Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Yerin alçaltılması
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Yerin alçaltılması

(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Selamun Aleyküm, kafama takılan bir soruyu soracaktım. Bir ateist ile ''İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?'' (Enbiya/30) ayetini tartışırken ayırmanın bigbang gibi değil de iki bitişik eli birbirinden ayırmak gibi olduğunu söylemişti. Yani bir el gök bir el yer bunlar bitişik ve ellerimizi yukarı ve aşağı doğru ayırıyoruz o ayette ki ayırmakta onun gibi birşey demişti.

 Kuran'da Rahman Suresi 7. ayette ''Göğü yükseltti ve mizanı koydu.'', 10. ayette ''Allah yeryüzünü de canlı yaratıklar için alçaltıp döşedi.'', Hac Suresi 65. ayette ''Göğü de izni olmaksızın yere düşmekten o (koruyup havada) tutuyor.'' diyor. Göğün yükseltilmesi, yerin alçaltılması ve göğün yere düşmemesi için tutulması birlikte okunduğu vakit sanki düz dünyayı anlatıyor gibi bir şey uyandırdı içimde. Yani göğün yükseltilmesi yada göğün tutulması konusunda problem yok o konuda sitede ki yazıyı okudum zaten ama yerin alçaltılmasını anlayamadım. Cevap verebilecek var mı?


   
dayssoon reacted
Alıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Vedea kelimesinin alçaltmak anlamı da var ama Kuran'da farklı anlamlarda kullanılmış hep. Örneğin;

İnsanlar için kurulan ilk ev, Bekke'deki, 

*

 kutlu ve bütün insanlığa yol gösterici olan Kabe'dir.

إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَالَمِينَ
İnne evvele beytin vudia lin nasi lellezi bi bekkete mubareken ve huden lil alemin
Yukarıdaki ayette kabe alçaltıldı demiyor. Kabe'yi oraya yerleştirdik diyor.
 
Şimdi şu ayete bak:
Sözlerinden caydıkları için onları dışladık (lanetledik), kalplerini katılaştırdık. Kelimelerin anlamlarını yerlerinden kaydırarak tahrif

*

 ederler. Kendilerine hatırlatılan gerçeklerden nasip almayı unuttular. Pek azı müstesna onların yaptıkları bir hainliği haber alırsın. Yine de onları bağışla ve aldırma çünkü Allah, güzel davrananları sever.

فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَاقَهُمْ لَعنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةً يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِ وَنَسُواْ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِ وَلاَ تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىَ خَآئِنَةٍ مِّنْهُمْ إِلاَّ قَلِيلاً مِّنْهُمُ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Fe bima nakdihim misakahum leannahum ve cealna kulubehum kasiyet, yuharrifunel kelime an mevadııhi ve nesu hazzan mimma zukkiru bih, ve la tezalu tettaliu ala haınetin minhum illa kalilen minhum fa'fu anhum vasfah innallahe yuhıbbul muhsinin.
 
Yukarıdaki ayette kelimeleri yerlerinden koparırlar derken mevadiihi kelimesi kullanılmış, aynı kelimedir bu. Yerler demek.
 
 
Ey Resul! Küfre koşuşanlar seni üzmesin. O kimseler ki ağızlarıyla inandık dedikleri halde, kalben inanmadılar. Ve bir de yalan uydurmak amacıyla kasıtlı dinleyen Yahudiler, sana gelmeyen başka bir toplum adına casusluk yapmak için dinlerler. Sözleri bağlamlarından kopararak değiştiriyorlar: "Eğer bu size verilirse onu alın, eğer bu verilmezse sakının!" diyorlar. Allah, kimin fitneye düşmesini isterse, onun için Allah'a karşı elinden hiçbir şey gelmez. İşte onlar, Allah'ın kalplerini arındırmak istemediği kimselerdir.

*

Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.

يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ لاَ يَحْزُنكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذِينَ قَالُواْ آمَنَّا بِأَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِن قُلُوبُهُمْ وَمِنَ الَّذِينَ هِادُواْ سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ آخَرِينَ لَمْ يَأْتُوكَ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِن بَعْدِ مَوَاضِعِهِ يَقُولُونَ إِنْ أُوتِيتُمْ هَذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواْ وَمَن يُرِدِ اللّهُ فِتْنَتَهُ فَلَن تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّهِ شَيْئًا أُوْلَئِكَ الَّذِينَ لَمْ يُرِدِ اللّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Ya eyyuher resulu la yahzunkellezine yusariune fil kufri minellezine kalu amenna bi efvahihim ve lem tu'min kulubuhum, ve minellezine hadu semmaune lil kezibi semmaune li kavmin aharine lem ye'tuk yuharrifunel kelime min ba'di mevadııh, yekulune in utitum haza fe huzuhu ve in lem tu'tevhu fahzeru ve men yuridillahu fitnetehu fe len temlike lehu minallahi şey'a ulaikellezine lem yuridillahu en yutahhire kulubehum lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahıreti azabun azim.
 
Yani kelimenin asıl anlamı yerleştirmek, yer demek. Bunun yanında cümleye göre koymak, atmak, bırakmak anlamları da var ama alçatmak anlamında bir yerde kullanılmamış. Kuran'da bu anlamlarda kullanılmış. 
Bir örnek daha, şu ayete bak.
İnşirah 2:
Yükünü üzerinden atmadık mı?

*
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ
Ve vedeana anke vizrek.
 
Burada bu kelimeye alçaltmak denir mi hiç? Burada atmak anlamında kullanılmış. 
Ha! Dersen ki Arapça'da kelimelerin ne kadar çok anlamı var. Aslında bütün diller aynı. İngilizce Türkçe çalışanlar bilirler. Sözlüğü açın bir kelime bir dilden başka bir dile çevrilirken 10+ farklı kelime ile ifade edilir. Çevirilerin özelliği budur. Şu yazımda açıklamıştım.
 
 

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
dayssoon reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @alpha-eridani

Yani göğün yükseltilmesi yada göğün tutulması konusunda problem yok o konuda sitede ki yazıyı okudum zaten ama yerin alçaltılmasını anlayamadım. Cevap verebilecek var mı?

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2018/01/7-kurana-gore-dunya-duz-mudur-2/

Bu makalede hocamız çok güzel anlatmıştı. Mutlaka okuyun.

Bu ayet yerkabuğuyla ilgili. Yerin alçaltılması da tıpkı Zariyat 30. Ayette de bahsedildiği gibi  düzleştirilerek yayılması ,düzgünleştirilmesi, canlılar için elverişli hale getirilmesi anlamında kullanılmış.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu