
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Biliyorsunuz ki Kuran'da 2 doğu 2 batı, direksiz yükselen gökler, okyanus altı dev dalgalar, derin denizlerdeki karanlıklar, kıyamette denizlerin magmadan dolayı kaynaması, güneşin kırmızı dev aşaması, güneşin beyaz cüce aşaması, dostunu(eşini) yiyen dişi örümcek mucizesi, evrenin genişlemesi, yeryüzündeki ağırlıkların denge sağlaması gibi bilimsel mucizeler var.
Şimdi tüm bunlara hadi bir şekilde ulaştığını, imkansıza yakın bir şeyi başardı diyelim. Başardı, başardı ama bunları neden Kuran'a koydu?
Bunlar 200 yıl öncesine kadar bir anlam ifade etmiyordu ki!
Eğer gelecekteki insanların inanması için bu mucizelerin koyulduğunu düşünürsek o zaman neden kıyamet diye bir şey uydursun?
Eğer din uydursaydı kıyamet gibi bir felsefe yerine yeryüzünün hep var olduğu, ölenlerin hesaba çekildiği ve bu düzenin sonsuza kadar devam ettiği bir felsefe de kurabilirdi...
Eğer uydursaydı yeryüzünün hep var olduğunu ve hep var olacağını düşünürdü. Bu durumda gelecekteki insanlar inansın diye bilimsel ayetler (haşa) uydurdu önermesi geçersiz oluyor çünkü yalan söyleseydi kıyamet yalanının veya evrenin yaratıldığı yalanının ortaya çıkacağını düşünürdü ama dünya ve evrenin ezeli olmadığı da geçiyor Kuran'da.
Anladınız mı ne demek istediğimi? Anladıysanız düşüncelerinizi belirtir misiniz?
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
Subhanallah. İşte bu yüzden imanınızı bilimsel ayetlere göre temellendirmemelisiniz. Eski insanlar bilime değil, güvenilirliğe ve dinin hayatlarına kattığı anlama bakardı. Hz. Peygamber'e inananların %90'ı Kur'an'dan etkilendiği için değil, onunla gelen müthiş adalet ve huzuru istediler. 200 yıl önce Sanayi Devrimi oldu ve artık insanlar teknoloji ve bilime önem veriyorlar. İnsan karakteri düştü. O yüzden ayetlerden bilimsel mucizeler çıkarıyoruz ve bu imanımızı kuvvetlendiriyor. Ama imanın temel delili her zaman, herkes tarafından anlaşılabilir olmalıdır. Bilimsel ayetler herkes tarafından anlaşılmaz bu yüzden 2. plandadırlar. İlk ve en büyük delil Kur'an'ın dünyaya Hz. Peygamber aracılığıyla müthiş bir refah sağlamasıdır.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Katılıyorum. Ayrıca o dönemki insanların bu mucizeleri anlamaması dışında dalga geçip inanmaması da olasıydı. Mesela dağları sabit sanarsın ama onlar bulutlar gibi sürüklenirler ayetine bakalım. Bir şahıs çıkıp diyor ki dağlar hareket ediyor. Ayetin indiği o dönemdeki cahil insanların tavırlarını tahmin edebiliriz.
Eğer uydursaydı önceliği o devrin insanları olmalıydı. Bırak inandırmaya çalışmayı o insanların suyuna bile gitmiyor. Put ticaretiyle geçimini sağlayan insanlara karşı çıkıyor, insanların içki zina gibi en önemli zevklerine karşı çıkıyor. Yani peygamber iddiasındaki bir kişi eğer sahtekarsa insanları inandırmak için onların seveceği sahte vahiyleri tercih eder.
Yeterince insanı etrafında topladıktan sonra hala köşesine çekilip keyfini sürmemesi veya kendisini Kuranda yüceltmemesi o şahsın vahiy aldığı ve sahtekar olmadığı konusunda yeterli delillerdir.
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
Katılıyorum. Ayrıca o dönemki insanların bu mucizeleri anlamaması dışında dalga geçip inanmaması da olasıydı. Mesela dağları sabit sanarsın ama onlar bulutlar gibi sürüklenirler ayetine bakalım. Bir şahıs çıkıp diyor ki dağlar hareket ediyor. Ayetin indiği o dönemdeki cahil insanların tavırlarını tahmin edebiliriz.
Eğer uydursaydı önceliği o devrin insanları olmalıydı. Bırak inandırmaya çalışmayı o insanların suyuna bile gitmiyor. Put ticaretiyle geçimini sağlayan insanlara karşı çıkıyor, insanların içki zina gibi en önemli zevklerine karşı çıkıyor. Yani peygamber iddiasındaki bir kişi eğer sahtekarsa insanları inandırmak için onların seveceği sahte vahiyleri tercih eder.
Yeterince insanı etrafında topladıktan sonra hala köşesine çekilip keyfini sürmemesi veya kendisini Kuranda yüceltmemesi o şahsın vahiy aldığı ve sahtekar olmadığı konusunda yeterli delillerdir.
Evet, bu dediğiniz de doğru. Bu bakış açısı da bir delil olarak görülebilir ve sağlam da bir delil.
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
Yüce Allah öyle bir kitap indirmiş ki; müteşabih ayetler eski imansızların dalga konusu iken şimdiki imansızlara kuşkusuz delil. Öyle değil mi? Bu da Kuranın ayrı bir mucizesi.
Yeni bir sûre indirildiğinde onlardan/inkârcı münafıklardan bazıları: ‘Bu inen kısım hanginizin imanını artırdı acaba?’ diyerek vahyi küçümserler. Ama bu, iman edenlerin imanını, yakinini artırır ve onlar sevinip birbirlerini müjdelerler."
"Fakat o sûreler, kalplerinde küfür ve nifak hastalığı bulunanların inkârlarına inkâr kattı ve onlar kâfir olarak öldüler.”(Tevbe,9/124 ve 125).
“Biz Kur’ân’ı müminlere şifa ve rahmet olarak indiririz. Ama o, zalimlerin ise sadece ziyanını artırır.”(İsra,17/82).
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Hz. Peygamber'e inananların %90'ı Kur'an'dan etkilendiği için değil, onunla gelen müthiş adalet ve huzuru istediler.
Ben yanlış anlıyorum galiba, İslam'ın en büyük mucizesi Kuran'ın belagati, ahenki gibi edebi unsurlarla beraber geçmişten verdiği haberler değil mi?
Hatta Kuran, buradan "Bu Allah'tan değilse bunun gibi bir söz getirin." diye meydan okuyor, en büyük mucize Kuran'dır.
Subhanallah. İşte bu yüzden imanınızı bilimsel ayetlere göre temellendirmemelisiniz.
Ben demek istedim ki (haşa) bilimsel ayetler uydurup gelecek nesillerin de inanmasını sağlamak istemiş olamazlar çünkü eğer yalandan bir felsefe uydursalardı dünyanın ezeli olduğunu düşünürlerdi ama Kuran'a göre evren yaratıldı ve kıyamet var. Hani "Şöyle bilimsel ayetler uyduralım da gelecekteki insanlar da inansınlar" gibi bir mantık olamaz, az önce bunu açıkladım. Allah tarafından günümüzde bir sürü kafa karıştırıcı şey olduğu için, bir sürü bilgi olduğu için ve tonlarca farklı inançla karşılaştığımız için Müminlere kolaylık sağlansın diye koyulduğunu düşünüyorum.
dalga konusu iken şimdiki imansızlara kuşkusuz delil.
Burayı yanlış yazdınız sanırım, "şimdiki imanlılara kuşkusuz delil." olmayacak mı?
Örneğin bundan 1000 yıl önce yaşasaydım "Altta dalga, üstte dalga ve üstte bulut" ve "Derin denizlerdeki karanlıklar" ifadeleri benim için vesvese konusu olacaktı, hatta imansızlar "Nasıl altta bir dalga, üstte bir dalga olsun?" diye alay edeceklerdi belki ama günümüzde bu ayeti delil olarak görüyoruz.
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
@mert-cem yok hayır imansızlar için delil dedim. Bu ayetlerin bilimsel karşılığını gören birçok imansıza Allah hidayet veriyor bu ayetler sayesinde.
İmanlı olanın ise imanını artırıyor zaten imanlı ama kafasında soru işareti kalmaması için. İmanlı bir insan tekrar iman edecek değil ki inançlılar için olsun. şüphe duyanların ise şüphesini gideriyor.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Örneğin bundan 1000 yıl önce yaşasaydım "Altta dalga, üstte dalga ve üstte bulut" ve "Derin denizlerdeki karanlıklar" ifadeleri benim için vesvese konusu olacaktı, hatta imansızlar "Nasıl altta bir dalga, üstte bir dalga olsun?" diye alay edeceklerdi belki ama günümüzde bu ayeti delil olarak görüyoruz.
Bu arada bunu bilmek bana çok moral oluyor. Örneğin 1000 yıl önce yaşasaydım bu ayeti kendime sorun(vesvese) edinecektim, hani dalga üstüne dalga nasıl olur diye ve yıllar geçtikçe bir cevap alamayacaktım, ta ki 1000 yıl geçene kadar...
Bir de bizim, en azından benim yaşadığım olaylar peygamber zamanında da yaşanmış.
Örneğin peygamber rüyasında Kabe'de tavaf yapacaklarını görüyor ama Hudeybiye anlaşması yüzünden o sene tavaf yapamıyorlar. Bu olay yüzünden birçok kişinin dinden çıktığını, hatta sahabelerin bile kuşkulandığını okumuştum.
Ama tam dönüş sırasında Fetih suresindeki ayetler inerek peygamberin rüyası doğrulanıyor, bu olay benim için hem sağlam bir delil(umutsuz bir şekilde dönerken ayetin inip rüyayı doğrulaması) hem de motivasyondur.
Yine bir ayet:
Bakara 214:
"Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır."
Sanırım eskiler gibi biz de vesvese vs. ile imtihan ediliyoruz, en azından eskilerin de benim/bizim gibi zor zamanlar geçirdiğini ve buna göre ayetler indiğini, olaylar yaşandığını bilmek bana umut, mutluluk, motivasyon veriyor.
Allah, sonumuzu hayırlı eylesin ve bize öncekilere yüklediği gibi ağır yük yüklemesin.
"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Bu arada bunu bilmek bana çok moral oluyor. Örneğin 1000 yıl önce yaşasaydım bu ayeti kendime sorun(vesvese) edinecektim, hani dalga üstüne dalga nasıl olur diye ve yıllar geçtikçe bir cevap alamayacaktım, ta ki 1000 yıl geçene kadar...
Bak mesela bu ayete bakar mısın?
Sana kitabı indiren O'dur. Onun bazı âyetleri muhkem/anlamları tam bilinen olduğundan kitabın esasını teşkil ederler; diğerleri de müteşâbihtir/araştırılarak manaları bilinecek olan tabiat kanunlarıdır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu açıklamak için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki onun açıklamasını ancak Allah ve “ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır” diyen ilimde yüksek payeye erişenler bilir. Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.[50]
iman edenler o zamanda da diyorlardı ki hepsi Rabbimizdendir biz iman ettik bu ayetlerin manasını anlamasakta hepsine iman ettik diyorlardı. Kalplerinde eğrilik olanlar ise bu ayetlerin peşine düşüp fitne çıkarmaya çalışıyormuştu ,dalga geçiyormuştu, iman edenlere şimdi bu ayetlerde imanınızı artıracak ne var,ne buldunuz vs. diye alay edip iman edenleri rencide ettiklerini anlıyorum.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM