Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Vesvese ve Şüphe

(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Selamün aleyküm arkadaşlar. Son zamanlarda yazdığım yazılardan az da olsa vesveseli olduğumu anlamışsınızdır. Luxottica kardeşimiz gibi mental olarak pek iyi değilim. ateist, deist iddialar, çelişki iddiaları çözülse ve cevabı verilse dahi insanın aklında şu acabalar beni ve tanıdıklarımı bitiriyor. Hele hocamızın yazdığı miras ayetleri konusunu çok kez dile getirmiştim.

Allah'a şükürler olsun çok iyi açıklamış hocamız. Çok kez internet ortamında yazılanlarıda okudum. Ancak benim kalbim pek mutmain olmadı. Asla hocamızla alakalı değil bu benimle alakalı bir sorun. Sizce bu şüphe ve vesveseyi tam olarak ne yok eder? Gerçekten çok yorucu bir durum bu, nasıl üstesinden gelmeliyim bir müslüman olarak? Allah'a emanet olun.


   
Alıntı
Konu Etiketleri
(@mert-cem)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 351
 

Cevap çok basit: Geçen de sana söylediğim gibi ateist sitelere bakmayı bırak!

Yani yaptığın üzerinde biraz düşün, çok tuhaf değil mi?

Ya ateistler göz göre göre inkar ediyor, doğru düzgün sorgulama ortamı yok bu yüzden bu tuhaf durumu görünce ister istemez sinirleri bozuluyor insanın, "acaba ben mi yanlış biliyorum?", "Acaba ben mi hatalıyım?" düşüncelerine kapılıyor.

Bırak vesvese kapacaklarsa onlar kapsınlar, İslam'ın doğru olması durumunda ne olacağının farkında mı onlar? Onlar hiç bu ihtimali düşünüyor mu?

Ya İslam doğruysa, biz haklıysak ve tekrar dirileceğimiz zaman oluşacak şu senaryoyu bir düşün:

Öldükten sonra tekrar dirildiğini, bunun bilincinde olup kapıldığın paniği, senin için verilen sürenin dolduğunu ve hiçbir şekilde bunu telafi edemeyeceğini...

Bak ateistler bunları düşünüyor mu? Bırak da onlar bunları düşünsün, biz yanılıyorsak zaten bunun farkına bile varmayacağız. Tanrı'yı anlamak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz, evrendeki tonlarca delili görüyoruz, Kuran'dan birçok delil görüyoruz yani elimizden gelen her şeyi fazlasıyla yaptığımız halde neden vesveseye kapılıyoruz? ateistler, gerçeğin üstünü göz göre göre örterken yaptıklarının sonucunu düşünüp vesveseye kapılıyor mu?

Ya ibadet için harcadığın zaman da boşuna gitmiyor kardeşim. Tüm namazları kılsan, günlük 20 ayet okusan taş çatlasa 3 saatin gidecek. E günde 5 saat şarkı dinleyen insanlar var, günlük 7-8 saat sosyal medyada takılan insanlar var, hiç azımsanmayacak kadar insan iş yerine gidip gelmek için bu kadar süre harcıyor zaten ve daha sayabileceğim tonlarca örnek var, sen de düşünürsen bunları görebilirsin.

Yani yukarıda yazdığım kişilerin zamanı boşa gitmiyor da bizim mi gidiyor? Zamanın boşuna gitmediğini anladık, peki ya düşündüğümüz gibi haklıysak da günlük 3 saat için bile bize tonlarca nimet verene vesveselerden dolayı vakit ayıramıyorsak? 

Yarın öbür gün bilimin İslam zıttı açıklama yapmasına mı korkuyorsun? Ya İslam'ı destekleyen açıklama yaparsa veya big bang gibi bir gelişme olursa?

Bak ben de senin gibi vesveselere kapıldığım oluyor ama ben vesveseye kapıldığım zaman buraya yazdığım gibi tonlarca şeyi düşünüp vesveselerimin üzerinden buldozer gibi geçiyorum.

Lütfen sen de yerinde saymayı bırak!

Hem vesveselerim var diyorsun hem de ateist sitelerden çıkmıyorsun, hadi ama sürekli ateist sitelere girip karşıt yorum gördüğün için emin olduğun konularda bile şüpheye düştüğünü fark etmek hiç zor değil.

Bu gayet doğal, sana bir şey anlatacağım:

Bir grup ile hapishane deneyi yapalım. Bu gruplardan bazıları mahkum rolüne, bazıları da gardiyan rolüne girsin. Tıpkı gerçek hapishanedeki gibi alarmlar, demir parmaklıklar, tutsak kıyafetleri, gardiyan giysileri vs. olsun ve gardiyan rolünü oynayan kişilere, tutsak rolündeki kişilere gerçek bir mahkum gibi davranmasını söylesinler.

Emin olabilirsin gardiyan ve tutsak rolündeki kişiler bir süre sonra kendilerini öyle kaptıracaklar ki rol yaptıklarını unutup gerçekten tutsak ve gardiyan olduklarını düşünecekler oysaki ne gardiyanlar ne de tutsak...

Böyle düşünmelerinin nedeni tutsak veya gardiyan olmasalar bile psikolojik olarak sürekli tutsak ve gardiyan ortamlarında kalmaları. Hiçbir suçu olmadığı halde kendini tutsak olarak hissediyor çünkü uzunca bir zaman boyunca tutsak muamelesi gördü.

Belki de doğru bildiğin konularda bile vesveseye kapılıyorsun çünkü sürekli sana tutsak olduğunu söyleyen yorumları görüyorsun, bu da senin "Acaba ben gerçekten tutsak mıyım?", "Acaba ben hatalı mıyım?" gibi şeyler düşünmene neden oluyor.

Umarım sana yardımcı olabilmişimdir. 🙂

 

"Yasin 78: Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve "Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?" diyor."


   
CevapAlıntı
(@luxottica)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 127
 

@mert-cem Ben kardeşimizi çok iyi anlıyorum. ateist sitelerde gezmese bile vesveselerine engel olamaz ve takıntı haline getirir bende aynı durumdayım ve ilaç kullandığım için çok iyi biliyorum. Bizim gibi bazı insanların ateist olma nedeni de zaten psikolojik o yüzden böyle bir başlık açmıştım. 


   
CevapAlıntı
(@luxottica)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 127
 
Gönderen: @can24595

Selamün aleyküm arkadaşlar. Son zamanlarda yazdığım yazılardan az da olsa vesveseli olduğumu anlamışsınızdır. Luxottica kardeşimiz gibi mental olarak pek iyi değilim. ateist, deist iddialar, çelişki iddiaları çözülse ve cevabı verilse dahi insanın aklında şu acabalar beni ve tanıdıklarımı bitiriyor. Hele hocamızın yazdığı miras ayetleri konusunu çok kez dile getirmiştim.

Allah'a şükürler olsun çok iyi açıklamış hocamız. Çok kez internet ortamında yazılanlarıda okudum. Ancak benim kalbim pek mutmain olmadı. Asla hocamızla alakalı değil bu benimle alakalı bir sorun. Sizce bu şüphe ve vesveseyi tam olarak ne yok eder? Gerçekten çok yorucu bir durum bu, nasıl üstesinden gelmeliyim bir müslüman olarak? Allah'a emanet olun.

Biliyorum aklen mutmain olsan da kalben olmuyorsun. Bu da kalbin düşünmeye olan etkisi ve psikolojik sorunlardan kaynaklı. Bunun üstünden konuşarak bildiklerimizi takıntı haline getirdiklerimiz vesveselerimizi paylaşarak (özellikle aynı durumda olduğumuz için birbirimizi iyi anlarız) inşallah üstesinden gelebiliriz. Bu vesveseleri beraber paylaşıp cevabını daha iyi anlarsak daha hızlı atlatırız Allah'ın izniyle.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

@mert-cem Emoji-Psck (294)  

Bende şunu eklemek isterim; beyin düşünce,kalp de his üretmek zorundaymış. İşte bu ikisini boş bıraktığımız zaman duyduklarını,gördüklerini,dinlediklerini sürekli düşünceye dönüştürüyor ve bu kısır döngüye girerse buna vesvese deniliyor. O yüzden sürekli Allahı zikretmek sayesinde boş bırakılmayacaktır. Bol bol zikir, tesbihat ve esma-ül hüsna okunmalı ki ,kötü düşüncelerin ,vesveselerin oluşması engellensin. Yani beyin ve kalp bozuk düşünceler üretemesin.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
(@luxottica)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 127
 
Gönderen: @can24595

Selamün aleyküm arkadaşlar. Son zamanlarda yazdığım yazılardan az da olsa vesveseli olduğumu anlamışsınızdır. Luxottica kardeşimiz gibi mental olarak pek iyi değilim. ateist, deist iddialar, çelişki iddiaları çözülse ve cevabı verilse dahi insanın aklında şu acabalar beni ve tanıdıklarımı bitiriyor. Hele hocamızın yazdığı miras ayetleri konusunu çok kez dile getirmiştim.

Allah'a şükürler olsun çok iyi açıklamış hocamız. Çok kez internet ortamında yazılanlarıda okudum. Ancak benim kalbim pek mutmain olmadı. Asla hocamızla alakalı değil bu benimle alakalı bir sorun. Sizce bu şüphe ve vesveseyi tam olarak ne yok eder? Gerçekten çok yorucu bir durum bu, nasıl üstesinden gelmeliyim bir müslüman olarak? Allah'a emanet olun.

ateist sitelerden vb edindiğin gördüğün yerlerden edindiğin vesveseler geçecek inan bana. Sonra islam alimlerinin farklı görüşlerinden vesveselenip kafan karışacak. Bu konuda kafamızı karıştıran noktaları paylaşalım makalelere bakalım ortak bir noktada hemfikir olmaya çalışalım (psikolojik olarak). Cevabını almamıza rağmen vesveselenmeye devam edeceğiz ve bunun için sürekli aynı makaleleri tekrar tekrar okumak bilgileri tazelemek gerekiyor ve zamanla kalbimizde mutmain olacak Allahın izniyle. Örnek olarak ben ilk araştırmaya başladığımda mesela Rum suresi ile ilgili çok fazla vesveseleniyordum Allahın izniyle atlattım.


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

beni çok rahatlatan bir yazı risalei nurdan

Ey maraz-ı vesvese ile müptelâ! Bilir misin vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Sen ona ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner. Demek büyük nazarla baksan büyür, küçük görsen küçülür. Korksan, ağırlaşır, hasta eder. Korkmasan, hafif olur, hafî kalır. Mahiyetini bilmesen devam eder, bilsen gider. Öyleyse, bu marazın devasından "Beş Vechini" beyan edeceğim. Belki, sana da şifa olur. Zira cehil onu dâvet eder. İlim onu tardeder.

Birinci vecih: Şeytan, şüpheyi kalbe atar.

Eğer kalb kabul etmezse, o şüpheden, şetme döner. Hayale karşı, şetme benzer bazı hâtıraları ve bazı münafi-i edeb çirkin halleri tasvir eder. Kalbe "eyvah!" dedirtir, ye'se düşürttürür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi Rabbisine karşı sû-i edepte bulunuyor. Müthiş bir helecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister.

Ey bîçare, telâş etme! Çünkü o, şetm değil, belki tahayyüldür. Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi, tahayyül-ü şetm dahi şetm değildir. Zira şetm, hükümdür. Tahayyül, hüküm değildir. Hem onunla beraber, o sözler, senin kalbin sözleri değil. Çünkü kalbin o sözlerden müteessir ve müteessiftir. Belki o sözler, kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden gelen sözlerdir. Bunun zararı, yalnız tevehhüm-ü zararla mütezarrır olmaktır. Çünkü tahayyülü, hakikat tevehhüm eder. Şeytanın işini kalbine mâl eder. Zarar diye anlar, zarara düşer. Şeytanın dahi istediği odur.


   
CevapAlıntı
(@luxottica)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 127
 

@aslanural58 öbür vecihleride yazarsan çok iyi olur Allah razı olsun 


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Gönderen: @luxottica

@aslanural58 öbür vecihleride yazarsan çok iyi olur Allah razı olsun 

anlamadığın kelimerlin üzerine gel anlamı çıkıyor.

İkinci vecih: Budur ki; mânâlar, kalbden çıktıkları vakit, çıplak olarak çıkarlar ve çıplak olarak hayale girerler. Sûretleri, hayalde giyerler. Hayal ise, her vakit bir sebep tahtında bir nev'i sûretleri dokur. Ehemmiyet verdiği şeylerin sûretlerini yol üstünde bırakır. Hangi mânâ geçse, ona giydirir. Ya takar, ya bulaştırır,

ya perde eder. Eğer mânâlar münezzeh ve temiz iseler, sûretler mülevves ve rezil ise, giymek yoktur; fakat temas vardır. Vesveseli adam, teması telebbüsle iltibas eder: "Eyvah" der. "Kalbim ne kadar bozulmuş. Bu hisset-i nefis beni matrud eder." Bu yaranın merhemi ise, ey bîçare! Bak, nasıl ki namazın edeb-i nezihanesinin vesilesi olan zâhirî taharete, batnın bâtınındaki necaset tesir etmez. Öyle de, maâni-i mukaddesenin suver-i mülevveseye mücavereti zarar etmez. Meselâ, sen, âyât-ı İlâhiyeyi tefekkür ediyorsun. Birden bir maraz veya bir iştah veya bevl gibi müheyyiç bir hal şiddetle senin hissine dokunur. Elbette hayalin, deva-yı illet ve kaza-yı hacet levazımatını görecek ve onlara münasip süfli sûretleri nescedecek. O süfli sûretlerin ortalarından geçecek olan maâni-i mukaddeseye ne televvüsü var, ne zararı var, ne hatarı var ve ne de beis var. Yalnız hatâ, hasr-ı nazardır. Zann-ı zarardır. Üçüncü vecih: Eşya mabeynlerinde bazı münâsebât-ı hafiyye bulunur. Hiç ümit etmediğin şeyler içinde münasebet ipleri bulunur. Ya bizzat bulunur, veya senin hayalin o ipleri yapmış, onları birbiriyle bağlamış olur. Bu sırrın münasebatındandır ki; bazan bir mukaddes şeyi görmek, bir mülevves şeyi hatıra getirir. Fenn-i beyanda beyan olunduğu gibi: "Hariçte uzaklık sebebi olan zıddiyet, hayalde sebeb-i kurbiyettir." Yani iki zıddın sûretlerinin cem'ine vasıta, bir münasebet-i hayaliyedir. Bu münasebetle olan tahattura, tedai-i efkâr tâbir edilir. Meselâ, sen namazda, münâcâtta, Kâbe karşısında, huzur-u Rab'de iken, şu tedai-i efkâr seni tutup en uzak mâlâyaniyat-ı rezileye sevk eder. Sen, intibaha geldiğin anda dön. "Aman ne kusur ettim" deyip tetkikle meşgul olup durma!

Ta zayıf münasebet, senin dikkatinle kuvvet peyda etmesin. Zira sen, teessür gösterdikçe ve ehemmiyet verdikçe o tahattur, bir melekeye döner; bir maraz-ı hayalî olur. Korkma, maraz-ı kalbî değildir. Şu nev'i tahattur ise, galiben ihtiyarsızdır. Hassas asabilerde daha galiptir. Şu yaranın merhemi ise, nasıl ki şeytan ile melek-i ilhamın kalb taraflarında mücaveretleri ve füccar ile ebrarın karabetleri ve bir meskende durmaları zarar vermez. Öyle de, tedai-i efkâr saikasıyla istemediğin sevimsiz pis hayalâtın nezih efkârlarının içine girmesi zarar vermez. Meğer kasten ola veya zarar zanniyle onunla meşgul olasın. Dördüncü vecih: Amelin en iyi sûretini taharriden neş'et eden bir vesvesedir ki, takva zanniyle teşeddüd ettikçe hal ona şiddetlenir. Hatta öyle bir dereceye varır ki, o amelin daha evlâsını ararken harama girer. Bazan bir sünnetin araması, bir vacibi terk ettirir. Bu gibi, vesvese, ehl-i itizale lâyıktır. Çünkü onlar derler ki: "Eşyanın zâtında hüsnü var. Sonradan, o hüsne binaen emredilmiş. Eğer kubhu varsa, sonradan o kubha binaen nehyedilmiş." Demek, eşyada hüsün ve kubh zâtîdir. Emir ve nehy-i İlâhî ona tâbidir. Bu mezhebe göre insana, her işlediği amelde bir vesvese gelebilir. "Acaba amelim, nefsü'l-emirdeki güzel sûretle yapılmış mıdır?" diyebilir. Amma, mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat derler ki: "Cenâb-ı Hak, birşeye emreder, sonra hüsün olur; nehyeder, sonra kabih olur." Demek emir ile güzellik, nehiy ile çirkinlik tahakkuk eder. Demek hüsün ve kubuh, mükellefin ıttılaına bakar. Meselâ sen, namaz kıldın veya abdest aldın. Hâlbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebep nefsü'l-emirde varmış. Lâkin sen, ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Hakikatta senden kabul edilir. Çünkü mazursun. Öyleyse, zahiren şeriata muvafık işlediğin ameline "Acaba sahih olmuş mu?" deyip vesvese etme. Fakat, "Kabul olmuş mu?" de, gururlanma, ucbe girme. Madem ki, dinde harec yoktur; madem ki dört mezheb haktır; öyleyse, istiğfara müncer olan derk-i kusur, gurura incirar eden rü'yet-i hüsn-ü amele müreccahtır. Yani, böyle vesveseli adam, amelini güzel görüp gurura düşmektense; kusurunu görse, istiğfar etse daha evlâdır. Sen vesveseyi at. Şeytana de ki, "Şu hâl, harecdir. Yüsr-ü dine münafidir. Hakikat-i hâle muttali olmak güçtür. En ekal bu amelim, bir mezheb-i hakka muvafıktır. Ben, lâyık-ı vechiyle eda-yı ibadette aczimi itiraf ederek istiğfar ile, tazarru ile, merhamet-i İlâhiye dehalet ediyorum. Aczim, kusurumun af olunmasını, ve kàsır amelimin kabul olunması için bir vesilem olur" de. Beşinci vecih: Şüphe sûretinde gelen vesvesedir. Bîçare vesveseli, bazı tahayyülî halâtı, taakkulî halat ile iltibas eder. Hayale gelen şüpheyi, akla gelen bir şüphe tevehhüm edip, itikadına halel gelmiş zanneder. Bazan, tevehhüm ettiği şüpheyi, şek zanneder. Bazan, tasavvur ettiği şüpheyi, bir tasdik-i aklî zanneder. Bazan, bir emr-i küfrîde, tefekkürü, hilâf-ı iman zanneder. "Eyvah! Kalbim bozulmuş" der. Hâlbuki; tahayyül, tevehhüm, tasavvur, tefekkür; tasdik-i aklîden, iz'an-ı kalbîden ayrıdırlar, başkadırlar. Tahayyül, tevehhüm, tasavvur, tefekkür, şüphe ve tereddüt değildirler. Lâkin tekerrür edip istikrar peyda etseler, bazan bir nev'i şüphe-i hakiki onlarda tevellüd eder.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @aslanural58

beni çok rahatlatan bir yazı risalei nurdan

Ey maraz-ı vesvese ile müptelâ! Bilir misin vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Sen ona ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner. Demek büyük nazarla baksan büyür, küçük görsen küçülür. Korksan, ağırlaşır, hasta eder. Korkmasan, hafif olur, hafî kalır. Mahiyetini bilmesen devam eder, bilsen gider. Öyleyse, bu marazın devasından "Beş Vechini" beyan edeceğim. Belki, sana da şifa olur. Zira cehil onu dâvet eder. İlim onu tardeder.

Birinci vecih: Şeytan, şüpheyi kalbe atar.

Eğer kalb kabul etmezse, o şüpheden, şetme döner. Hayale karşı, şetme benzer bazı hâtıraları ve bazı münafi-i edeb çirkin halleri tasvir eder. Kalbe "eyvah!" dedirtir, ye'se düşürttürür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi Rabbisine karşı sû-i edepte bulunuyor. Müthiş bir helecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister.

Ey bîçare, telâş etme! Çünkü o, şetm değil, belki tahayyüldür. Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi, tahayyül-ü şetm dahi şetm değildir. Zira şetm, hükümdür. Tahayyül, hüküm değildir. Hem onunla beraber, o sözler, senin kalbin sözleri değil. Çünkü kalbin o sözlerden müteessir ve müteessiftir. Belki o sözler, kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden gelen sözlerdir. Bunun zararı, yalnız tevehhüm-ü zararla mütezarrır olmaktır. Çünkü tahayyülü, hakikat tevehhüm eder. Şeytanın işini kalbine mâl eder. Zarar diye anlar, zarara düşer. Şeytanın dahi istediği odur.

Günümüz Türkçesine tam olarak çevrilmeli. Bediüzzaman çok güzel anlatmış vesvese olayını. Allah razı olsun.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Ey Şüphe ve kuruntu hastalığı olan vesveseye tutulmuş kişi! Bilir misin vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Sen ona önem verdikçe şişer, önem vermezsen söner. Demek büyük nazarla baksan büyür, küçük görsen küçülür. Korksan, ağırlaşır, hasta eder. Korkmasan, hafif olur, gizli kalır. İç yüzünü  bilmezsen devam eder, bilsen gider. Öyleyse, bu marazın devasından "Beş yönünü" beyan edeceğim. Belki, sana da şifa olur. Zira cehil onu dâvet eder. İlim onu kovar.

bu kısmı biraz sadeleştirdim.


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Gönderen: @can24595

Selamün aleyküm arkadaşlar. Son zamanlarda yazdığım yazılardan az da olsa vesveseli olduğumu anlamışsınızdır. Luxottica kardeşimiz gibi mental olarak pek iyi değilim. ateist, deist iddialar, çelişki iddiaları çözülse ve cevabı verilse dahi insanın aklında şu acabalar beni ve tanıdıklarımı bitiriyor. Hele hocamızın yazdığı miras ayetleri konusunu çok kez dile getirmiştim.

Allah'a şükürler olsun çok iyi açıklamış hocamız. Çok kez internet ortamında yazılanlarıda okudum. Ancak benim kalbim pek mutmain olmadı. Asla hocamızla alakalı değil bu benimle alakalı bir sorun. Sizce bu şüphe ve vesveseyi tam olarak ne yok eder? Gerçekten çok yorucu bir durum bu, nasıl üstesinden gelmeliyim bir müslüman olarak? Allah'a emanet olun.

Bende şu aralar ara sıra yaşıyorum...

Özellikle zamanında diamond tema, apostate prophet, teiste cevap, kerem cankoçak, din ve mitoloji vb. kanalları çok izlerdim ve bir süre sonra ateizmin eşiğine gelmiştim. Şuan hala bazen vesvese geliyor bir video veya yazı görüyorum aklım karışıyor ama direkt bu sitede hocamızın yazılarını okuyorum ve rahatlıyorum.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @ahumanistmuslim
Gönderen: @can24595

Selamün aleyküm arkadaşlar. Son zamanlarda yazdığım yazılardan az da olsa vesveseli olduğumu anlamışsınızdır. Luxottica kardeşimiz gibi mental olarak pek iyi değilim. ateist, deist iddialar, çelişki iddiaları çözülse ve cevabı verilse dahi insanın aklında şu acabalar beni ve tanıdıklarımı bitiriyor. Hele hocamızın yazdığı miras ayetleri konusunu çok kez dile getirmiştim.

Allah'a şükürler olsun çok iyi açıklamış hocamız. Çok kez internet ortamında yazılanlarıda okudum. Ancak benim kalbim pek mutmain olmadı. Asla hocamızla alakalı değil bu benimle alakalı bir sorun. Sizce bu şüphe ve vesveseyi tam olarak ne yok eder? Gerçekten çok yorucu bir durum bu, nasıl üstesinden gelmeliyim bir müslüman olarak? Allah'a emanet olun.

Bende şu aralar ara sıra yaşıyorum...

Özellikle zamanında diamond tema, apostate prophet, teiste cevap, kerem cankoçak, din ve mitoloji vb. kanalları çok izlerdim ve bir süre sonra ateizmin eşiğine gelmiştim. Şuan hala bazen vesvese geliyor bir video veya yazı görüyorum aklım karışıyor ama direkt bu sitede hocamızın yazılarını okuyorum ve rahatlıyorum.

Çok teşekkür ediyorum size. Emoji-Psck (294) Forumda sık sık daha önce aynı konu açılmış mı diye aratın dediğimiz halde hemen hemen kimse dikkate almıyor. Taa Aralık ayında açılmış konuyu bulup aynı konuya yorum yazmanız inşallah diğer forum üyelerine de örnek olur.  Ki forumda yeni üye olmanıza rağmen dikkate almanız çok hoşuma gitti  forumumuza hoşgeldiniz. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @drobooss

Taa Aralık ayında açılmış konuyu bulup aynı konuya yorum yazmanız inşallah diğer forum üyelerine de örnek olur

Evet, bu gerçekten takdir edilesi bir davranış. Bu tavrı basit bir hadise olarak görmüyorum. Yeni gelen bir arkadaşımızın olayı hemen kapmış olması onun sorununun çözümü konusundaki arayışının samimi olduğunu gösteriyor. @ahumanistmuslim Tebrik ediyorum kardeşim seni ! Bu sitede aradığının cevaplarını bulacaksın inşaallah. Umutsuzluğa kapılma, müsterih ol ! 


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Hoşbulduk, düşünceleriniz için çok teşekkürler ? 

Gerçekten forumda birbirinize destek olmanız, sorularınıza cevap vermeniz çok hoşuma gitti ve forumda çok samimi bir ortam olduğunu gördüm, umarım çabucak adapte olup bende hem farklı arkadaşlarımızın sorularına cevap olup hem de birçok açıdan bilgi edinebilirim.


   
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Başa dön tuşu