108# Nisa 34: Kadının yuvasını koruyan ve diyalog tavsiye eden ayet

Kadın

Kuran’da kadın dövmek var mı diye soruyorlar. Bu soruyu evet ya da hayır diye cevaplarsanız ayrıntılardaki birçok ince fikri kaçırabilirsiniz. Kuran kadınlarla anlaşmazlıkta hemen kalk döv mü diyor? Yoksa diyalog kurmayı anlamayı, konuşmayı mı tavsiye ediyor? Ve daha birçok detayı bu yazıda ele alalım.

Nisa 34: “Bir kısmınızın, bir kısmınızdan yaratılışı itibariyle farklı özelliklere sahip kılınması ve kendi mallarından harcadıklar için erkekler, kadınların işlerini görürler. Saliha kadınlar, bağlılık gösteren ve Allah’ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz (şüphelendiğiniz) kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, yine dinlemezlerse vurun. Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce’dir ve Çok Büyük’tür.”

Ateistler bu ayeti sık sık kadınları istismar etmek için kullanırlar. Ayette darabe fiili geçer bu kelimenin birkeç anlamı vardır. Vurmak anlamına geldiği gibi yola çıkmak anlamına da gelir ve Kuran da yola çıkmak anlamının başka ayetlerde kullanıldığı için bu ayetinde “terk edin” anlamına geldiğini söyleyen ilahiyatçılar da vardır. Fakat ateistler ayetin bütünlüğü içinde bakmadan sadece bu kelimeyi cımbızla seçip, Kuran kadınları dövün diyor diye olumsuz propaganda yaparlar. Biz “terk edin” anlamının da Allah tarafından kast edilmiş olabileceğini kabul ediyoruz, fakat eğer dövün anlamı varsa bunun ayetin bütünlüğü açısından hangi şartlarda ne amaçla söylendiğini inceleyeceğiz.

Bu ayet “nüşuzundan korktuğunuz kadınlar” diye başlar. Nüşuz kelimesi sıradan bir geçimsizlik veya tartışma hali demek değildir. Çünkü Kuran kadınlarla iyi geçinilmesi görevini erkeklere yükler (Nisa 19). Ayetin öncesizde Nüşuz eden kadının tam tersi olan Salih olan kadının özellikleri anlatılır.(1) Salih olan kadına itaatkar manası verip, nüşuz yapan kadına isyan eden manası verenler yanılıyorlar. Çünkü Salih demek “güzel işler yapan” demektir. Zaten aynı ayette bu salih kadınların iki özelliğini tarif eder. Kanitat (bağlılık gösteren) oldukları ve ALLAH’ın korumasını emrettiğini (aile sırlarını ve iffetlerini) koruyan kadınlar olarak anlatır. Müfessir Îci buradaki korumasını emrettiği şeyin iffeti kast ettiğini Arap gramerine göre anlatır.(2) Öyleyse ayet bize nüşuzun ne demek olduğunu Salihin tanımını yaparak öğretiyor. Buna göre Nüşuz, Saliha kadının tam tersidir yani bağlılık göstermeyen ve kocasının korunması gereken şeylerini (iffeti, namusu, şerefi veya malları gibi) o sadakatsizce başkalarına açan kadındır. Yalnız burada kast edilen kadının zina yapması değildir. Zinanın hükmü sopadır. Burada kast edilen zina aşamasına gelmemiş bir gönül verme veya uygun olmayan biçimlerde başka biriyle yaptığı flörttür. Böyle birisi ise ailenin kudsiyetini onarılamaz bir şekilde bozacağı bir şekilde hareket ettiği açıktır.(3) Müfessir Ragıp İsfehani de nüşuzu “kadının kocasına buğz edip başkasını sevmesi” olarak tarif etmiştir.(4)

Yazarın önerisi:  70# Miras paylaşımında erkeğe neden iki hisse veriliyor?

Nüşuz kadın ve kocanın şiddetli geçimsizlik yaşaması hali değildir. Yani şiddetli geçimsizlik var diye erkek kadını dövecek diye bir şey yok. Çünkü bu ayetin peşindeki ayet olan Nisa 35’te ayrılmaya varacak şiddetli geçimsizlik halini ŞİKAK sözcüğü ile ifade edilir.(1) Ve şiddetli geçimsizlik durumunda kadının ve erkeğin ailesinden tayin edilecek birer hakemin bir araya gelip sorunu çözmesi istenir. Böylece Kuran akrabaların bir araya gelip sorunun kısır döngü haline gelmesini engellemekte ve enfes bir çözüm yolu öğretmektedir.(5) Neyse bu konumuz dışı ama anlamamız gereken konu, şiddetli geçimsizlik var diye kadını dövün diye bir emrin olmadığıdır.

Tefsir alimi Atâ (m.981) şöyle yazmıştır: “Erkek, namusu lekeleyecek bir davranışta bulunmayan, yalnızca nâşize olan (nüşuz yapan) karısını dövemez, ancak ona karşı öfkesini ortaya koyabilir”(6)

Buradan da anlaşılıyor ki nüşuz bir dikleşme, isyan etme durumu değildir. Eşini bırakıp başka birilerine yakınlaşma hali, iffetini korumama halidir. Zaten ayette nüşuz şüphesi olan kadın için bu hükümleri aktarır. Burada nüşuza dikleşme veya baş kaldırma diyemeyiz. Çünkü dikleşmenin şüphesi olmaz. Ama gönlü başka bir erkeğe kaymanın veya iffetini korumamanın şüphesi olur.

Peki, Kuran nüşuz şüphesi olan kadını hemen kalkın dövün mü diyor? Hayır! Kuran önce diyalog yoluyla çözün diyor, bir konuşun, nasihat edin, anlamaya çalışın diyor. Baktınız kadın anlamıyor ve hâlâ aileniz bir ateşe gidiyor. O zaman yataklarınızı ayırmayı bir deneyin diyor. Bu belki kadının ailesinin değerini bilmesi gerektiğini hatırlatabilir. Bu da olmadıysa en son aşamada ailenin dağılmasını önlemek için dövün diyor. Yani buradaki dövme günümüzdeki gibi sinirlenince kalkıp kadını döven kendi egosunu tatmin eden bir erkek anlayışını yansıtmıyor. Böyle bir anlayışı kaldırıyor ve kadını sinirlenince hemen dövülmekten koruma altına alıyor. Çünkü erkek ilk aşamada çok sinirlenir ama bu erkeğe hemen döv demiyor. Erkek önce nasihat edip sonra yatağını ayırdığında ise zaten ilk sinir hali yatışmış olacaktır ve basit sıkıntılar çözülmüş olacak böylece basit olaylar yüzünden kadının üzülmesi engellenmiş olacaktır. Bu yüzden ayet erkeğe sinirlenince hemen kalkıp kadını dövme yolunu kapatmış oluyor.

Yazarın önerisi:  234# Kuran'da çocuk evliliği var mı?

Bu ayetin dövün demediğini “gidin” dediğini savunanların delilleri zayıftır. Çünkü, Peygamber ve sahabeler bu ayeti böyle anlamamış, hiçbir tefsirde böyle yazmaz, sadece son zamanlarda birkaç tane yurdum insanı böyle anlamıştır. Yanlış anladıklarının bir delili de Kuran’da kadını boşadığınız zaman dört ay yanınızda tutun ondan sonra kadını salın der. Evi bırakın çekin gidin demez.

Kısaca, bu ayetteki dövme, kadını cezalandırma anlamında değil, sonuçları ağır olacak bir uçuruma doğru giden bir aile için başvurulabilecek en son ameliyattır. Az zararın çok zarara tercih edilmesidir.

Bu noktada bazı akla takılabilecek meseleleri de bildirmem gerekiyor. Bazıları buradaki nüşuzun hayasızlık olmadığını çünkü hayasızlığın cezasının recm veya sopa olduğunu düşünüyor. Hayır efendim biz zina yapan kadından bahs etmiyoruz, başka bir erkeğe meyleden veya gözü erkeğinde olmayıp dışarıda olan kadınlardan bahs ediyoruz.

Buraya kadar Kuran’dan getirdiğimiz deliller ile Nüşuz’un sıradan bir geçimsizlik olmadığını ve ailenin kudsiyetini çiğneyebilecek hareketlere meyil olduğunu açıkça ortaya koyduk. Fakat bunu destekleyecek önemli bir peygamber sözü var olduğu için onun da konuya ışık tutacağını düşünüyorum.

“Kadınlar konusunda Allah’tan korkun. Siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız. Onlarla ilişkiye girmeniz size, Allah’ın emriyle helal oldu. Sizin onlar üzerindeki hakkınız, hoşlanmadığınız bir kişiye serginizi çiğnetmemeleridir. Eğer böyle yaparlarsa onları belli olmayacak şekilde dövün.”(7)

Peygamberimizden rivayet edilen ve kadına dayağı kınayan birçok söz olduğu halde burada kadına ancak ailenin iffetini başka kişilere çiğnetmeleri durumunda hafifçe dövülmeye izin veriliyor. Ayette hafifçe tabiri geçmiyor. Ama peygamberimiz yaşayan Kuran’ın en büyük müfessiri olduğu için bu konuyu açıklıyor ve hafifçe diyor. Evin iffetini çiğneten kadını hafifçe dövün demeden önce bile kadınlar konusunda Allah’tan korkulması gerektiğini ve onların emanet olduğunu hatırlatıyor. Evet aile hayatında eşlerinin kıskançlıklarından çok çeken peygamberimiz hayatında bir kere bile kadın dövmemiş hatta hakaret bile etmemiş (8) olmasıyla zaten bize Kuran’dan anlamamız gereken doğru yaşantıyı göstermiş oluyor.

Yazarın önerisi:  258# Tesettür neden farz? Yeni Dünya Düzeni ve Barbie Bebekler

Kısaca nüşuz etme eşinden yüz çevirip iffetini koruyamama halidir. (Fakat zina değildir, zinaya açık olma halidir) Böyle bir durumda bile Allah yuvalarınızı yıkın, kadını hemen cezalandırın gibi birşey söylemez. Tam tersine ilk etapta diyaloğu ve farklı çözüm yollarına başvurulmasını önerir. Böylece ayet bu şekilde kadını korur. En son aşamada ise yuvanın dağılmasındansa daha az şerli bir yöntem olan vurmayı söyler. Ama bu vurma kesinlikle böyle bir durum hariç yapılacak birşey değildir. Ne kadar şiddetli geçimsizlik olsa bile yapılmaz. Şiddetli geçimsizlik halinde Allah bu ayetin peşinde kadının ve erkeğin ailesinden birer hakem tayin edin diyerek yol gösterir ve kadını kendi ailesiyle koruma altına alır.

Ayrıca Kuran’ın kadına verdiği değer için şuraya ve Kuran’da kadınlara Cennet vaad edilmiyor diye yapılan kara propagandaya karşı şuraya tıklayın.

KAYNAKLAR

  1. Erdoğan, S. İslam Aile Hukukunda Şiddetli Geçimsizlik (Şikâk) Durumunda Hakem Tayini ve Tayin Edilen Hakemlerin Yetkileri. Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi1(2), 45-57.
  2. Îcî, Adudüddîn, Tahkîku’t-Tefsîr, Köprülü Fâzıl Ahmet Paşa, no: 50, vr. 139b.
  3. Eşref Yazar, İSLAM AİLE HUKUKUNDA EŞLER ARASINDAKİ GEÇİMSİZLİK VE ÇÖZÜMÜ, Yüksek Lisans tezi, ERZURUM-2007
  4. Kutluay, İ. Kadına Şiddeti Meşrûlaştırdığına Delil Olarak Kullanılan Bazı Âyet ve Hadislerin Değerlendirilmesi. Marife Dini Araştırmalar Dergisi18(2).
  5. BAYAR, M. İslam Aile Hukukunda Karı-Koca Arasında Meydana Gelen Anlaşmazlıklara Önerilen Çözümler. e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), (5), 87-111.
  6. bn Arabî, Ebu Bekr Muhammed b. Abdullah, Ahkâmu’l-Kur’an, Dârü’l-Kütübi’l- İlmiyye, Beyrut,
    t.y., I,
    536–538
  7. Buhari, Nikah 80, VI,52.
  8. İbn Mace, Nikah 51, I,683