Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

İnsanın seçimlerind...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] İnsanın seçimlerinde iradenin payı ne kadardır?

Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 1214
 

Ben şu soruya cevap verebilirim galiba: Allah'ın hikmetli bir imtihanı nasıl olur?

Şu an söyleyemeyeceğim ama başımdan geçen birtakım olaylar var. İlk karşılaştığımda çok zor geliyordu. Çünkü bunlar tüm hayatımı etkileyebilirdi. Eğer bunlara sabretmeseydim eminim ki şu an çok kötü yollarda olabilirdim. Ama Allah'a şükür, imtihanımın karşılığını bu dünyada aldım. 

Yani şöyle düşünebilirsiniz, Allah'ın imtihanı kişiyi zorlar. İlk bakışta içinden çıkılmaz bir sorun gibi gözükür ama sonu hayırlıdır. Önceki yazımda da dediğim gibi, imtihanlar eğer sabredilirse Allah'a yaklaştırır. Mesela maddi durumunuz kötü. Hep yoksul yaşayacağım diye düşünüyorsunuz. Ama isyan etmeden çalışmaya devam ediyorsunuz. Sonra Allah size örneğin İslami ilimlerin öğretildiği bir yerde öğretmen olmayı nasip ediyor. Yani ilim+para kazanıyorsunuz. Bu bir örnek tabii ki.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @arayan

Fanusun içinde dünyaya getiren de Allah, kafeste dünyaya getiren de Allah.

Allah özel olarak Murat'ı fakir bir ailede Dünya'ya getireyim, bunun için önce babasını fakirleştirmeliyim dediğini sanmıyorum. Siz böyle algılıyorsunuz galiba. Allah özel olarak kişilerin hayatına da müdahale edebilir ama bunun yerine daha çok toplumları düzeltmek için genel tedbirler alır diye düşünüyorum. Peygamberler göndermek, iyi insanlara ilham verip uyarıcı olmalarını sağlamak gibi.

Biz babamızın genetik mirasını taşıdığımız gibi çevresel mirasını da taşıyoruz. Bunu daha önce belirtmiştim. Babamızın sosyal yapısı ne ise biz de çoğunlukla onun içinde doğuyoruz. Ama bu farklılıklarımız içinde muhakeme olacağız. Örneğin asgari ücret alanın verdiği 500 lira infak, milyoner olan birinin yaptırdığı camilerle eşit seviyede olacak. Allah adaletlidir. Ben de adaletten herkesin durumuna göre yargılanmasını anlıyorum.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@kurangunlukleri

Gönderen: @kurangunlukleri

Allah özel olarak Murat'ı fakir bir ailede Dünya'ya getireyim, bunun için önce babasını fakirleştirmeliyim dediğini sanmıyorum. Siz böyle algılıyorsunuz galiba.

Allah'ın bizi karşısına aldığını düşünmüyorum, ve algımda böyle değil. Her şeyin sahibi beni karşısına alsa ne olur almasa ne olur. Onun parçasıyım zaten. Ondan geldim ona gideceğim. Olgun insanlar olarak, örnek verecek olursak, 3 yaşında olan ve bize vuran çocuğu karşımıza alıp ona vurmadığımız gibi, ona yaptığının yanlış olduğunu söylüyoruz. 

Allah'ın bizzatiği Murat'ı (örnekte geçtiği için söylüyorum) öyle bir ailede yaratayım ki, üstüne üstlük 1 kromozom fazla vereyim, down sendromlu yaratayım da hayatına böyle devam etsin, gibi bir düşünceye, ya da Murat'a öyle bir iş vereyim ki ömür boyu 4 bin lira maaş alsın, 40 sene sonra anca ev sahibi olsun, dediğini de düşünmüyorum.

Allah'ın bizi karşısına aldığını düşünmüyorum.

Sadece bana verilen akılla imtihanı az ya da çok algılamaya çalışıyorum.

Gönderen: @kurangunlukleri

Allah özel olarak kişilerin hayatına da müdahale edebilir

Müdahalenin ne olduğu ve nasıl olduğunu genel hatlarıyla anlayamayacağız diye düşünüyorum. Ama olayları izlediğimiz zaman bir sonuç çıkartacak akıl da bize verildi. Bu olay hakkında düşünme hakkımızda var. Dolayısıyla bir çıkarım da bulunabiliriz. 

Burada bir sorum olacak sizlere

Şöyle bir şey olabilir mi? 

Doğup büyüdüğümüz aileye Allah karar veriyor, ve hayatımızı biz istemeden (belki de istemişizdir bilemiyorum, istediğimize dair elimizde veri var mı, bunun hakkında da bilgim yok, dolayısıyla istemeden şeklinde devam ediyorum) bize verip, tıpkı tiyatro, dizi ve film gibi alanlardaki yönetmenler gibi.(Senaristte denilebilir)

Bizlere, her birimize roller verilmiş, o rolleri oynuyoruz.  

Fakat doğaçlama yapma hakkımız var. Bunu da irademizi kullanarak yapıyoruz.

Burada senaryo hazır gibi bir anlam çıkabilir. Hazırsa Allah'ın yazdığını oynuyoruz olur, bu da imanın şartını 5'e düşürür, kader olmaz.

Ama Allah Kader var diyor. "Biz her insanin kaderini kendi çabasina bağlı kıldık " (İsra 13)

Burada ki senaryodan kastım ailemiz. Doğduğumuz ev. 

Doğduğun ev kaderindir diye bir dizi var, belki duymuşsunuzdur. 

Doğduğumuz ev ne yazık ki kaderimiz olabiliyor, bize bir alan tahsis edilmiş ve biz oradayız. 

İmtihan oradan çıkmak mı? Ya da 

Oraya sabretmek mi?

Bazı şeyleri rahatlıkla yazıyoruz fakat insanlar bunları yaşıyor. 

Anne babaların hal ve hareketleri ile çocuklarda ruhsal rahatsızlıklar ortaya çıkıyor, yaşam hakkı da bir nevi elinden alınıyor. 

Doğaçlama yapma hakkımız var 

Senaryonun sahibi de, yönetmen de, kanal sahibi de şüphesiz Allah. 

Fakat biz başrollere düşen görev nedir?


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@muhammeday123

Burada ki örneğiniz ile ilgili şunu söyleyebilirim.(Aşağıda) Allah şüphesiz her şeyin sahibi ve ikram etme de de orantısızdır.

Burada İslami ilim öğrenilen yer de ilim + para nasip etti demek kapalı kutu gibi görünüyor. Bu kulun öğretmen olmada ki rolü nedir?

Kul İslami eğitim verilen alanda öğretmenlik yapması için evvela bu alanda tahsil alması gerekir. Tahsil aldıktan sonra, bu alana başvurması gerekiyor, vs gibi adımlar mevcut. 

Söylemlerinizi, sabırdan sonra Allah ikram eder şeklinde anladım. 

Bunun kesinliği yoktur.

Nimetin gelmesi için sabır gerekiyorsa, isyankar olupta, nimet elde edenlere sabırı nasıl yakıştırabiliriz?

Hasta olduğumuz zaman,(hastalık bi imtihandır, gerek genetik, gerekse kul yüzünden, örnek olarak sigara içmiştir, akciğer de rahatsızlık ortaya çıkmıştır) hastalığın gitmesini beklemiyoruz, hastahaneye gidiyoruz. 

Ve imtihan sonra eriyor. 

Burada da şöyle bir soru sorulabilir. 

Sabır nedir?

Başa gelenlere sabretmek mi?

Yoksa başımıza gelip, sorun, problem gibi gözükenlere çare aramak mi? Çözüm üretmeye çalışmak mı?

Gönderen: @muhammeday123

Ama isyan etmeden çalışmaya devam ediyorsunuz. Sonra Allah size örneğin İslami ilimlerin öğretildiği bir yerde öğretmen olmayı nasip ediyor. Yani ilim+para kazanıyorsunuz

 


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @arayan

Doğup büyüdüğümüz aileye Allah karar veriyor,

Bunu daha önce açıklamıştım. Murat zaten babası ve annesi evlenmese Murat olmayacak. Yani Murat'ın oluşması anne ve babasının evlenmesine bağlı. Başka bir ailede doğması mümkün değil. Çünkü Murat olması için gereken genleri ancak o anne ve babadan alabilir. Başka anne baba birleşirse başka gen kombinasyonları olur ve ruh yapısı farklı, duyguları farklı, görünüşü farklı bir kişi oluşur. Bu Murat olmaz. Murat ancak o anne ve babadan doğar.

Gönderen: @arayan

Bizlere, her birimize roller verilmiş, o rolleri oynuyoruz.  

Bu söylediklerinizden benim iyi anlatamadığımı anladım. Çünkü yazdıklarımı anlasaydınız böyle demezdiniz. Allah herkese rol vermez. Peygamberler, kurtarıcılar gibi özel kişiler hariç. Herkes kendi rolünü kendi belirler. Özgür irade ve hesabın gerekçesi de budur zaten.

Gönderen: @arayan

Ama Allah Kader var diyor. "Biz her insanin kaderini kendi çabasina bağlı kıldık " (İsra 13)

Kader Allah'ın sınav alanını düzenlemesi, geleceği bilmesi ve bazen insanlık kötüye gittiğinde müdahale etmesidir. Yoksa kulun iradesini elinden alıp robot yapması demek değildir.

Gönderen: @arayan

Doğduğumuz ev ne yazık ki kaderimiz olabiliyor, bize bir alan tahsis edilmiş ve biz oradayız. 

Doğduğun ev Dünya'ya başladığın noktayı belirler ama gelecekte senin iradenle ne olacağını belirlemez. Çok fakir ailelerde doğanlar vardır ki ölünce yedi sülalesine yetecek servet bırakmıştır. Veya çok sayıda dezavantajlı bireyin başka özellikleri geliştiğinden harikalar başarmışlar, insanları geride bırakmışlardır. Kader ayette belirttiği gibi insanın çabasına bağlı.

Gönderen: @arayan

İmtihan oradan çıkmak mı? Ya da 

Oraya sabretmek mi?

İmtihan her durumda senin yaptığın tercihlerin. Durumdan duruma değişir. Bazen zor durumda yapacağın zor bir karar senin Allah'ın rızasını kazanmana vesile olabilir. Zaten şu ana kadar bu durumdan duruma değişir meselesini hep anlatmaya çalıştım.

Gönderen: @arayan

Anne babaların hal ve hareketleri ile çocuklarda ruhsal rahatsızlıklar ortaya çıkıyor, yaşam hakkı da bir nevi elinden alınıyor. 

Anne babalar çocukları etkileyebilir evet. Akıllarını başlarından bile alabilirler. Allah da ona göre muamele eder. Allah Dünya'da kayıplar yaşayanların kayıplarını ahirette fazlasıyla telafi etmeye kadirdir.

Gönderen: @arayan

Fakat biz başrollere düşen görev nedir?

Görevin her durumda insancıl, merhametli tercihler yapmak, iman ve ameli salih (toplumu düzeltici hayırlı ameller) için çalışmak.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@kurangunlukleri

Ayrı ayrı kısımlara değindiğiniz için teşekkür ederim.

Gönderen: @kurangunlukleri

Anne babalar çocukları etkileyebilir evet. Akıllarını başlarından bile alabilirler.

Bu durum Allah'tan bağımsız gerçekleşmiyor, Allah bunu uygun görüyor değil mi?

Gönderen: @kurangunlukleri

Doğduğun ev Dünya'ya başladığın noktayı belirler

Bu kısım da Allah'ın takdirinde gerçekleşiyor.

Gönderen: @kurangunlukleri

Allah herkese rol vermez

Rolden kastım yapımızın özellikleri. Karakteristik özellikler. Örnek olarak ruhsal durum. Okb, şizofreni, öfke bozukluğu, panik atak ya da down sendromu vs.

Bu bir özelliktir ve insan bunu seçemiyor. 

Allah böyle yaratıyor.

Birtakım engeller (bize göre) ile yaratılmamız sonucu Allah bu durumda da bize yardım ediyor.

Gönderen: @kurangunlukleri

Çünkü Murat olması için gereken genleri ancak o anne ve babadan alabilir

İşte benim de söylemek istediğim bu. O genlerde bulunan rahatsızlıklar da yeni doğan bireye geçecek.

Ama bu durum da hastalıklı dünyaya geldiğimiz gerçeğini değiştirmiyor.

Bu Allah'ın takdirinde gerçekleşir. Şüphesiz hesabını yapmayı en iyi Allah bilir. Adaletini konuşturur. Kimsenin hakkını kimsede bırakmaz.

Gönderen: @kurangunlukleri

Görevin her durumda insancıl, merhametli tercihler yapmak, iman ve ameli salih (toplumu düzeltici hayırlı ameller) için çalışmak.

Ben de aynı fikirdeyim. Ama genetik ama ruhsal problemler ile yaşayan insanın yukarıdaki şartları yerine getirmesini beklemek haksızlık olur.

Şu düşünce yapısı şahsımda mevcut. 

Aileye karar veren Allah'tır

Gerisini bize bırakmıştır.

Peki, Ya yanlış yola gidersek.

Buradan yazmak kolay oluyor. Sevgi görmeyen çocukların suça karışma oranı da artıyor. 

Suça karıştıktan sonra Allah'ın adaleti gene devreye girer. Suça karışmasına sebep olan kim varsa suçun günahından payını alır.

Neden suçu ortaya çıkartma ihtimali olan ailede doğuyoruz. 

Burayı çözebilirsem, kendimi de çözeceğim. 

Çok şükür inançlıyım, imanım var. 

Ben adalet ve merhamet kısmı anladım. Anlatmak istediğim anlaşılmamış olabilir.

Ama Neden suçu ortaya çıkartma ihtimali olan, suça meyil ettirecek ailede doğuyoruz.

Doğuştan suça meyilli olunacak bir ailede doğmayı kimse istemez.


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Kardeşim aynı şeylerde tekrara düşeceğim. O yüzden benim sınırım bu kadar deyip ben daha fazla ileri götüremeyeceğim. İnşallah kendi cevaplarını bulursun. İlk cevabımda da belirttiğim gibi fesefi sorularda kimsenin cevabının kimseyi ikna ettiğini ben bugüne kadar görmedim. 

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@kurangunlukleri

Dediğiniz gibi, düşünce üzerine konuşmalar yapmada ilerleme pekte kolay değil. Elle tutulur bir veri yok.

Sorularıma cevap vermeye çalıştığınız içinde sizlere ve @muhammeday123 arkadaşımıza teşekkür ederim.

İyi çalışmalar


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Rica ederim. İnşallah okuyan herkesin bakış açısına farklı kapılar açar. Zaten önemli olan da bu. Felsefi konularda kimse kimsenin tam cevabını veremez ama kendi cevabını bulması için perspektif kazandırabilir.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
jas
 jas
(@jas)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 97
 

@arayan

 

Merhaba. Nouman Ali Khan'ın aylar önce bir tefsirini dinlemiştim. Tam olarak sorunuza cevap olmayabilir ancak Allah'ın hesap gününde herkesi kendisine verilenlere göre yargılayacağının cevabı olduğunu düşünüyorum. Allah yardımcımız olsun.

 

 

"Birbirinize haset etmeyin, kin tutmayın. Başkalarının ayıplarını araştırmayın, konuştuklarını dinlemeyin, müşteri kızıştırmayın. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun."


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@arayan ben de kısa bir şekilde araya girmek istiyorum. Ters bir şekilde düşünürsek belki sorunu çözebiliriz. Eğer dünya böyle bir yer olmasaydı yani ilahi sınav herkese eşit olsaydı ve özgür irade olsaydı, olur muydu? Yani hem insanlar iç içe yaşayacak hem de eşit sınav edilecek. Düşünelim küçük bir pencereden. İki insan imtihan ediliyor yanyana odalardalar. İmtihana başlandı. İyilik kötülük seçim hakkı var herşeyleri tam. Kötülük hissi varsa (zaten imtihanin sebebi) bir taraf diğerini ihlal edecektir. Ve çoğalma yoluyla devam edeceği için bir "karışıklık" oluşacak. Bu nesiller ilerledikçe sorunu artıracak. Yani insanın, iyilik-kötülük seçiminin, insanların arasından salihlerin kafirlerin ayırt edilmesi, haliyle de insanların iç içe yaşamasının olduğu yerde bu "sorun" kesinlikle oluşacaktır. Bu karışıklık içerisinde tanrının bizi bir de denemek için yarattığını söylemesi insanın tuhafına gitmiyor değil. Ama farklı bir şekilde de düşünemiyoruz! İşte bu sorundan önce bunu düşünmemiz gerekiyor bence. Farklı bir evren hayal edebilirsin tamam ama o kadar çok faktör var ki. Mesela insanın başına kötü birşey gelmese o insan kendini nasıl tanıyacak? O insan kendini tanımaz. Başına kötülükler içinde iyilikler gelse kendini tanımaz ki. Bu söylediğim bile çelişki kötülükler içinde dedim cünkü. Kötülüğü gören üzülmüş olur ve yine denenmiş olur. İnsanın yetiştirilmesi durumu var. Belki de insanın başına gelen kötü olaylar sabretme potansiyelini kullanmaya çalışmak insanın imtihanıdır. Olaylar değişebilir insanın içinde hayvani duygular dediğimiz ve insani duygular olarak ayırdığımız şeyler var dünyaca ortak şeyler bunlar. Kısa keseyim yoksa sonu gelmeyecek düşündükçe yeni kapı açılıyor cidden dediğim gibi o kadar çok faktör var ve bu faktörler bizim kim olduğumuzu belirliyor. Kim olduğumuzu belirlerken kullandığımız taktikler de bizi belirliyor. Biz kendimizi boyle oluşturunca birey oluyoruz ve artık sorumluluk geliyor. Toplum içinde ben benim diyebiliyoruz bana benzeyen kimse yok. Eğer toplumdan uzak istisna yerlerde doğmadıysan kutsal kitap sorumluluğu vesaire yükleniyor. Şu ayetler ilginizi çekebilir. 

Bu Kur’an bana vahyedildi ki; sizi ve kendisine ulaşan herkesi onunla uyarayım. (Enam 19)

(Ulaşmadığı kimseler sorumlu değil mi? Kuranda Allah bunu bildirdiyse benim aklıma şu geliyor. Allah herkesi kendi yaşamına göre yargılıyor. Zira kuran bir insana nasıl ulaşır, yaşamındaki şekillenmelerle.) 

Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık ve biri birine iş gördürebilsin diye bazılarını bazılarından derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır (Zuhruf 32) 

(Kurana göre bu sistemi Allah bilerek kurdu, belki de Allah beni niye yarattı sorusu gibidir. Bir yere kadar cevaplanılabilen?‍♂️)

Eğer insanlar tek tip bir topluluk haline gelecek olmasaydı rahmânı inkâr edenlerin evlerine (her biri) gümüşten tavan, yukarı çıkmak için kullanacakları merdivenler yapardık. (Zuhruf 33) 

(Allah’ın yukarıda özetlenen “dünya düzeni” muradı olmasaydı, inansın inanmasın bütün insanları servette ve refahta eşit kılardı; bu takdirde kâfirlere servet ve iktidar verirse bütün insanlar küfrü, müminlere servet ve iktidar verirse bütün insanlar imanı seçmeye yönelirlerdi.) (Diyanet zuhruf 33 tefsir.)

Verdikleriyle sizi imtihan etmek için bazılarınızı bazılarınızdan derecelerle üstün kılan O'dur. (Enam 165) 

Ayetlere bakınca şunu anlıyorum, insanlar eşit yaratılışa kişilikleri eşit olurdu ve herkes ya kazanırdı ya kaybederdi. Bu benim anladığım yanlışım olabilir. Yaşadıklarımız bizi biz yapar ve herkesin kendi kişiliği, eğer vahyedildiyse yani ona ulaştıysa sorumlu olmuş oluyor hayatından. Tabi ki yaşadıklarından uzaklaşıp kendisine baştan bir hayat bile açma potansiyeli var. Önceki etkilerle olsa da epey değişebilir. Yani faktörler oldukça fazla ve hepsi müthiş bir sınav oluşturarak cehennemi ve o büyük günü gerektiriyor. Karışık gözükse de hepsi Allahın planı tıpkı doğada düzensizlik gören ateistler gibi. Yine benim görüşüm. Hepimiz bir nevi yarıştayız. Ya kazanmak ve kendimizi kurtarmak için çabalayacağız ya da kendimizi harab edeceğiz.

 

 

 


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@jas

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Videonun hepsini izledim. Allah razı olsun.

Günahın içinde olupta, kurtulmaya çalışmanın gayretini de Allah görüyor. Bunu bilmekte insana huzur veriyor.

Video da da belirtildiği üzere taşıyamayacağımız bir yük ile sınanmayacağız. Sınanmanın ne olduğu, ve neden olduğu konuları benim için belirsiz. 

Umulur ki sorular cevaplanır ve Allah ile olan muhabbetim daha da artar. 

Dualarınızı beklerim. 

Teşekkür ederim


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

@ahadcansu

Cevabınız için teşekkür ederim.

İmtihanın sırrı nedir sorusu şuanlik için cevaplanacak gibi görünmüyor. Fakat ben gene de perde arkasında bir sır olduğunu düşünüyorum. Bu sır öyle bir sır, öyle bir hikmet ki, toplumda anlatılan Allah tasvirinden çok farklı bir tasvir. Çok farklı bir hikmet. İçimi huzur dolduran bir sır.

O bizim canımızı yakmaz, ama canımız yanıyor. Biz buna canımız yanıyor gözüyle bakıyoruz, fakat perde arkasında başka bir şey var. Buna da şuanlik ilmim (belki ilmimiz) yetmiyor. Ama sebepsiz olmadığı aşikar. Tesadüf olmadığı aşikar. 

Bizi neden yarattı sorusunun dışında, bizi neden böyle bir aile de, çevrede yarattı sorusu da şuanlik cevaplanAmıyor.

Ama vardır bunun da bir hikmeti. 

Şüphesiz sebepsiz değildir. 

Cevabı bulabilirsem kendi adıma ihya sürecim başlayacak.

Halifeliğimin farkına varacağım diyebilirim. 

Şu anda zihnimi çok kurcalıyor ve adım atmamı engelliyor. Hatta geriye götürüyor. 

Cevap için teşekkürler. Bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Eşit olmak kimin aklını kullanacağını tam manasıyla gösteremeyebilirdi. 

Farklılıklar bizi biz yapıyor gibi. 

Farklı olmanın özünde sebebi nedir?

Soru soruyu beraberinde getiriyor 🙂

Allah şüphelerimizi gidersin.

Teşekkür ederim


   
Furkan reacted
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Arkadaşlar diğer üyelerimizin bu konu hakkında bilgisi var mıdır? 

Bu konunun insanların aklına takılan bir konu olduğunu düşünüyorum.


   
CevapAlıntı
Sayfa 2 / 2

Başa dön tuşu