
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Merhabalar öncelikle, sizinle bir alıp veremediğim yok. Sadece kafama takılanları sormaya geldim. Yardımcı olabilen herkese şimdiden teşekkürler.
İlk önce İblis konusundan girmek istiyorum.
NAHL SURESI 49
Göklerde ve yer yüzünde bulunan canlılar ve bütün melekler, kibirlenmeden Allah'a secde ederler.
Fakat
(BAKARA SURESİ / 31)
Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
İSRA SURESİ / 95)
Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir
(EN'AM SURESİ / 158)
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
(İSRA SURESİ / 40)
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: "Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?"
(MERYEM SURESİ / 9)
Hani biz meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi
Yani,
Açıkça İblisin melek olduğu bellidir, eğer iblis iradesi olmayan bir melekse nasıl isyan edebilir ki? Lütfen iblis şeytan şeytanda cindir demeyin. Allahın şeytanlara melek diye seslendiğini söylemeniz sizin için hayırlı olmaz.
İkinci olarak, dünya da ki yasaklı şeylerin öteki hayat için ilham kaynağı olması.
Bu çok açık bir şekilde belli, huriler ve içkiler, (nebe 31 den 36 ya kadar.)yer yüzünde bir şeyin yasaklanmasına rağmen cennette bunun iyi olmasının ne anlamı vardır? Siz nefislerinizi cennette bol bol içip hurilerle eğlenmek için mi tutuyorsunuz? Allah için de tutan vardır. Fakat Allah sizi yarattıktan sonra nefisleri tutanlara böyle şeyler, bir cennet vaat etmese motivasyonunuz azalırdı. Bu yüzden her türlü içinizde bir yerde haklı olarak cennete girmek için nefisinizi tutuyorsunuz. O halde, dünyada günah ve kötü olan bir şeyin cennette doğru olması cidden iyi bir şey mi ki? Kadınlar ve yemek içmek.. Cidden cennet denen şey bu olamaz, o kadınlar bunun için var diyebilirsiniz, fakat Allahın dünyada yasakladığı bir şeyin cennette iyi bir şey olmasını aklım almıyor. Hurilerin 70 kat elbise altından diz kemiği iliklerinin gözükmesi bana nedense çekicilikten çok korkunç geliyor. Elbette bundan kasıt hurilere baktıkça bambaşka güzellikler gözükeciği gibi şeyler olabilir, fakat bunu anlatmanın yolu bu mudur cidden? Direk dediğimi söylemek yerine böyle abuk subuk bir anlatımı kim yapabilir ki.
Üçüncü olarak kuranın yapısı. Kuran daha çok o zamanların gazetesi gibi bir kitap. Pek düzenli değil, mesela hiç bir zaman hiç bir yerinde temeyyümün ne olduğu, kaç vakit namaz kılınacağı(hatta sırf kuranda 3 yazıyor diye 3 vakit kılan mezhepler var) ve nasıl kılınacağı yazmaz. Ve Allah kuranın asla değişmeyeceğini söylemiştir, evet ama buna göre kuran değişmese bile hadisler değişirse, tanıklar yalan söylerse kuranın değişmemesinin hiç bi anlamı kalmaz. Çünkü kuran islamı tam olarak açıklamıyor. Hadisleri hatta o zamanki olayları dahi bilmeden kuranı okumak cidden saçma oluyor. Bir yanda alkol size yasaklanmıştır derken öteki yandan içkiliylen şunu yapın diye tavsiye verilmesi(nisa-43) bir yandan Allah merhametlidir denirken öteki yandan haram aylar bitince müşrikleri kesin biçin denmesi (tevbe-5), Eğer isteseydik kafirleri bu dunyada cezalandirdik ama cezalandirmiyoruz merhametimizden denmesi (kehf-58) ve daha sonra (ahkaf-25) te kafirleri kum firtinasiyla cezalandirip öldürmesi, ki islama göre bu hayat çok kısa, kehf-58 hiç bir şekilde merhamet olamaz gibi gibi durumlar. Cidden bunu okuyan birine mantıksız gelmemesi için bir neden yok. Yani kuran bâki olsa bile anlamının bâki kalması için de bir neden yok. Neden gazete yazar gibi yazılmış bu kitap? Ayrıca https://www.kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=32&ayet=13 gibi bir çok kaynakta her bir ayetin anlamı nispeten farklı olmakta. Bunun gibi bir kitap zaten nereye istenirse çekilir. Fakat Allahın yazdıkları (bakara-99) apaçıktır! Apaçık olduğu için mi her kaynak farklı anlamaktadır?
Dördüncü olarak Allahın kusursuz yaratması, öyleyse neden engelli insanlar var? Yanıtı Allahın mülk sahibi olduğu ve mülkünden istediği gibi tasaruf edebileceği ve ya cennette buna karşın daha iyi rızıklar verileceği yönünde. Fakat, Allah mülk sahibi olsa dahi sonsuz güç sahibidir, onun bize verdikleri ona koymaz, ama alamadıklarımız bize fazlasıyla koyar. İlk cevabı kabul dahi etmek istemiyorum, böyle sığ bir yanıt olamaz çünkü. Allah'ın bize verdikleri için şükretmeliyiz desenizde Allah'ın sonsuz gücü yok mudur? Sonsuz gücü varsa neden bazılarına eksik veriyor ki? 5 duyumuz olduğumuz için şükretmeliyiz diyorsunuz. Ama Allah için bunu 6-7-8-9-10 farketmez, istediği kadar yapabilirdi, yaratanın gücü sonsuzsa neden onun için önemsiz şeyler için size 5 duyu organı verdim. Bunun için şükrediceksiniz diyor? İkinci yanıta gelirsek bu dünyaya nasıl geleceğini seçebiliyor musun islama göre bilmiyorum. Tek bildiğim gelmek isteyip istemediğimizin sorulması. Bu bir haksızlık değil mi? İslama göre bu dünya çok ama çok kısa. Mum alevinden dahi daha sönük, sonsuz bir ipin üstündeki tek bir noktadan dahi çok küçük. Eğer tanrı varsa neden bazı insanları cennetinde daha fazla rızıkla kayırıyor? Çocuk ölümleri de buna dahil. Çocukken ölünce cennete gidiyoruz, ama bu dunyaya gelme amacımız imtihan. Sürekli öğretmen örneği verip duruyorsunuz. Çocukların kağıt bitti diye cennete gitmesine ne demeli peki? Allah ın sonsuz gücü varsa herkes imtihan olmalıydı. Hiç bir çocuk ölmemeliydi. Buna uygun bir sistem yapabilirdi ama yapmadı. Benim bile aklıma bunun çözümü gelebilirken(hiç bir çocuğun ölmemesi ve bunun farkinda olmamamiz. Madem sonsuz gücü var elbette yapabilir.) bu yaratıcının mı aklına gelmeyecek?
Allahın insanları bilerek cehenneme bizzat koyması
Araf-179
Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Secde-13
Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.
Bakara(6 ve 7)
Kendilerini uyarsan da uyarmasan da kafir olanlar inanmazlar. Allah onların kalpleri ve kulaklarını mühürlemiştir; onların basiretleri (kalp gözleri) üzerinde perde vardır
Ve başka ayetlerde de Allah'ın kalplere mühür vurmasından bahsedilir. Eğer ki Allah kalplere mühür vuruyorsa insanlardan seçim şanslarını alan, kaderine müdahele eden, sınav anında kağıdını elinden çeken gaddar bir hocadır. Gerçekten bu kabul edilebilir bir şey midir?
Cariyeler
Mearic 30 nisa 24 nisa 25 müminun 6 gibi kuranda 12 kere anılan cariyeler köleliği gayet normal bir şey gibi göstermektedir. İslama göre kaç kadınla evlenilebilir bilmiyorum fakat sınırsız cariye elde edinelebilmektedir. Bunun kadınları korumak olduğunu söyleyenler müminun 6 da söylendiği gibi kimse bu kadınlarla olan ilişki yüzünden kınanamaz. Yani bu kadınlara ne isterse yapılanabilir Allah'ın izniyle çünkü kuran bunu yasaklamamaktadır. Açık açık bu insanlara iyi davranınız dememiştir, kuran köleleği lanetlese de cariye köleliğine gıkını çıkartmamaktadır. Kadınlar cidden böyle kullanılarak mı korunmalıdır? Bu zamanına göre iyi bir çözümse kuran zamansız olmalı değil midir?
Bunlar yalnızca şimdilik aklıma gelenler. Eğer aklıma takılan bir şey olursa soracağım. Şimdiden yanıtlarınız için teşekkür ederim.
İlk önce İblis konusundan girmek istiyorum.
NAHL SURESI 49
Göklerde ve yer yüzünde bulunan canlılar ve bütün melekler, kibirlenmeden Allah'a secde ederler.
Fakat
(BAKARA SURESİ / 31)Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
İSRA SURESİ / 95)
Hani meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir
(EN'AM SURESİ / 158)
Andolsun, biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.
(İSRA SURESİ / 40)
Hani, meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'in dışında (hepsi) secde etmişlerdi. Demişti ki: "Bir çamur olarak yarattığın kimseye ben secde eder miyim?"
(MERYEM SURESİ / 9)
Hani biz meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi
Yani,
Açıkça İblisin melek olduğu bellidir, eğer iblis iradesi olmayan bir melekse nasıl isyan edebilir ki? Lütfen iblis şeytan şeytanda cindir demeyin. Allahın şeytanlara melek diye seslendiğini söylemeniz sizin için hayırlı olmaz.
Parça parça cevaplayacağım.
Sanırım ilk soru, bir ayette sadece Allah'a secde olduğunu söylerken diyer ayette Adem'e secde olması. Aslında orada tam olarak Adem'e secde etmiyorlar, Allah'ın buyruğunu yerine getirip getirmeme meselesi, Hz Adem'in kişisel özelliği değil.
Aynı Meleklere, kitaplara, peygamberlere iman gibi düşünün...
Meleklerin ne olduğunu tam bilmiyoruz, canlılar grubu gibi(bakteri, insan) kocaman bir küme olabilir.
Bu forumda daha önce bu konu tartışıldı ve şeytan bir kişi olduğu için ondan bahsedilmemesinin bir sorun olmadığı konuşuldu ki zaten ayetlerde şeytanın cinlerden oluştuğu söyleniyor.
Melekler irade sahibi varlıklardır, Allah'a "yeryüzünde kan dökecek birini mi yaratacaksın?" diye soruyorlar.
İsra 25'de kullanıldığına göre yazarı bilerek böyle kullanmış, bence hata aramaktansa böyle düşünmek gerekiyor.
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
İkinci olarak, dünya da ki yasaklı şeylerin öteki hayat için ilham kaynağı olması.
Bu çok açık bir şekilde belli, huriler ve içkiler, (nebe 31 den 36 ya kadar.)yer yüzünde bir şeyin yasaklanmasına rağmen cennette bunun iyi olmasının ne anlamı vardır? Siz nefislerinizi cennette bol bol içip hurilerle eğlenmek için mi tutuyorsunuz? Allah için de tutan vardır. Fakat Allah sizi yarattıktan sonra nefisleri tutanlara böyle şeyler, bir cennet vaat etmese motivasyonunuz azalırdı. Bu yüzden her türlü içinizde bir yerde haklı olarak cennete girmek için nefisinizi tutuyorsunuz. O halde, dünyada günah ve kötü olan bir şeyin cennette doğru olması cidden iyi bir şey mi ki? Kadınlar ve yemek içmek.. Cidden cennet denen şey bu olamaz, o kadınlar bunun için var diyebilirsiniz, fakat Allahın dünyada yasakladığı bir şeyin cennette iyi bir şey olmasını aklım almıyor. Hurilerin 70 kat elbise altından diz kemiği iliklerinin gözükmesi bana nedense çekicilikten çok korkunç geliyor. Elbette bundan kasıt hurilere baktıkça bambaşka güzellikler gözükeciği gibi şeyler olabilir, fakat bunu anlatmanın yolu bu mudur cidden? Direk dediğimi söylemek yerine böyle abuk subuk bir anlatımı kim yapabilir ki.
Kuran'ı tam olarak okuyup mu bu sonuçlara vardınız yoksa copy-paste sürüp gidiyor mu?
Saffat46-47:
Aralarında bembeyaz, içenlerin lezzet aldığı kaynaklardan doldurulmuş kadehler dolaştırılacaktır.
O içecekte ne sersemletme vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Cennet içeceğinin sarhoş etmeyeceği yazıyor işte? Evlenmeden cinsel ilişki de yok, ayetlerde biz onları hurilerle evlendireceğiz yazıyor, sitede bununla ilgili yazı vardı.
Bu arada ayetlerde "yeni bir yaratılış" ile yaratılacağımız söyleniyor, bu önemli...
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
İblis Melek değildir. O ayetlerde Munkatı İstisna var. Munkatı İstisna aynı cinsten olmayan şeyleri istisna etmektir. Arapça bu böyledir. Türkçe de bu olmayabilir ama Türkçede olmaması bir şey ifade etmez.
Kehf 50. “Hani biz meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik; İblîs’ten başka hepsi secde ettiler. O cinlerdendi, rabbinin emrinden dışarı çıktı.”
görüldüğü gibi burada Melek deniliyor sonra İblis cin denilerek istisna yapılıyor.
İkincş sorun için: Huri eştir. Dünya’da eş yapmak yasak değildir. Ahiretteki içki de sarhoş edici değildir. Yani böyle bir içki Dünya’da da yasak değildir.
Cennet içki ve Huriden ibaret de değil. En büyük cennet nimeti Allah rızası deniliyor âyetlerde. Ayetler ırmaklardan bahsediyor vs. Hadislerde deniliyor ki: Cenneti siz anlayamazsınız, kimse düşünemez vs bu yüzden Allah Huri, içki gibi bazı örnekler veriyor yoksa bu dünyadaki gibi bir şey değil. Cennettekiler meyve yiyince dünyadaki gibi diyecekler ama bambaşka olacak o meyve.
Allah haram olan bir şeyi sonradan helal kılabilir. Niye bunu yapamasın? Bak Yahudiler için cumartesi günü avlamak haramdı ama Müslümanlarda bu böyle değil çünkü Allah hükmü değiştirdi. Buna nesih denir.
Kur’an’ın düzenli şekilde olmasına gerek yok. Kur’an’ın böyle her şeyi parça parça anlatmasında pek çok Hikmet vardır. İlk başta kişi faizi sadece bir surede bulsa o kişi Kur’an’ı okumayıp sadece o âyetleri olur yani bir tefekkürü olmaz. Ama âyetler dağınık olunca o kişi gidip her ayeti okuyup faiz ayetlerini çıkartır. Hem dağınık olduğunda her ayeti dikkatlice okuması gerekir. Hangi ayette faiz diye düşünmesi gerekir bu da önemli bir nokta. Ve bu dağınık olmasında çok çok fazla neden var. Açıkçası beni böyle bir şey hiç rahatsız etmiyor.
Hiçbir yerde Teyemmümün anlaşılmaması ne ifade eder? İslam’da tek kaynak Kur’an değildir. Hadisler vardır ve Hadisler çok sağlam kaynaklardır. Hadisler kadar güvenilir hiçbir tarihi veri yoktur. Nisa 43’te sarhoş olanlar namaz kılmasın deniliyor içki içmek helal gibi nir şey denilmiyor. Tevbe 4, 6, 13’ü oku. Orada her müşrikten bahsedilmiyor. Hem bak diyelim ki her müşrikten bahsediyor. Allah’ın merhametli olması her zaman merhametli olacağı anlamına gelmez. Allah’ın Kahhar yani kahredici gibi sıfatları da vardır. Ve günahkarları affetmek Müslümanlara merhametsizlik olur. Yani merhametsizlik söz konsu falan değil. Kehf 58-9 okuyabilirdin: ﴾58﴿Senin rabbin hep bağışlayıcıdır ve merhamet sahibidir; şayet yaptıkları yüzünden onları (hemen) cezalandıracak olsaydı, onlara azabı çarçabuk verirdi. Fakat kendilerine tanınmış belli bir süre vardır ki, artık bundan öte kaçıp kurtulacakları bir sığınak bulamayacaklardır.
﴾59﴿ İşte o beldeler (ahalisi), zulme sapınca onları helâk ettik; helâk etmek için de belli bir süre belirlemiştik.
Allah belli bir süre vermiş zaten ve helak ediyor.
Secde 13 ayetini göstermişsin. Hepsi aynı manayı veriyor âyete farklı lafızlarla aynı mana.
Allah dilediğini yapabildiği için sakatları yaratır. Kusursuz yaratır diye bir şey de yok. Kim diyor bunu? Allah’ın her şeye gücü yetiyorsa ve her dilediğini yapabiliyorsa salat da yaratabilir. Ne kadar insanlara koysa bile öyle yaratabilir. Bu cevap sığ bir cevap değildir en mantıklı ve nihai sonuçtur. Bak Allah niye bir şry yapıyor? Öyle seçti diye. Allah bir amaca göte hareket edecek değil. Onu kısıtlayan bir şey yok. Onu kısıtlayan bir şey yoksa dilediğini yapabileceği için neden ‘niye’ gibi sorular soruyorsun? Hem engellilerin olmasında bile pek çok amaç var. İlk olarak, o engelli kişi genetik bozukluklar yüzünden öyle olur. Düşün genetiğin bozuk ama engelli olmuyorsun. Bu bilimin olmaması demektir ama Allah evrene kanunlar koydu. O kanunlar göre de bozukluğu olan engelli doğabilir. İkinci bir Hikmet şöyle: O engelli kişi başkalarının imtihanı olur. Böyle bir sistem yapmak zorunda mı? Değil. Sonsuz gücü var mı? Evet. Sonsuz gücü varsa dilediğini yapabilir mi? Evet. Peki çocukları cennete koyacak gücü var mı? Evet. Buna göre Allah dilediğini yapar tüm paragrafın Allah’ın ne yaptıklarını sorgulamak olmuş. Allah dilediğini yapar insnaalrın keyfine göte hareket edecek değil.
Evet kabul edilebilir bir şey. Dediğim gibi Tanrı dilediğini yapar. Neyse koyduğun hiçbir Ayette zorla kafir gibi bir şey yok. İlk olarak, özgür irademizin olduğunu söyleyen pek çok ayet vardır. Mesela Kehf 29’da ‘dileyen inkar, dileyen iman etsin’ denilmekte. Dilemek irade ile olur. Yine Fussilet 10’da istediğimizi yapabileceğimiz söylenmekte. İstemek de bir iradeye bağlıdır. Zaten Kur’an insanları uyarmak, öğüt vermek için indi. Yani basitçe insanlar iman etsin diye indi. Özgür irade olmasa Kur’an niye insin? İkinci olarak, âyette ‘li’ kullanılmakta. Bu edat akıbet için kullanılır, sebebiyet için değil. [1-3] Yani Allah onları cehenneme gitsinler diye yarattı değil, onlar sonuç olarak oraya gideceğini ifade etmektedir. Üçüncü olarak, insanlar ‘için’ kelimesini sebep niyetinde kullanırız. Mesela ‘araba almak için çok çalışıyorum’ deyince sonucun ne olduğunu bilmeyerek bu sözü kuruyoruz. Belki de hiç araba alamayacağız. Diyelim ki arabayı sarın aldık, o zaman da “Arabamı satın almak için çalıştım” şeklinde bir cümle kurarız. Arabayı almaktan önce bu cümleyi kuramayız zira gelecekte ne olacağını bilmiyoruz ama Allah zamandan bağımsız olduğu için yani geleceği bildiği için durum onun için farklıdır. Yani Allah bu âyette ‘için’ kelimesini ‘netice itibariyle’ anlamında kullanmıştır. Nitekim aynı ayetin devamında cehennemlik olanların cehenneme gitme sebepleri de sayılıyor: “ ... onların kalpleri vardır onunla anlamazlar, gözleri vardır fakat onlarla görmezler; kulakları vardır ama onlarla işitmezler. Bunlar hayvan gibidirler, hatta daha da şaşkındırlar. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.” Basitçe Allah bu kişilerin kalplerinin mühürlü olma sebebi yüzünden cehennem için yarattığını söylüyor. Kalplerin mühürlü olma sebebi de insanların irade ettiği şeylerdir: Yunus 74. “Sonra onun ardından kendi kavimlerine elçiler gönderdik; onlara apaçık belgeler getirmişlerdi. Ama daha önce onu yalanlamaları nedeniyle inanmadılar. İşte biz, haddi aşanların kalblerini böyle mühürleriz.” Dördüncü olarak, Kasas 8. “Firavunun ailesi onu, kendilerine ileride bir düşman ve başlarına bir dert olması için ırmakta bulup yanlarına aldılar. Doğrusu Firavun da Haman da askerleri de yanılıyorlardı.” Bu âyette de ‘için’ kelimesi kullanılıyor. Peki Firavun gerçekten bunun için mi aldı? Hayır. Bu âyetteki bu kelime bir sonuç ifade eder. Firavun erkek çocuklarını öldürmüştü ama Musa’yı bıraktı. Onun Peygamber olduğunu bilmiyordu ama Musa büyüdüğünde Firavun’a düşman olacağı için, Allah âyette ‘için’ kelimesini kullanmaktadır. Beşinci olarak, Allah Zariyat 56’da insanların gerçek yaratılma sebebini açıklıyor: “Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.” Altıncı olarak, bu âyetteki ‘için’ kelimesini bu şekilde kullanmak bir belagattır, şiirlerde bile çokça kullanılmaktaydı. [1-2] Yedinci olarak, çoğu mealde ‘yarattık’ anlamı verilen ‘zera’ fiili ‘eledik’ anlamında olabilir. Birden fazla kelime, aynı veya ortak bir manaya gelebiliyor olsa da, (bazı kelimeler istisna) hepsinin arasında önemli farklar mevcuttur. Örneğin ‘halaka’ ve ‘bedea’ fiilleri ‘yaratmak’ manasında kullanılır. Ancak ‘halaka’ fiili ‘tasarlamak’ anlamında herhangi bir canlıya da nispet edilebilir bir fiil iken, ‘bedea’ ‘örneği olmadan ilk defa yaratmak’ anlamında olarak insana nispet edilemez. ‘Zera’ (ذرا) fiili, bir görüşe göre hemzesiz olarak yani ‘buğdayı savurdum eledim’ sözünden gelmektedir. [4] Buradaki ‘savurdum/eledim’ manasında olan 'ذريت' fiili, ‘rüzgar bir şeyi savurdu, eledi’ manasında kullanılır. [5] Bu sebeple ayete ‘yarattık’ değil ‘eledik’ manası verilmesi mümkündür. Ayet mana olarak sanki şöyledir: "Cin ve insan'dan çoğunu cehennem için eledik/imtihan ederek cehennemlik olduğunu ortaya çıkardık."
Secde 13 diyor ki: Dileseydik hepsini cehenneme atardık ama zorla iman ettirmiyoruz herkes kendi seçimi ile iöan edecek bunun sonucunda insanların pek çoğu inanmayacağı için cehennemi insanlarla dolduracağım.
Kalp boşuna mühürlenmez: 89#Kalp neden mühürlenir?
Evet Kölelik normal bir şey. Nisa 36’da açık şekilde tüm kölelere iyi davranın deniliyor. Kur’an köleliği lanetlemiyor. Ve kadınlar savaş sonucu o duruma düşüyor. Neyse ahlakı bir ateist temellendiremeyecwği için hükümlere itiraz edemez durumda olmalı. Buna göre detaylı anlatmak yerine kısa cevabı vereyim.
Kaynaklar: 1. İbn Cevzi, A’râf, 7/179 tefsiri. 2. Râzî, A’râf, 7/179 tefsiri. 3. Beğavî, A’râf, 7/179 tefsiri. 4. Ragıp El-İsfehâni, El-Müfredat, ذرو maddesi, s. 397. 5. Misbah-ul Münir, ذرو maddesi.
Dördüncü olarak Allahın kusursuz yaratması, öyleyse neden engelli insanlar var? Yanıtı Allahın mülk sahibi olduğu ve mülkünden istediği gibi tasaruf edebileceği ve ya cennette buna karşın daha iyi rızıklar verileceği yönünde. Fakat, Allah mülk sahibi olsa dahi sonsuz güç sahibidir, onun bize verdikleri ona koymaz, ama alamadıklarımız bize fazlasıyla koyar. İlk cevabı kabul dahi etmek istemiyorum, böyle sığ bir yanıt olamaz çünkü. Allah'ın bize verdikleri için şükretmeliyiz desenizde Allah'ın sonsuz gücü yok mudur? Sonsuz gücü varsa neden bazılarına eksik veriyor ki? 5 duyumuz olduğumuz için şükretmeliyiz diyorsunuz. Ama Allah için bunu 6-7-8-9-10 farketmez, istediği kadar yapabilirdi, yaratanın gücü sonsuzsa neden onun için önemsiz şeyler için size 5 duyu organı verdim. Bunun için şükrediceksiniz diyor? İkinci yanıta gelirsek bu dünyaya nasıl geleceğini seçebiliyor musun islama göre bilmiyorum. Tek bildiğim gelmek isteyip istemediğimizin sorulması. Bu bir haksızlık değil mi? İslama göre bu dünya çok ama çok kısa. Mum alevinden dahi daha sönük, sonsuz bir ipin üstündeki tek bir noktadan dahi çok küçük. Eğer tanrı varsa neden bazı insanları cennetinde daha fazla rızıkla kayırıyor? Çocuk ölümleri de buna dahil. Çocukken ölünce cennete gidiyoruz, ama bu dunyaya gelme amacımız imtihan. Sürekli öğretmen örneği verip duruyorsunuz. Çocukların kağıt bitti diye cennete gitmesine ne demeli peki? Allah ın sonsuz gücü varsa herkes imtihan olmalıydı. Hiç bir çocuk ölmemeliydi. Buna uygun bir sistem yapabilirdi ama yapmadı. Benim bile aklıma bunun çözümü gelebilirken(hiç bir çocuğun ölmemesi ve bunun farkinda olmamamiz. Madem sonsuz gücü var elbette yapabilir.) bu yaratıcının mı aklına gelmeyecek?
Not: Atladığım yerlere döneceğim.
Allah neden şükretmemizi istiyor demişsiniz. Bu gayet normal, akıl almaz sayıda nimet veriyor(dünya, su, güneş, atmosfer, tonluk bulutlar vs.) ve çok az bir karşılık istiyor.
İbadetler:
Namaz, oruç, düşünmek, araştırmak(evreni vs.), aklını kullanmak, iyi biri olmak vs.
Sizce bu ibadetler, verilen nimetlerin binde biri eder mi? Zaten bazı ibadetler, kendimizi geliştirirken yaptığımız şeyler.
Binlerce fabrikam olsaydı bile kendisine yardım ettiğim insanın beni yok sayması çok zoruma giderdi.
Bir örnek daha vermek gerekirse YKS sınavını kazanmak cennet, kaybetmek cehennem olsun. Sınavı kaybetmek tamamen sizin sorumluluğunuz olurdu, tonlarca parası olan devlete/kuruma laf söyleyemezdiniz. Bence benzer bir şekilde ahiret sınavı da belirli koşullar sunuyor, sonuca göre cennet ve cehennem var.
Sizin sormadiginiz başka bir soru:
"Şimdi bu düşünmeyen insanlar ölünce ahirette sınav mı olacak?" diye düşünüp ateist olanlar var. Aynısını YKS için neden yapmıyorlar? Hiç sınavı umursamayan on binler var, onlara bakıp neden sınava çalışmayı bırakmıyorlar?
Rabbin Âdemoğulları’ndan -onların sırtlarından- zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkındaki şu sözleşmeye şahit tutmuştu: Ben sizin rabbiniz değil miyim? “Elbette öyle! Tanıklık ederiz” dediler. Böyle yaptık ki kıyamet gününde, “Bizim bundan haberimiz yoktu” demeyesiniz;
Yahut, “Önce atalarımız Allah’a ortak koştu. Biz de nihayet onların ardından gelen bir nesiliz. Şimdi bâtıla saplanıp kalanların yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin!” demeye kalkışmayasınız.
"Dünya sınavından haberimiz var mıydı?" cevabı iki ayette.
Kusurlu olma ve ölen çocuk meselesi hakkında fikirlerim var ama ben biraz daha düşünmek istiyorum, başka fikri olan varsa söylesin.(Sitede yazı vardı galiba, isterseniz bakabilirsiniz.)
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
Islam'da ilk ezan okuyan kişinin bir köle ve siyahi olduğunu belirtmek istiyorum, demek ki İslam'daki kölelik abd, avrupada olduğu gibi değilmiş.
Bu ilk ezan olayı gibi bir şey avrupada olsaydı öve öve bitiremezdiniz, bence bunu da öve öve bitirmeyelim.
Veda hutbesinde Arabın diğerlerine, diğerlerin Araba ve siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğü olmadığı da söyleniyor.
Bunlar önemli, yazmak istedim.
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
Bunun gibi bir kitap zaten nereye istenirse çekilir. Fakat Allahın yazdıkları (bakara-99) apaçıktır! Apaçık olduğu için mi her kaynak farklı anlamaktadır?
Kuran'ın "apaçık" olması ile ilgili sitede bir yazı var, keşke sitedeki yazılara baksaydınız. Ayrıca namaz ile ilgili yazı da var, başka konular hakkında da...
Kuran her yöne çekilen bir kitap değildir, bunu anlatabilmek için uzunca bir yazı yazmam gerekiyor ama kısaca anlatacağım:
Talibana bakın mesela, cahil bir toplum oldukları için Kuran'ı, kadın cins*l eğitim kitabı gibi kullanıyorlar.
Yusuf105, Ali Imran191 ve diğer düşünmeye, araştırmaya iten onlarca ayete hiç bakmıyorlar.
Ornek olarak Kuran'da muazzam bir araştırmaya yöneltme var ama Müslümanlar hâlâ sadece namus konularını vs. konuşuyor, bu onlarca ayeti söyleyen kişi görmedim diyebilirim.
Buradaki problem zekasal ve bu, Kuran'ın onlarca ayette vurguladığı "düşünmek" eylemini kullanmamaktan kaynaklanıyor.
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
Raiser1 de cevap yazmış, ben ek olarak bunu atmak istiyorum:
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/f/t/kurana-gore-dusunme-organi-nedir/#post-4404
Umarım yardımcı olabilmişizdir.
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
- @gold-layer Aklıma takılan şey daha çok meleklerin nefise sahip olmaması, bu yüzden kuran da iblise melek dendiği halde isyan edilebilmesi fakat @Raiser1 bu konuyu gayet mantıklı bir şekilde açıklamış, fakat bu da benim kuranın evrenselliğini sorgulamama sebep oluyor, raiser1 bunun türkçede bulunmayan munkatı istisna denen arapça dan kaynaklanan bir durum olduğunu söylemiş ancak ayetler apaçıksa ben bunu anlamalıydım, şayet herkes arapça bilicek gibi bir durum yok, ayrıca benim namaz(salat) denen şey ile sorunum kuran da salat kelimesinin birlik gibi anlamlarda da kullanılması, yani bu kelimeler ayeti her yere çekilebilir kılıyor.
- Neyse uzatmadan ikinci sorudaki içkinin sarhoş etmeyeceği kavramına geçeyim, ve hurilerle evlenme konusu, bunları okudum ve biliyordum lakin yine de yer yüzünde yasak olan şeylerle Allah ın bizi teşvik etmesini kabullenemiyorum. Hurilerle evlenip evlenmemek bir sorun değil, sorun sırf bunun için yaratılmaları. Kimse eşini aldatmak istemez öyle değil mi? Fakat bu resmen teşvik ediliyor. Bizim insan aklımızın ne anladığı belli, tabi ki o dönemin arapları için gayet hoş bir durum, zaten yalnızca bir eşleri yok ve cariyeleri var fakat günümüzde bu durum geçerli değil. Bu ödül mantıklı mı? Sarhoş etmeyen içkilerden içmek ne kadar mantıklı? Anlıyorum, bunlara takılma cennette daha bir sürü şey olucak diyip yeter diyebilirsiniz fakat teşvik için bunları söylemek yerine daha bir sürü şey denilebilirdi bu cidden insanlara yeryüzünde yapmayın cennette yaparsınız orda günah değil demek işte. Ayrıca cidden kemik ilikleri gözükücek mevzusu hala garibime gidiyor.
- Yeniden yaratılış konusu evet, cennete girmeden önce bunlardan arınıp yeniden yaratılıyor da olabiliriz o kadarını kimse bilemez lakin madem yeniden yaratılıcaktık neden bunlarla uğraştık ki? İşte sınav falan bunun yanıtı da Allah neden herkesi cennete koysun ki gibisinden, Hayvanlardaki nefis meleklerdeki akıl ve ikisine de sahip olan insan kendi yüceliğine kendin karar vericeksin gibi bir yanıt. Fakat işin en sonunda var olmanın ve olmamanın bile ne anlamı var ki zaten? Daha yüce olmanın, cennete gitmenin ve ya cehennemde yanmanın bence bir anlamı yok. Tanrı bizi bu amaçlar uğruna değil yarattığı sanatı ve güzellikleri görelim diye yanatmış. Cennet ve ya cehennem, ikiside Tanrının sanatı değil mi? Bana sorarsanız bir yerde ikiside fazlasıyla ödül. Benim gibi ölünce ölüceğine inanan biri için cehennem bile dehşet bir ödül. Tanrının merhametine burda inanasım geliyor ancak @Raiser1 in dediği gibi çocukların ölmesi, sakat insanların olması gibi şeylerin bir açıklaması yok, Netice Allahta genetiğini bozuk yaratmışa gidiyor, niye diye sormamalısınız deseniz de biz Tanrının kulları mıyız yoksa soytarılarımıyız? Hiç bir uzvu olmayan bir insanın neler yaşadığını eminim herkes tahmin edebiliyordur. Bir tanrı var ise bunun nedenini sormamdan daha normal ne olabilir ki? Neden Allah güzelliklerini görelim diye bizi yarattığı bu dünyada insanları kör yaratmakta? Büyük ihtimal işte Allah bizi güzelliklerini görelim diye değil iman etmemiz için yarattı diyerek ayetleri göstereceksiniz gibime geliyor fakat bu dediğim de genel olarak müslümanların kullandığı bir şey. Ve sadece ibadet için yaratılmış olsaydık bize gerek kalmazdı bu açıkça bellidir bence. Ve çocukları Allah cennete canı isterse koyar evet ancak imtihan imtihan diye geldiğimiz bu yerde imtihana girmeden cennete girenler saçmalık değil mi?
- Kalbin mühür konusunu biraz anladım, nasıl düşündüğünüzü, Allah bunu sebepsiz yere yapmaz, kul kendi kendine mühürler diyorsunuz. Bu arada Firavun konusunda çocukları öldüren, musayi buyuten ve peşine takılan firavunlar farklı insanlar diye biliyorum yine de eğer demek istediğiniz ne olursa olsun insan isterse kalbinin mührünü çözebiliyor ve yaptıkları yüzünden mühürleniyor ise bu açıklanabilir sanırım teşekkür ederim.
- Cariyeler konusunda Ahlakı bir ateistte temellendirebilir, iç içe yaşıyoruz ve empati kurabiliyoruz sonuçta. Koruma maksadında olsa da bir insanı cariye olarak almaktan bahsediyoruz. Eee ne yapsalardı öldürseler miydi? Dediğinizi biliyorum. O zaman için haklı olabilirsiniz. Fakat bunun bir de günümüze uyarlayın.
@gold-layer attığınız kaynaklara ve site de olan yazılara tekrardan bakacağım. Zamanınız için teşekkür ederim.
@merakliateist Tam sizlik bir video biliyorum:
Bu videoda ilk başta, dünyada var olan kötülüklerden dolayı ateist olan bir adam, Kuran'la tanışması sonrasında nasıl Müslüman olduğunu anlatıyor tabii başka birçok noktaya da değiniyor.
Bugün bu videoyu izleyip fikrinizi söyleyebilir misiniz?
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
fakat bu da benim kuranın evrenselliğini sorgulamama sebep oluyor, raiser1 bunun türkçede bulunmayan munkatı istisna denen arapça dan kaynaklanan bir durum olduğunu söylemiş ancak ayetler apaçıksa ben bunu anlamalıydım, şayet herkes arapça bilicek gibi bir durum yok, ayrıca benim namaz(salat) denen şey ile sorunum kuran da salat kelimesinin birlik gibi anlamlarda da kullanılması, yani bu kelimeler ayeti her yere çekilebilir kılıyor.
Hangi dilde indirilirse indirilsin mutlaka böyle sorunlar olurdu. Örneğin Türkçe indirilse Arap bir insan Kur'an'ı daha iyi anlamak için belirli bir seviye Türkçe bilmesi lazımdı. En sağlıklısı Kur'an dilini ustaca bilen insanların başka dillere Kur'an'ı çevirmesi.
Namaz olayı farklı yerlere çekilerek sadece kafa karışıklığı oluşturulmaya çalışıyor çok basit. Hz. Peygamber namaz kılmayı zamanında öğretmiş ve senelerdir bizde o şekilde kılıyoruz. Salat kelimesini iyice kurcalarsak boş yere sadece yanlış yerlere gider. Oysa ki en büyük Kur'an Müfessiri Hz. Peygamberdir. Onu yanlışlayıp bazı konuları karma karışık hale getirmek bize gerçek doğruları vermeyecektir. Kur'an'da namazın nasıl kılınacağının olmamasının nedeni Allah'ın bu konuda Hz. Peygambere söz vermesidir. Bir çok ayette sırf Allah kendine itaat edilmesini söylerken kendi isminin yanında peygamberini de dahil ediyor ki ona da itaat edin diye. Basit bir mesele aslında.
Neyse uzatmadan ikinci sorudaki içkinin sarhoş etmeyeceği kavramına geçeyim, ve hurilerle evlenme konusu, bunları okudum ve biliyordum lakin yine de yer yüzünde yasak olan şeylerle Allah ın bizi teşvik etmesini kabullenemiyorum. Hurilerle evlenip evlenmemek bir sorun değil, sorun sırf bunun için yaratılmaları.
Yer yüzünde kötülük ve yanlış diye bir şey var bizim yaşam amacımızın ve sınav dediğimiz şeyin parçası olarak. Burada içki içmek çok kötü yerlere varabilir fakat kötülük problemi olmayan bir mekanda bu söz konusu olmaz. Ayrıca sarhoşluk verici bir içkiden söz edilmiyor.
Cariye ve Huriler bazı kısım din düşmanlarına göre s*ks kölesi olsa da öyle bir şey yok. En basitinden Cariye deyince insanlar kadın köle ve kadın hizmetçi anlarlardı. Köle veya kul deyince de erkek köle veya erkek hizmetçi. Kur'an'da cariyelerle nikahsız bir ilişki yaşanabileceğine dair bir işaret yok. Hatta cariyeleri nikahlayın diyen ayetler vardır. Nur Suresi
İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lütfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir.
Nikahsız ilişki yaşanabiliyorsa cariyeler ile bence bu ayette evlendirin yerine cariyelerinizi hediye edin, paylaşın denmesi gerekiyordu.
Fakat işin en sonunda var olmanın ve olmamanın bile ne anlamı var ki zaten? Daha yüce olmanın, cennete gitmenin ve ya cehennemde yanmanın bence bir anlamı yok. Tanrı bizi bu amaçlar uğruna değil yarattığı sanatı ve güzellikleri görelim diye yanatmış. Cennet ve ya cehennem, ikiside Tanrının sanatı değil mi?
Bir çocuğa bir şey yaptırmak istesen bile gel sana çikolata alayım sende şunu yap dersin ve o çocuk çikolata hevesine her şeyi yapar. Allah bizi cennetle teşvik etmiş ki bizler iyi insan olalım. Yine iyi insan olmamız için cehennem ile de korkutmuş. Bizim yaşam gayemiz Allah'a bağlı olmak, bunun karşılığında Allah cennet vadediyor. Cehennemi bir sanat olarak görebiliriz fakat cehennem dehşeti, korkunçluğu sanatın önüne geçer. Aslında sorularınızın çoğu hakkında sitede yazı mevcut bakmanızı kesinlikle öneririm. Ben yine yorumlarımı katarak devam edeceğim.
çocukların ölmesi, sakat insanların olması gibi şeylerin bir açıklaması yok, Netice Allahta genetiğini bozuk yaratmışa gidiyor, niye diye sormamalısınız deseniz de biz Tanrının kulları mıyız yoksa soytarılarımıyız? Hiç bir uzvu olmayan bir insanın neler yaşadığını eminim herkes tahmin edebiliyordur. Bir tanrı var ise bunun nedenini sormamdan daha normal ne olabilir ki? Neden Allah güzelliklerini görelim diye bizi yarattığı bu dünyada insanları kör yaratmakta?
Örneğin Aids hastalığı yanlış bilmiyorsam bir insanın bir hayvanla (sanırım domuz veya maymun) çiftleşmeye çalışmasından dolayı bulaşmış ve yaygınlaşmış. Bir başka örnek ise Japonya'ya atılan atom bombası mesela. O radyasyon sonucu insanlar mutant doğuyor bu kötülüklerin sebebi insanın kendisi. Yine bu konu hakkında yazı var Adminimiz bizden daha bilgili yazılarını okumalısınız.
Ve çocukları Allah cennete canı isterse koyar evet ancak imtihan imtihan diye geldiğimiz bu yerde imtihana girmeden cennete girenler saçmalık değil mi?
Bu konuda Kur'an'da net bilgi yok. Yine makale var sitede muhtemelen çocuk formunda bizim gibi nimetlerden faydalanarak değil de farklı bir seviyede cennette bulunacaklar, bunu anca ahirette öğrenebiliriz.
Kalbin mühür konusunu biraz anladım, nasıl düşündüğünüzü, Allah bunu sebepsiz yere yapmaz, kul kendi kendine mühürler diyorsunuz. Bu arada Firavun konusunda çocukları öldüren, musayi buyuten ve peşine takılan firavunlar farklı insanlar diye biliyorum yine de eğer demek istediğiniz ne olursa olsun insan isterse kalbinin mührünü çözebiliyor ve yaptıkları yüzünden mühürleniyor ise bu açıklanabilir sanırım teşekkür ederim.
Aynen bu şekilde. Allah'ın kalp mühürlemesi veya açması yine insanın amellerine dayanıyor.
Cariyeler konusunda Ahlakı bir ateistte temellendirebilir, iç içe yaşıyoruz ve empati kurabiliyoruz sonuçta. Koruma maksadında olsa da bir insanı cariye olarak almaktan bahsediyoruz. Eee ne yapsalardı öldürseler miydi? Dediğinizi biliyorum. O zaman için haklı olabilirsiniz. Fakat bunun bir de günümüze uyarlayın.
İlla korumak diye bir kaide yok. Seversin evlenirsin, siyasi meseleler yüzünden evlenirsin, korumak içinde evlenebilirsin. Hizmetli olarak alabiliyorsan istediğin kadar alırsın. Cinsel birliktelik için nikah kıymak şart. Evlilik sınırı ise en fazla dört ben bu sayının cariyeleri de kapsadığını düşünüyorum hür veya cariye olsun ikisinin de toplamı dördü geçmemeli ki, zaten Kur'an'da kadınlar arası adaleti sağlamak gibi bir kaide şartıyla çok evliliğe izin veriliyor ve ayrıca bu adaleti sağlamanın zor olacağı vurgulanıyor. En rahatı tek evliliktir.
Ahlak temellendirmesi bir yaratıcının varlığını kabul edince çok daha basit bir şey bence. Bu ahlak dediğimiz şey tamamen gelenektir. Dinde gelenektir bir nevi yani en azından dinini bilmeden yaşayanlar için öyle. Ama bu geleneği kim başlattı, kim söyledi sorularının sonuna bir yaratıcıyı koyduğumuz zaman bu geleneklerin neden gerekli ve doğru olduğunu düşünerek anlayabiliyoruz. Yurt dışında ateist bir aileden doğmuş ve büyümüş bir ateistle, eskiden Müslüman olan bir ateist arasında fark vardır. ateist kimseler her ne kadarda reddetse de ahlak kurallarının içinde İslam'dan parçalar vardır. Örneğin eşini aldatmamak, hırsızlık yapmamak gibi. Bu ahlak gelenekleri ise bizlere göre din kavramı adında Allah'tan gelme gelenekler ve öğretilerdir.
Umarım size yardımcı olabilirmişizdir dediğim gibi sitedeki yazıları okursanız merak ettiğiniz veya anlamadığınız kısımları daha iyi öğrenebilirsiniz. Yazı bulunmayan veya yazıyı okuduğunuz halde anlamadığınız bir kısım olursa yine sorularınızı sorarsınız bizde ilmimiz yettiğince cevaplarız. İyi günler dilerim.
Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.
Kur’an’ın lafzı apaçıktır, herkes gidip Kur’an okuyabilir ama manaları kapalıdır. [Ali İmran 7] Munkatı İstisna Türkçede yoksa yok. Allah ger dil uydurana o kişiye göre kuran mı gelecekti? Yok Yani Türkçede yoksa yok. Bu evrenselliğe ters değil.
- Yasak değil zaten. Huri kadındır. Kadın ile evlenmek be zaman haram? Sadece bizimle evlenmek için yaratıldılar. Eee? Bugün mü? Bugün bir insanı Ortalama 15 sevgilisi oluyor Türkiyede. Nasıl huri istemezler diyorsun? Gayet huri isteyecek insnalar var. İstemeyenler de başka şeyleri olur. İnsnaların geneli eş ister. İnsanlat kadın için cinayet işliyor, kadın için estetik yapıyor, vs… vs… erkeklerdeki Kadınlık isteğini nasıl inkar edersin anlamıyorum. Başka şeylerden bahsetsin demişsin. Ne gibi mesela? Yok yani bir düşünelim. Kur’an ilk muhataba ve gelecek muhataba hitap ediyor. Tüm bu insaların geneli neyş sevebilir? Kadın, büyük bir ev işte vs… Ne denilmesini beklerdin? Allah’ı göreceğiz, Peygamberlerle konuşacağız. Yani evrenselliğe bakarak ne denilebilirdi bana söyler misin?
- Allah niye yarattı sorusuna değinmişsin. Bak Allah istedi diye yarattı. Düşün Allah vardı ondan önce hiçbir şey yok. Kendisi ezeli varlık. Ve evreni yaratıyor. Evreni yaratması için illa bir amaç mı olmalı? İki tane seçenepi var. Yaratmak veya yaratmamak. Kendisi yaratmayı seçiyor. Bu kadar basit. Ama yine de Allah bizi amaçsız yaratmadı. Ona kulluk edelim diye yarattı. Kulluğu da herkes yapabilir. Kör olan yapabilir vs. Belki dersin ki: Hayvanlar nasıl ibadet ediyor, engelliler falan. Allah diyor ki ayetlerde: Evrendeki her şey beni tesbih ediyor, secde ediyor ama siz anlamazsınız. [İsra 44; saff 1 vs] İkinci olarak, engelli kişiler ve hayvanlar insanların bu imtşhan dünyasında gerekli olan varlıklar oldukları için onların var olması gerek insnaların kulluk etmesi için.
- Son paragraf için: Empatinin ahlak temeli olduğunu kim söylüyor? Niye empatiye uymalıyım ki? Bir ateiste göre bu evren anlamsız olmalı. Anlamsız bir evrende empatiye uymanın ne anlamı var? Hatta ahlaka uymanın ne anlamı var? Bak anlamsız olmak zorunda. Bir anlam olması için bilinç olmalı. Bilinç yoksa her şey tesadüf olur. Tesadüfi bir empatiye ben niye uyayım?
Bugün savaş olmuyor ki csriye yapalım. O dönemde savaşlar vardı. O yüzden esir alınıyordu. Savaş yoksa zaten şu an cariye olmaz.
@gold-layer Hepsini izledim, uzun bir videoydu yani üstünde düşünmem gerekir elbette fakat şu anki fikirlerimi söylemek gerekirse Allah'ın yalnız hissetiğini ve ya sevgisini gösterebilicek bir canlı istediğini, sanatlarını adlandırabilicek anlyabilicek meleklarden daha iyi idrak edebilecek, kenidini yüceltebilicek ve sevgisine yanıt verebilicek, çağrısını duyabilicek canlılar istemesini neden yarattığı hakkında daha geniş bir fikrim oldu. Seçimlerimizin önemini de öyle. Fakat bu hissettiklerim bir süre sonra geçecektir eminim, sorum en başından beri tanrı var olmasa olmaz mıydı ve ya madem gücü her şeye yetiyordu en azından herşeyi ve herkesi sağlıklı yapamazdayı da dönebilir, nasıl olsa kibirli olanlar yine inanmazdı ve daha az acı verici bir imtihan olurdu. Tanrıyı anlamak istiyorum, anladığımı düşününce(muhtemelen anlamıyorumdur) benim anladığım bir şey tanrı olamaz gibime geliyor çünkü reddetmek için olan düşünceler kolaylıkla beynime akın ediyor(ki bu kurandaki kafir kavramına uyuyor), neden inanmayanların ama iyi insan olanların cennete gitmeyeceği (basit bir soru, islam dinine inanan birine göre sınava girmedin ki işte nasıl geçmeyi planlıyorsun denip geçiliyor genelde sorduğumda. ancak artık günümüzde bile sınavından geçemediğin şeyleri icraat edebiliyorsun) neden kararların sadece insana bırakılması yerine Allah ın bizi seçim yapmamız için şeytanlarla kışkırtması(muhtemelen eserini daha yüce ve kendine yakın hissedince mutlu oluyor) neden cevabını bildiği halde bizi imtihan ediyor? Bunları kendime sorarken vardığım en son yer sürekli Allah bilir ve ya Allah ne isterse yapara geliyor ama maalesef. Elinde sonunda idrak edemeyeceğim şeyler,açıklayamadığım şeyler ile karşılaşıyorum(Peygamberin okuma yazmasının olmaması fakat yazabilmesi,bütün bunların yalan olma ihtimali çünkü kendisinin bir şekilde okuma yazma ile tanıştığına inanıyorum gibi gibi). Bir yerden sonra bunun körü körüne inanmaya gittiğini düşünüyorum bu yüzden ve bu yanlıştır demiyorum sadece olması gereken bu mu merak ediyorum. Fakat bu video hakkında biraz daha düşünmeliyim. Teşekkür ederim gayet güzel bir videoydu oldukça keyif aldım. Ayrıca aslında forumdaki yazıların ilgimi çeken kısmını okumuştum fakat sanırım baştan okuyup tekrar değerlendirmeliyim.
@merakliateist benim sevdiğim türde bir ateistsin. Ben ateistinde,teistinde dürüstünü severim.
Dediğin gibi sorularının tamamı sitedeki makalelerde uzun uzun anlatılmış. Sana da düşen okuyup uzun uzun üzerine düşünmen olacaktır. Kibarlığın ve dürüstlüğün için teşekkürler. Aramızda görmekten mutluluk duyduk kardeşim 🙂
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM