135# Yahudiler ‘Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük’ diye bir ifade kullanmazlar mı?

Çelişki yok

Bilindiği gibi Hristiyanlar İsa’ya (a.s.) Tanr’nın oğlu diyorlar. Tanrısal bir gücü olduğunu iddia ediyorlar. Kuran’da ise İsa’nın Tanrı olmadığı ve kul olduğu ve Allah’tan başka bir Tanrı olamayacağı yazıyor. Peki ilk Hristiyanlar neden İsa’yı Tanrılaştırmış olabilir, şimdi bu sorunun cevabını arayacağız.

Bütün insanların ruhu olmasına rağmen, Kuran iki kişi için Allah’ın ruhundan üflendiğini ve durumlarının birbirine benzediğini haber verir. Bunlar Hz. Adem ve Hz. İsa’dır.

Müslümanlar İsa’ya Ruhullah der. Çünkü Nisa 171. ayette İsa’nın Allah’tan bir ruh olarak Meryem’e gönderildiği yazar. Bu durumda İsa’da mucize eseri olan kendi doğuşunu açıklamak için Allah’ın öğrettiği şekilde kendini Allah’tan bir ruh olarak tanıtması normaldir. Eğer kendini Allah’tan bir ruh olarak tanıttıysa İsa’da ard niyet arayan Yahudi hahamların bunu İsa’nın kendini Tanrı ilan etmesi olarak algılaması ve İsa’yı bundan yargılamaları da beklenir. İsa’dan sonra ise zamanla bu Ruhullah meselesi Allah’ın parçası veya oğlu şekline dönüşmüş olması ihtimal dâhilindedir. Zaten İncil’de  üç Rab’den biri “Kutsal Ruhtur” , bu da bu manayı güçlendiriyor. Yani ilk manası ile Rab kutsal ruhtur, Hz. İsa’da O’ndan bir ruh ise O’nun parçasıdır ve zamanla Rab’bin oğlu şekline değiştirilmiş olması da kuvvetle muhtemeldir. Çünkü İnciller İsa’dan sonra 80 ile 250 yıl sonra yazılmışlardı. Eldeki dört İncilin de farklı olması orijinalliklerini korumadığını gösteriyordu. Oysa İncil bir tane olması gerekiyordu. İslam’da Hz. Muhammed’in hadislerinin 200 yıl sonra yazıldığı için hadis âlimleri bu hadisler içinde çokça tahrif edilmiş, manasını koruyamamış sözler ayıkladılar ki benzer durum İncil için de geçerli idi. Yani hadislere benzer şekilde İncilin ’de tamamı doğru değil fakat tamamı yanlış ta olmaması gerekir.

Yazarın önerisi:  122# Şefaat var mıdır, yok mudur?

Evet İsa hem Allah’ın elçisi olduğunu hem O’ndan bir ruh olduğunu hem de İnsan olduğunu söylemişti. Tıpkı Kuran’da geçtiği gibi. Fakat özellikle Yahudiler ard niyetli olarak Allah’ın ruhu meselesini Tanrılık iddiası olarak kabul ettiler ve bu düşüncelerini zamanın nehrine katarak bugüne gelmesini sağladılar. Yahudilerin Tevrat dışındaki kutsal kitapları olan Talmud da tarihi olaylar da anlatılır ve İsa’dan bakın nasıl söz edilir:

* Mısır’da bulundu (b. Shabbat 104b; b. San. 107b);

* Annesinin adı Miriam (Meryem) idi (b. Sha. 104b; b. Jag 4b);

* Kendisine zina çocuğu yakıştırması yapıldı (M. Yeb 4, 13; b. Gemara, Yeb 49b; b. Yoma 66d; b. San. 106a; b. Kallah 51a);

* Büyü olarak yorumlanan mucizeler yaptı (b. San. 43a; 107b; Sota 47b; y. Hag. II,2);

* İsrail’i yoldan ‘saptırdı’ (b. San. 107b);

* Yahudi âlimlere göre ‘Sapkın öğretiler’ yaydı (b. San. 103a);

* En az beş öğrencisi vardı (b. San. 43a);

* Tanrı olduğunu iddia etti (Yalkut Shimeoni 725; y. Taanit 65b);

* İnsanoğlu olduğunu da iddia etti (y. Taanit 65b);

* Pontius Pilatus onu idama gönderdiğinde 33 veya 34 yaşındaydı (b. San. 106b);

* O, Fısıh Bayramının arifesinde [haça] asıldı (b. San. 67a; b. San. 43a);

Yazarın önerisi:  134# HERKES KENDİ GÜNAHINI MI ÇEKECEK, YOKSA BAŞKALARININ GÜNAHLARINI DA MI?

* Haça gerilerek lanete uğradı (T. San. 9,7);

* Kraliyet soyuna –yani Davut soyuna– yakındı (b. San. 43a);

* Dünyaya tekrar geleceğini ilan etti (Yalkut Shimeoni 725)

* “Yeshu ha-Nosri [Nasıralı İsa] büyüleriyle İsrail’i aldatıp baştan çıkardığı gerekçesiyle Fısıh bayramından önce infaz için belirlenen günde, (…) idam sehpasında [haça] asıldı.” (Talmud, B. San. 43a) (Kaynak: http://www.antalyaincilkilisesi.com/isabirefsanemidir.html)

İsa’dan sonra çok sayıda incil ortada dolaştığı için M.S. 325 yılında İznik konsülü toplandı. İznik konsülüne göre İsa Tanrı olduğu için bu öğretiye uymayan tüm İnciller toplattırılıp yakıldı. Aksine hareket edenler cezalandırıldı. Fakat yine de bunlardan günümüze ulaşan Barnabas İncili İsa’nın Tanrı olmadığını ve bu fikrin zamanla ortaya çıktığını yazar.

Diğer bir konu da Kuran’da Nisa 157’de geçen ‘Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük’ ifadelerinin Yahudiler tarafından kullanılmayacağı iddia ediliyor.

Nisa 157: “Ve: ‘Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük’ demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (bir) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler.”

Dikkat edilirse burada İsa’yı öldürdüğünü sanan bir grup Yahudi’nin konuşması veriliyor. Yine onların şüphe içinde olduklarından bahsediliyor. Çünkü o kadar mucize gördükten sonra inanmamışlarsa da mutlaka içlerinde “acaba Allah’ın peygamberini mi öldürdük” gibi bir şüphe kalmış olması gerekir. Sonra da vicdanlarına dönüp ‘Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük’ demeleri normaldir. Bir önceki ayette bundan dolayı kalplerinin mühürlendiği de yazıyor ki kalp mühürlenmesi bireysel bir olaydır. Hata yapanları ilgilendirir.

Yazarın önerisi:  244# Malların ve çocukların fitne olması ne demektir?

Oradaki Yahudilerin bunu söylemediklerini iddia etmek için orada olup onları ve vicdanlarını dinlemek gerekir. Yoksa böyle iddialar vahye karşı mesnetsiz savunmalar yapmaktan öteye gidemez.

Özetle: İsa’ya Tanrılık yakıştırması yapılması, O’nun Allah’tan bir ruh olmasındandır. Fakat Hristiyanlık İsa’ya Tanrı yakıştırması yapmakta haksızdır ve büyük günah içine girmektedirler. Ateistler ve deistler ise yukarıdaki ayette çelişki olduğunu iddia etmekle kendileri çelişki içine düşmüşlerdir.