197# Kırmızı hapa cevap 3: Tanrı insanları imtihan eden, her şeye gücü yeten ve mükemmel bir varlık olamaz iddiası

Felsefe

İddia: Tanrı insanları imtihan eden, her şeye gücü yeten ve mükemmel bir varlık olamaz. Kusursuz varlık hiçbir şey yapmaz, çünkü kursuzdur, hele ki kendisine kul olması için canlılar hiç yaratmaz ve göstermediği varlığına inanmıyorlar diye onları cezalandırmaz.

Cevap:

  1. HER ŞEYE GÜCÜ YETEN: Bu mantık hatası ateistlerin tıpkı paganlar gibi hayallerinde oluşturdukları yanlış bir Tanrı imajından kaynaklanıyor. Bulutlar üstünde elinde mızrağı ile duran, insana benzeyen ve insanlarla bulmaca oynayan ve bilemeyenleri yakan bir Tanrı figürü kafalarında var ve semavi dinlerin bunu böyle açıkladığını düşünüyorlar veya en azından öyle göstermek istiyorlar. Oysa Allah insanları bulmaca oynamak için değil, kendisini eserleriyle tanımamız ve yaşayarak olgunlaşmamız, kendimizi aşmamız için Dünya’ya gönderdi. Allah’ın varlığını hiç şüpheye meydan vermeyecek derecede gösteren eserlerini ve kanıtlarını ise direk değil bazı SEBEPLER PERDESİ ile ortaya çıkardı. Mesela yumuşak ve sulu bir portakalı önce kara topraktan sonra tahta odundan süzülüp oluşmasını takdir ederek, elmanın oluşumuna toprağı ve ağacı birer SEBEP yaptı. Bu sayede aklını kullanıp her şeyin arkasındaki gerçeği arayanlar “Bu işler bu cansız akılsız atomlardan kendi kendine olamaz, sonsuz bir ilmin göstergesi, SEBEPLER PERDESİ arkasında onları bir orkestra gibi yöneten biri var” deyip Rablerini tanıdılar. Fakat sebepler perdesine takılıp elmanın oluşma sürecini açıklamakla elmayı basitleştirdiğini sananlar ise bu sebepler perdesini yeterli bulup, bu sebepler kendi kendine bu sanatları oluşturamaz diye akıl yürütmediler, yürütmek istemediler. Allah, sonsuz kompleksliği sonsuz bir kolaylıkla yaratarak, kendi ilminin sonsuz olması gerektiğini ve her şeye gücü yetmesi gerektiğini gösterdi. Örneksiz olarak yarattığı sayısız canlı ile ilminin sonsuzluğunu teşhir ederken, insanların emanet olarak devraldıkları üstün akıllarını Rablerini tanıma ve anlama yolunda kullanmalarını istedi.
  2. İNSANI YARATMA AMACI: İnsanı yarattı, çünkü basit bir hüner sahibi olan biri bile hünerinin âtıl kalmasına izin vermiyor ve çeşitli eserlerle gösteriyorsa, benzer şekilde Allah sonsuz ilmini ve kudretini Dünya ile, evren ile ve belki bilmediğimiz nice yaratışlarla ortaya çıkardı. Oralarda kendisini ve eserlerini anlayacak zeki ve bilinçli varlıklar yarattı. Zekâ ve bilinç aslında en değerli şeydir, Tanrısal bir özelliktir, tektir ve tek bir olan Allah’a ait bir özelliktir ama bunu insanlara da emanet olarak verdi. Bu büyük sırrın ve güzelliğin âtıl kalmaması için, tanınması ve anlaşılması için bilinçli ve zeki varlıkları yarattı. Yarattıkları onun aynası oldu. O, kendini bu yarattıklarının bilinçlerinde Rablerinin her ismine birer ayna olmaları için herkesi özgür iradeli yaptı. Bu durum da onlar için bir sınav oldu ki kimin Tanrısal özelliği olan zekâsını yaratılış amacında kullandığını kimin ise su-i istimal edip nankörlük edeceği de böylece ortaya çıktı.
  3. KUL OLMAK: Kul olmak demek ise mensubiyetini bilmek ve teşekkürünü yapmaktır. Örneğin nasıl ki bir insan dayandığı devletten veya çalıştığı kurumdan veya ailesinden gücünü alıyor ve mensubiyeti gerekli görüyorsa aynı şekilde bu evrenin tek ve mutlak gücü olan Allah’a da mensubiyeti yani kul olmayı, bir devlete vatandaş olma şerefinden aşağı görmemelidir. Kul olmak daha önce “Tanrı bencildir safsatası ve Psikanaliz” yazımızda açıklandığı için bu kısmı kısa kesiyorum.
  4. CEZALANDIRMA: Elbette ki her bilinç sahibi kendi dostlarını mükâfatlandırıp, kendine düşmanlık edenleri ve düzenini bozanları ise cezalandırır. Allah ise hem bu sebeplerden hem de diğer kullarının haklarını çiğneyenlerden dolayı adalet için cezalandırır. Yalnız burada “kendine düşmanlık edenleri” ifadesine dikkat edin. Allah Kuran’da kâfirlerin ve müşriklerin Cehennem’e gideceğini belirtir ki evrenin tek gerçeği olan Allah ile irtibatlarını kesip içlerindeki Tanrısal iyiliği ziyan eden ve şeytanlaşma yolunda kendilerini geliştiren bu insanlara gelir bu tehditler. Bunların dışında kalıp ne Allah’a düşmanlık eden ne de kulluk edenler hakkında Allah’ın ne karar vereceğini bilemesek te Kuran’da geçen ARAF denilen yer ne cennet güzelliklerini içerir ne de cehennem azabını, tahminimce dünya standartlarında bir yer olması lazım ve buranın dünya’da ortada kalmayı tercih eden insanlara ayrılacağı anlaşılıyor. Araf zaten orta demek. Yani Allah, kendisine düşmanlık ve art niyetli olarak nankörlük etmeyen hiç kimseyi Cehennem’e almayacak olduğu Kuran’dan açıkça anlaşılıyor. O yüzden bu iddiaları ortaya atan ateistler “herkes yanarsa biz de yanarız” mantığı ile kendilerini avutmasınlar. Masumlar kurtulur Allah’a düşmanlık edip gece gündüz insanları Rablerinden koparmak için çalışanlar ve Allah’ın kudret sergisini başıboşluğa, anlamsızlığa ve tesadüflere havale etmek isteyenler ise Cehenenem’e yakıt olur. Kendi rızaları ile Cehennem’i kabul ettiklerinden dolayı son derece adalettir. Allah’ta Kuran’da hesap günü kimseye zulüm edilmeyeceğini herkesin kendi rızası ile tercih ettiklerini karşılarında bulacaklarını bildirir.
  5. Cehennem’in kara delikler olması gerektiğini daha önce bir yazımda anlatmıştım. Ek olarak şunu diyeyim ki Cehennem’deki her azap Kuran’da belirtilen şekilde gerçekleşecek fakat bilim insanlarının belirttiğine göre insan kara deliğe düşerse bedeni çöktükten sonra holografik olarak yaşamaya devam edebilir. Fuzzbal teorisine göre insan kara deliklerde yok olmaz, farklı bir holografik varlığa bürünür. (http://theconversation.com/what-would-happen-if-earth-fell-into-a-black-hole-53719; https://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-3448188/What-happen-Earth-fell-black-hole-Expert-outlines-three-gruesome-scenarios-befall-planet.html ).
Yazarın önerisi:  118# KENDİNİ TÜKETEN BAKTERİ SENDROMU

Zaten Kuran’daki cehennem tasvirlerine baktığınızda insanın yanacağı fakat ölmeyeceği, derilerinin yandıkça yeniden oluşması gibi fizik kurallarının geçerli olduğu bir mekâna değil holografik bir mekânın tanımına daha çok uyuyor. Fakat kara deliklerle açılan solucan deliklerini geçip evrenin öteki yüzüne yani antimadde evreninini oluşturan cennete ulaşanlar için yine fiziki beden fakat antimadde ile yapılmış ve fizik kurallarının çok farklı olduğu bir beden bulmaları mümkün.

  1. Kısaca, Allah sonsuz güçlü ise kendine kullar yaratmaz, cehennemde cezalandırmaz savı hiçbir gerekçeye dayanmayan fakat aksi için daha çok sayıda adaletli ve hikmetli gerekçeler sayabileceğiniz çok temelsiz bir avuntudan başka bir şey değildir.