246# Kuran soru sormayı yasaklar mı?

Genel

Soru: Maide 101 ‘e göre Kuran soru sormayı yasaklar mı? Cevabı hoşunuza gitmeyecek şeyler sormayın ne demektir?

Cevap: Ateistlerin yine Kuran’ın genel bağlamına bakmaksızın cımbızlayarak ve anlamını çarpıtarak servis ettikleri ayetlerden bir tanesi de Maide 101 ve 102 ayetidir. Bu düşünemeyen fakat sorguladıklarını sanan arkadaşları izlerken diyorum ki “bu anlayamadıkları ayetten dolayı mı ateist olmuşlar şimdi? Öyleyse ben bu ayetin onların anlamak istediği şeyi anlatmadığını göstersem acaba Müslüman olurlar mıydı?” Neyse çok su götürecek bu konuyu başka yazılarımıza bırakıp konumuza bakalım.

Maide 101 ve Maide 102

Maide 101-102: “Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan’dır, Halim’dir. Sizden önce bir millet onları sormuştu, sonra da onları inkâr etmişlerdi (kafir olmuşlardı).”

Aslında bu ayeti (şartlanmış bir ateist olmaması şartıyla) bir çocuğa da okutsanız ne demek istediğini anlar. Ayet diyor ki “Cevabı hoşunuza gitmeyecek şeyler sormayın”. Hiçbir soru sormayın mı diyor burada sayın sorguladığını sanan ateist?

Tefsir kitaplarında ayrıntıları olan bu konu şu demektir: Bazıları Peygambere gelip sorular soruyordu, eğer peygamber onları destekleyecek bir cevap verirse memnuniyetle dönüp peygamberi referans gösteriyorlardı.

Yazarın önerisi:  145# Ateizmin ve iblis'in düştüğü aynı yanlış: Ben ondan üstünüm

Fakat vahiyle hareket eden Peygamberin cevabı eğer hoşlarına gitmezse bu defa yüzünü asarak geri dönüyorlardı, bazen de bu cevabı inkâr ediyorlardı. Haliyle peygambere gaybi haberleri sorup da gelen cevapları kabul etmemek zaten o peygambere inanmamaktır ve dini literatürde bu işin adı küfürdür (kâfirlik, inançsızlık).

Sorgulama Ayetleri

Fatır 37: ”Size DÜŞÜNECEK kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi?”

Rum 28: “…DÜŞÜNEN BİR TOPLULUK İÇİN âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.”

Mülk 10: “Yine şöyle derler: “Eğer kulak vermiş veya AKLIMIZI KULLANMIŞ OLSAYDIK, şu alevli ateştekilerden olmazdık.” (Mülk Suresi, 10)

Yunus 100: “ALLAH AKILLARINI KULLANMAYANLARIN üzerlerine pislik yağdırır.” (Yunus Suresi, 100)

Fatır 37: Onlar orada, “Ey Rabbimiz! Bizi çıkar. Daha önce yaptıklarımızın aksine iyi işler yapalım” diye feryat ederler. Kendilerine, “Size, düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? Şimdi tadın azabı! Zâlimlerin yardımcısı yoktur” denir.

Yaratılışın sorgulanması emri

Ali İmran 191: “Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.”

Tarık 5: “İnsan neden yaratıldığına bir baksın.”

Yazarın önerisi:  177# KİM CENNET’E KİM CEHENNEM’E?

Ankebut 20: ““Yeryüzünde gezip dolaşın. Allah’ın mahlûkatı başlangıçta nasıl yarattığına dikkatlice düşünerek bakın, inceleyin.”

Allah aşkına daha nasıl “aklınızı kullanın ve sorgulayarak Allah’ı bulun” diyecekti, bazı ateistler gibi küstahlaşmayı sorgulama olarak mı sunacaktı?

Dini aklı kullanarak anlamak emri

Bakara 170: “Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) izleyin!” denildiğinde: “Hayır, biz atalarımızdan gördüklerimize (geleneksel alışkanlıklara, inançlara ve eylemlere) uyarız!” diye cevap verirler. “Ya ataları akıllarını kullanmadı ve doğru yolu bulamadılar ise?”

Özetle

Maide 101 ve Maide 102 ayetlerinde deniyor ki; Bazı işlerinizde hatalı olup olmadığınızı merak ediyorsunuz. Belki vicdanınızı rahatlatmak belki insanlara kendinizi ispatlamak için Peygamberi yanınıza alacağınızı umarak gelip sorular soruyorsunuz. Eğer haklıysanız seviniyorsunuz fakat haksız çıkarsanız Peygambere karşı olumsuz duygular besleyenler oluyor.

Oysa bu tür soruları sorup da inkâra gitmeyin. Haklı da olsanız haksız da olsanız Allah vicdanınızı sızlatan bu şeyleri affetmiştir. Allah bu konuyu açmıyorsa sorumluluğunuz yoktur. Eğer aldığınız cevap sizi üzecekse gelip bunları peygambere sormayın, çünkü eski peygamberlere de böyle yapıp sonunda verilen cevapları beğenmedikleri için veya inkar ettikleri için iradeleriyle dinden çıktılar.

Sonuç

Maide 101 ve Maide 102 ayetleri örneğinde olduğu gibi, Kuran ayetleri bazıları tarafından kasti olarak anlamları çarpıtılmaya çalışılıyor. Kuran’ın bağlamı nazara alınmadan tek bir ayet üzerinde mantık ve kelime oyunları yaparak Kuran ayetleri şeytani düşüncelerle eğri gösterilmek isteniyor. Bu durum ise maalesef Kuran ilimlerine karşı iyice yabancılaşmış fakat sorsanız Müslümanım diyen kişilerin umurunda bile değil. Umurunda olan bazı kesimler ise meseleyi ilimle ve doğrusunu anlayarak ve göstererek çözmek yerine cehaletten gelen çaresizlikle meseleyi kaba kuvvetle, sansürle veya güçle çözmeye çalışıyor. Oysa dine gelen saldırı ilmen olursa buna ancak ilimle karşılık verebilirsiniz. Ne sansür ne de kaba kuvvet gerçek bilginin sağladığı gücü ve batılı susturucu etkisini sağlayamaz.

Yazarın önerisi:  119# İyilik yapmak için dine ihtiyacımız yok mu?

İnsanımızın gözlerinin açılıp, sahte sanal lezzetlere değil Kuran’a ve dinlerine sahip olmaları dileği ile.