
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Tekfir hakkında fikrimi paylaşacağım:
Öncelikle tekfir her önüne gelene yapılmaz. Bu Haricilerin işidir. Ehli Sünnet alimleri Allah'a insani özellikler ve cisim veren Mücessime ve Müşebbihe fırkalarını tekfir etmemişlerdir, bid'at ilan etmişlerdir. Genelde tekfir edilen fırkaların özellikleri şunlardır:
1. Kesin ve kat'i nassla sabit konuları inkar ederler. (Allah'ın varlığı, Kur'an'ın korunmuş olması, nübüvvet, Kur'an'da bildirilen sabit Allah'ın sıfatları vb.)
2. Allah'a, Peygamberlere, sahabeye söverler veya alay ederler. (Rafiziler, Hariciler)
Tekfirin ve bid'at ilan etmenin sebebi ise insanları uzak tutmaktır. Çünkü kimse din kardeşinin göz göre göre ateşe gitmesine göz yumamaz. Her şeye fikirlere saygı diyerek onay verirsek asıl o zaman ümmet dağılır.
Kur'an'ın 2 ayetini inkar eden 19'cular kesinlikle benim din kardeşim değildir. Onlara Müslüman diyen tekrar kendini sorgulasın. Allah'ın kesin vaadini inkar eden, yeni bir peygambere inanan, Kur'an değiştirildi diyip bir sayıya tapan kişiler nasıl Müslüman olabilir? Bunlar tekfir edilip yanlışları gösterilmezse kardeşlerimiz, asıl Müslümanlar cehenneme yol alır maalesef. Bunun yorumlama ile alakası yok. ateist de İslam'ı kendi yorumlayarak mürted oluyor. Bu da mı fikir ayrılığı? Demek ki bazı yorumlamalar yanlış olabiliyor.
Kısacası, Peygamberimizin haber verdiği 73 fırkaya ayrıldığımız vakit geldi ve hak fırka dışındaki bid'atlere kaymamak için hem kendimizi hem de kardeşlerimizi korumalıyız.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Kur'an'ın 2 ayetini inkar eden 19'cular kesinlikle benim din kardeşim değildir. Onlara Müslüman diyen tekrar kendini sorgulasın. Allah'ın kesin vaadini inkar eden, yeni bir peygambere inanan, Kur'an değiştirildi diyip bir sayıya tapan kişiler nasıl Müslüman olabilir?
Bu 19 olayında kendilerince yaptıkları çıkarım onların doğru bir sonuca ulaştıklarını düşünmelerine sebepti ve yanlışa neden oldu kasten insanları saptırma amacı taşımıyorlardı ve insanları aldatma,kandırma amaçları yoktu. 19 rakamına tapıyor da değiller. Kuranın ispatı için uğraşıyorlar ve evet müslümanlar. Yalnız aşırıya gitmişler mi evet gitmişler. Burada bize düşen onların yanlışlarını göstermek olmalı kâfir damgası vurmak olmamalı. Unutmayın ki Allah Resulü münafıkları yüzlerinden tanıyor olduğu halde onlara bile sen münafıksın dememiş ben bunun neden olduğunu düşündüğümde demek ki Allah açıktan ben inanmıyorum denilmedikçe insanlar hakkında şüpheci olunmasını istemiyor.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Ben şahsen Reşat Halifeden çok hoşlandığımı söyleyemem ama asla kâfir veya münafık olduğunu da söyleyemem.
Geçenki yorumumda da belirttiğim gibi bu onda hastalığa neden olmuş olabileceğini düşündüm ,şeytanın vesveselerine de kapılıp kendini elçi olduğuna inandırmış olabilir. (Allahın imtihan sistemi çok acayip) gerçekten elçi olduğuna inanması için geçerli sebepler bile oluşmuş doğum tarihi, isminin ebcedi ,19 sistemini keşfedip müddessir süresinde kalk ve insanları uyar denilmesi ,üzerinde 19 var denilmesi vs. Onda elçi olduğuna dair vesveseye sebep olacak kadar çetin bir imtihandı bana göre. Ve bu tür şeylere odaklanarak her şeyde 19 arar olmuş adete ve sonunda bu bir hastalığa dönüşmüş. Böyle hastalık var. psikolojide ismi nedir bilmiyorum.yani kısaca ben Onun pisikolojik hastalığı olduğunu düşünüyorum. O yüzden de bilmediğimiz şeyler hakkında konuşurken hemen kâfir dememeliyiz. Allah bilir kimin ne olduğunu biz bilmeyiz. (Peygamber olduğunu da iddia etmiyor onların resul ve elçi kavramları farklı)
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Boş duygusallıklar bunlar. Kur'an'dan ayet inkar eden bas baya kafirdir. Onların küfründen şüphe duyan da küfre düşer kendini tehlikeye sokar. Mürcielik haricilikten daha büyük fitnedir. Bırak ilim ehlini avamdan iki müslüman bile bu konuda ihtilaf etmez. Kuranı ispata uğraşıyorlar, niyetleri iyi vesaire demekle küfür aklanıyorsa ne kadar sapık kâfir fırka varsa hepsi temize çıkar. Zira kimse benim amacım kötü İslam'a zarar vermeye çalışıyorum demiyor. Ayrıca 19 cu dedikleriniz hadise sünnete hunharca saldırıp insanları kendilerine çekme çabasındalar. Kendi içlerinde tutarlı da olmadıkları için insanlar ateizme deizme sürükleniyor. Konu bu kadar basit dileyen dilediğini desin ama bu konu İslami bağlamda tartışmaya açık bile değil.
Bu müslümanlar hep mi böyle olacak? Eskiden de fikir ayrılığı olanlar birbirlerini tekfir ederdi. Bizim kırmızı çizgimiz şudur, geçilirse kafirdir derlerdi. Herkes birbirini tekfir etti, savaştı. Şimdi de 19'cular birilerine müşrik deyip tekfir ediyor, onlar da 19'culara kafir deyip tekfir ediyor. 1400 sene geçmiş ama akıllanan ders alan yok. Müslümanlar hep aynı.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Boş duygusallıklar bunlar. Kur'an'dan ayet inkar eden bas baya kafirdir.
Şimdi size bir soru soracağım ayıkla ayıkla bitmeyen hadis rivayetlerimizi doğru kabul edip felak- nas surelerini Kurandan olmadığı düşüncesiyle kafa karışıklığı yaşayıp kabul etmeyen veya inkâr eden imam Rabbani kâfir miydi? Sonrada rüyasında görüp Kurandan olduğuna ikna olup kabul etmişti. (Bunların durumu da buna benziyor yanlış içtihat denir buna küfür mü denir?) Şimdi mesela bu insanlara tek ve çift mucizesi ile o ayetlerin de Kurana ait olduğu gösterilirde hala kabul etmek istemezlerse o zaman küfre girer.
Ayrıca belki Allah bunu özellikle böyle yaptı ki Kuranın başka matematik mucizelerini açığa çıkarmak istedi. (Tek ve çift mucizesi bunun sonucunda ortaya çıkan bir mucize)
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Şimdi size bir soru soracağım ayıkla ayıkla bitmeyen hadis rivayetlerimizi doğru kabul edip felak- nas surelerini Kurandan olmadığı düşüncesiyle kafa karışıklığı yaşayıp kabul etmeyen veya inkâr eden imam Rabbani kâfir miydi? Sonrada rüyasında görüp Kurandan olduğuna ikna olup kabul etmişti. (Bunların durumu da buna benziyor yanlış içtihat denir buna küfür mü denir?)
Bu mesele, Kur’an-ı kerimin mushaf haline getirilişi sırasındaki ihtilaflara dairdir. Kat’i icmâyı inkâr küfrdür. İbni Mes’ud’un bu kanaatte olduğu rivayeti doğru ise, icmâdan evveldir. Kaldı ki bu rivayetin sıhhati şüphelidir. Senedinde zayıflık vardır. Kat’i icma dururken, böyle rivayetlere itibar edilemez. İbni Mes’ud sahabi ve büyük bir müctehiddir. Kur’an-ı kerimi en iyi bilen sahâbîlerden olduğu hadîs-i şerifle sabittir. Vahy-i ilahîye şâhid olmuştur. İlk Müslümanlardandır. İcma’ya muhalefeti tasavvur olunamaz. Böyle bir şey vârid olsaydı, diğer sahâbîler itiraz etmez miydi? İmam Bakıllânî, el-İntisar kitabında bunları uzun anlatıyor ve bu iddiayı reddediyor. Kevserî der ki, İbni Mes’ud’un mushafında, unutulması mümkün olmayan Fatiha ve Muavvizeyen sureleri yazılmamıştı. Bu, onları Kur’an’dan saymadığını göstermez. Yine Kevseri, İbni Mes’ud’a atf olunan şaz kıraatlerin ona ait olmayıp İbni Mes’ud’dan tefsir sadedinde rivayet edilen sözler olduğunu beyan eder. Mesela İbni Mes’ud, bir mushafta yanlış yazılmış Muavvizeteyn görüp de, “Bunlar Kur’an’dan değildir; bunları silin” demiş olsa, bu rivayet, dolaşa dolaşa bu şekilde intikal etmiş olabilir. ‘ büyük kıraat imamından âsım, Hamza ve Kisâî’nin silsilesi İbni Mes’ud’a uzanır. Hiçbirinde Fâtiha ve Muavvizeteyn eksik değildir. Sahih olan, bunların kıraatinde Muavvizeteyn ve Fâtiha sureleri mevcud; kunut duaları ise mevcud değildir. Şu halde İbni Mes’ud’un kavli de bundan başkası olamaz.
50. FIKRA: Felâk ve Nâs Sureleri Kur'an'dandır
Mahdûm Şeyh Şerefüddîn Münîrî, (Mektûbât)ında yazıyor ki, Mu'avvizeteyni (Felak ve Nas Surelerini) farz namazlarında okumamalıdır. Zira, Abdullah ibni Mes'ûd "radıyallahü anh" bu iki surenin Kur'an-ı Kerim'den olduğunda cumhûra muhâlefetle, Kur'ân'dan değillerdir demektedir. O halde kat'î farz olan namâzlarda, bu iki sureyi okumamalıdır. Bu fakîr de bunun için okumuyordum.
(İmam Rabbani)
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
@xyz123 benim bu konuyu açmamdaki maksat imam Rabbani bu hal üzere ölse kâfir mi diyecektik eminim ki denilecekti. herneyse ben Reşat halifeyi savunuyor falan değilim savunucularını da. Kafirlikle itham etmeye karşıyım. Ben onlarında bizlere müşrik demesinden çok rahatsız olduğum halde siz kafirsiniz veya münafıksınız demem diyemem. Gerekirse tartışırım ama tekfir etmek çok büyük bir hata. Onların yaptıkları nasıl yanlışsa bu daha büyük yanlış.
Bak sana kendi yorumumu paylaşıyorum hiç iyi bir söz söylemiş miyim? Savunmuş muyum? Hayır ama kimsenin kalbini bilemeyeceğimiz için Allah affetsin diyelim dedim. Kâfirlik çok başka birşey. Hocamızın da tekfir etmeyelim demesi ondan
Bu adamın 19 mucizesini ( doğruluğunu bilemiyorum yeni gördüm ) bulduğu için peygamber olduğunu söylüyorlar. Son peygamberin Hz Muhammed olduğunu biliyoruz. Sizce ne olabilir?
Evet 19 mucizesini keşfeden Reşat Halife ve bunlar yalan değil. Kendisini ise peygamber değilde elçi olduğunu iddia ediyor. Kurandaki 19 mucizesini kendi bulduya buradan yola çıkıp bazı ayetlerin kendine işaret ettiğine kendini inandırmış isminin ebcedini bile 19a uyuyor diye elçi sanmış yani kısaca 19la kafayı bozmuş. Hatta o kadar ki 40 yaşından önce ölen azılı katil dahi olsa cennete gidecekmiş bunu da yine çok komik ama 19 la ilişkilendirmiş. Sonra kendisinin elçiliğini kabul etmeyenleri müşrik olarak değerlendiriyor ve hepimizi cehenneme gönderiyor yani kısaca hasta bence.Bu aslında bir hastalık. Benim kendi görüşüm şeytanın vesveselerine kapılmış. yine de biz Allah affetsin diyelim kalbini bilmiyoruz çünkü.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@drobooss Ya kardeşim. Ayıkla ayıkla bitmeyen hadis rivayetleri ne demek acaba ? Hadislerin ayıklanması biteli hayli oluyor. Hangi hadis sahih hangisi zayıf hangisi uydurma belli. Sahih hadislerin toplandığı kitaplar var üzerlerine onlarca şerh yazılmış. Uydurma hadisler ayıklansın diye onların toplandığı mevzuat kitapları var. Hangi ravi adil hangisi yalancı belli. Ravilerin anasına babasına künyesine hayatına kadar her şeyi biliyoruz. Kusura bakmayın hadisler ayıklanamadı falan bunlar boş söylemler. Hadis usulu gayet sağlam bir sistem. Dünya üzerinde bizim hadis geleneğimiz kadar sağlam köklü sistem sayısı bir elin parmağını geçmez. O yüzden hadislere kuşkuyla bakmayı bırakın. Ya komple reddedin ya da olduğu gibi kabul edin. Zira ikisinin arası tutarlı olmuyor. Soruna gelince İmam Rabbabi dediğin zat sufi bir Şeyh. Kendisi hakkında malumatım yok. Felak ve nas sureleri hakkında ne demiş bilmem şayet bu konuda bir yassılığı olsa ümmet onu makbul kabul etmezdi. Tek ve çift mucizesi dediğin şeye 19 cular zamanında bir çok reddiye yaptılar saatlerce videolar çektiler. Yazdıklarına göre onlara bilgi ulaşmış artık küfre düştüler sana göre. Sen cehaletleri giderilir dediğin için bunu söyledim yoksa dinin aslında cehalet zaten mazeret değildir. Kurandan ayet inkar eden kişi isterse cahil olsun isterse iyi niyetli olsun kafirdir. Onu islam üzere gören de kafirdir. Bu konuda hiçbir şekilde ihtilaf yoktur.
O yüzden hadislere kuşkuyla bakmayı bırakın. Ya komple reddedin ya da olduğu gibi kabul edin.
Senin bu söylediğin "ya toptan kabul etme ya da tamamen reddetme" hadis usulünde hiçbir zaman olmamıştır. Hadis alimleri hepsini toptan kabul etmemiş, aksine hepsine şüpheyle yaklaşmış ve elemişlerdir. Peki hadis alimleri elemeye tam muvaffak olabilir mi? Tabiki insan kısıtlı bir varlıktır ve gaybi konularda eksik verilerle buna tam muvaffak olamaz. Çünkü bir hadisin peygamberimizin söyleyip söylemediği gaybi bir konudur. Haşa kimse Allah kadar ilmi yok ki tam kesin emin olabilsin. Fakat izlediği metodlara göre büyük ihtimalle peygamber söylemiştir denir. Metodlar da mükemmel değildir.
hadislerin lafızlarına gelince zaten lafızları orjinaliyle korumak imkansıza yakındır. Bu yüzden hadis alimleri "hadisi bil mana" ile rivayet edin demişler. Yani mana ile rivayet edin. Bu izin, kelimelerini hatırlamadığın cümleleri aklında kalan şekliyle aktar demektir ki bu durumda hadislere çokça insan algıları karışmıştır. Bu durumu hadis alimleri de kabul etmektedir. Bu konuda şimdiki muhaddis mukallidleri kraldan çok kralcılık yapıyorlar.
Hiçbir hadis alimi hadis elemeyi ve sıhhatlerini sorgulamayı bırakmamışken neden şimdi birden hadisleri sorgulama bırakılacakmış da ya hep ya hiç denecekmiş? Bunu hangi hadis alimine kabul ettirebilirdiniz? Günümüzde bilgi artmış, hadisleri değerlendirmenin yeni ek metodu hadislerin içeriğinin gerçeklerle örtüşmesini değerlendirmektir. Yeni bilgilerimiz arttıkça neden hadisleri tekrar tekrar mihenge vurup da ayıklamaya devam etmeyelim? Bu şekilde gitgide daha güvenilir bir hadis kaynağımız neden olmasın? Buhari bile günümüzde tekrar yaşasaydı, gelişen bilgi seviyesine göre hadisleri tekrar gözden geçirme ihtiyacı duyacaktı.
Ne demek ya hepsini reddedin ya tamamen kabul edin? Elbetteki hadisleri yeni bilgiler ışığında tekrar ve tekrar mihenge vuracağız ve yanlış bulunanları, bunu peygamber söylemiş olamaz diye ayıklamaya devam edeceğiz. Bizden önceki müslümanlar bunu yaptıkları gibi onların gözlerinden kaçanları, yeni öğrenilen bilgilerle birlikte bizler de bulup, Peygamberin üstüne bırakılan yanlış bilgileri temizleyeceğiz tabiki.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Senedinin herhangi bir tabakasında 1 kişi kalan hadislere garip hadis denir ve bu onun güvenilirliğini düşürür. Bir hadisin bir tabakasında 2 kişinin olduğunu varsayalım. Bu iki kişi de genel algımıza uymayan bir şey söylerse muhtemelen ya yanılmıştır ya da hadisin aktarımında bir problem vardır. Senedi zayıftır.
Örnek: Abdullah ibn Mesud'un Felak ve Nas surelerini Kur'an'dan saymaması imanla ölen sahabenin cennetlik olduğunu söyleyen haberlerle ve onun Kur'an'ın kendisinden öğrenilecek 4 kişiden bir olması ile çelişir. Bu genel algımıza aykırıdır. Daha güvenilir haberlerle zıt düşer. Zaten Abdullah ibn Mesud'un bunu dediğini söyleyen rivayetin senedi zayıftır. Muhtemelen Mushaf'a yazılırken imla hatası yapılan bir Felak Nas bölümünü göstermiş, insanlar da yanlış anlayıp bize ufak bir metin değişikliği, büyük bir anlam değişikliği ile aktarmışlar.
Sonuç: Mantığa aykırı olan hadislerin de büyük çoğunluğu ayıklanmıştır.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
@kurangunlukleri Hepsini kabul edin veya hepsini reddedin derken kastım gayet açıktı. Hepsini kabul edin derken söylediğim şey Sahih olanları kabul edin demektir. Zayıf ve uydurma olanları kabul etmenizi isteyen yok zaten. Kısaca ya hadis tekniğine bağlı kalın ya da kalmayıp tamamen çöpe atın. Hadisin senedi sahihse raviler sika ise metin sahih ise onun üzerine daha fazla konuşulmaz. Şayet böyle sahih bir rivayeti mantıksız vesaire diye çöpe atarsanız sistemi bozarsınız ve herkes kafasına eseni kabul eder. Bu yüzden tutarsızdır. Bir din inşa edemezsiniz. Bütün hadis tekniğini reddedin veya hadis tekniğine sadık kalın ikisinin arasında bir usul oturtamazsınız tamamen subjektif bir şey ortaya çıkar. Hadis alimleri hadisin sıhhatine bakar sened tamamsa metin tamamsa üzerine konuşmazlar kafalarına göre hadis elemezler kısaca. Hadislerin kabul şartları var siz sanıyorsunuz ki Buhari yoldan geçerken manavdan kasaptan hadis dinliyordu. Ayrıca hadisleri tekrardan mihenge vurup inceleriz diyorsunuz bunu hangi usul hangi sistem ile yapacaksınız.Sözlerinizin ilmi bir kıymeti yok. Ayrıca hadisler kulaktan kulağa nakledilmemiştir. Sahabelerin müstakil hadis kitapları vardı. Ebu Hüreyre'nin öğrencisinin hadis mecmuasının orijinal nüshası şuan elimizde Allah Rasulünden 70 80 yıl sonrasına tarihleniyor. İçindeki hadisler Ahmed bin Hanbel'in müsnedindekilerle noktası virgülüne kadar aynı. Bu mecmuadan daha eskileri de var ancak orijinal nüshaları elimizde yok maalesef. Yani hadisler sandığınızdan çok daha sağlam şekilde bize geldi. Ümmetin ilk dönemlerinde tonla hadis hafızı var. Mesele sandığınız kadar basit değil.
Benim anlamadığım hadisler sanki Allah tarafından indirilip korunmuşta bize aktarılmış gibi hadisleri savunuyorsunuz.
şayet böyle sahih bir rivayeti mantıksız vesaire diye çöpe atarsanız sistemi bozarsınız
Mantıklı bir izahı yoksa değeri kalır mı? Ne diye ciddiye alalım o vakit?
Bu yüzden tutarsızdır. Bir din inşa edemezsiniz.
Din inşa etmek mi? Bugünkü güya şeriatla yönetilen ülkelerin halini ve rezilliklerini görüyoruz. Kadınları tavuk yerine koyup sürekli kuluçkaya yatmalarını bekliyorlar. Bunların asıl kaynağı bazı hadislerde kadınların küçük düşürülmesi veya gelenekleşmiş olan "kadın evde oturur ortalıkta durmaz" anlayışı. Hz. Peygamberin bir bildiği var ki hadisler hakkında kendi zamanında kitap oluşturulmasına izin vermemiş. Hadisleri dikkate almayan biri çıkıp şu savunmayı yapsa "Allah'ın kitabından başka söze, kitaba ihtiyacım yok." dese hiç bir kimse çıkıp da bu savunmaya karşı adam akıllı bir savunma sunamaz. Nitekim Hz. Peygamber'de Allah'ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz diye kayıt alınan hadisleri yaktırmıştır.
. Ayrıca hadisler kulaktan kulağa nakledilmemiştir.
Sahabelerin müstakil hadis kitapları vardı. Ebu Hüreyre'nin öğrencisinin hadis mecmuasının orijinal nüshası şuan elimizde Allah Rasulünden 70 80 yıl sonrasına tarihleniyor.
Ee bu dediğine göre 70 80 yıl süre içinde nasıl aktarılmıştır hadisler peki? Kulaktan kulağa nakledilmemesi için bizzat Hz. Peygamberin yazdırması lazımdır ki böyle bir şey olmamıştır.
orijinal nüshaları elimizde yok maalesef.
Yani hadisler sandığınızdan çok daha sağlam şekilde bize geldi. Ümmetin ilk dönemlerinde tonla hadis hafızı var.
Orijinal nüshaları dahi yoksa hadisler nasıl çok daha sağlam bir şekilde bize ulaşmıştır?
324# Hadislerde bilimsel çelişki aramak (bilimveyaratilisagaci.com)
Bu konuda hadislerin yazım tarihi, mezheplerin kendi fikirlerini ön plana çıkarmak için hadis uydurdukları hakkında bilgi var.
Fakat elbette Buhari ve diğer sahih hadis kitabı sahip alimlerin öyle duyduğunu rastgele yazıp şu hadis sahihtir şu hadis zayıftır dediğini söylemiyorum. Sahih hadislere karşı güvenim var, anlayamadıklarımın izahı da olabilir. Ama benim sizi anlayamadığım nokta hadisleri Allah indirmiş gibi savunmanız. Bu basit konu üzerinden bile birbirinize düşüyor ve kötü düşünüyorsunuz.
Kur'an'ın 2 ayetini inkar eden 19'cular kesinlikle benim din kardeşim değildir. Onlara Müslüman diyen tekrar kendini sorgulasın.
Şahsi olarak Kur'an ayetlerini kendi sistemi için inkar edenlere bende saygı duymam fakat gidip de onları kafir ilan etmek ve din kardeşim değilsiniz demek çok çirkince bir tavırdır. Böyle düşünenleri ciddiye almam o kadar. Fitne çıkaracak derecede sapıtmışlarsa İslam hukukuna göre elbet cezaları verilir fakat direkt kafirlikle itham etmek ve bu saldırganca tavır bir Müslümana yakışmaz. Reşad Halife ilimle kendi davasını sürdürmeye çalışan bir adamdı böyle adamlar anca ilimle susturulur ve yenilir fakat din kardeşlerimiz ilimle savaşmaktan ziyade asıp kesmeyi daha çok sevdiği için ilimle sesini kesmek yerine öldürerek kestiler. İslam her şeyden önce kardeşlik dinidir
Hucurat Suresi
Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.
Allah'ın bildirdiği ayete göre ki kardeşimiz olan mümin bir kimse yanlış yolda ve düşüncedeyse dahi bize düşen onla aramızı düzeltmeye çalışmaktır, düzeltmektir. Öldürmek değildir. Yanlış yolda olsun veya olmasın, haddi aşmış dahi olsa Reşat Halife bir Müslümandı ve Allah'ın bildirdiği gibi kardeşimizdi bir Müslüman olarak. Onu öldürmek yerine doğru yola sokmak en iyi davranış olurdu.
Her şeyden önce sakin olun biraz dostlarım cidden bu kadar gerilmeye gerek yok.
Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.
Ayıkla ayıkla bitmeyen hadis rivayetleri ne demek acaba ? Hadislerin ayıklanması biteli hayli oluyor. Hangi hadis sahih hangisi zayıf hangisi uydurma belli.
Ee sahih hadislerdeki çelişkiler ne olacak?
Ayrım yapılmış evet sadece etiketlemiş şu sahih,şu zayıf,şu kutsi,şu hasen diye kapandı bitti okey.
Ya komple reddedin ya da olduğu gibi kabul edin
Muhtemelen hadisleri toptan inkâr edenlere de böyle baskı yapıldı onlarda reddetme yoluna gittiler ama ben bunu yapmam. Ben seçiciyim.
Kurandan ayet inkar eden kişi isterse cahil olsun isterse iyi niyetli olsun kafirdir. Onu islam üzere gören de kafirdir
Kâfir bile bile gerçeklerin üstünü örtene denir. Böyle büyük ithamlarda bulunmaktan Allaha sığınmak lazım. Ben demiyorum ki onlar doğru yapıyor diye evet yanlış yoldalar yanlış yapıyorlar ama bunu kâfirlik olsun diye yapmıyorlar. Nasıl olurda kâfir diyebilirim. Ben kâfir olduklarını düşünmüyorum diye bende kafirim öyle mi?
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Ya kardeşim. Ayıkla ayıkla bitmeyen hadis rivayetleri ne demek acaba ?
O kadar konunun içinden en önemsizini bulup seçmek de hadis tartışması yapmaya bayılanlara has bir durum. Yeter ki bir hadis lafı duyun hemen saldırıya geçiyorsunuz.
Ayıkla ayıkla bitmeyen dememde ki sebep koskoca imam Rabbani bile çelişkiye düşmüş de 2 ayeti bırak 2 sureyi gafletle ,kafa karışıklığıyla reddetmiş. Hadi öyle ölseydi ne olacaktı? Kafir miydi? Değil miydi? Siz önce buna cvp verin hadis tartışması yapacağınıza
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM