmesi, onun mucize yönlerinden bir tanesini göstermektedir.

Bahsedilen nesne insan mıdır?

Sanırım şunu da açıklamam gerekiyor. Bu soru eskiden sorulup da bilimsel bir çelişki olduğu iddia edildiğinde bazı müslümanlar şöyle bir çözüm bulmuşlar. Demişler ki 7. ayette bel ile kaburgalar arasından çıkan şey su değil insandır. Bu arkadaşlara soruyorum, insan bel ile kaburga arasından mı çıkar. İnsan ancak sezaryen ameliyatı olursa bebek karından çıkmaz mı? İnsan normalde bel altından çıkar arkadaşlar. Ayetin kast ettiği insan değildir. Bu cevap anatomiden bihaber insanların uydurdukları ve başkada geçerli bir açıklama bulunamadığı için yayılmış bir cevaptır ama doğru değildir.

Doğru olan şudur; Burada su deniyor. Ve kadın üreme sıvısı bu bölgede patlar dışarı atılır. Erkek üreme sıvısı da bu bölgede prostat ve diğer bezlerden çıkar. Bu suların üretildikleri organı terk etme yeri burasıdır. Bilmediği konularda yorum üretip te insanların Anatomi bilimini baştan değiştirmelerine gerek yok.

Aşağıdaki şekillerde kadın yumurtalıklarının ve erkek prostatının karın boşluğundaki yani bel ile kaburgalar arasında diye ayette bildirilen lokasyonları verilmiştir. “Ovary” ile belirtilen kısım yumurtalıklardır. Diğer resimde ise “prostate” ile belirtilmiştir. Prostat karın boşluğunun tabanındadır, ovaryum ise biraz daha yukarıdadır. Tıpta her ikisi de karın boşluğu organları olarak bilinir. Ayette belirtilen bel ile kaburgalar arası ise karın boşluğunu tanımlamak için kullanılmış bir ifadedir.

Ayriyeten Elmalılı Hamdi Yazır da ayetteki ifadelerin kemikler demek olmadığını bel ile bağır bölgelerini yansıttığını söyler ve bunun için eski Arap şairlerinden İmrul Kays’ın bu kelimeleri şiirinde kullanışını örnek getirir. Sonra der ki üreme organları da bu bel ile kaburgalar arasında bulunur. Bizim açıkladığımız gibi prostatın bu bölgede bulunduğunu ve spermin suyunu sağladığını, kadının yumurtalıklarınından çıkan suyun da çocuğu oluşturduğunu fakat bir hadise göre de bu suyun tamamının kullanılmadığını, o suyun bir kısmından çocuğun meydana geldiğini bildirir.

Ovaryum ve prostatın konumu

Soru: Ovaryum ve prostat bel ile kaburgalar arası bölgesinden aşağıda değil midir? Cevap: Yukarıda anlattıklarımızı anlayan biri böyle bir soru sormaz ama özellikle konuyu karmaşık bulup anlamakta zorlanan gençler bel bölgesini kültürel olarak kemer takma çizgisi olarak veya bel kemiğinin yanlardaki çıkıntılarından (ilium çıkıntıları) itibaren başlıyor olarak düşündükleri için kafaları karışabiliyor. Anlattığımız gibi bel diye çevrilen sulb kelimesi omurga demektir ve kuyruk sokumuyla başlar başlangıç çizgisinden itibaren ovaryum ve prostatı kapsayan tüm karın boşluğu organlarını içine alır.

Fakat yinede halk dilinde Sulb bölgesinin belirli keskin bir çizgisi yoktur ve sulb kelimesi apış arası cinsel organları dahil yani testis dahil TÜM BEL BÖLGESİNİ anlatır.  Benzer kullanım Türkçe’de de vardır. mesela eline, beline diline sahip ol derken “beline” kelimesi ile anlatılmak istenen göbeğimiz değil apış arasında bulunan cinsel organlardır. Umarım hâlâ anlaşılmayan bir yer kalmamıştır.

Yazarın önerisi:  131# Herşey çift yaratıldıysa bakterilerin neden cinsiyeti yok?

Özetle

1- Ayette belirtilen sulb kelimesi testisler dahil tüm cinsel organların bulunduğu tüm bel bölgesini anlatır ki üreme organları bir sistemdir ve vücudun alt bölgesi ile sınırlı değildir, özellikle kadınlarda mesela doğum zamanlarında üreme sistemi bacak arasından göğüs kemiğine kadar uzanan bir alanı kaplar.

2- Bu gerçeği bilmeseniz bile üreme sıvısının kadınlarda leğen kemiğinden yukarıda bulunan ovaryumlarda (yumurtalıklar) ve erkekte ise spermin sıvı kısmının yine leğen kemiğinin üstünde bulunan prostat bezinde salgılandığını biliyorsanız bel ile kaburgalar arasında üretilen sıvının insanı oluşturan sıvı olduğunu anlarsınız.

EK: Elmalılı tefsiri de bunu açıklamıştı

Müfessir Elmalılı’nın ifadelerini de koyalım ki eski müfessirler tarafından bile detaylı izah edilmiş bir meseleyi çözümsüz olarak görenler Kuran ilimlerinde ne kadar bilgisizce yargılamalar yaptıklarını anlasınlar:

“Netekim İmriülkaysin beytinde âyine gibi saykallanmış diye vasf ettiği terâib kemikler değil, sînenin kendisidir. Sulb ile terâib bedenin arkadan ve önden iki cidarini bel ve bağır gibi esaslı iki rükniyle ifade etmiş oluyor ki, bunların arası tenâsül (üreme) cihazlarını muhtevidir. Şu halde sulb ile terâib arası bedenin hey’eti mec’muasiyle alâkadar olarak ortasında bulunan tenâsül cihazlarından kinâye olur…. Erkeğin nutfesi: meni huruc ederken iki saili ihtiva eder. Birisi lebenîdir, azdır, bunun aslı prostat (kestanecik) denilen guddeye nisbet olunur….

“Öte yandan ulûkun yani döllenmenin meydana gelmesinde kadından da bir maddenin iştirak edip katıldığı daha sonra çocuğun anaya da benzemesi durumlarının ortaya çıkmasından da anlaşılmasına ve hadiste de bunun kadın menisinin katılıp üstün gelmesinden olduğunun söylenmesine dayanılarak katılan etkili veya etkiyi kabul eden bir unsurun dahi nazar-ı itibara alınması gerekmiştir ki bu unsur kadının bezr (tohum) veya büyeyza (yumurtacık) tabir olunan ve döllenen yumurtacığıdır. Kadının suyunun bir meni gibi sayılması rahmin üstünde “mebiz” denilen yumurtalıktan çıkan bu yumurtacıklar dolayısıyladır. “Suyun tamamından çocuk olmaz.” hadisi gereğince çocuk erkek suyunun tamamından değil bir kısmından olduğu gibi, kadın suyunun da hepsinden değil, bu yumurtacığındandır….. .”

sperm bel ile kaburga

prostategland2.png

KAYNAKLAR

  1. Drake, R., Vogl, A. W., & Mitchell, A. W. (2009). Gray’s Anatomy for Students E-Book. Elsevier Health Sciences.
  2. Netter, F. H. (2014). Atlas of human anatomy, Professional Edition E-Book: including NetterReference. com Access with full downloadable image Bank. Elsevier Health Sciences.
  3. İmir, G., Dinç, S., Yenicesu, C., Çetin, M., Yıldız, Ç., Yanık, A., & Güvenal, T. (2007). Dış Gebelik Olgularının Klinik Bulgu ve Tedavilerinin Değerlendirilmesi. CÜ Tıp Fakültesi Dergisi29, 113-118.
  4. Şentürk, A. B. (2015) Prostat Embriyolojisi, Fizyolojisi ve Anatomisi. Derman Tıbbi Yayıncılık
  5. Balbay, M. D. (2008). Prostat. Güneş.

blank

  1. Avatar
    Onurunkalemi

    Teşekkürler..

    Cevapla
  2. Avatar
    Onurunkalemi

    İyi ki rastladım sitenize..

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici

      Teşekkür ederim kardeşim, en yakın zamanımda bende sitenizi detaylı inceleyeceğim.

      Cevapla
  3. Avatar
    Anonim

    bhgxchkfısgfsdgf güldüm gerçekten

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici

      Söyleyecek birşeyin olamazki tek çaren gülmek.

      Cevapla
      1. Avatar
        helikopter

        siz buna savunmamı diyorsunuz ? bu iddialarınızın hiç bir dayanağı yok. Kur’an’ın özelliği budur zaten,herkes kendi kafasına göre yorum yapabilir. cemel savaşında sahabelerin niye birbirinin kafasını uçurduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor.hep bu muğlaklık yüzünden. kuran anlaşma zemini oluşturmamış ki.sorsan iki tarafta kendine göre haklı.

        Cevapla
        1. Avatar
          kurangunlukleri Yönetici

          İnsanlar farklı düşünebilir. Fikirlerin çarpışmasından gerçekler ortaya çıkar. Tek fikirli olmak insanın yapısında yaratılışında yok. Önemli olan, doğru fikri hemen reddetmemektir.

          Cevapla
        2. Avatar
          Burak

          Kur’an-ı Hakîm’in Kelâm-ı Ezelî’den gelmesi ve bütün asırlardaki bütün tabakat-ı beşere hitab etmesi hasebiyle, manasında bir câmiiyet ve külliyet-i hârika vardır. İnsandaki akıl ve lisan gibi, bir anda yalnız bir mes’eleyi düşünmek ve yalnız bir lafzı söylemek gibi cüz’î değil, göz misillü muhit bir nazara sahib olmak gibi, Kelâm-ı Ezelî dahi bütün zamanı ve bütün taife-i insaniyeyi nazara alan bir külliyette bir kelâm-ı İlahîdir. Elbette onun manası, beşer kelâmı gibi cüz’î bir manaya ve hususî bir maksada münhasır değildir. Bu sebebden, bütün tefsirlerde görünen ve sarahat, işaret, remiz, îma, telvih, telmih gibi tabakalarla müfessirînin beyan ettikleri manalar, kavaid-i Arabiyeye ve usûl-ü nahve ve usûl-ü dine muhalif olmamak şartıyla, o manalar, o kelâmdan bizzât muraddır, maksuddur.
          İşarat-ül İ’caz – 8

          Cevapla
        3. Avatar
          Burak

          Kur’ân-ı Hakîmin kelâm-ı ezelîden gelmesi ve bütün asırlardaki bütün tabakat-ı beşere hitap etmesi hasebiyle, mânasında bir câmiiyet ve külliyet-i harika vardır. İnsandaki akıl ve lisan gibi, bir anda yalnız bir meseleyi düşünmek ve yalnız bir lâfzı söylemek gibi cüz’î değil, göz misillü muhît bir nazara sahip olmak gibi, kelâm-ı ezelî dahi bütün zamanı ve bütün tâife-i insaniyeyi nazara alan bir külliyette bir kelâm-ı İlâhîdir. Elbette Onun mânâsı, beşer kelâmı gibi cüz’î bir mânâya ve hususi bir maksada münhasır değildir. Bu sebepten, bütün tefsirlerde görünen ve sarahat, işaret, remiz, îma, telvih, telmih gibi tabakalarla müfessirînin beyan ettikleri mânâlar, kavaid-i Arabiyeye ve usul-ü nahve ve usul-ü dine muhalif olmamak şartıyla, o mânâlar, o kelâmdan bizzat muraddır, maksuddur.

          İşaratül-İcaz

          Cevapla
  4. Avatar
    Dersverenuyaran

    Tarık 5 de ” insan neden yaratıldığına ibret nazarıyla baksın ” deniliyor.demekki Tarık 6 daki atılan sıvı 1400 sene önceki arapların görebileceği bir şey..fakat bahsettiğiniz sıvı gözükmez.gözükmeyen şeye o zamanki araplar nasıl bakabilir ? Ayette “baksın” dediğine göre arap meniye bakacak,çünkü görebileceği sadece o.Allah o zamanki göremeyecekleri bir şeye “baksın” diyerek bedevilerle kafa mı bulmuştur ? Çünkü ayette atılan sıvı bahsettiğiniz şeyse ,asla göremeyecekler.gördükleri menide onları yanıltacak.yani göremeyecekleri şeye bakamayacaklar.Allah bedeviyiiyanıltmışmıdır,aklını mı çelmiştir ? Allah ‘ın 1400 sene önceki arapları muhatap almadığını kanıtlayabilirmisiniz ? Ve ayette “ibret nazarıyla baksın “” deniliyor.başka ayetde de insanın hor ve hakir görülen “meni ” den yaratıldığından bahsediliyordu.hatta yanlış hatırlamıyorsam insan o meniye baksın deniliyordu…şahsen bu ayeti okuduğumda 1400 sene önce, ibret nazarıyla önce menime bakardım.görebileceğim tek şey meni olduğu için..bahsettiğiniz şeye yani o sıvıya herkes bakamaz,mikroskop,özel cihazlar gerekir.
    Göğüs kafesi ile bel kemiği arasında akciğer,kalp var..meni ve bahsettiğiniz sıvı burda mı oluşuyor ?

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici

      Buradaki sıvının erkeğin ve kadının sıvısına uyduğunu söyledim. O zamanın insanlarının sadece erkeğin sıvısını görmeleri onlar için yeterli. Kadının sıvısının da görülmesi ise daha sonraki insanlara nasip oldu. Yani herkesin bütün sıvıları görmeleri şart değil. Örneğin başka bir ayette şöyle der: Şuara7: “Yeryüzüne bir bakmadılar mı ki, biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.” Şimdi bütün insanların botanikçi olup bütün bitki çiftlerini görmesimi gerekiyor. Hayır. İnsanlığın şimdi veya daha sonra görebileceği birşeyler olması yeterli. Ama her zamanda bu bahsedilenlerin en az birinin görünmesi gerekiyor. Öyleyse senin kendi spermindeki suyu görmen yeterli. Zaten spermin yüzde 99u prostatta oluşturulan ve spermi sulandırmaya yarayan sıvıdır. Gerçek sperm hücrelerini çıplak gözle göremezsin. Testisten atılan ise bu yüzde birlik sperm hücreleridir

      Cevapla
    2. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici

      Kuran kıyamete kadar gelecek olan tüm insanlara geçerli olduğu için Kuran’daki bazı görmezmisiniz veya bakın ayetlerinin müteşabih manaları bilim asrı insanlarına bakıyor. örneğin bir ayette göklerde çatlak göremezsiniz diyor. Tekrar tekrar bakıp arayın, gözünüz yorgun düşer diyor. Bu hitap tabiki o günün insanına değildir. Çünkü çıplak gözle görünen gök çatlayacak birşey değildir. Ama modern bilim gösterdi ki uzayın bir karanlık madde örüntüsü var ve bu örüntü uzayı tutuor. Karanlık enerji birgün bu örüntüyü çatlatıp yıldızları saçacak. Şimdilik bu örüntüde bir çatlak yok…. Demek ki bu tür ayetlerin bazıları gelecekteki bilim çağı insanlarının ilgi alanına giren müteşabih ayetlerdir.

      Göklerin çatlaması ile ilgili yazılar sitemde var.

      Cevapla
  5. Avatar
    Muhammed Efe

    Merhaba. Normalde yazıda 5. kaynakta olduğu belirtilmiş ama altta sadece 2 kaynak var. Kaynakların tamamını yazabilir misiniz?

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici

      Kaynaklar sitenin yapılandırılması esnasında silinmiş olmalı, en kısa zamanda tekrar koyacağım.

      Cevapla
  6. Avatar
    Muhammed Efe

    Merhabalar, bir şey sormak istiyorum. Prostat bezinden bahsetmişsiniz ama vikipedi de prostat leğen kemiğinden bulunur yazıyor. Kafam karıştı. Bel ve kaburga arası mı? Leğen Kemiği mi? Kafam karıştı. Cevaplarsanız çok sevinirim.

    Cevapla
    1. Avatar
      kurangunlukleri Yönetici

      Ayette geçen sulb kelimesi omurganın başlangıcından yani kuyruk sokumu hizasından başlayan bel bölgesini anlatır, teraib’e kadar yani göğüs kemiklerine kadar olan bölgeyi kapsar ki bu bölge karın boşluğu demektir ve ovaryum ve prostat bu sınırlar içindeki karın boşluğu arasında bulunur. Prostat leğen kemiği içinde yer alır ve leğen kemiği bu omurganın en alt ucu olan kuyruk sokumu ile başlar. Yani prostat sulb bölgesinin sınırlarını çizen kuyruk sokumu ile kaburgalar arasında kalan bölgede bulunan leğen kemiği ile başlayan karın boşluğu sınırları içerisindedir.

      Yani prostat ve ovaryum bu sulb bölgesi sınırları içerisinde kalmasına rağmen, gerçekte Sulb kelimesi konuşma dilinde kemikten çok üreme organlarının bulunduğu tüm bel bölgesini anlatır. Yani Arapça’da sulb ve teraib kullanıldığında kemikler değil o bölge yani üreme organlarının bulunduğu tüm bel bölgesi (apış arası dâhil) ve göğüs kemiklerini kaplayan tüm göğüs bölgesi anlaşılır.

      Cevapla