
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾ وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾ وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
@rayzen0 ben de bu sûre üzerinde düşünmüştüm, aslında hâlâ da düşünmekteyim.
Beni düşündüren yukarıda kırmızı ile gösterdiğim elhatab kelimesi. Biraz Arapça grameri ile anlatayım sizlere de kulak aşinalığı olsun. Nasıl diyorlar fırsat eğitimi.
Arapçada isimler ya marife-belirli ya da nekra-belirsiz olur. Belirsiz kelime son harfinin üzerine tenvin almasından, belirli kelime başına elif-lam harfleri almasından belli olur. Odun anlamına gelen hatab burada belirli kullanılmış. Bu kelimenin marife olması çeviriyi 'o odunun hamalı' yapar. O odun demek bizim odun hakkında daha önce bilgilendirildiğimiz anlamına gelir.
Türkçe örnek vermek gerekirse;
'Dün bir kalem aldım. Kalemi kaybettim.' cümlesinde 'kalemi' lafından biz onun dün alınan kalem olduğunu anlarız.
O zaman bu odun hakkında bize nerede bilgi verildi diye düşündüm. 3. ayette alevli ateşte yanacak olan kafir demek ki odun olarak kabul edilmiş ve karısı da onun hamalı olarak tanıtılmış kanaatine vardım. Son kararım değil ama şimdilik böyle düşünüyorum.
Bu arada farklı görüşler ararken Ramazan Demir'in bir videosunu izledim. O, ebu leheb'in firavun olduğunu, iki elinin yani iki gücünün ise imar-iskan işlerinden yani mallarından sorumlu Haman ile gelirlerinden yani kesbettiklerinden sorumlu Karun olduğunu söylüyor. Ayette ona ebu leheb denmesinin kaynağı olarak ise Hud/98'i gösteriyor. Akla yatkın geldi bana.
Not: Bu yazıyı yazarken takılmalar falan oldu. Sanırım bu arada önceki postu yanlışlıkla atmışım.
68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com
O, ebu leheb'in firavun olduğunu, iki elinin yani iki gücünün ise imar-iskan işlerinden yani mallarından sorumlu Haman ile gelirlerinden yani kesbettiklerinden sorumlu Karun olduğunu söylüyor
Evet, birçokları tarafından surenin hemen ikinci ayetinde gelen "Ona ne malı ne de kazandıkları fayda verdi" sözünden bu da anlaşılmış. Gayet mümkün. Birinci ayette bahsedilen "iki el"in hemen ardından gelen ayette bu ikilinin (mal ve kazanç) zikredilmesi de bu düşünceye yaklaştırıyor bizi.
Bu arada şunu da hatırlatmakta fayda var ek bilgi olarak:
Kur'an-ı Kerim'de beddua suretinde İMİŞ gibi gelen ayetlerin asıl amacı tabiki beddua değildir. Lanetullahi aleyhim, iki eli kurusun vb. lafızlar Arap şiiri ve dili üzere nazil olan beliğ ayetlerdir. Ayetin zahirine bakarak hüküm verenler yanılabilir. Çünkü muhatap kitle Araplar ve Kuran'ın onların diliyle, şiiriyle yani onların en iyi oldukları hususta (Firavun dönemi sihirbazları gibi) onlara cevap verdiğini ve alt ettiğini hatırlayın. Yani Kur'an-ı Kerim'i anlamak için cahiliye şiiri ve Arap kültürünü de anlamak gerektiğini bilelim.*
Buradaki anlamlar ise lanet veya beddua değil Allah'ın rahmetinden Ebu Cehillerin/Leheblerin uzaklaştırılması ve ceza sürecinin başlamasını bildirmektir.
Peygamberimizin Ebu Leheb diye kafir bir amcası varken ve ona çok da düşmanlık ettiği biliniyorken, tüm İslam tarihi de amcasından bahsettiğini anlatıyorken, Firavun'un veya Karun'un adı da Arapça Ebu ... diye bir isim olmazken, yani açık ve kolay mana dururken bunu Firavun'a Karun'a götürme gayretlerini ben anlayamıyorum. Buna neden gerek duyuyor insanlar? Ben açık bir mana varsa isterse insanların tasavvuruna yanlış gelsin asla böyle bir yola gitmem İnşallah. Kabul eden bu gerçeklerle kabul etsin, etmeyen de etmesin. İnsanların aklıyla böyle dalga geçemeyiz.
Ayette de bir sorun göremiyorum. Çünkü Allah'ın önemli bir Peygamber düşmanına o ismiyle hitap edip onu kınamayacağını iddia etmek çok soyut bir iddia olarak kalıyor ve soyut iddiaların da somut cevapları pek olmaz. Yine soyut cevaplar verilebilir. Ben bu soyut iddiaya kendi cevabımı şurada vermiştim:
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2019/11/174-kirik-cam-teorisi-ve-tebbet-suresi/
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Peygamberimizin Ebu Leheb diye kafir bir amcası varken ve ona çok da düşmanlık ettiği biliniyorken, tüm İslam tarihi de amcasından bahsettiğini anlatıyorken, Firavun'un veya Karun'un adı da Arapça Ebu ... diye bir isim olmazken, yani açık ve kolay mana dururken bunu Firavun'a Karun'a götürme gayretlerini ben anlayamıyorum. Buna neden gerek duyuyor insanlar? Ben açık bir mana varsa isterse insanların tasavvuruna yanlış gelsin asla böyle bir yola gitmem İnşallah. Kabul eden bu gerçeklerle kabul etsin, etmeyen de etmesin. İnsanların aklıyla böyle dalga geçemeyiz.
Ayette de bir sorun göremiyorum. Çünkü Allah'ın önemli bir Peygamber düşmanına o ismiyle hitap edip onu kınamayacağını iddia etmek çok soyut bir iddia olarak kalıyor ve soyut iddiaların da somut cevapları pek olmaz. Yine soyut cevaplar verilebilir. Ben bu soyut iddiaya kendi cevabımı şurada vermiştim:
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2019/11/174-kirik-cam-teorisi-ve-tebbet-suresi/
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
* Ek not: Aynı durum örneğin "Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır", "Onlar istihza eder Allah da onlarla istihza eder" vb. sözler de yine Arap şiiri üzere nazil olan ayetlerdendir. En azından böyle de bir kabul var. Yani asıl maksat burada gerçekten "istihza etmek" veya "tuzak kurmak" değil de yapılan bir eylemin karşılığını ve cezasını vermek şeklinde anlaşılabilir. Vesselam
Sadece bir ayet gelseydi normal karşılardım. Koca bir sure onun için var.
Kur'an kötülerin isimlerini zikretmez, unvanlarını, lakaplarını (Ebu Leheb, Firavun vb.) verir ve geçer. Çünkü Kur'an-ı Kerim için önemli olan isimler değil azgınlığı ile ön plana çıkmış karakterlerdir. Ebu Leheb diye bir insan yaşamadı yaşayan Abduluzza idi ama Kur'an-ı Kerim onun ismini zikretmedi. Bayrak karakter olarak, misalen lakabını andı ve böyle olan bayrak karakterlerin akıbetinden haber verdi. Her peygamberin döneminde peygamberin en büyük düşmanı olan karakterler vardır. Musa aleyhisselamın dönemindeki Firavun gibi. Firavun da o azılı karakterin adı değildir mesela. Padişah, kral gibi bir hükümdarlık unvanıdır. İşte Ebu Leheb de Hz. Muhammed döneminin Firavunudur. Bayrak karakterdir.
İki elinin kuruması da fiziksel bir hastalığa düşmüş olduğundan söylenebileceği, daha doğrusu bunun haber verildiği söylendiği gibi teşbihten kinaye olduğunu söyleyenler de vardır. Yani iki elden kasıt sonraki ayette de belirtildiği gibi malının, mülkünün kuruması da olabilir. Ki bu tür mecaz ve teşbihleri Kuran'ın birçok yerinde görüyoruz. Elbette ki hem mecazi hem fiziksel anlam kasdedilmiş de olabilir.
Kur'an'ın kişilerle işi yoktur. Binlerce sahabe, münafık, müşrik Kuran'ın indiği ortamın muhatabıdır ama Ebu Leheb ve Zeydden başkasının ismini göremezsin. Bu ikisi de iyiliğin ve kötülüğün bayrak karakterleridir. Yani ayetler her dönemin Ebu Leheblerine ve Firavunlarına hitap eder aynı zamanda. Yoksa özellikle bir kişiye mahsus bir olayla ilgili değildir mesele. Eğer şahsi bir husumetten dolayı ayet yazılsa Hz. Muhammed'in birçok azılı düşmanı var idi. Hiçbiri Ebu Lehebin seviyesine ulaşamamış olacak ki lakabı bayraklaşmış Kuran'da, Firavun gibi. Onun dışında hiçbir peygamber düşmanının adını göremezsin Kuran'da.
Üstelik kendisinin tahtalı köyü boylayacağı seneler önceden haber verildiği için ayetler ayrıca mucizedir. Kur'an böyle bir kitap işte.
Bence aşırı tatmin edici bir cevap olmuş Allah razı olsun. Kendim de bir şey eklemem gerekirse Taiften tut Resulullah aleyhisselamı ve müslümanları kendi memleketlerinden kovan mekkeli müşrikler olsun amcasını katleden vahşi olsun bu insanları affediyor resulü Ekrem efendimiz. Ve bunu güçlü olduğu İslam devleti kurulmaya başlandığı zamanlarda yapıyor. Aklı olan bir insan düşünür haşa Muhammed peygamber alayları kaldıramayıp Ebu lehebe hakaret etmiş olsa neden ona kötü davranmış herkese hakaret etmiyor bu bir. İkincisi ise neden güçlü olduğu zamanlarda ona kötü davranmış apaçık zararları dokunmuş insanları affediyor?
Bu sorulara cevap veremiyorlar yalandan bir kurgu kuruyorlar kafalarında 😀 cevap verdiğimizde "siz inanmak için dininizi savunuyorsunuz ama dansöz gibisiniz." Tarzı akıldan uzak bahaneler ortaya atılıyor.
Bu ateistler yemin ediyorum objektif değil ve mantığa dayalı konuşmuyor. Birisi samimi ise ve düzgün akıl yürütme kabiliyetine sahipse müslüman olmasa bile böyle garip bir safsata ortaya koymaz, koyamaz.