
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Bugün yaklaşık bir haftadır okuduğum bir kitabı sizinle paylaşmak istiyorum arkadaşlar. Kitabın elime ulaşması ve okumaya başlama serüvenim biraz heyecanlı geçtiyse de istifadesi bol oldu.
Kitap iki ciltten oluşuyor. Şu an kitabı bitirmedim. İkinci cilde yeni başlamama rağmen hemen kitabı paylaşmak istedim. Çünkü çok mühim bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitap imanî ve felsefî konulardan bunalmış bir gencin hikâyesini anlatıyor. Genç, felsefeye meraklı bir gençtir fakat öğrenim gördüğü okuldaki bağnaz ortamdan, hocalarının ve arkadaşlarının baskısından bunalır. Okuldaki arkadaşları ve bazı hocaları genci felsefeye merakı dolayısıyla ve sorduğu bazı sorular sebebiyle suçlar. Onu "sofist felsefecinin birisi" olarak itham ederler. Aradığı soruların cevaplarını orada bulamaz genç. Bir süre sonra, okuldaki diğer öğrencilere zarar vereceği endişesiyle okuldan atılır. Babasını ulaşır bu haber. Babası aynı krizleri kendisinin de yaşadığını ve bu hâlden üstadı olan Ebunnur el-Mevzun'un vesilesi ile kurtulduğunu söyler.
Bu tavsiyeyle ana karakterimiz olan genç (Hayran bin Ad'af) babasının da üstadı olan Ebunnur El-Mevzun'un yanına gitmek için yola koyulur. El-Mevzun aslen Semerkantlı olan bir âlimdir. Uzun zamandır kendisi münzevi hayatı yaşamaktadır. İmam Buhari'nin mezaarının yanındaki camide günlerini geçirmektedir. Ancak günün birinde uzak diyarlardan gelen bir genç onun "rahatını" bozar. Genç ona sorularını ve başından geçenleri anlatır. Mürşit gence, huzurunu kaçırdığını fakat yine de sorularına cevap vereceğini ancak bunun için sabırlı olması gerektiğini söyler. İşte genç ve üstadın arasındaki muhabbet böyle başlar.
Kitabın yazarı olan Nedim Cisir, Said Nursi'nin "üstadımızdır" dediği Lübnanlı âlim, Risale-i Hamidiyye kitabının yazarı büyük kelâmcı Hüseyin el-Cisr'in oğludur. Nedim Cisr Semerkant'ta bulunduğu bir sırada, yıllar sonra Hayran bin Ad'af ile karşılaşır. Hayranla karşılaşan Nedim, Hayran'ın Hüseyin Cisr ve El-Mevzun'u tanıdığını öğrenir. O sırada Hayran da hocası Mevzun'un dikte ettirdiği ders notlarını ve diyaloglarını yazmaktadır. Amacı bu eseri neşrettirmek ve kendisi gibi gençlik zamanlarında iman krizi yaşayanların bu eserden istifade etmesini sağlamaktır. Hayran da Nedim'in, üstadının üstadı olan Hüseyin Cisr'in oğlu olduğunu öğrenince bu vazifeyi ona verir.
Kitapta anlatılan bu hikâyenin gerçek mi kurgu mu olduğu belli değildir. Ancak ana karakterlerin isimlerine bakılırsa (Ebunnur el-Mevzun: Nûr'un babası Dengeli/Ölçülü; Hayran bin Ad'af: Zayıf oğlu Şaşkın) kitabın ve karakterlerin kurgu olma ihtimali yüksektir. Didaktik eserlerde görülen bu kurgu ve diyalog üslubu okuyucuyu olayın içine dahil eder.
Kitabın içeriğine gelecek olursak... Anlatılanlar baştan savma değil. Gayet derli toplu bir kitap. Üzerinde ciddiyetle durulması elzem olan ve derin tefekkür gerektiren bir kitap. Bu yüzden temel felsefi kavramlara dahi aşina olmayan insanlar için ağır olabilecek bir kitap. Tavsiye etmem. Fakat temel kavramlara hâkimseniz, sağlam bir felsefeye giriş kitabı olarak okunabilecek bir kitap. Zaman zaman üst düzey mevzular da tartışılıyor kitapta. "Ben felsefeyle derinden ilgilenmem ancak temel bilgileri öğrenmek istiyorum. Felsefi argümanları tanımak, şüphe deliklerini tıkamak istiyorum diyorsanız sizin için biçilmiş bir kaftan.
Altı çizili son cümle çok önemli bir gerçek.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Altı çizili son cümle çok önemli bir gerçek
Evet hocam. O cümle bu paylaşımı yapmama vesile olan cümle aslında. Bu kitabı paylaşmayı düşünmüyordum esasen. Çünkü temel bilgisi olmayanlar için, felsefenin kenarından kıyısından geçmeyenler için nispeten ağır bir kitap. Dili de 1974 basımı bir kitap olduğu için yine ağır. Bu yüzden yukarıdaki posttaki bazı bilgileri güncellemeye karar verdim hocam. Kitap sağlam bir kitap. Aslında bu kitap bana bilginin değerinin eskimediğini, bazı argümanların yüzlerce yıl geçse de çürütülemediğu takdirde sağlamlığını sürekli koruduğunu, bilginin ve argümanın sağlamlığının zamanla ve çağla alâkalı olmadığını öğretti.
Gerçekten ilgi çekici, paylaştığınız için teşekkürler.




