
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Derûnî bir âleme girmedikçe, ünlemini hep koruyan sorular vardır. Kafa karıştırırlar ve yıpratırlar insanı. Soruların kısır döngüsü hiç bir şeye benzemez. Sorular, sorulduklarında cevapsız kalıyorlarsa, soranın, tâcını tahtını terkeden İbrahim Ethem’e veya Robin Sharma’nın ondan ilhamla yazmış olabileceğini hep düşündüğüm Ferrasini Satan Bilge’ye benzemesi mümkün müdür? Ya da soran ve cevap alamayan, Necip Fazıl Kısakürek’in Çile şiirinde ilmek ilmek işlediği girdaplardan kurtulup sonsuz aydınlığın ferahlığına kavuşabilir mi? Sorular yakıcıdır. Nemrut’ça sorulduklarında ateşin içinde Hz. İbrahim’e gül olurlar. Nemrut hüsrandadır. İbrahim’ce sorulduklarında yıldız olurlar, ay ve güneş olurlar lakin tatmin etmezler ve sonsuzluğun sahibine yönelirler. Ebucehil’ce sorulduklarında ise, Arif Nihat Asya’nın dediği gibi, kıtalar bile dolaşsalar, her sorunun göğsüne bir mızrağın saplanacağı günü bekler sorular. Ancak kalbin titreşimleriyle sorulanlar, gönülden akıp geliyorlarsa, iyi niyet hamuruyla yoğrulmuşlarsa, Hazreti Muhammed’den Hazreti Âdem’e ulaşan Nûr’un toprağında çiçek çiçek yeşerecektir hayat. Çünkü onu yeşerten en temel unsur samimiyettir. Samimiyetle ve iyi niyetle sorular sorup iz sürmeye çalışanların kızgın çölleri, sarp yamaçları, derin uçurumları geçip sadece baharı olan bir ülkeye ulaşmalarını sağlayacak olan ise soruları ve tüm varlığı yaratıp inşâ edendir.
Kaynak: Hemşerim Nurullah Genç'in bir yazısından alınmıştır. Kafasındaki bitmek tükenmek bilmeyen sorularla yıprandığını hissedenlere gelsin...
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.