Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Kafamın İçindeki Dü...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Kafamın İçindeki Düşünceler

Kemâl Aydın
(@abdullah-bin-mubarek)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
Konu başlatıcı  

İyi günler dilerim.

Bu yaşadıklarımı başka yaşayan insanlar var mı bilmiyorum. Muhtemelen vardır.

Bugün size yaşadığım ve gün içinde beni rahatsız eden bazı düşünceler hakkında bol "nedenli" sorular sormak istiyorum.

İslami konularda araştırma yaparken ve imani hassasiyetime dikkat etmeye çalışırken neden zaman zaman kafama Allah ve nübüvvet konusunda olmadık düşünceler geliyor? Neden bu düşüncelerden rahatsız oluyor ve cedelleşiyorum acaba? Allah'ın varlığına ve peygamber efendimizin mücadelesine ve samimiyetine inandığım hâlde, aklen bu beni tatmin ettiği hâlde !, neden kafama "ya öyle değilse...., yoksa?..." gibi düşünceler yahut vesveseler hücum ediyor?

Zaman geliyor bu düşüncelerin nefsimden mi aklımdan mı olduğunu ayırt edemiyorum? Yahut acaba böyle bir ayrım var mı?

Bunların olmasında imani konularda "karşı tarafların" iddialarına olan ürkek yaklaşımım da etkili olabilir mi? Yani şöyle demek istiyorum: "Şu tür iddialara muhatap olmak istemiyorum, olursam imanım tehlikeye girer" gibi güvensiz bir yaklaşımın da mı bunda etkisi olabilir mi? 

Bu tür konularda araştırma yaparken yahut bu forumda ve başka mecralarda bir yazı okurken aklen beni tatmin eden bir konuda sanki araya bir perde çekiliyor ve "hayır bunu içten kabul etmedin, aklın seni kandırıyor olabilir" vb. fikirler oluşuyor.

Bu tür düşünceleri izale etmek, bertaraf etmek, mücadele etmek doğru mudur yoksa bunu doğru bilgi ile mi gidermeliyiz. Ne yapmak lazım? Şimdiden teşekkür ederim...


   
dayssoon reacted
Alıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kemal

Zaman geliyor bu düşüncelerin nefsimden mi aklımdan mı olduğunu ayırt edemiyorum? Yahut acaba böyle bir ayrım var mı?

Bu bana da olmuştu kendimi çok kötü hissediyordum ve acaba ben münafık mıyım? Diye kendimi kınıyordum. Şimdi anlıyorum ki bunlar herkeste olan şeyler. Sebebini ise şöyle düşünüyorum;  nefisle mücadele ile imanın ya açığa çıkıp belirginleşmesi ya da nefse mağlup olup inkarcı grubuna katılıp katılmayacağının denenmesi amacıyla, bize Allahı inkâr etmeyi fısıldayan,olmadık düşünceler ilka eden,kötülük tohumu atmaya çalışan, vesveselerle kandırmaya çalışan,insanın imanını çalmaya çalışan bir iman hırsızı vermiş ve bununla mücadele de büyük cihat olarak nitelendirilmiş.

Nefisle mücadelenin , kılıçla savaşmaktan daha zor olduğunu Peygamber efendimiz gazadan dönerken şu şekilde ifade etmiş;   "bu küçük cihattı ,şimdi sıra büyük cihatta." Yani asıl zor cihadın insanın nefsiyle olan mücedelesi,savaşı olduğunu söylemiş Resulullah efendimiz.

Yusuf suresi 53. Ayet mealinde nefsin düşman olduğu belirtilmiş:

“Bununla beraber ben nefsimi, kendimi temize çıkaramam. Çünkü nefis ısrarla kötülüğü emreder, kötülükte rehberlik eder. Ancak Rabbimin rahmetiyle muamele ettiği, koruduğu durumlarda, insan nefsin elinden kurtulabilir. Rabbim kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.”

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
Kemâl Aydın
(@abdullah-bin-mubarek)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
Konu başlatıcı  

@drobooss Bu durumlar biraz evhamlı olmamla da ilintili olabilir.

Peki o zamanlarda siz ne yapmıştınız? Süreci nasıl yorumluyor ve tepki veriyordunuz? Nefisle olan mücadelenizde (tabi böyle bir mücadele verdi iseniz) her sorunuza cevap bulmaya çalışıyor muydunuz? 

Tabi bu soruyu sadece size değil herkese soruyorum. 


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kemal

@drobooss Bu durumlar biraz evhamlı olmamla da ilintili olabilir.

Peki o zamanlarda siz ne yapmıştınız? Süreci nasıl yorumluyor ve tepki veriyordunuz? Nefisle olan mücadelenizde (tabi böyle bir mücadele verdi iseniz) her sorunuza cevap bulmaya çalışıyor muydunuz? 

Tabi bu soruyu sadece size değil herkese soruyorum. 

Ben o zamanlar fazla soru sormazdım. Sadece kendiliğinden böyle düşünceler geldiğinde kendimi kınardım ve ciddi ciddi galiba ben münafığım derdim. 

Şimdi sizler ateizm propagandasına maruz kaldığınız için sizin için çok daha zor ve yıpratıcı. O yüzden bu mücadeleyi vermek  benimkinden çok daha zor ve kazanmakta çok daha sevap bakımından fazla. O yüzden moralinizi bozmadan imanda direnin ve zamanla bu mücadelede nefse kulak verip, boyun eğmediğiniz için artık sizle uğraşmayı bırakacaktır. Her şeye rağmen yola devam etmek bu vesveseleri giderecektir diye düşünüyorum. Bir de vesveseyi büyütüp önemsememek gerekiyormuş böyle yapmak daha da artırıyormuş. Önemsememek yani kulak vermemek gerekiyor ki çekip gitsin.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
(@mert-cem)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 351
 

@kemal daha birkaç gün içinde ben de çok fena vesveseye kapıldım, gerçekten elimizde olmayan ve çok rahatsız eden bir ruh hali.

Her ne kadar bazen vesveseye kapılıp inancım zayıflasa da Kuran'ın felsefesini, içindeki onlarca bilimsel mucizeyi, İlk Müslümanların da vesveselendirildiğini ve tereddütler yaşadığını biliyor oluşum, hayatın bir anlamı olmasına dair akılsal delilleri vs. düşününce bir zaman sonra vesveselerim konusunda sabırlı olmam gerektiği sonucuna varıyorum ve sakin bir kafayla araştırmalara devam ediyorum.

ateizme gerçekten hiçbir şans vermiyorum, ateizm kesinlikle bomboş bir inanç. Bir din konusuna gelecek olursak şöyle bir örnek vermek istiyorum:

Bizi bir bitkiye benzetirsek bu durumda dini de güneşe benzetebiliriz. Bitki olarak bir göze sahip olmasak da orada bir yerde bir güneşin var olduğunu mantıksal açıdan biliyoruz çünkü eğer olmasaydı bitki de olmazdı.

Aynı şekilde eğer insan gibi bir canlı evrimleştiyse ve insanlık günümüzdeki seviyeye(bilimsel, teknolojik) ulaştıysa kesin olarak oralarda bir yerlerde bir "din"in zorunlu olarak var olamsı gerektiğini düşünüyorum ve bu da beni akılsal çıkarımlar ile bile dinlere bakmaya yöneltiyor, bu durumda da İslam sonucuna varıyorum.

Benim vesvese süreçlerim, vesveselenince olayları inceleme biçimim, araştırmalarım vs. aşağı yukarı bu anlattığım temellere dayanıyor ve bu temellendirmeler benim için vesveselerden kurtulmamın yanında çok daha fazla yarar sağlıyor.

"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @mert-cem

Bizi bir bitkiye benzetirsek bu durumda dini de güneşe benzetebiliriz. Bitki olarak bir göze sahip olmasak da orada bir yerde bir güneşin var olduğunu mantıksal açıdan biliyoruz çünkü eğer olmasaydı bitki de olmazdı.

Bayıldım 

Emoji-Psck (294)

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
doooo and Kemâl Aydın reacted
CevapAlıntı
(@mert-cem)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 351
 

Dünya'da sadece insanlara zarar veren bir felaket yaşandığını düşünün ve sadece insanlığın yok olduğunu düşünün. Sonra bu felaketin ardından Dünya'ya bir uzay gemisiyle uzaylı topluluğunun geldiğini düşünün. Bu uzaylılardan(gökten gelen canlılardan) bazıları, Dünya'da var olan on binlerce taşıtın(uçak, araba, gemi vs.) amaçsızca var olduğunu düşünecekti. Bazıları aynen bizim evren için "Bak tüm bunların bir amacı ve üreticisi olmak zorunda." söylemlerimizi söylemesine rağmen diğer uzaylılar "Hayır, amacı alan yok işte, öylesine var bunlar." diyecekti.

Bakın, ateiztlerin ve deistlerin evren için yaptığını; uzaylılar insan için yaptı...

Vallahi özellikle ateizme insanlar nasıl inanıyor aklım almıyor. Bence değil, kesin olarak şöyle ki akla zarar ve komik çıkarımlar yaparak bir yaratıcıyı inkar ediyorlar.

"Görmediğime inanmam!" gibi bir saçmalık olamaz, bunu diyen şahıslar hayatlarında kullandıkları ürünlerin neredeyse tamamını üretilirken görmediler, neden onların kendiliğinden oluşma ihtimalini sorgulamadılar?

Bilirsiniz bir aralar "Mısır Piramitleri uzaylılar tarafından yapıldı." söylemleri dolaşıyordu. Hani o ağır taşları insan kaldıramaz, bu ne demek oluyor?

Hmmm... Demek ki insan bu piramitleri yapmış olamaz ama başka bir bilinç yapmıştır bunu, diye söylüyorlar. Bak bu cümlelerden sonra ateizmi kimse toparlayamaz, piramitleri üretilirken görmedikleri halde insan yapamazsa başka bir bilinci arama çabalarına gittiler, kendiliğinden oluştu demediler!

Yani koca galaksiyi, trilyonlarca yıldızı kendiliğinden oluşturdun ama mısır piramitleri kendiliğinden oluşmadı da uzaylılar yaptı(!)

Hatta piramitlerin, uzaylılar tarafından iletişim "amacıyla" yapıldığı bile düşünüldü...

Buradan ateizmin bomboş bir inanç olduğunu ve hayatın, evrenin kesinlikle bir amacının olması gerektiğini kesin olarak anlayabilirsin, istersen düşünüp yüzlerce böyle örnek de bulabilirsin.

Aslında insanlar bilerek gerçeğin üzerini örtmeseydi, güzel bir sorgulama ortamı olsaydı şu an çok daha fazla sorumuza cevap bulabilirdik ama maalesef saçma düşüncelerle, sürekli papağan gibi tekrarlayan ateistlerle, kötü sorgulama ortamında bulunduğumuz için vesveselenme olasılığımız artıyor ve ilerleyişimiz biraz daha yavaşlıyor.

Birçok düşüncemi yazdım buraya, umarım biri veya birilerinin işine yaramıştır.

 

"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

Peygamber efendimizin bir hadisi bana bu günleri hatırlatıyor:

Yakında büyük fitneler olacak, o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.” (Sahihu’l-Buhari VIII, 92; Tefriru’l-Kurani’l-Azim II, 43; Sunenu İbn-i Mace, II, 3961.)

Benim anladığım buradaki fitne dinsizlik fitnesi ve bu ateizm propagandalarına maruz kalmak. "İşte bu günlerde kendinizi onlardan koruyacak ,sığınacak güvenilir bir liman bulun ,onlardan uzak durun, onlara yaklaşıp imanınıza zarar vermelerine izin vermemek için elinizden geleni yapın" olarak anlıyorum.

Bir hadiste şöyle:

Ma'rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir heva, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin (selefi dinlemeden) kendi reylerini  beğendiklerini müşahede edersen, o zaman  kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır.  O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir." [Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014).]

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
Kemâl Aydın
(@abdullah-bin-mubarek)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
Konu başlatıcı  

@mert-cem Aslına bakarsanız ateistler hayatlarına bir "anlam" yükleyerek ancak buna uygun davranmayarak fıtratlarına ters bir iş yapmış oluyorlar. Çünkü anlam ancak mahlukatın olduğu bir kâinatta mümkündür. Onlar bunu reddediyorlar ama hiçbir çözüm önerileri getiremiyorlar ve getiremeyecekler de. 

 

Siz bitki ve güneş örneğini verince nedense aklıma Eflatun'un mağara metaforu geldi. Biz şu an bir mağarada/fanusta yaşıyoruz. Ancak dışımızda da farklı bir gerçeklik olduğunu seziyoruz. Bu dünya mağarasında/fanusunda gördüklerimiz bildiklerimiz ne kadarsa o kadarı hakkında iki çift kelam ediyoruz/ettiğimizi zannediyoruz ! 


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
Kemâl Aydın
(@abdullah-bin-mubarek)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
Konu başlatıcı  

@drobooss Evet, çok doğru. Hakikaten böyle bir çağda yaşıyoruz. Peygamber Efendimizin "Şüpheli şeylerden kaçının" minvalindeki hadisini de bu şekilde yorumluyorum.

Bunun için her zaman Allah'a bizleri/beni dinimiz üzere sabit kılmasını, ayağımızı kaydırmamasını, son nefeste imanla canımızı almasını, bizleri nefsimizle bir an olsun baş başa bırakmamasını ve Sırât-ı Mustakîmden ayırmamasını niyaz ediyorum. 

 

Maddiyatın her yanımızı sardığı bir ortamda yukarıda belirttiğim fanusun ötesindeki âlem için gayret ediyoruz. Zor dönemlerden geçiyoruz. Ama dediğiniz gibi hepsinin mükafatı da elbette ki farklı olacaktır. 

 

Biz bugün bu durumlardan muzdaribiz. Peki Peygamber Efendimiz döneminde sahabe-i kiram Peygamber Efendimizin dizinin dibinde neyden muzdarip idi. Onlar dahi şüpheye düşerken, Hz. Ömer dahi Fetih suresi inmeden önce Peygamberimizin gördüğü rüyanın o gün gerçekleşmemesi üzerine (bir sene sonra gerçekleşmiştir) şüphe edebilirken bize ne oluyor diyorum bazen? Onların zamanında ne kadar batıl fikir vardı ki çevrelerinde? Daha sonra Gazali'nin yaşadığı tecrübeyi düşünüyorum...ve bunun gibi daha birçoğunu... Demek ki sorun salt çağla da ilintili değil. Demek ki sorun çağları müştemil, kapsayan bir sorun. 


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kemal

Siz bitki ve güneş örneğini verince nedense aklıma Eflatun'un mağara metaforu geldi. Biz şu an bir mağarada/fanusta yaşıyoruz. Ancak dışımızda da farklı bir gerçeklik olduğunu seziyoruz. Bu dünya mağarasında/fanusunda gördüklerimiz bildiklerimiz ne kadarsa o kadarı hakkında iki çift kelam ediyoruz/ettiğimizi zannediyoruz !

Okyanusta yaşayan balık misali.???

Balıklar toplanmış bir denüzüstü teleskobu yapmış ve kıyıdaki kumların ne kadar çok olduğunu, ne güzel parladıklarını, kaç milyar kum olduğunu,nasıl ve ne işe yaradıklarını, bulutun ne olduğunu,neden değişik şekilleri olduğunu , kocaman çok parlak yuvarlak bir cisim olduğunu geceleri kaybolduğunu,bunun ne işe yaradığını bulmaya ,anlamaya çalıştıklarını düşünün. İçlerinden biri diyor ki bunlar bizi var etmek için takım çalışması yapmış ve okyanus meydana gelmiş, okyanus meydana gelince de bizim için yaşam koşulları doğmuş ve biz olmuşuz. 

Aynen ateistler de bu mantıkla evreni inceliyorlar.

ateist mantığı= kayıp balık memo?

 

 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
(@mert-cem)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 351
 
Gönderen: @kemal

Biz bugün bu durumlardan muzdaribiz. Peki Peygamber Efendimiz döneminde sahabe-i kiram Peygamber Efendimizin dizinin dibinde neyden muzdarip idi. Onlar dahi şüpheye düşerken, Hz. Ömer dahi Fetih suresi inmeden önce Peygamberimizin gördüğü rüyanın o gün gerçekleşmemesi üzerine (bir sene sonra gerçekleşmiştir) şüphe edebilirken bize ne oluyor diyorum bazen? Onların zamanında ne kadar batıl fikir vardı ki çevrelerinde? Daha sonra Gazali'nin yaşadığı tecrübeyi düşünüyorum...ve bunun gibi daha birçoğunu... Demek ki sorun salt çağla da ilintili değil. Demek ki sorun çağları müştemil, kapsayan bir sorun. 

Daha dün bu örneği ben vermiştim. 🙂

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/f/s/bilimsel-ayetleri-soyle-degerlendirebilir-miyiz/#post-9757

"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
Kemâl Aydın
(@abdullah-bin-mubarek)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
Konu başlatıcı  

@mert-cem Bu forumda yeni olduğum için bilmiyorum ancak bazı hususlardaki yaklaşım biçimimizi tayin etmesi için soruyorum: Acaba tahkiki iman için neler yapmak lazım? Bunu yine herkese soruyorum tabii. Burada birbirimize sorular soruyoruz, konuşuyoruz, münakaşa ediyoruz ancak kastettiğim bu değil. Bahsettiğim, bu yolda, insanı savrukluktan ve düşünce israfından koruyacak bir METOT. Fikrî taarruzlara, yersiz tartışmalara ve şüphelere karşı koruyacak bir "bağışıklık". Örneğin Gazali bu bağlamda fıkhî meselelerin halk arasında tartışılmamasına önem veriyor. Gerçi bugün biz Gazalinin önerisini yırtıp atmış durumdayız. Maşallah allame-i cihanız hepimiz (!)  ? Tabii bu işin bir yönü. Bu vb. neler yapılabilir ? 


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
(@mert-cem)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 351
 
Gönderen: @kemal

@mert-cem Bu forumda yeni olduğum için bilmiyorum ancak bazı hususlardaki yaklaşım biçimimizi tayin etmesi için soruyorum: Acaba tahkiki iman için neler yapmak lazım? Bunu yine herkese soruyorum tabii. Burada birbirimize sorular soruyoruz, konuşuyoruz, münakaşa ediyoruz ancak kastettiğim bu değil. Bahsettiğim, bu yolda, insanı savrukluktan ve düşünce israfından koruyacak bir METOT. Fikrî taarruzlara, yersiz tartışmalara ve şüphelere karşı koruyacak bir "bağışıklık". Örneğin Gazali bu bağlamda fıkhî meselelerin halk arasında tartışılmamasına önem veriyor. Gerçi bugün biz Gazalinin önerisini yırtıp atmış durumdayız. Maşallah allame-i cihanız hepimiz (!)  ? Tabii bu işin bir yönü. Bu vb. neler yapılabilir ? 

Önce fikirlerimi belirtmek için yazmaya başladım ama sanırım bu konuda parça parça düşüncelere sahibim, henüz elimdeki parçaları birleştirip kendime düşünsel yöntem oluşturamadım ama bunun için çabalıyorum.

İleride işe yarayacağını düşündüğüm veya işe yaradığına emin olduğum temelli yöntemlerim olursa foruma yazabilirim.

Bu arada hoş geldin foruma. 38  

 

"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."


   
CevapAlıntı
Kemâl Aydın
(@abdullah-bin-mubarek)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
Konu başlatıcı  

@mert-cem Teşekkür ederim ? Esasen benim de bölük pörçük  bazı yöntemlerim var; bunun için bazı metinleri, bazı konuları bir dönem düzenli bir  şekilde okuyorum ancak tam tekmil, genelgeçer bir metottan bahsediyorum. Her zaman danışacağımız, yüz yüze konuşacağımız bir uzman bulamıyoruz malumunuz...


 


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Başa dön tuşu