
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Selamunaleykum,
Miras ayetlerini ve sahabe uygulamalarını incelediğimde kimse bu oranları nispi olarak düşünmemiş. Hz. Ömer in yaptığı ise mirastan alacakları paya oranla herkesin payını düşürmesidir. Yoksa nispi olarak düşündüğünden dolayı böyle yapmamıştır. İbn Abbas ise oranların böyle çıkamayacağını belli bir sıralamaya göre oranların dağıtılması gerektiğini söyler.
Peygamber tarafından 1 den az çıktığında geri kalanın en yakın erkek akrabaya verilmesi bunu destekler. Eğer nispi olsaydı oranları ölçüsünde dağıtılırdı. Tek bir kişi mirastan pay alıcak olsa ve oranını aldıktan sonra geri kalanın ona verilmesi yine bu oranların nispi oran olduğunu göstermez.
1 den fazla çıkan oranları incelediğim zaman farkettiğim en önemli şey şu oldu. Karı , kocaya düşen miras olduğunda ve erkek çocuk olmadığı durumlarda sadece 1 den fazla çıkıyor. Çünkü zaten nisa 11 deki örnek olarak 3 kız ve anne baba mirastan pay alırsa sonuç direk 1 çıkmaktadır.
bu sonuçtan yola çıkarak Abdulaziz Bayındırın (AB) söylediği yöntemle (ilk önce karı, kocanın mirasının verilip geri kalanın onun üzeinden verilmesi) hiçbir durumda 1'in üzerinde oran çıkmamaktadır. Ama bu yöntemi geçmişte söyleyen birine rastlamadım. Aynı zamanda ayetlere bakarak bu yöntemin uygulanması gerektiğine dair de bir şeye rastlamadım. Aynı zamanda peygamber zamanı uygulamalarına baktığımız zaman eğer ilk önce karı kocaya verilseydi geri kalanlar mirasın tamamından oranlarını değil geri kalandan oranlarını almaları gerekirdi. Ama bütün herkes mirasın tamamından oranlarını almış. Abdulaziz Bayındırın diğer bir delili ise nisa 33 te yeminlerinizin paylarını verin ayeti evet burada yeminlerden kasıt eşler olmasıda bana çok yakın bir ihtimal geliyor. Ama bu demek değilki onları verdikten sonra geri kalan üzerinden diğerlerinin paylarını verin.
Şimdi kendi düşünceme gelirsem ilk başta zaten oranlar 1 olması gerektiği ya da bütün durumları karşılaması gerektiği iddia edilmiyor. Bu durumlar insanların çözümüne bırakılmış olabilir.
İkinci olarak ayetleri ilk başta ayrı ayrı düşünüp bütüne doğru gitmeye çalışırsak
""Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. (Mirasçılar) ikiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, anne babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da anne babası ona vâris olmuşlarsa annesinin hakkı üçte birdir. Ölenin kardeşleri varsa annesinin payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir.Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir. (nisa 11)""
Nisa 11 evlatlardan , evlat ile ana baba nın oranlara ilişkisinden , ve evlatlar yoksa kardeşlerden bahsediyor. Bu son kısım (kardeşler) nisa 176 ile bağlantılı çünkü bu ayette anne nin kaç alacağından bahsedip kardeşlerden bahsetmiyor.
""Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, ""kelale"" olan kimsenin mirası hakkındaki hükmü şöyle açıklıyor: Eğer çocuğu olmayan bir kimse ölür de onun bir kız kardeşi bulunursa, bıraktığının yarısı bunundur. Eğer (ölen) kız kardeşin çocuğu yoksa erkek kardeş de ona vâris olur. Kız kardeşler iki tane olursa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer erkekli kadınlı daha fazla kardeş varsa, erkeğin hakkı iki kadın payı kadardır. (nisa176)""
Burada görülebileceği nisa 11 ve nisa 176 da evlatlar ve kardeşler arasında bir simetri söz konusu ortada da anne ve baba var. Bu iki ayetlerdeki bazı durumlar direk olarak 1 tam sayısını veriyor.
** burada dikkatimi çeken bir diğer şey ise şu diyanet kelaleyi "babası ve çocuğu olmayan" kimse olarak çevirmiş. nisa 11 de en son cümlede baba ve oğullardan bahsediyor. o yüzden belki bu ikisi arasında da bağlantı olabilir.(nisa 11 de ikisinin varlığından nisa 176 da ikisinin yokluğundan gibi ama kelale hakkında kesin bir görüş yok)
Şimdi nisa 12 ye gelirsek.
""Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra, eşlerinizin, çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, kelaleten (annesi, babası ve çocukları bulunmadığı) halde malı (diğer) mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa, vasiyetten ve borçtan sonra her birinin payı altıda birdir. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. Kimse zarar görmesin; Allah’ın hükmü budur. Allah her şeyi bilendir, hilim sahibidir. (Nisa 12)""
Burada ise eşler ve çocuklar ın oranlara ilişkisinden ve kelaleden bahsediyor.
Ama kelale nisa 12 de olduğu gibi nisa 176 ya bırakılmadan buradan açıklama yapılıyor.
Bu durumda önümüze iki bütün çıkıyor.
nisa11-nisa176 ve nisa 12
nisa 11 ve nisa 176 da --> anne baba ve evlatlar ve kardeşler
nisa 12 de --> eşler ve evlatlar ve kardeşler
Olaya bakınca bana sanki şöyle geliyor evlatlar (A) , anne baba (B), eşler (C) , nisa 12 kardeşler (D1), nisa 176 kardeşler (D2) olsun.
Önümüzde 1 pasta olsun.
Bu pastadan eğer A-B, B-D1 gelirse şu şekilde paylaştırılacak.
Eğer A-C, C-D2 gelirse şu şekilde paylaştırılacak. Bunlar açıklanmış. Ama
Görüldüğü gibi B-C, C-D1 , B-D2, bu üç durum açıklanmamış. Zaten 1 den fazla çıkma durumu B-C ve C-D1 durumlarında ortaya çıkıyor.
Kısacası bana şöyle geliyor bize 1 pasta için verilen 2 oran var (nisa11-176 ve nisa 12) ve bu iki oran kendi içinde 1 bütün yani 1 her bir oran zaten anca 1 pasta için verilen oranlar. Bu yüzden biz bu iki oranı birleştirdiğimiz zaman 1 pastadan daha fazla çıkması beklenen bir şey çünkü bu iki oranın birleştiği zaman oluşacak durum bize söylenmemiş.
bi de aynı konuyu şöyle açıklamaya çalışım bir pastane var ve bu pastanede iki kural var. A ve B gelirse şu oranlara göre alacaklar, A ve C gelirse veya A gelmez ise b ve c şu oranlara göre alacaklar. Ama A B C gelirse ne olacak bu söylenmemiş. Böyle bir durumda tek akla gelen durum A yı ortak değer alıp diyelim ki 2/3 ---> 1/3 (anne ve baba) 12/12 tam
2/3 ----> 1/4 (koca) 11/12
Ve A ya göre oranlarına göre paylaştırma ki bu da avliye metodu oluyor.
ya da
Bu iki durum iki pasta olduğu için 23/24 --> 11.5 / 12
ki böyle bir şeyin de hiçbir delili yok.
Aklımdakileri dökmek istedim. Sizin de bir yorumunuz varsa bilmek isterim. İnternetteki neredeyse tüm tükçe kaynakları okudum. Ama farklı bir bakış açısıyla anlatacaksanız dinlemek isterim.
2 senedir mantığıma oturtamadım. Şu aralarda yeniden aklıma gelmeye ve beni meşgul etmeye başladı. Ben de kafamdakileri yazmak istedim. Eğer peygamberin bu duruma dair böyle bir uygulaması varsa kafamdaki sorunlarda biter. Çünkü peygamberin uygulamalarını açıklama olarak görüyorum.
Selametle
http://isamveri.org/pdfdrg/D02533/2014_24/2014_24_YAZICIA.pdf
birden fazla çıkan oranları güzel bir şekilde gösteriyor inceleyebilirsiniz.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Ortada sonuçta nispi oranlar ile uygulanabilen bir hesap var. Kimisi diyebilir ki Allah bunu kast etmemiştir. Kimisi diyebilir ki Allah bunu kast etmiştir. Bu her iki görüş de bir düşüncedir ve birbirini çürütür kanıtları yok. Allah'ın orada nispi oranlar vermediğini iddia edenlerin de bir kanıtı yok. Peygamberin karşısına böyle bir örnek gelmemesi veya gelmişse bile olay rivayet edilerek bize gelmemiş olması bir delil değildir. Bu durumda istediğiniz görüşü seçmekte özgürsünüz elbette. Ya şüphe içinde yaşayacaksınız ya da şüphe duysanız bile bu meselenin bir açıklaması olduğu için Kuran'ı ispatlayan veya çürüten bir mesele değil deyip, Kuran'ı ispatlayan başka meselelere bakacaksınız. Kuran'ı ispatlayan diğer meseleler Kuran'ın bu meselede de bir hata yapmadığını ve nispi oranlar verdiğini dolaylı olarak ispatlayacaktır. Yine de tercih sizin elbette.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Allah'ın orada nispi oranlar vermediğini iddia edenlerin de bir kanıtı yok.
Bu cümlenize katılamıyorum. Çünkü
"Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. "
derken oranların nispi olduğu çok bariz belli.
Ama
| nisa'en | kadın | نسو | |
| 12 | fevka | fazla | فوق |
| 13 | sneteyni | ikiden | ثني |
| 14 | felehunne | onlarındır | |
| 15 | sulusa | üçte ikisi | ثلث |
| 16 | ma | ne | |
| 17 | terake | bıraktıysa | ترك |
buradaki terake ifadesi ile birlikte mirasın üçte ikisinin verilmesi gerektiği bahsedliyor. Eğer nispi değerler olsaydı mirasın şu kadarı onlarındır. Yerine
kızların 2/3 lük hissesi, çocukları varsa anne babanın 2/6 lık hissesi var demesi gerekiyordu.
Böyle bir durumda hisseler oranında paylaştırılırdı. ama ayette "mirasın şu kadarı" ifadesi ile mutlak oran verilmiş oluyor. Dediğim gibi sahabe zamanında nispi olduğu kabul edilmiş olsaydı bu açıklamalara (avliye, reddiye, ibn abbasın yönetemi) gerek kalmazdı. çünkü her halükarda 1 ederdi oranlar.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Bana göre nispi oranları çürütmedin. Ayet insanların anlayacağı basit bir seviyede, cümleleri çok karmaşıklaştırmadan, şu şuna göre şu oranda alır, bu buna göre bu oranda alır diye sayısız varyasyona girmeden tereke üzerinden oranlar vererek yine nispi oranlardan bahsettiğini düşünüyorum ben.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Miras ayetlerinde kafayı toplayarak tekrar inceleme yaptım ve sanırım çok önemli bir şey anladım. Boş vaktimde ayrıntılı yazarım İnşallah.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
İnternetteki neredeyse tüm tükçe kaynakları okudum.
Demişsiniz ama yine de şu linki paylaşmak istedim.
https://kuranmucizeler.com/kuran-da-miras-paylasimi
Buradaki açıklamalar ve verien program beni ikna etmişti.
68 doğumlu, 4 yetişkin çocuklu, çalışan bir anneyim. Mühendisim. Tek ilgi alanım Kur'anı Kerim. Diğer ne varsa Kitabımı daha iyi anlamamı sağlar umuduyla ilgileniyorum. bvyserpilyucel@gmail.com
@serpilyucel Dediğim gibi bunların hepsi temeli olmayan hesaplamalar
aynısını halis aydemir de yapıyor, abdulaziz bayındırda yapıyor ama geçmişte pratiği olmayan peygamberin uygulamalarına ters hesaplamalar. Bunlar için abdulaziz bayındırınki en mantıklı geliyor ama güçlü bir ayet, hadis veya uygulamaya bağlayamıyorum. O da büyük ihtimal sonuçtan geriye doğru gidiyor.
Dediğim gibi nisa12 yi katmadan nisa 11 ve nisa 176 daki oranlar bazı durumlarda 1 tam sayısını veriyor. Fazlalık olan hep nisa 12 deki eşlerden geliyor. Bunları iki farklı koşul gibi düşünmek bana mantıklı geliyor. çünkü anne babadan konuşurken eşten bahsetmiyor. eşten bahsederken anne babadan bu iki koşul sadece çocuğa bağlı. Buradaki asıl soru bence iki koşulu söylerken diğer 3. koşulu dahil edilerek mi söyleniyor. yoksa o ikisini birleştirmek bize mi bırakılıyor.
ya da erkek çocuk olduğunda da böyle bir durumla karşılaşmıyoruz çünkü ilk başta anne babanın ve eşin payları veriliyor geri kalan erkek ve kızlar arasında paylaştırılıyor. ama kız olduğunda belli bir oran olduğu için onu da diğerleriyle aynı anda vermeye çalışıyoruz. İbn abbas ta bunu böyle olmayacağını erkek ve kız çocuk olduğundaki gibi ilk başta anne baba ve eşlerin hisselerinin verileceğini geri kalanın kız çocuğa verileceğini söylüyor. Ama keşke bunun hakkında peygamberin bir sözü olsaydı.
aklıma garip garip yapılabilecek uygulamalarda geliyor ama işte ..
mesela nasıl miras verilecek kimse yoksa hazineye veriliyorsa , fazlalık olması durumundada hazineden alınması gibi ama bunların hiçbir dayanağı yok. Bilmiyorum ya
bi de şey de önemli Allah mirastan haklarını bahsediyor ama her durumda 1 çıkacak bu oranlara göre tam olarak paylaştırabileceksiniz gibi bir ifadesi yok, bazı cevaplanmayan yerler insanların takdirine bırakılıyor. Ama neden cevaplanmamış , ya da biz neyi anlayamıyoruz onu anlamıyorum.
Gerçek, rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Dediğim gibi bunların hepsi temeli olmayan hesaplamalar
aynısını halis aydemir de yapıyor, abdulaziz bayındırda yapıyor ama geçmişte pratiği olmayan peygamberin uygulamalarına ters hesaplamalar. Bunlar için abdulaziz bayındırınki en mantıklı geliyor ama güçlü bir ayet, hadis veya uygulamaya bağlayamıyorum. O da büyük ihtimal sonuçtan geriye doğru gidiyor.
Bak kardeşim hatan burada senin. Çünkü peygamberin her anı her dakikası bizlere aktarılmadı. Hayatının ve sözlerinin sadece çok az bir kısmı bize aktarılmış. İkinci olarak da Hz Ömer'e kadar zaten böyle bir hesap gerektiren bir olay yaşanmıyor, yaşansa zaten Peygamberden böyle gördük, o yüzden böyle yaptık derlerdi. Yani illa Peygambere bağlayacağım dersen açık anlamı bile peygambere bağlayamazsın ve mantığına yatan şeylerde bile vesvese yapar durursun, kendi kendine eziyet edersin.
Her neyse dediğim gibi benim bu konuda bir açıklamam olacak. Vakit bulunca yazacağım.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Galiba temel sorun "Nispi" olmayan oranların verilemeyeceği, çünkü her zaman mirasçı sayısı mutlak olamayabiliyor. Ben burada ki açıklamayı gayet beğendim, aklıma yattı:
@berk buradaki açıklama çok kötü ya
bir sorunun cevabı şöyle olamaz: kesirli ifadelerin 1 vermesi imkansız o zaman sorun yok
adamlar zaten buna bir şey demiyor az çıkmasındada sorun yok fazla çıkınca istenilen kesirli ifadeleri tam veremiyorsun
madde2 de neden nispi olduğunu açıklamıyor diyor ki mutlak değil nispi dir NEDEN ?
az kalıncada dağıtıyoruz ! hayır en yakın erkek akrabaya veriliyor oranlarınca geri dağıtmıyorsun.
zaten nispi olduğu kesin olsa kimse laf edemez örneğin erkek evlat olduğu zaman sorun olmuyor neden çünkü erkek kız arasında 1'e 2 lik bir nispi oran mevcut mirası 3 e bölüp dağıtıyorsun.
Hak, Rabbindendir. Öyleyse şüpheye düşenlerden olma!
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
@kurtulusberzan burada peygambere bağladığım bu avliye ile ilgili değil normal dağılımlar
örneğin peygamber 1 kız ve eşe miras paylaşımı yapmış zaten burada 1'i aşmıyor ama Abdulaziz bayındır ve halis aydemirin yaptığı uygulamalar bununla uyuşmuyor zaten avliye ile ilgili uygulaması olmadığı için onunla uyuşmasını beklemiyorum normaliyle uyuşmuyor.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
bir sorunun cevabı şöyle olamaz: kesirli ifadelerin 1 vermesi imkansız o zaman sorun yok
Kesirli ifadelerin Her kombinasyonda 1 vermesi imkansız diyor. Ki bence de imkansız yani sadece Kur'an değil hiç kimse miras paylaştırmasını mutlak oranda yapamaz çünkü mirasçıların durumları her zaman sabit kalamayabilir, mutlak oran verilmek istense Her kombinasyon için ayrı bir oran verilmesi gerekirdi.
Şurada da açıklanmış: https://kuraniperspektiff.blogspot.com/2020/11/kuranin-hatali-miras-paylasim-hesabi.html
madde2 de neden nispi olduğunu açıklamıyor diyor ki mutlak değil nispi dir NEDEN ?
İslam alimlerinin bu konuda icması vardır diyor. Mesela Ali amca örneğini Kur'an yazsa idi Mirasçıların her durumunu yazmak zorundaydı yani eksilmelerini ya da çoğalmalarını yazmak zorundaydı bu durumda da neredeyse sonsuz ihtimal çıkıyor. Ayrıca attığınız ayetten ben nispi olduğunu anlıyorum.
Neredeyse hiç çalışmadığım bir konu ama çok basit olduğunu düşündüğüm için cevap yazdım hatam varsa bendendir. Doğrusu Allah'tan 🙂
@berk İşte o zaman kesirli ifade vermeyebilirdi yani bir şeyin imkansız olması onu yapılmasını doğru kılmaz zaten 1 olmaması çoğu kişi için sorun değil takınılan nokta 1 den büyük olması. Bilmiyorum bir hikmeti var , bakalım araştırıp göreceğiz.
Meale bakınca nispi gibi geliyor ama ayette terekeden 2/3 ü dediği için mutlak ifade oluyor (böyle düşünüyorum)
islam alimleri nispi olduğu konusunda icması yok avliye konusunda icması var.
sonsuz durum olması yine açıklama değil. haşa Allah'a akıl öğretmek gibi olmasın
sadece, bu oranlara göre mirasın tamamı verilecek şekilde paylaştırılmalıdır gibi bir ayet olsa herkes anlardı zaten nispi olduğunu.
Araştırmaya devam bu konuda çalışan birkaç kişiye mail atmayı düşünüyorum. Belki farklı bir açıdan bakabilirim. Zaten başkalarına kanıtlama gibi bir derdim de yok. Beni tatmin etsin yeter.
Hak, Rabbindendir. Öyleyse şüpheye düşenlerden olma!
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
@sor Bence zaten kesirli ifade vermesi de nispi olduğunu gösteriyor, hem kesirli olmayan şekilde nasıl verebilir ki? o toplumda yüzde hesabı biliniyor mu ya da anlaşılabilir mi? Bildiğim kadarıyla sadece şiir-edebiyatla uğraşan çok geri bir toplum Cahiliye Arapları o dönemde çok basit bir şekilde örneklemesi gerekiyor ki öyle de olmuş. Temel sorun nispi olup olmadığı sorunu diye düşünüyorum o yüzden attığım video da "Yapabilen varsa Mutlak olarak bir miras paylaştırsın" diye bir iddia var. Yani sonsuz ihtimal olmasından kastım her ihtimale karşı yeni bir oran yazılması gerekliliği idi. Bu da binlerce sayfa miras oranı demek olurdu.
1'den fazla çıkması da yine verilen oranların nispi olup olmadığı konusu, sanıyorum konuya oranların Nispi mi Mutlak mı şeklinde yaklaşır ve araştırırsak hakikat ne ise onu bulabiliriz.
@berk nisa 11 in başında erkeğe kadının 2 payı var derken nispi olduğunu söylüyor. ve erkek evlat olduğu zamanlar tam 1'e eşitleniyor. Ama erkek evlat olmadığı zaman ve kadına 2/3 ya da 1/2 oran verdiği için nispi orandan çıkıyor.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.