
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
boltzman beyni bir beyin, yüksek entropide dalgalanma sonucunda oluşanbir beyin fakat bu oluşamaz, 10 üzeri 5500 yıl geçmeli fakat entropi resetlenmesiyle bu beyin oluşana kadar yeni bir evren oluşur, o yüzden boltzman beyni oluşması imkansız. Kendi varlığmızdan şüphe duyamayız ama fiziksel varlığımızdan duyabiliriz, makalede yazan deney de bunu gösteriyor.
Çevremizi oluşturan dünya deneyimi ile içinde bulunan biz düşüncesi; fırsat ve tehlikelerle dolu bu dünyada, bizleri hayatta tutabilmek için milyonlarca yıldır süregelen evrim sonucu şekillenmiş bir tür kontrollü halüsinasyondan ibarettir.
Seth'in yaklaşımına göre, en temel benlik algımız, vücut bulmuş organizma olma durumumuz büyük ölçüde biyolojik mekanizmalara dayanmaktadır ve bundan üç anlam çıkarabiliriz.
İlk olarak beynimizin tahmin etme mekanizmasında bir sıkıntı çıktığında, benliğimizi de yanlış algılama olasılığımız vardır. Bu, ''Düşünüyorum, öyleyse varım.'' sözünün sanıldığı kadar kusursuz olmadığını gösteriyor. Dış gerçeklik, beynimizdeki önyargılara bağlıysa, bizim iç dünyamız da önyargılarımızla şekillenmektedir.
hocam işte burayı anlayamadım iç dünyamız önyargılarımız ile şekillenip benliğimizi dahi yanlış anlgıkayabiliyorsak bu bir halisülasyon olabiliyorsa kısmı sıkıntılı. Eğer iç dünyamız dahi bir halisülasyon ise mantığımız dahi çöpe gider buranın izahı lazım
@muhammed-ege biz varız bunda hem fikiriz, yazıda da biz yokuz demiyor fakat fiziksel olarak aklımız kandırılabilir diyor, o yüzden fiziksel mantığımızdan şüphe duyabilirken metafiziksel mantığımızdan şüphe duyamıyacağımız kanaatindeyim.
biz varız bunda hem fikiriz, yazıda da biz yokuz demiyor fakat fiziksel olarak aklımız kandırılabilir diyor, o yüzden fiziksel mantığımızdan şüphe duyabilirken metafiziksel mantığımızdan şüphe duyamıyacağımız kanaatindeyim.
Hocam düşüniyorum öyleyse varım cümleside fiziksel olarak değil zihin için söylenen bir söz zaten bunun kusurku olduğunu söylemek zihinsel olarak var olduğumuz hakkında yanılabiliriz demek gibi. Hem yazıda iç algılarımız yanılabilir diyor yani mantığımız. Öyle demiuor mu
@muhammed-ege zihinde fizikseldir ama Kurtuluş hocam cevaplarsa daha iyi olur benden bu kadar.
zihinde fizikseldir ama Kurtuluş hocam cevaplarsa daha iyi olur benden bu kadar.
Zihin nasıl fiziksel hocam beyinle bağlantılı olduğu için mi diyorsunuz. Adamın kendi sunumunu izledim ve biraz değişikdi link atayım çevirisi var zaten izlerseniz çok sevinirim. Çünkü evrim ağacı yorum yapmış gibi. Kurtuluş hocam görmedi sanırım konu başlığını sizinle bu tür konuları çok tartıştığımız için sizin açıklamanız bence daha doğru olur.
Kurtuluş hocam siz cevaplayabilir misiniz? Ben yetersiz ve eksik kalıyorum, çok fazla bilgim yok bu konularda.
Kurtuluş hocam siz cevaplayabilir misiniz? Ben yetersiz ve eksik kalıyorum, çok fazla bilgim yok bu konularda.
Hocam tekrar bakabildiniz mi gelişme var mı bu konuda sizde? Kurtuluş hocamı etiketleyip sorma şansımız var mı
@muhammed-ege Yazıya baktım Matrix felsefesini anlatıyor. Farz edelim ki gerçek benliğimiz başka bir yerde ve biz bu Dünya'yı o gerçek benliğimizde yaşıyoruz. Din açısından bir sakınca göremiyorum. O zaman deriz ki Allah bizi beynimizin içindeki bir evrende sınıyor. En fazla bunu öğrenmiş oluruz. Hatta ben çok eskiden (biraz salakça ama) düşünürdüm ki acaba bizim bedenimiz başka yerde de Allah bizi bir süreliğine uyuttu ve beynimiz içinde bir nevi rüyada gibi bir hayat yaşayarak mı imtihan ediyor. Öldüğümüzde birden gerçek bedenimizde uyanıyor olabilir miyiz diye saçma sapan şeyler düşünürdüm. Öyle düşündüğüm halde bunu imani bir problem olarak görmezdim. Olaylara farklı açılardan bakmak istiyorsanız daha da farklı açılardan bakmayı deneyin biraz. Bunu @hidayet-g-2 için de söylüyorum. O da böyle kanıtsız ihtimaller üzerinden kafa yormayı seviyor. Bana boş işler geliyor böyle kanıtsız ihtimaller.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurtulusberzan Hocam YA Dünya bir öküzün üstündeyse ve bütün NASA falan herkes bu konuda yalan söylüyorsa. Uzayada çıkamıyoruz. Ne yapalım???
"Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise mâneviyatta kördür." Bediüzzaman
Yazıya baktım Matrix felsefesini anlatıyor. Farz edelim ki gerçek benliğimiz başka bir yerde ve biz bu Dünya'yı o gerçek benliğimizde yaşıyoruz. Din açısından bir sakınca göremiyorum. O zaman deriz ki Allah bizi beynimizin içindeki bir evrende sınıyor. En fazla bunu öğrenmiş oluruz. Hatta ben çok eskiden (biraz salakça ama) düşünürdüm ki acaba bizim bedenimiz başka yerde de Allah bizi bir süreliğine uyuttu ve beynimiz içinde bir nevi rüyada gibi bir hayat yaşayarak mı imtihan ediyor. Öldüğümüzde birden gerçek bedenimizde uyanıyor olabilir miyiz diye saçma sapan şeyler düşünürdüm. Öyle düşündüğüm halde bunu imani bir problem olarak görmezdim. Olaylara farklı açılardan bakmak istiyorsanız daha da farklı açılardan bakmayı deneyin biraz. Bunu @hidayet-g-2 için de söylüyorum. O da böyle kanıtsız ihtimaller üzerinden kafa yormayı seviyor. Bana boş işler geliyor böyle kanıtsız ihtimaller.
Bu dini açıdan sorunsuz ancak dine aykırı şeyleri de var bizi uyutanların dini bizi kandırmak için gösterdikleri gibi vs. Benim sorunum bu yazılar bilimsel kanıta dayanıyor ve bunlar gerçwk olabilir mi? Yapay zekanın artık gerçekliğe çok yakın şeyler yapması bir insanı simülasyonda yaşatabilir miyiz gibi sorulara yol açıyoe artık. Bu gibi soruların sonunu ve kafamızı nasıl rahatlatabiliriz hocam soru tamda by
Tam da benim dün sorduğum uzaylı sorusuna benziyor, tartışılır. Ama bunu kanıtlayacak bir şey yok. Ayrıca şuan kandırıldığımızı düşünebilmemiz bizi kandırmaya çalışanların başarısız olduklarını gösterir. Bu durumda yaşamamıza izin verilir mi? Hani bizi uyuttular ama biz uyandık ya gerçeklere. Kurtuluş hoca ve benden daha tecrübeli insanlar cevap verirse iyi olur.Yazıya baktım Matrix felsefesini anlatıyor. Farz edelim ki gerçek benliğimiz başka bir yerde ve biz bu Dünya'yı o gerçek benliğimizde yaşıyoruz. Din açısından bir sakınca göremiyorum. O zaman deriz ki Allah bizi beynimizin içindeki bir evrende sınıyor. En fazla bunu öğrenmiş oluruz. Hatta ben çok eskiden (biraz salakça ama) düşünürdüm ki acaba bizim bedenimiz başka yerde de Allah bizi bir süreliğine uyuttu ve beynimiz içinde bir nevi rüyada gibi bir hayat yaşayarak mı imtihan ediyor. Öldüğümüzde birden gerçek bedenimizde uyanıyor olabilir miyiz diye saçma sapan şeyler düşünürdüm. Öyle düşündüğüm halde bunu imani bir problem olarak görmezdim. Olaylara farklı açılardan bakmak istiyorsanız daha da farklı açılardan bakmayı deneyin biraz. Bunu @hidayet-g-2 için de söylüyorum. O da böyle kanıtsız ihtimaller üzerinden kafa yormayı seviyor. Bana boş işler geliyor böyle kanıtsız ihtimaller.
Bu dini açıdan sorunsuz ancak dine aykırı şeyleri de var bizi uyutanların dini bizi kandırmak için gösterdikleri gibi vs. Benim sorunum bu yazılar bilimsel kanıta dayanıyor ve bunlar gerçwk olabilir mi? Yapay zekanın artık gerçekliğe çok yakın şeyler yapması bir insanı simülasyonda yaşatabilir miyiz gibi sorulara yol açıyoe artık. Bu gibi soruların sonunu ve kafamızı nasıl rahatlatabiliriz hocam soru tamda by
Bu gibi soruların sonunu ve kafamızı nasıl rahatlatabiliriz hocam soru tamda
Yakın planda kafan rahatlamaz, çünkü bu düşünceler delille yok edilecek düşünceler değil. Senin psikolojinle alakalı. Olgunlaştıkça, saçma gelir kurtulursun.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Tam da benim dün sorduğum uzaylı sorusuna benziyor, tartışılır. Ama bunu kanıtlayacak bir şey yok. Ayrıca şuan kandırıldığımızı düşünebilmemiz bizi kandırmaya çalışanların başarısız olduklarını gösterir. Bu durumda yaşamamıza izin verilir mi? Hani bizi uyuttular ama biz uyandık ya gerçeklere.Yazıya baktım Matrix felsefesini anlatıyor. Farz edelim ki gerçek benliğimiz başka bir yerde ve biz bu Dünya'yı o gerçek benliğimizde yaşıyoruz. Din açısından bir sakınca göremiyorum. O zaman deriz ki Allah bizi beynimizin içindeki bir evrende sınıyor. En fazla bunu öğrenmiş oluruz. Hatta ben çok eskiden (biraz salakça ama) düşünürdüm ki acaba bizim bedenimiz başka yerde de Allah bizi bir süreliğine uyuttu ve beynimiz içinde bir nevi rüyada gibi bir hayat yaşayarak mı imtihan ediyor. Öldüğümüzde birden gerçek bedenimizde uyanıyor olabilir miyiz diye saçma sapan şeyler düşünürdüm. Öyle düşündüğüm halde bunu imani bir problem olarak görmezdim. Olaylara farklı açılardan bakmak istiyorsanız daha da farklı açılardan bakmayı deneyin biraz. Bunu @hidayet-g-2 için de söylüyorum. O da böyle kanıtsız ihtimaller üzerinden kafa yormayı seviyor. Bana boş işler geliyor böyle kanıtsız ihtimaller.
Bu dini açıdan sorunsuz ancak dine aykırı şeyleri de var bizi uyutanların dini bizi kandırmak için gösterdikleri gibi vs. Benim sorunum bu yazılar bilimsel kanıta dayanıyor ve bunlar gerçwk olabilir mi? Yapay zekanın artık gerçekliğe çok yakın şeyler yapması bir insanı simülasyonda yaşatabilir miyiz gibi sorulara yol açıyoe artık. Bu gibi soruların sonunu ve kafamızı nasıl rahatlatabiliriz hocam soru tamda by
Bir şey daha ekleyelim. Kuran'ın birçok mucizesinin ve içindeki matematiksel örgüsünün keşfi son 150-200 yıl içinde yapılmıştır. Eğer din bizi kandırmak için gönderilseydi Kuran'ın mucizeleri defaatle gözümüze sokulurdu, şüphe duymamıza fırsat bile verilmezdi. Ancak etrafımıza baktığımızda şunu görüyoruz ki birçok insan İslam'ı reddediyor. Müslüman nüfus hala çoğunlukta değil. Bu nasıl uyutulma böyle? Kurtuluş hocam ve diğer arkadaşların da cevaplarını merak ediyorum, onlar da fikirlerini belirtsinler. Bu konularda bir yere varmalıyız.
"Dileyen iman etsin dileyen inkar etsin."
@osman aslında bu çok detaylı yani bize yem için böyle yapmış olabilirler gibisinden şeylerle kaeşılık verilebilinir ancak saçma ve absürt hikayeler bunlar. Teknolojinin bu gerçeklikte bir simülasyon yapabilmeye evrilmesi bunun mümkün olup olmadığı sorusuna cevabıyla bu simülasyona karşı cevap verebiliriz anlamına gelebilir. Bilincimizi simüle edip bizim gibi sözde robotlara entegre edebilir miyiz? Bu soruya cevabımız belki giderebilir. Sorunu büyüten teknolojinin böyle olmasıdır onu anlatmaya çalışıyorum
Sorunu büyüten teknolojinin böyle olmasıdır onu anlatmaya çalışıyorum
Kırmak istemem ama saçma bunlar. Biraz derin düşünsen sen de anlarsın. Bizlere bak ki teknolojik aletlere veya ekran görüntülerine benziyor muyuz? Gayet ustalıkla ve sonsuz bir ilimle dizayn edilebilecek bir biyoloji işliyor hücrelerimizde ve organlarımızda. Bunu yapmak sonsuz bir bilişsel yetenek gerektirir. Eğer yapay zekada böyle sonsuz bir bilişsel yetenek ve evreni yaratacak ve galaksileri tutacak güç ve kudret var diyorsan zaten ona Tanrı sıfatı vermiş olursun ve Tanrı olur. Tanrımız böyle bir güç işte. Bu gücü taşıyan güç bizim Tanrımızdır. O zekaya Tanrımız deriz ama yapay diyemem ben. hangi teknoloji, galaksilerden evrenden büyük olabilir ki yoktan harika bir evren yaratsın, üstelik sonsuz ilim ve kudret gerektiren bir evren.
Tanrı'mızın detaylarını bilemeyiz. Peygamberimiz de Allah'ın varlığını anlayın ama mahiyetini düşünmeyin anlayamazsınız demiş. Cennete gidince görürüz. Düşüncelerine saygı duyuyorum ama bana çok saçma geliyor. Şu yazıyı da oku:
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2018/05/37-allahin-vucudunu-dusunerek-anlayabilirmiyiz/
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.