255# İki kadının şahitliği bir erkeğinkine mi eşittir ?

Kadın

Soru: İki kadının şahitliği bir erkeğinkine eşittir diye ayet var mı? Kuran’da neden kadının şahitliği erkeğinkinden az kabul edilip bir erkeğe karşılık iki kadın şahit isteniyor? İslam’da kadınların şahitliği konusunu açıklar mısınız?

Cevap: Bu ifade bakara 282 ayetinde geçer. Ayette borçlanma hukuku anlatılır ve borcun yazılması ve şahitler getirilmesi anlatılır. Ayet uzun olduğundan konumuzla ilgili kısımlarına bakalım:

Bakara 282: “…Eğer borçlu aklı ermez, aciz veya kendi söyleyip yazdıramayacak durumda birisi ise, velisi, tam bir şekilde yazdırsın. Erkeklerinizden de iki tanık tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa, o zaman razı olacağınız tanıklardan bir erkek ve biri şaşırdığında diğeri ona hatırlatacak iki kadın tanık tutun. Tanıklar, çağrıldıkları zaman kaçınmasınlar…”

Ticarete mahsus ayet

Öncelikle ayet ticarete mahsus bir ayet, çünkü “razı olacağınız tanıklar” ile sözleşmenin yazılması isteniyor. Suç işleme gibi adli vakalarda her iki tarafın da razı olacağı tanıklar aranmaz, onun için ayetin ticarete mahsus bir hüküm olduğu açık. Ayetin adli vakalardaki görgü tanıklığı gibi bütün durumlar için uygulanması istenmiyor. Örneğin; Bir suça bir kadın şahit olmuşsa mesela bir kadına tecavüz edilmişse ve kadın bunu bildiriyorsa bu bir adli olaydır, bu mağduriyet olayında ikinci bir kadın şahidi yok diye mağdur olan dinlenmeyecek mi? Elbetteki dinlenecek ve hep de dinlenmişdir. Kuran’ın ticaret hükümleri hariç iki kadın şahit istediği bir yer yoktur. Yani Kuran mukavele şahitliği için bir hüküm indirmiştir. Normal şahitliklerde kadın ve erkek aynıdır. Zaten mezhep imamları bile birçok olayda tek kadının şahitliğini yeterli görmüşler fakat yine de olması gereken durum ise ticaret hariç hiçbir durumda iki kadın şartı aranmamasıdır.

İkinci olarak kadınların ticaret yapmasında hiçbir mahsur yokken ve hatta peygamberin eşi Hz. Hatice bir tüccar iken, ticarette şahitlik meselesine gelince öncelikle erkeklerin şahit olması isteniyor. Şahitlik sorumluluğunun altına kadınların öncelikli olarak sokulması istenmiyor. İki erkeğin bulunmadığı durumda ise bir erkeğin ve iki kadının olabileceği belirtiliyor.

Kadının şahitliği Pozitif ayrımcılık mı Negatif ayrımcılık mı?

Peki bu kötü bir şey mi? Yani kadınlar için bunu pozitif bir ayrımcılık olarak mı saymamız gerekiyor, yoksa negatif bir ayrımcılık mı? Cevabı açık değil mi? Evet şahitlik belalı bir durumdur, kaçınılan bir durumdur, hatta onun için ayette diyor ki tanıklar çağrıldıkları zaman kaçmasınlar. Çünkü eğer sözleşme de problem çıkmışsa iş husumete bozulmuşsa oklar şahitlerin üzerine çevrilir çoğu zaman. Bu yüzden erkekler için de bir sorundur ve kimseyi rahatsız etmemek için şahitlikten kaçmak isteyebilirler, ayet bu yüzden diyor ki çağrıldığınız zaman kaçmayın. İşte Kuran, böyle istenmeyen bir durumdan kadını muaf tutmak ve erkeklerin halledebilecekleri bir iş haline dönüştürmek istiyor. Günümüzde kullanılan pozitif ayrımcılık benzeri bir ayrımcılıktır. Günümüzde kadınların askere alınmayıp bu görevin erkeklere yüklenmesi gibi kadınlara karşı korumacı tavırlı pozitif bir ayrımcılık.

Birbirine destek olan iki kadın kolay kolay töhmet altında bırakılamaz

Kuran, adaletin gerçekleşmesi için eğer bu sorumluluğun altına girecek yeterli erkek yoksa birbirine destek olacak iki kadın konulmasını istiyor. Çünkü birbirine destek olan iki kadın güçlüdür. Muarızların taarruzunu keser. Çünkü tek kişi değil iki kişi şahitlik ederek birbirine destek verir, bunların yanılması ise daha zordur. Tek kişi olursa memnun olmayan taraf onun yanlış hatırladığını veya olayı çarpıttığını düşünebilir, fakat iki kadın için bunu diyemez. Bunun için kadın ticaret yapmakta özgür iken şahitlik belasına bulaştırılmak istenmiyor. Fakat zorunlu durum olursa birbirine destek olacak iki kadın olması isteniyor. Şaşırıp yanıldıklarında başlarına gelecek mobbing durumunun engellenmesi için birbirlerini düzeltip doğrulayan iki kadınlık bir şahitlikle elleri güçlendiriliyor.

Kadının hafızası zayıf değil, maksat kadına iki katlı zırh sağlamak

Klasik yorumlarda kadının hata yapma olasılığının daha fazla olduğu şeklinde açıklanmaya çalışılır, fakat hayır buradaki durum kadının daha fazla hata yapabilmesinden dolayı değildir. Kadın hafıza olarak erkekten geri değildir fakat buradaki durum kadını iki kat bir koruma altına almaktır. Yani ayet bize diyor ki kadını şahitlik işine bulaştırmayın, iki erkek şahitle bu sorumluluğu erkeklere yükleyin, fakat adaletin sağlanması için kadınların bu yükün altına girmesi kaçınılmaz ise biri diğerini destekleyecek ikinci bir kadınla kadını destekleyin ve böylelikle elleri güçlenecek iki kadın olsun.

Kuran günümüz tabiriyle belki de ilk kadın dayanışması hukukunu oluşturmuştur. Kuran burada da diğer ayetlerde olduğu gibi kadını koruma yoluna gitmiştir. Fakat görmek istediğiniz manzara ateistler gibi ise olaylara hep yanlış açıdan bakıp bir sürü gerçeği gözden kaçırabilirsiniz.

Kimler neden çarpıtıyor?

Şimdi soruyu tekrar soralım, bu durum yani kadınların şahitliği, kadın için pozitif ayrıcalık mıdır, yoksa negatif ayrıcalık mıdır? Bazı ateistlerin her zaman yaptıkları gibi olayları çarpıtıp dramatize etmelerinde haklılar mıdır? Acaba bu gerçekleri anlayamıyorlar mı yoksa biliyorlar da olaylara farklı yönlerden baktırıp bazı yönlerin gözden kaçmasını mı sağlıyorlar?

Kuran’ın emirleri ön yargılardan sıyrılıp insanın yaratılış fıtratına uygun olarak incelendiğinde görülecektir ki, en iyi sistem Kuran tarafından tarif edilmiştir. Kuran’ın aksine giden hiçbir uygulama insana huzur getirmeyecektir ve toplumun huzurunu değil bir kısım elitlerin dünyalarının imar edilmesini amaçlamakta ve insanları Allah’ın kanunları olan Kuran’a karşı şeytani planlarla kışkırtmaktadırlar.