Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Kuran, süryani kili...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Kuran, süryani kilisesinden veya mezmurlardan alıntı mı?

(@emir80)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 9
Konu başlatıcı  

Merhaba. internette karşılaştığım, Luxenberg tarafından ortaya atılan tez epeyce aklımı karıştırdı. 

Öncelikle mezmur: zebur surelerini alan kitap.

Luxenberg, kuranın zor anlaşılan veya dolaylı yoldan açıklanan bazı kısmlarının süryanice kolayca açıklanabileceğini savunuyor ve süryanice olan mezmurlardan alıntı olduğu. Bazı kelimelerin süryanice olarak daha kolay açıklandığını ve anlamı değiştiğini savunuyor.

Wikipediadan baktığımda şu metodu önerdiğini söylüyor:

    • Makul, gözden kaçan bir açıklamanın Tafsir al-Tabari'de bulunup bulunmadığını kontrol edin (MS 883'te tamamlandı).
    • En kapsamlı Arapça sözlük olan İbn Manzur'un Lisān al-ʿArab'ında (MS 1290 dolaylarında tamamlanmıştır) makul bir açıklama olup olmadığını kontrol edin (bu sözlük Taberî tefsirinden yaklaşık 400 yıl sonrasına aittir, dolayısıyla sözlüksel anlayışta makul ilerlemeler içerebilir).
    • Arapça ifadenin, bağlama uyan farklı bir anlama sahip Süryanice veya Aramice de eşsesli bir kökü olup olmadığını kontrol edin.
    • Süryanice/Aramice kök kelimesinin anlamının pasaja daha iyi anlam verip-vermediğini değerlendirin.
    • Bu pasajı anlamlandıracak Süryanice bir kelime olup olmadığını kontrol edin.
    • Daha sonra en eski metne, ( resm' (şekil) ) eklenen işaretlemelerin (sesli harfleri vb. belirten) farklı yerleşimleriyle deney yapın. Belki de resmın, pasajı anlamlandıran Arapça bir kelime verecek bir versiyonu vardır.
    • İşe yarayan Arapça kelime yoksa deneyi tekrarlayın ve Süryanice kelimeleri arayın.
    • Arapça ifadeyi Süryanice'ye çevirin ve kelimenin tam anlamıyla Arapça'ya çevrilmiş olabilecek bir ifade için Suriye literatürünü kontrol edin; Süryanice'deki orijinal anlam, sonuçta ortaya çıkan Arapça ifadeden daha anlamlı olabilir (bu tür tercüme edilen ifadelere morfolojik calques denir).
    • Eski Suriye literatüründe, şu anda kayıp olan bir Arapça deyimin bir benzeri olabilecek, karşılık gelen bir deyim olup olmadığını kontrol edin.
    • Arapça yazıyla, ancak Süryanice imlayla yazılmış doğru bir Arapça ifade olup olmadığını kontrol edin.

    Bir kelimenin "mantığı", "hükmü" ve "anlamlandırması", aynı kelimenin daha açık Kur'an pasajlarındaki geçişlerine bakmayı ve Kur'an'a neredeyse kelimesi kelimesine aktarılan Aramice apokrif ve litürjik metinlere bakmayı gerektiriyordu.

    ( https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Kur%27an%C4%B1n_Arami-S%C3%BCryani_dilinde_okunmas%C4%B1 )

 Örneğin: Ahzab suresinde genellikle "peygamberlerin sonuncusu" olarak tercüme edilen ifade Luxenberg'e göre "şahit" anlamına geliyormuş.

Birde Nöldekeye göre kuran süryanice olan "keryana" kökünden geliyormuş ve bunun anlamı "Kiliselerde ders, anlatı" imiş.

Altta parantez içinde yazdığım video da bunlardan bahsediyor: Kuranda bazı surelerin başında söylenen (Hadid, Haşir, Saf, Cuma, Tegabun) "göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tesbih eder" cümlesi yine mezmurlarda geçiyormuş (psalm 50:1) ve Elif lam mim, elif lam ra, elif lam mim ra; "yüce olan tanrı konuşuyor" cümlesinin kısaltması ve baş harfleriymiş. (Psalm 69:34) Başında  elif lam mim  olan surelerde de genellikle başlarında "Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir." gibi cümleler var.

(

Yani kısacası Kurandaki sureler süryanice yazılan mezmurlardan alıntı mi?

 


   
Alıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Kur'anın çoğu peygamberimizin başından geçen olaylar üzerine iniyor. Savaşlardan, sorunlardan bahsediyor. 

Onun dışında dürüst ol, zina etme gibi emirler de elbette tüm kutsal kitaplarda olacak. 

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
(@emir80)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 9
Konu başlatıcı  

@kurtulusberzan 

Allah razı olsun fakat benim son 2, 3 sorum daha var.

Luxenberg, Kuran'ın "çok belirsiz ve hatta açıklanamaz bir dil içerdiğini" iddia etti. Müslüman bilginlerin bile bazı pasajların analizini zor bulduklarını ve bu pasajları açıklamaya çalışan tonlarca Kur'an tefsiri kaleme aldıklarını ifade eder. Ona göre, bu çabaların ardında, anlaşılması zor olan herhangi bir pasajın gerçek ve saf Arapça olduğu ve klasik İslami yaklaşımlarla deşifre edilebileceği varsayımı bulunuyordu. Luxenberg, Batılı akademik Kuran bilginlerini de Müslüman bilginlerin çalışmalarına çok fazla güvenerek çekingen ve taklitçi bir yaklaşım benimsemekle suçluyor. Luxenberg, eski yöntemleri bırakıp yeni  en son dilbilimsel ve tarihsel yöntemlerin kullanılması gerektiğini düşünüyor. Belirli kelime veya cümle "anlamsız" görünüyor veya yalnızca dolambaçlı varsayımlara anlam verebiliyorsa, Arapça kadar Süryanice de bakılması gerektiğini savunuyor. https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Kur%27an%C4%B1n_Arami-S%C3%BCryani_dilinde_okunmas%C4%B1 /p>

Özellikle son madde yani "Arapça yazıyla, ancak Süryanice imlayla yazılmış doğru bir Arapça ifade olup olmadığını kontrol edin." ve "Arapça ifadeyi Süryanice'ye çevirin ve kelimenin tam anlamıyla Arapça'ya çevrilmiş olabilecek bir ifade için Suriye literatürünü kontrol edin; Süryanice'deki orijinal anlam, sonuçta ortaya çıkan Arapça ifadeden daha anlamlı olabilir (bu tür tercüme edilen ifadelere morfolojik calques denir)." kısmı beni şüpheye düşürdü. Bu metod doğru olur mu? ve bu metodla yaptığı ifadeler çok yakın olmuyor mu? Bu metodu zor çevrilen kelimelere kullandığı için ayrıca kafam karıştı. Bu metod doğru olabilir mi?

İkinci olarak şimdi Luxenberg, Kur'an'ın ilk başta Süryanice ve Arapça karışık dille yazıldığını savunuyor. Zamanla ,Hz. Muhammed'in ölümünden sonra, sıradaki nesiller bu dili anlamayınca arapçalaştırdığını düşünüyor. Böyle olabilir mi?

Ve son olarak Luxenberg'in analizi, yedinci yüzyıla kadar yaygın olan Suriye-Aramice dilinin, O'nun anlamlandırılmasında daha güçlü bir etimolojik temel oluşturduğunu öne sürüyor.
Erken Arapçanın özelliği, daha sonra örneğin ب, ت, ن, ي 'yi ayırt edecek sesli harf ve işaretlerden yoksun olması ve dolayısıyla yanlış telaffuza meyilli olmasıydı. Arap yazısına Noktalama ve işaretler sekizinci yüzyılın başlarında, Irak valisi Haccac ibn Yusuf'un (694-714) emriyle eklendi. Bu olayı açıklar mısınız?  Bu olaydan dolayı Kur'an'ın çok belirsiz olduğunu iddia etmiş.

Bunlar son merak ettiklerim. Kusura bakmayın tekrar iki, üç şey sordum çünkü araştırdığımda çok fazla cevap bulamadım ve kafam karıştı. Size sormak istedim.  Şimdiden cevabınız için teşekkür ederim.


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Tüm diller önceki ölü dillerin evrilmiş versiyonlarıdır. Bu kadar da değil. Tüm diller diğer dillerden kelimeler alarak sürekli evrilir. İşte o günün Arapçası içinde de Süryanice, Akadca, İbranice vs. birçok dilden kelimeler de vardı. Kuran o günün Arapları hangi kelimeleri anlayıp konuşuyorlarsa o kelimelerle indi. Yani Arapçaya girmiş Arapça içinde erimiş kelimeler bunlar. Kelimenin kaynağı fi tarihinde Süryaniceden gelmiş olmasının bir önemi yok ki. Şurada konuşmuştuk:

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/f/s/kuranda-arapca-olmayan-kelimeler-kuranda-hata-yaratir-mi/

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
(@emir80)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 9
Konu başlatıcı  

@kurtulusberzan 

Anladım çok teşekkür ederim. 


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu