
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Kudüs’ün batısında yer alan ve Kudüs’ün merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta olan Khirbet Qeiyafa isimli arkeolojik bölgede yapılan kazılar Eski Ahit'te ismi Shaaraim olarak geçen kentin bulunmasını sağlamış gibi görünüyor. Kentin kendisinde bulunan özelliklerle birlikte birde yazıt bulunmuş oldu ki bu yazıt, Talut’un kral olmasıyla ilişkiliymiş gibi görünüyor. Qeiyafa şehrinin özelliklerinden ve bulunan yazıtla ilgili detaylardan bahsetmeden önce Kur'an'da ve Eski Ahit'te Talut’un kral olduğu döneme dair neler söylendiğini kısaca hatırlatmak istiyorum.
-Mayıs 2012 de 3 büyük odadan oluşan ve tapınak olarak kullanılmış olması muhtemel bir yapı keşfedildi. Dönemin Kenanlıları ve Filistinlileri dini ritüellerini ayrı ayrı tapınaklarda icra ederlerdi. Aynı tapınağı farklı odalara bölerek belirli ritüelleri belirli odalarda icra etme gibi bir gelenekleri yoktu. (Bay Gertoux’un bu tespiti yapması önemli çünkü İsrailoğullarında Bir tapınağın üç odaya bölünmesi geleneği varmış gibi görünüyor. Brittanica. com’un Süleyman tapınağına dair sayfasında verilen bilgilere göre Süleyman tapınağı tamda üç odadan oluşan bir yapıdaydı. Şöyle yazıyor: “The Temple building faced eastward. It was oblong and consisted of three rooms of equal width: the porch, or vestibule (ʾulam); the main room of religious service, or Holy Place (hekhal); and the Holy of Holies (devir), the sacred room in which the Ark rested.” )
Emeğinize sağlık Engin hocam. Bu "tabut, sandık" daha sonra ne olmuş? Bununla ilgili bilginiz var mı hocam?
Bir de konuyla alakasız, ben Hammurabi denilen kişiyi merak ediyorum. Hammurabi'nin kim olduğu biliniyor mu, siz biliyor musunuz?
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Mayıs 2012 de 3 büyük odadan oluşan ve tapınak olarak kullanılmış olması muhtemel bir yapı keşfedildi. Dönemin Kenanlıları ve Filistinlileri dini ritüellerini ayrı ayrı tapınaklarda icra ederlerdi. Aynı tapınağı farklı odalara bölerek belirli ritüelleri belirli odalarda icra etme gibi bir gelenekleri yoktu. (Bay Gertoux’un bu tespiti yapması önemli çünkü İsrailoğullarında Bir tapınağın üç odaya bölünmesi geleneği varmış gibi görünüyor. Brittanica. com’un Süleyman tapınağına dair sayfasında verilen bilgilere göre Süleyman tapınağı tamda üç odadan oluşan bir yapıdaydı. Şöyle yazıyor: “The Temple building faced eastward. It was oblong and consisted of three rooms of equal width: the porch, or vestibule (ʾulam); the main room of religious service, or Holy Place (hekhal); and the Holy of Holies (devir), the sacred room in which the Ark rested.” )
Bu iddia doğruysa o halde Kudüs'teki ağlama duvarı Süleyman mabedinin kalıntısı değil ve Süleyman tapınağı Kudüs'te değildi, doğru mu anladım? Bu çok ciddi bir iddia ve bu konuda bilinenlerin yıkılması için çok ciddi kanıtlar gerekir.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurtulusberzan Neden bu şekilde düşünüyorsunuz hocam? Süleyman (as) ın yaptırdığı Mabedin 3 odalı oluşuyla ağlama duvarının çelişmesi nasıl oluyor ve neden mabed Kudüs'te bile olmamalı?
@drobooss Sandığın daha sonra ne olduğunu bilmiyorum. Hammurabi, Eski Babil dönemi hükümdarıdır. MÖ 1750 de öldüğü düşünülüyor. Yanlış bir bilgi olarak ilk kanunnameyi yaptırdığı okutuldu yıllarca. Umarım müfredat düzeltilmiştir. Gerçekte Sümer kralı Ur-Nammu'nun adıyla bilinen Ur-Nammu kanunnamesi 300-400 yıl kadar daha eskidir. Bununla ilgili bakabilirsiniz: https://antikyalanlar.blogspot.com/2022/04/sumerlerde-idam-cezas-uygulanan-suclar.html
@drobooss Sandığın daha sonra ne olduğunu bilmiyorum. Hammurabi, Eski Babil dönemi hükümdarıdır. MÖ 1750 de öldüğü düşünülüyor. Yanlış bir bilgi olarak ilk kanunnameyi yaptırdığı okutuldu yıllarca. Umarım müfredat düzeltilmiştir. Gerçekte Sümer kralı Ur-Nammu'nun adıyla bilinen Ur-Nammu kanunnamesi 300-400 yıl kadar daha eskidir. Bununla ilgili bakabilirsiniz: https://antikyalanlar.blogspot.com/2022/04/sumerlerde-idam-cezas-uygulanan-suclar.html
Çok teşekkür ederim hocam. Peki bu Hammurabi çok Tanrıcı mıydı yoksa tek Tanrıcı mıydı? Sümerlerin yıkılma döneminden sonra mı yaşamış bir hükümdardı?
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@kurtulusberzan Neden bu şekilde düşünüyorsunuz hocam? Süleyman (as) ın yaptırdığı Mabedin 3 odalı oluşuyla ağlama duvarının çelişmesi nasıl oluyor ve neden mabed Kudüs'te bile olmamalı?
Bu yapı Kudüs'e 25 km uzaklıktaki antik bir kentte bulundu demiştiniz ya ve bu yapı Süleyman mabedi olabilir demiştiniz, bizler klasik olarak Süleyman mabedinin Kudüs'te bulunduğunu ve ağlama duvarının ise Süleyman mabedinden kalan son duvar olduğunu biliyoruz. O halde bu klasik bilgiler yanlış olmuş oluyor.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurtulusberzan Hocam demek istediğim şuydu: Süleyman mabedinin 3 odadan oluşması ve Tel Qeiyafda ki mabed olduğu düşünülen yapının da üç odalı olması bu şehrin İsrailoğullarına ait olduğunu işaret eder. Çünkü dönemin Kenanlıları ve Filistinlileri dini ritüellerini ayrı ayrı tapınaklarda icra ediyorlarmış. Aynı tapınağı farklı odalara bölerek belirli ritüelleri belirli odalarda icra etme gibi bir gelenekleri yokmuş.
Aslında çok değerli bir detay. Sadece üç odadan oluşmakla kalmayıp eğerki Süleyman Mabedi gibi peş peşe gelen üç oda şeklinde ise çok daha anlamlı bir delil olur ve hem tapınak oluşunu hemde israiloğullarına ait oluşunu daha kuvvetli şekilde destekler. Malesef bay Gertoux'un kitabında herhangi bir resim veya başak bir detay görmedim hocam. Araştırmaya değer bir ayrıntı.
@drobooss Babil bütün dönemlerin putperest olarak görünüyor. Hem Sümerler Hem de Babilliler de ortak olan bir anlayış kralın bir çeşit peygamber gibi görülmesidir. Kral "tanrılar" ile halk arasında seçilmiş bir aracı olarak görülürdü ve "tanrıları" razı edip bereketi sağlamaktan sorumlu idi. internette yaygın olan tasvire göre Hammurabi güneş tanrısının karşısında dikiliyor ve tahtında oturan güneş tanrısı Hammurabiye kanunlar veriyor. inanışa göre Güneş tanrısı adaletten sorumlu idi. Kralın kanunları adalet tanrısından alması bunları sorgulanamaz hale getiriyor. Fakat değiştirilemez yaptığını sanmıyorum. Çünkü neticede bir sonraki kralda bir peygamber gibi görülecek ve "tanrıların" yeni kanunlarını dikte edebilecektir.
İşin özü sümerler bilinen tarihte ilk defa onbinlerce insanın bir arada yaşadığı şehirleri inşa ettiler ve bu kadar nüfusun birlikte uyum içinde yaşayabilmesi için devlet teşkilatını oluşturmalarını gerektirdi ve ilk bilinen devletin teokratik devlet olduğu görülüyor. Bu doğaldır çünkü din, gelenek ve töreler devletlerden önce var olmuş olmalıdır. Yerleşik insan nüfusu artıpta devlet dönemi başladığında insanların ilk teşkilatlanmanın merkezine dini yapıları, yani rahipleri koyması ve kralın başrahip olması şaşılacak birşey değil. Göbeklitepede bile rahip sınıfının varlığı düşünülüyor.
Kralın peygamber olarak görülmesi ise sanırım sonradan olan bir abartma ve köpürtme. Nitekim orda da durmuyorlar ve Gılgamış'ı 3 te 2 tanrı kabul ediyorlar. Anne babasından biri tanrı biri insanmış güya... sonra Akadlar "tanrı" ünvanını kullanıyorlar. Tabi yeri göğü biz yarattık demiyorlar ama yinede bu ünvanı kullanarak kendilerini halkın üstünde tanrı yetkisinde gördüklerini gösteriyorlar. Yani hükümdarlar yetkiye doymuyor.
@engin-zengin hocam ben tarihte yaşamış birçok peygamberin devlet kurduğunu ve halkı yönettiğini düşünüyorum. Onlardan sonra gelen hükümdarlar da kendilerini Peygamber gibi göstermiş olmalılar. Muhtemelen yalancı peygamber olmalarından Tanrıyı kendilerince güneş tanrısı, o tanrısı bu tanrısı diyerek halkı kendilerine inandırmak istemiş olmalılar. Kral peygamberler olduğu gibi, kral olmak için peygamberlik iddia edenler de olmuş olabilir.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@engin-zengin Çok teşekkürler, şimdi anladım
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@drobooss Peygamberlerin önderlik ettiği kitlelerin zamanla çoğaldığını ve devletleştiğini düşünüyorum. Aradan geçen yüzyıllar boyunca birçok şey aslından uzaklaştırılıp farklı hale getiriliyordur diye düşünüyorum. Tabi Birçok şeyde bişekilde devam ediyordur. Namus anlayışı, evliliğe dair temel kabuller, öldürme yasağı ve hırsızlık yasağı gibi bazı temel hususlar değiştirilmeden veya aslına yakın şekilde devrediyordur diye düşünüyorum.
Mezopotamya devletler dönemine geçtiği vakit yüzlerce binlerce yıl geriye uzanan bir mirası da şekillendirmeye devam etmekteydi. Hz. İbahim 'in Sümer-Akad çağındyaşadığını düşünüyoruz. Yani Mezopotamyalılara değiştirmiş oldukları mesajın aslı yeniden karşılarına konmuştu. Ancak çoğunluğu benimsemedi ve Allah, hz İbrahim'e kendi neslinden milletler nasip etti.
Babil ve Asur gibi büyük impratorlukların bünyesinde birçok farklı kültür birarada bulunmuş oldu. Çok sayıda kültürü inceleme ve doğru seçenekleri belirleme imkanı demektir bu. Bizler geçmişe dair çok az veriye sahibiz ve elimizdeki tabletler vb. şeylerde dönemin resmi ideolojisinin eserleri. Hükmeden sınıfın geride bıraktığı anlatımlar. Kendi geçmişlerindeki peygamberlerin sünnetleri törelerini ne şekilde etkilemiştir yahut hükmettikleri sınıflardan ne gibi örnek alacakları şeyler müşahade etmişlerdir bilemiyoruz.
Hz. İbahim 'in Sümer-Akad çağındyaşadığını düşünüyoruz.
Hocam niye böyle düşünüyorsunuz? Sümerler Hz. Nuh'tan sonra gelen Sam peygamberin kavmi ve hz. İbrahim o dönemlerde gelmiş olamaz.
Akadlar da hocamız makalesinde anlatmıştı Ad kavmi oluyor. Akadlar döneminde de yaşamış olamaz.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Akadlar da hocamız makalesinde anlatmıştı Ad kavmi oluyor. Akadlar döneminde de yaşamış olamaz.
Aslında Akadların son devrinde yaşadı. Nemrut Naram-Sin Akad kralı idi. Fakat Akad devleti helak olmadan önce Kenan'a göç ederek orayı terk etmişti. Naram-Sin'in nedeni belli olmayan ölümünden kısa süre sonra Akadlar tümden helak oldu.
Hz İbrahim Ad kavminin merkezine gönderilmiş, onları uyaran Peygamberi değildi. Öyle olsaydı zaten kavmini tümüyle terk edemezdi. Akad kavminin merkezine gelen Peygamber Hud idi. Hz İbrahim ise Urfa'da bireysel bir eylem yapmış bir genç idi. O sırada Urfa ve Diyarbakır'ı fethe gelmiş Nemrut onu yakmak isteyince Allah onu yakmamış, o da gizlice çıkıp Kenan'a göç etmişti. Onun asıl Peygamberlik yeri Kenan idi.
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2020/10/nemrud-kimdir-ibrahim-urfa/
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2021/01/ad-kavmi-irem-sehri/
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Akadlar da hocamız makalesinde anlatmıştı Ad kavmi oluyor. Akadlar döneminde de yaşamış olamaz.
Aslında Akadların son devrinde yaşadı. Nemrut Naram-Sin Akad kralı idi. Fakat Akad devleti helak olmadan önce Kenan'a göç ederek orayı terk etmişti. Naram-Sin'in nedeni belli olmayan ölümünden kısa süre sonra Akadlar tümden helak oldu.
Hz İbrahim Ad kavminin merkezine gönderilmiş, onları uyaran Peygamberi değildi. Öyle olsaydı zaten kavmini tümüyle terk edemezdi. Akad kavminin merkezine gelen Peygamber Hud idi. Hz İbrahim ise Urfa'da bireysel bir eylem yapmış bir genç idi. O sırada Urfa ve Diyarbakır'ı fethe gelmiş Nemrut onu yakmak isteyince Allah onu yakmamış, o da gizlice çıkıp Kenan'a göç etmişti. Onun asıl Peygamberlik yeri Kenan idi.
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2020/10/nemrud-kimdir-ibrahim-urfa/
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2021/01/ad-kavmi-irem-sehri/
Hocam hz. İbrahim Kenan'a göç ettikten sonra mı evleniyor, çocukları (hz. İsmail ve hz. İshak) Kenan'da iken mi oluyor? Kenan'dan sonra da Mekke'ye mi gidiyor? Mekke'de Kabeyi yeniden inşaa ettikten sonra artık hep orada mı kalıyor ve nerede vefat ediyor?
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM