
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Bu soruyu sormadan 17 yaşında bir genç olduğumu,dini mantığıyla anlamaya çalıştığımı ve yolun daha çok başında olduğumu belirtmek istiyorum. İmanım var ancak değişik düşünceler kafamda sürekli dönüp duruyor. Sanırım şeytanın bende en zayıf gördüğü nokta kadın hakları konusu. Bazen çok çaresiz hissettiğim ve neyin doğru olduğunu anlayamadığım zamanlar oluyor. Bu nedenle sorum islam ve kadın ile ilgili olacak. Birçok kişi İslam’ın kadınlara en geniş hakları verdiğini söylüyor. Ancak gördüğüm ve okuduğum kadarıyla İslam’ın gelişinden itibaren İslam ülkesi olarak tanınan birçok ülkede kadın hep geri planda ve değersiz konumda. Şuanda da yönetim biçimi şeriat olan birçok ülkede kadın kapanmak zorunda, eşinin istemediği yere gidemiyor hatta bazen evden dışarı çıkamıyor, dövülüyor,hizmetkar olarak görülüyor,eşe itaati bekleniyor,tek görevi çocuk doğurup evinde oturmakmış gibi muamele görüyor, 9-10 yaşındaki kız çocukları evlendiriliyor.Örneğin Arabistan kadına seçme seçilme hakkını veren en son ülke. Ve bu ülke islam denilince akla gelen ilk ülkelerden. Ayrıca ayetlerin hocalar tarafından çok çok farklı yorumlanması kafamı daha çok karıştırıyor. Örneğin Nisa 34. Yeni yeni bazı hocalar bu fiilin bin yıldan fazla süredir yanlış anlaşıldığını söylüyor ki -bu pek mantıklı gelmiyor. Aynı zamanda erkeğin eşini dövebileceğini ya da hafif(!) dövebileceğini söyleyende birçok hoca mevcut. Hafif dövmek ne demektir? Dövebilirsiniz ama ağzı burnu kırılmasın mı? Hadi diyelim Allah erkeğe kadını dövme hakkı verdi. Dövmek bir ilişkide çözüm olur mu? Sanmıyorum. Bunun dışında cariyelik,erkeğin 4 eşinin olabilmesi, bir erkeğe karşılık 2 kadın şahitliği vs. Çok uzun oldu farkındayım. Kusura bakmayın. O kadar çok düşünüyorum ki imanımın zarar görmesinden korkuyorum. İslam’da kadın nerededir? İslam’da kadına değer varsa günümüz ve bundan önceki islam ülkelerinde neden kadını sınırlayan,aşağılayan durumlar mevcuttur?
Öncelikle kafanızda fikirleri alıp benimsemiş ve diğer hepsini yanlış kabul etmişsiniz bu doğru bir tutum değildir.
Öncelikle İslam denince akla gelen ülkenin Arabistan olmasının tek sebebi Mescidi Aksa ve Mescidi Nebevi' nin orda olmasıdır. Arapların İslamı temsil ettiği falan yoktur ki bugün görüyoruz ki Arap ülkeler kafalarını petrole batırıp keyiflerine bakıyorlar İslam'ı umursadıkları falan da yok. Kadonların tek görevi evde oturup çocuk yetiştirmekmiş diyorsunuz ama bu sözünüz İslam tarihi ile taban tabana zıt. Bir çok alimin kadın hocaları vardır hatta Hz. Muhammed' in eşleri ticaret ile uğraşırlardı. Nisa 34 mevzusu ile ilgili sitede yazı bulunmaktadır ama siz hafif dövmek ne demek diye sormuşsunuz eğer biraz tefsir incelemesi yaparsanız cevabı direk bulacaksınız. Bir hadiste hafif dövmenin misvak vb. şey ile vurulmasıdır denilmektedir.
Üstte gördüğünüz şey misvaktır. Gördüğünüz gibi ince ve kısadır. Bunun vurulması ile ağız burun kırılmayacağını ve peygamberin eşlerinizin yüzüne vurmama ile ilgili hadisi incelerseniz bu dövmenin şiddet değil uyarı manasında olduğunu gösterir ki Kuran direk dövmeyi değil öncelikle uyarmayı fayda vermezse yatakta yanlız bırakmayı oda fayda etmez ise son olarak uyarıcı olacak şekilde hafif vurmayı tavsiye eder.
Çocuk evliliği ise din ile alakalı değil tamamen o bölgenin geleneği vs. ile ilgilidir. Örnek verecek olursam mesela Türkiye' de batıda kuzenlerin evlenmesi hoş görülmez ama doğuda gayet normal bir olaydır. Din ile alakası yok yani tamamen bölgenin geleneği kültürü ile ilgili bir konu. İslam belirli bir yaş vermez evlilik için. Kişi büluğa erince ve kendi malını harcayabilecek durumuna geldiği vakit evlenmesine müsade eder. Mesela Avrupa ülkelerinin çoğunda cinsel ilişkiye girilebilmesi için resmi yaş 13-14 tür. Bizede 18 olduğu için hemen 18 yaş altı evliliği çocuk evliliği gibi görüyoruz. Halbuki 16 yaşında büluğa ermiş ve kendi malından harcama yapabilecek olan kişinin evlenmeyi istemesi gayet normaldir. Hz. Muhammed bir hadiste evlilik yapılırken mutlaka kızın rızası alınmalıdır demiştir. Hatta bir kadın ona gelip babam beni zorla evlendirmek istiyor diyince Peygamber babası ile konuşmaya karar vermiş kadın ona babasının kendisini zorla evlendirmediğini sadece kendi rızası olmasa zorla evlendirilip evlendirilemeyeceğini öğrenmek için böyle söylediğini söylemiştir. Diğer 4 eş 2 kadının şahitliği ile ilgili sitede yazı bulunmaktadır.
Bu konu hakkında inşallah yakında daha geniş bir yazı hazırlayacağım. Sitedeki Kadın kategorisindeki yazıları toptan değerlendireceğim bir yazı olacak.
Fakat kısaca cevap vermek gerekirse ben İslam'da kadınların aleyhine olan bir tutum göremiyorum. Bizim de annemiz, kız kardeşimiz var. Öyle olsaydı onlar için üzülürdüm. Ama onların ve eşlerinin İslamiyet'e dört elle sarılırlarsa mutluluk ve huzur bulacaklarını biliyorum.
İslamiyetin kadınların aleyhine bir emri yok. Nisa 4'te geçen dövün kelimesi başı, sonu, şartları anlaşılmadan İslam aleyhine kullanılıyor. O ayet aslında dövmenin önüne o kadar engeller koyuyor ki. Sanki diyor ki şunları şunları sağlarsanız ancak dövebilirsiniz ve şartları sağlamak da öyle kolay değil. Sinirlenip kalkıp dövmek yok. Birinci şart: Ancak kadının gözü dışarıda olması lazım, yani iffetsizlik hareketleri olmalı. İkinci şart: Bu durumda bizim kültürümüzde kadını öldürüyorlar ama Kuranın şiddetin önünü kapatıyor. Diyor ki önce konuşacaksın. Üçüncü şart: Konuştun ve işe yaramadı ise yatakları ayıracaksın. Bakın yine sinirlenip dövmenin önüne bir engel daha. Ondan sonra hala anlamıyorsa dövebilirsiniz diyor. Bence bu ayet kadınları koruyor. Ayetin peşine de kadınların bundan vaz geçmesi halinde onlara sıkıntı çıkarmayıp iyi geçinin diye noktayı koyuyor.
Ben kendi kızım için de kız kardeşim için de bu ayetin hükmünü çok ama çok merhametli bulurum. Bu ayet kadını da kadının yuvasını da koruyor. Bu ayet gerçek manada uygulansa tüm kadınlar hoşnut kalır. Çünkü ayet kadını dövmenin önünü açmıyor, tıkıyor.
Diğer ayetlerde de hep kadını koruma var. Eğer Arabistan'da neden kadınlar eve kapatılmış ve söz hakları yok diyorsan, bunun İslam ile alakası yok. Kültürel bir konu. İslamiyette kadınlar eve kapansın, çalışmasın demez. Aksine kadınlara ve erkeklere çalıştıklarından pay vardır diye ayet var. Namusuyla çalışıp ailelerine katkı yapabilirler. Arabistan'daki gibi olması gerekmiyor. Türkiye'deki dindar olup çalışan ve ailelerine destek olan doktor, öğretmen, mühendis kadınların durumu İslamiyetin ruhuna daha uygun. İslamiyet asla kadının hoşnut olmayacağı bir şey getirmemiştir. Gerçekler ters düz ediliyor bu konuda.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Değerli cevabınız için çok teşekkür ederim. Bu konunun inanmayanlar tarafındanda çokça kullanıldığını görüyorum. ayrıca her geçen gün daha da yaygınlaşan feminizm gibi hareketleri görünce bu konu kafamı meşgul ediyor. Yanlış bir şey söylediysem cehaletime verin. Yazınızı merakla bekliyor olacağım. Tekrardan teşekkür ederim.
Mescidi Aksa yazmışım Mescidi Haram olacaktı*