
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Selamlar. Bugün sizlere Allah'ın varlığına somut bir delil olarak başımızdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu sebeple içinde şüphe olan arkadaşlar için de faydalı olacaktır. Anlatacağım olaya inanmayanlar da olabilir ama emin olun ki kesinlikle gerçek bir olay. Allah'ın varlığına somut deliller konusuna başlayalım o zaman ;
Dedemlere bayram ziyaretine gittiğimde bana bir olay anlattı. Bundan 20 sene öncesi dedem ve dayım çok hastaydı. Dedem belinin ağrısından tek başına yürüyemiyordu dayım ise saçları dökülüyor ve ani kalp çarpıntıları geçiriyordu. O zamanlar İstanbul'a şeyh gelmişti. İslâm ansiklopedisinde var Şeyh Cesim Küfrevi.
Şeyhe ziyarete gitmişler. İçeriye girmişler ve şeyh dedemleri koltuğa oturtmuş. Biraz muhabbet ettikten sonra şeyh: Bizim elimizden birşey gelmez. Şifa Allah'tandır. Biz sadece dua ederiz gibi sözler söylemiş. Ardından dua etmeye başlamış. Dedemler koltukta oturuyor şeyh ise onların arkasına geçmiş dua ediyordu. Dedem şeyhe doğru ufak bir bakış atmış gördüğü karşısında heyecandan şaşırıp kalmış. Şeyh Cesim o kadar içten dua ediyormuş ki suratı kıpkırmızı olmuş. Dedem bana bunları anlatırken aynı hayranlıkla, aynı heyecanla anlatıyor. O dua ettikten sonra dedem ve dayım sanki hiçbir hastalığı yokmuş gibi evden çıkmışlar.
Gerçek Allah dostlarının dualarını Allah kabul ediyor bu da Allah'ın varlığına somut bir delildir. Benim samimiyetime inanabilirsiniz. Bu olayı duyduğumda şüphem kalmadı diyebilirim. Bunun gibi birçok olay var akrabalarımın başından geçen. İsteyen varsa onları da anlatabilirim.
Bu yazıyı biraz muhabbet biraz da benim gibi şüphesi olanlar için yazdım. Dediğim gibi bu olay gerçektir dedem bu yaştan sonra niye böyle birşey uydursun ki aynı şeyleri dayım da söylüyor. Allah'ın varlığına somut delillerdir bunlar.
Herkese Hayırlı akşamlar??
Kör ile gören bir olmaz. (Fatır Suresi 19.Ayet)
Ayrıca şunu da söylemek istiyorum. Bu anlattığım olayın bilimsel bir açıklaması olamaz. Tamamen Allah (CC)ün açık bir mucizesidir. Allah'ın varlığına somut delillerdir.
Kör ile gören bir olmaz. (Fatır Suresi 19.Ayet)
Bende Necip Fazıl Kısakürek'in bir sohbetinde dinlemiştim. Ameliyatlık bir hastalığı bir veli tarafından iyileştirilmiş. Dediğin gibi bunların asla bilimsel bir açıklaması yok. Keramet ehline Allah'ın vermiş olduğu mucizelerdir. Allah'ın varlığına somut deliller olarak bakılabilir.
Mazhar Alanson'un da dine yönelişinde bir mürşidin bakışı ve zihninden geçenleri açığa çıkartması etkili olmuş.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Mazhar Alanson'un da dine yönelişinde bir mürşidin bakışı ve zihninden geçenleri açığa çıkartması etkili olmuş.
Bu arada Mazhar Alanson demişken Onun yandım yandım şarkısını Kabe aşkıyla yazmış olduğunu da söylemek isterim. Ben bu şarkıyı çok severdim ,sonradan öğrendim ki Hacca gidince Kabeye aşık olmuş ve bu şarkıda aslında Kabeye aşkını anlatmış.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Alanson'un da dine yönelişinde bir mürşidin bakışı ve zihninden geçenleri açığa çıkartması etkili olmuş
Bu kişi Muzaffer Ozak'tır. Muzaffer Ozak'ın hatıraları ve tecrübelerinde de @rayzen0 arkadaşımızın anlattığı olayların benzerleri bulunabilir.
Selamlar. Bugün sizlere Allah'ın varlığına somut bir delil olarak başımızdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu sebeple içinde şüphe olan arkadaşlar için de faydalı olacaktır. Anlatacağım olaya inanmayanlar da olabilir ama emin olun ki kesinlikle gerçek bir olay. Başlayalım o zaman ;
Dedemlere bayram ziyaretine gittiğimde bana bir olay anlattı. Bundan 20 sene öncesi dedem ve dayım çok hastaydı. Dedem belinin ağrısından tek başına yürüyemiyordu dayım ise saçları dökülüyor ve ani kalp çarpıntıları geçiriyordu. O zamanlar İstanbul'a şeyh gelmişti. İslâm ansiklopedisinde var Şeyh Cesim Küfrevi.
Şeyhe ziyarete gitmişler. İçeriye girmişler ve şeyh dedemleri koltuğa oturtmuş. Biraz muhabbet ettikten sonra şeyh: Bizim elimizden birşey gelmez. Şifa Allah'tandır. Biz sadece dua ederiz gibi sözler söylemiş. Ardından dua etmeye başlamış. Dedemler koltukta oturuyor şeyh ise onların arkasına geçmiş dua ediyordu. Dedem şeyhe doğru ufak bir bakış atmış gördüğü karşısında heyecandan şaşırıp kalmış. Şeyh Cesim o kadar içten dua ediyormuş ki suratı kıpkırmızı olmuş. Dedem bana bunları anlatırken aynı hayranlıkla, aynı heyecanla anlatıyor. O dua ettikten sonra dedem ve dayım sanki hiçbir hastalığı yokmuş gibi evden çıkmışlar.
Gerçek Allah dostlarının dualarını Allah kabul ediyor bu da Allah'ın varlığına somut bir delildir. Benim samimiyetime inanabilirsiniz. Bu olayı duyduğumda şüphem kalmadı diyebilirim. Bunun gibi birçok olay var akrabalarımın başından geçen. İsteyen varsa onları da anlatabilirim.
Bu yazıyı biraz muhabbet biraz da benim gibi şüphesi olanlar için yazdım. Dediğim gibi bu olay gerçektir dedem bu yaştan sonra niye böyle birşey uydursun ki aynı şeyleri dayım da söylüyor.
Herkese Hayırlı akşamlar??
Rayzen senin şu yazını okuyunca yeniden iman ettim.
@kemal çok mutlu oldum hocam
Kör ile gören bir olmaz. (Fatır Suresi 19.Ayet)
@kemal hocam merak ettiğim bir konu da şudur;
Bazen siz de İslam'dan şüphe ediyor musunuz? Aklınızdan "Acabalar" geçiyor mu? Bunu sadece Kemal hocama değil diğer forum üyelerine de soruyorum.
Kör ile gören bir olmaz. (Fatır Suresi 19.Ayet)
@kemal hocam merak ettiğim bir konu da şudur;
Bazen siz de İslam'dan şüphe ediyor musunuz? Aklınızdan "Acabalar" geçiyor mu? Bunu sadece Kemal hocama değil diğer forum üyelerine de soruyorum.
Asla ve kata. Önümde Kuran gibi yanılmaz ve yalanlanamaz bir kitap varken dinimden şüphe duyamam. Bu akla ziyan.
Sizin durumunuzun özeti vesvese. Vesvesenizin sebebi de çok fazla ateistlerin etkisinde kalmış olmanız. Bilinçaltı öyle bir alandır ki ne koyarsan onu tutar ve olmadık zamanlarda istemesen bile aklına düşer. Vesvese de bu işte. Vesvesenin gitmesinin kuralı ise önemsememekten geçer.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Asla ve kata. Önümde Kuran gibi yanılmaz ve yalanlanamaz bir kitap varken dinimden şüphe duyamam. Bu akla ziyan.
Sizin durumunuzun özeti vesvese. Vesvesenizin sebebi de çok fazla ateistlerin etkisinde kalmış olmanız. Bilinçaltı öyle bir alandır ki ne koyarsan onu tutar ve olmadık zamanlarda istemesen bile aklına düşer. Vesvese de bu işte. Vesvesenin gitmesinin kuralı ise önemsememekten geçer.
@drobooss çok haklı. Allah'ın varlığına somut deliller hem de çokça bu sitede gördükten sonra daha ne şüphesi?
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kemal hocam merak ettiğim bir konu da şudur;
Bazen siz de İslam'dan şüphe ediyor musunuz? Aklınızdan "Acabalar" geçiyor mu? Bunu sadece Kemal hocama değil diğer forum üyelerine de soruyorum.
Hayır, şüphe etmiyorum.
Acabalardan kastın sinek vızıltısı tarzında gelen birtakım sorular ise o herkeste var zaten. Fakat bu İslam'ın doğruluğuna ve hak oluşuna halel getirmez. İslam'ın bütünlüğü içerisinde kafamıza gelen birkaç soruya şüphe denmez. Şüphe başka bir şey kardeşim. Örneğin bunu anlayabilmen için bir misal vereyim:* Anne ve babanın gerçek anne baban olduğunu nereden biliyorsun? Bunu hiç sorguladın mı? İstisnai durumlar haricinde insanların çoğu bunu sorgulamaz. Çünkü buna dair fazlaca tanıklığın vardır. Kendi annen babandan tut da çevrendeki insanlara ve akrabalarına kadar herkes yıllardır bunu sana söylüyor ve sen de buna inanıyorsun. Dna testi yaptırmadın, Doğum anına dair kamera kaydın yok. Şüphe, bu noktada anne ve babanın gerçek anne ve baban olduğundan emin olmamaktır. Bütün o tanıklıklara rağmen. Bunu üzerine gidip dna testi yaptırıyor ve anne baban oldukları ortaya çıkıyor ve hâlâ emin olamıyorsan bu artık paranoyaklıktır. ateist ve deistlerin ve agnostiklerin çoğu böyle işte. İşte İslâmın doğruluğuna ve hak oluşuna dair de binlerce sahabenin, âlimin, evliyanın ve sair birçok insanın tarihi tanıklığı ve delili var. Özellikle âlimlerin İslam'ın delillerine dair tanıklığı çok mühim. Ama onlar bile bazı sorulardan kaçamamış. Fakat anlamadıkları birkaç husus olunca ellerindeki sayısız delili paçavra gibi bir kenara atmamış. Çünkü deliller sağlam kaynaklardan ve tevatüren geliyor. Bu aşamadan sonra kişi hâlâ reddediyorsa art niyetlidir ya da kibirlidir.
Örneğin Nebi aleyhisselamın çok evliliği İslam'ı çürütmez. İnsanlar bunu anlamıyor. Burada ahlaki bir eksiklik var zannediyorlar. Çünkü Peygamber Efendimizin ahlâkını bütüncül bir kompozisyon içerisinde düşünmüyorlar. Nebi aleyhisselamın doğruluğuna ve ahlâkına dair binlerce delil var. Art niyetli arkadaşlar bunları görmek istemiyor nedense (!) Taif'te onlar taşlanmadı, amcasının vücudu karşısında delik deşik edilmedi çünkü. Kısaca kompozisyonun bütünü içerisinde birkaç güdük ve çürük iddia İslam'ı çürütmez.
*Bu misali Hamza Tzortis'in Hakikatin İzinde kitabından ilhamla yazıyorum.
@kemal Çok güzel bir örnekle açıklamışsın gerçekten. Tebrik ediyorum.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurtulusberzan Sağ olun var olun hocam. Hamza abi sağ olsun. Ondan ilhamla yazdım. Bu arada kitabını aldım ve bitirmek üzereyim. Çok sağlam bir kitap. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim arkadaşlara.
Örneğin Nebi aleyhisselamın çok evliliği İslam'ı çürütmez.
Çok evlilik bundan 100 sene öncesine kadar garipsenecek bir şey değildi ki. Kültür değişmesi geçirdiğimiz için farklı bir kültür farklı olarak algılanır oldu. Oysa kültürlerin göreceliği diye bir kavram vardır. Kültürler kendi içinde değerlendirilmelidir. Biz o zamanda olsaydık biz de çok evlilik yapardık, Peygamber bu zamanda olsaydı, tek evlilik yapardı. Bunun din ile, Allah'ın varlığı, Resul gerçeği ile alakası yok ki. Bu insanların kafası neden böyle az çalışıyor @kemal kardeş?
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Örneğin Nebi aleyhisselamın çok evliliği İslam'ı çürütmez.
Çok evlilik bundan 100 sene öncesine kadar garipsenecek bir şey değildi ki. Kültür değişmesi geçirdiğimiz için farklı bir kültür farklı olarak algılanır oldu. Oysa kültürlerin göreceliği diye bir kavram vardır. Kültürler kendi içinde değerlendirilmelidir. Biz o zamanda olsaydık biz de çok evlilik yapardık, Peygamber bu zamanda olsaydı, tek evlilik yapardı. Bunun din ile, Allah'ın varlığı, Resul gerçeği ile alakası yok ki. Bu insanların kafası neden böyle az çalışıyor @kemal kardeş?
Çünkü kendi fıtratlarını tanımıyor ve kendileri ile çelişiyorlar hocam. Ellerine imkân verildiği zaman da sözlerinin eri olamıyorlar maalesef. Sokaklarda neler yaşanıyor hepimiz görüyoruz. Basit bir gözlem bile insanların ne olduğunu ortaya koyuyor. Meselenin kültür yönü de var tabi hocam fakat ayetlerin insan fıtratına göre geldiği de bir gerçek.