Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Hz.Muhammed Marya o...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Hz.Muhammed Marya olayı

(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Tahrim suresi, Kuran'ın 66. suresidir ve 12 ayettir. Bu sure de, Ahzab suresi ayarında bir içeriğe sahiptir. Yani yine Muhammed'in 'Özel' hayatına ilişkin hükümler barındırır. Özellikle ilk 5 ayet, konunun belkemiğidir. Bu ayetlerin yazılmasının sebebi, Muhammed'in, eşleriyle yaşadığı bazı anlaşmazlıklardır. O da durumu düzeltmek ve eşlerini tehdit etmek için bu ayetleri yazıyor.  Anlaşmazlığın sebebi ise, Muhammed'in cariyesi Marya'dır. Pek çok tefsirde de işlendiği gibi, Muhammed, 'sırası' Hafsa'ya (halife Ömer'in kızı) geldiği bir günde, Hafsa'nın evine gider. Hafsa ev de yoktur. O sırada da cariyesi Marya eve gelir. Muhammed, Marya ile odaya çekilmiştir. Bu esnada Hafsa da eve gelmiştir. Geldiğinde, durumu görür ve doğal olarak tepki verir. Çünkü olay, kendi gününde ve kendi evinde yaşanmaktadır. Muhammed de durumu toparlamak için, 'Vallahi bir daha Marya'yla yatmayacağım.' diye yemin eder. Yani ne yapmıştır? Marya'yı kendine haram etmiştir. İşte Muhammed, bu yemininden bir süre sonra pişman olmuş olacak ki, şu 2 ayeti yazarak sureye giriş yapıyor.

1﴿ Ey peygamber! Allah’ın sana helâl kıldığını, eşlerini hoşnut etmek arzusuyla niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla beraber Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.

﴾2﴿ Allah size (belli durumlarda) yeminlerinizi çözmeyi meşrû kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır; O bilendir, hikmet sahibidir.

Bu 2 'kurtarıcı' ayet sayesinde, Muhammed'in kendisine haram ettiği Marya ile ilgili problem ortadan kalkmış oluyor. Ama olay tam olarak kapanmıyor tabi. Hafsa, bu olayı kimseye anlatmaması için uyarılıyor. Ama Hafsa, bunu saklayamayıp Aişe'ye anlatıyor. Bu olayların tümü, Buhari de dâhil olmak üzere en güvenilir kaynaklarda anlatılıyor zaten. Hafsa'nın Aişe'ye bunu anlattığını, Muhammed de bir şekilde öğreniyor. Öğrenince, şu ayeti yazıyor:

﴾3﴿Hani peygamber, eşlerinden birine gizli bir şey söylemişti. Eşi bunu başkalarına aktarıp Allah da durumu peygambere açıklayınca peygamber bunun bir kısmını anlattı, bir kısmından vazgeçti. Eşine konuyu anlatınca o, “Bunu sana kim haber verdi?” diye sordu. “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana bildirdi” diye cevap verdi.

Muhammed, olayın büyüyeceğini sezince, eşlerini uyarma gereği duyuyor tabi. İki ayet de bunun için patlatıyor:

4﴿ İkiniz de Allah’a tövbe ederseniz (çok iyi olur), çünkü kalpleriniz eğrilmişti. Ama peygambere karşı bir dayanışma içine girecek olursanız bilin ki herkesten önce Allah onun dostu ve koruyucusudur, sonra da Cebrâil ve iyi müminler. Melekler de bunların ardından onun yardımcısıdır.

﴾5﴿ Eğer sizi boşayacak olursa rabbi ona, sizin yerinize sizden daha iyi olan, Allah’a teslimiyet gösteren, yürekten inanan, içtenlikle itaat eden, tövbe eden, kulluk eden, dünyada yolcu gibi yaşayan, dul ve bâkire eşler verebilir.

Özellikle şu 5. ayet, tam bir kepazeliktir. Kuran'ın 'Allah kelamı' olmadığını tek başına kanıtlamaya yeter. Hiç Tanrı, peygamberinin eşlerini 'Akıllı olun, yoksa ona başka bakire kadınlar veririm.' diye tehdit eder mi? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Dünyanın bütün derdi bitmiş, Allah, peygamberinin özel hayatıyla uğraşıyor, nikâh kıyıyor, kuzenlerini helal ediyor, eşlerini tehdit ediyor vs. Bu kadar şey bile Kuran hakkında fikir sahibi olmak için yeterlidir. Sorgulayan hiçbir insan, bu saçmalığın içinde hapis kalamaz. Tabi bu ayetten sonra konuyu değiştiriyor Muhammed. Her zamanki taktik. Aynı taktiği, Ahzab suresinde de uyguladığını görmüştük. 4 ayet konuyu dağıtma amaçlı olarak araya sıkıştırılmıştır. Her zaman olduğu gibi, klasik mesajlar veriliyor. Kuran'da yüzlerce kere tekrarlanan şeyler, burada da tekrarlanmış.

﴾6﴿Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır.

﴾7﴿Ey inkâr edenler! Bugün bahane üretmeyin! Sadece yapmış olduklarınızın cezasını çekiyorsunuz.

﴾8﴿ Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar. O gün Allah, peygamberi ve onunla aynı imanı paylaşanları utandırmaz. Onların nuru önlerinde ve sağ yanlarında ilerleyerek yollarını aydınlatırken şöyle derler: “Rabbimiz! Nurumuzu arttır eksiltme ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.”

﴾9﴿Ey peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir ve bu ne kötü bir sondur!

İşte bu 4 ayet konuyu dağıtma amaçlı olarak araya sıkıştırılmıştır. Her zaman olduğu gibi, klasik mesajlar veriliyor. Kuran'da yüzlerce kere tekrarlanan şeyler, burada da tekrarlanmış. Sonra konuya geri dönüyor Muhammed. Çünkü olay hala daha kapanmadı. Bitirici vuruşu yapması lazım.

Allah inkar edenlere Nuh'un karısı ile Lut'un karısını misal vermektedir: Onlar kullarımızdan iki erdemli kişinin nikâhı altındaydılar ama onlara ihanet ettiler. Dolayısıyla kocaları da Allah’tan gelen cezaya karşı onları koruyamadı ve kendilerine, “Haydi, diğer girenlerle birlikte girin bakalım ateşe!” dendi.

﴾11﴿ Allah iman edenlere de Firavun’un karısını misal vermektedir: O, “Rabbim!” demişti, “Yüce katında, cennette benim için bir ev yap; beni Firavun’dan ve yaptıklarından kurtar ve beni bu zalimler topluluğundan da selâmete çıkar!”

﴾12﴿İmrân kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik; o, rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi.

Bunları söyleyen birisine nasıl cevap vermeliyiz? Söylediklerinde doğrulu, payı var mı? (Yaşanan olayı kastediyorum)


   
Alıntı
Hubeyb Öndeş
(@hubeyb)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 13
 

İlgili surenin, iniş sebebi ile ilgili birden fazla yorum var, bu yorumlara gelmeden önce bu makaleyi yazan ateist arkadaşların şöyle bir mantığına değinmekte fayda var;

 

Tefsirlerde herhangi bir ayetin veya surenin iniş sebebi ile ilgili birbirine zıt pek çok rivayet bulabilirsiniz. Hatta birisinin "bedir savaşı" dediği ayete diğerinin "uhud savaşı" dediği dahi oluyor. İniş sebepleri hakkında da türlü türlü rivayetler oluyor, bu rivayetlerin kimisi peygamberin peygamberliğini doğrulayan; kimisi ise onun peygamberlik iddiasını zedeleyen tarzda rivayetler... 

 

İşte tam bu noktada ateistler, bu rivayetlerin içinde hangisi peygamberi sahtekar, sapık, yalancı ve zalim gibi gösteriyorsa, onu cımbız yapıyor sonra da karşınıza çıkıp (üstteki makalede olduğu gibi) "Efendim bunlar sizin kaynaklarınızda geçiyor" diyorlar. Oysa ki bunlardan bahseden kaynakların hiçbirisi olayın 1. Şahitleri değil, sadece "böyle denilmiştir, falanca kişiden böyle bir nakil de vardır" diyerek aktarma yapıyorlar, ki bu aktarmanın yanında başka aktarmalar da bulunuyor. Ama ateistler burada dediğim gibi işlerine geleni; peygamberi kötü göstereni cımbız yaparak sunuyorlar. Bundan dolayı mantıken bu tarz eleştirilerle herhangi argüman sunmuş olmuyorlar. 

 

Örneğin bu ayetin iniş sebebi ile ilgili hem Buharide hem de klasik tefsirlerde şu rivayetler de bulunuyor:

"Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), eşlerinden Hazret-i Zeyneb binti Cahş evinde bal şerbeti, içti. Bunun üzerine Hazret-i Âişe ve Hafsa, aralarında kararlaştırarak Peygamberimize: "Senin ağzın, Arfat ağacının sakızı gibi pis kokuyor" dediler. Peygamberimiz, rahatsız edici kokuyu hiç sevmezdi İşte bundan dolayı balı kendine haram kıldı. İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu."

(Kaynak: Buhârî/Kitabu't Talâk, bab: 8; Müslim/Kitabu't Talâk, hadis: 20; Ebû Davud/ Kitabu'l Eşrıbe, bab: 11; Nesâî/Kitabu't Talâk, bab: 17; Ahmed bin Hanbel Musned, 6/2 21) 

 

Mesela bu Rivayete göre de, olayın Hafsa ile gram alakası yok, peygamberin bir bal şerbetini kendisine haram etmesi üzerine inmiş. 

 

Sonraki ayetlerde anlatılan o "eşlerin sırrı ifşa etme" olayıyla ilgili de yine farklı bir rivayete göre olay Halifelerin kimler olacağı ile ilgili görünüyor:

 

Peygamberimiz, Hazret-i Hafsa'ya: "Sana bir sır vereceğim; onu kimseye anlatma: Ben, Mâriye'yi kendime haram kıldım. Sana bir de müjdem var: benden sonra Ebû Bekir (radıyallahü anh) ve Ömer (radıyallahü anh), ümmetimin emirliğini yapacaklar" buyurdu. Sonra Hazret-i Hafsa, bunu Hazret-i Âişe'ye anlattı. Zâten ikisi çok yakın dost idiler. 

(kaynak: Ebu suud tefsiri, tahrim suresi) 

 

Gördüğünüz gibi, makaleyi yazan ateist arkadaşın kullandığı kaynaklarda başka rivayetler de var. Hangisi doğru? %100 bilinemez, ama şunu biliyoruz ki, bunlar %100 ispat edilemeyeceği için herhangi birisini seçip din aleyhine argüman inşaa etmek saçmalıktır. 

 

 

Şimdi gelelim temel konuya;

 

Arkadaş güya bu rivayet üzerinden "Kuranı menfaati için uydurmuş" demeye çalışıyor. Ancak bu mantıklı mı? 

Diyelim ki Kuranda peygamberin kendisiyle ilgili bir tane dahi ayet yok; bu peygamberin "peygamber" olduğunu ispatlar mı? Ben çıkıp bir kitap yazayım, kitapta da lehime hiçbir hüküm olmasın, bu peygamber olduğumu ispatlar mı? Hayır ispatlamaz. Bu durumda tersi de peygamber olmadığımı ispatlamaz. 

 

Bu din bize, peygamberin peygamber olduğuyla ilgili onlarca bilimsel mucize sunuyor. Kuran mucizelerine girmeye gerek olduğunu sanmıyorum çünkü bu sitede yüzlerce örneği var... 

Sapasağlam kanıtlar varken, rastgele seçilen bir rivayet üzerinden İslamı çürütmeye çalışmak beyhude bir çaba! 

 

 

 

 

 


   
serpilyucel, Kurtuluş Berzan, dayssoon and 1 people reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

Hocamızın da bu konuyla ilgili şöyle bir makalesi var:

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2019/12/190-tahrim-1-5i-anlamak-icin-freuddan-ders-almak/

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @hubeyb

Örneğin bu ayetin iniş sebebi ile ilgili hem Buharide hem de klasik tefsirlerde şu rivayetler de bulunuyor:

"Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), eşlerinden Hazret-i Zeyneb binti Cahş evinde bal şerbeti, içti. Bunun üzerine Hazret-i Âişe ve Hafsa, aralarında kararlaştırarak Peygamberimize: "Senin ağzın, Arfat ağacının sakızı gibi pis kokuyor" dediler. Peygamberimiz, rahatsız edici kokuyu hiç sevmezdi İşte bundan dolayı balı kendine haram kıldı. İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu."

(Kaynak: Buhârî/Kitabu't Talâk, bab: 8; Müslim/Kitabu't Talâk, hadis: 20; Ebû Davud/ Kitabu'l Eşrıbe, bab: 11; Nesâî/Kitabu't Talâk, bab: 17; Ahmed bin Hanbel Musned, 6/2 21) 

Evet bu ayetin iniş sebebinin ne olduğu kesin değil. Bütün tefsirlerde bu bal olayı da anlatılır. Ama ateistler bu olayı vermezler, diğerini verirler. Kaldı ki evlilik hayatı. O anlatıda bile kötü bir şey yapmamış. Ayetlerin bal olayı üzerine inmiş olması da kuvvetle muhtemel.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
serpilyucel
(@serpilyucel)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 511
 

Olay rivayetlerle tartışılacak ise gayri metluv ayetler kozu da vardı Nebinin elinde. Bunlara ayet ama tilavet edilmeyecek deyip Kuran,'a hiç almayarak bu tür eleştirilerden kaçınabilirdi. 

Ben bu tür ayetlerin Kitapta var olmasının aslında risaletin bir sonucu olduğunu göstereceğini düşünüyorum. 

Tabii şunu da unutmamak gerek, müfessirler açıkça hangi Rasul'e söylendiği belli olmayan ayetleri hep Hz. Muhammed 'e yormuşlar. Ama bu ayetlerin bilimsel çalışma etiğine sahip imanlı gençler tarafından çalışılması ve bu ayetlerin diğer ayetlerle ilişkilerinin bulunması gerekiyor.

68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu