
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Selamun Aleyküm hocalarım, bugün Nurcu bir hocanın Said Nursi'yi ilahlaştırmasını gördüm ve çok hoşuma gitmedi şahsen ve Said Nursi'yi detaylı araştırmaya başladım. Kitapları hakkında biraz konuşacağım inşallah.
İlk başta Said Nursi'nin yazdığı "Şualar" kitabında bir kaç tenkit yapacağım;
Görüldüğü üzere sözde Hafız Ali, hapiste aşkla Risale-i Nur okurken vefat ediyor. Kabirde meleklere iman meyvesinin hakikatleri meleklere anlatıyor. Sonra Said Nursi, bende Risale-i Nur şakirdleri, o suallere karşı kabirde ki meleklere Risale-i Nur hakikati cevap vereceğiz, bende cevap vereceğim o da cevap verecek. Bütün nurcular cevap verecek ve şimdi manen cevap verip onları tasdiki ve tashine tebrik sevk edeceklerdir "İnşallah". Yazıyor. ( Sayfa 259 )
Görüldüğü üzere bir ayette işaret ediyormuş kuranda, Risale-i Nur dairesi içerisine girenler tehlikede olan imanlarını kurtartıyorlarmış hatta bununla yetmez gibi o imanla kabre giriyorlar, cennete gidecekleri müjdeleniyormuş. Kuran ile uyuşmayan tamamen zıt metindir bu. ( Sayfa 698 )
Nur'un sadık şakirdleri iman ile kabre gireceklermiş... ( Sayfa 489 )
Bu metni okurken ilk başta tepkim normaldi ancak devamını okursanız felakettir, görüldüğü üzere Eskişehir hapishanesinde bayram günü otururken liseli kızlar görüyor burada problem yok. Sonra gaybı bilen(!) Said Nursi 50-60 tane liseli kızdan 40-50si toprak olmuş ve kabirde azab çekiyorlarmış. Ve diğer kalan 10 tanesi genç yaşında iffetli olmadığı için iffetini korumadığı için çirkin olmuş. Hani bu iddia olabilir diyeceksiniz ancak sonrasında şu cümleyi kuruyor; Kat'î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Ne demek istiyor: Kesin gözlemledim, Onların o haline ağladım. Yani bu olacakları kesin şekilde gözlemledim diyor. Bu kurana karşı bir ifadedir. ( Sayfa 198 )
Arapça yazılan yerde Bakara 256 ayeti var, ayeti buraya bırakayım;
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir.
Kırmızı yerde "Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir." bu yazıyor öncesi yazılmamış. Buraya kadar problem yok.
Daha sonrasında Risale-i Nur bu asırda "Urvet-ül Vüska" imiş, ne demek Urvet-ül Vüska, en sağlam tutamak anlamına geliyor. Bu asırda en sağlam kaynakmış, noldu kuran hükmü bitti mi, Risale-i nur hükmü mü başladı? daha sonrasında kopmaz bir zincir yani "Hablullah" ( Allah'ın ipi) dir. ( Sayfa 272 )
Onlara (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleri ile ve Elçisi ile mi alay ediyordunuz?"
Arapça yazılan yerde Nûr 35. ayet var ancak, sadece zeytin kısmı alınmış, ayetin tamamı şöyle;
Allah ışığıdır göklerin ve yeryüzünün. Işığının örneği, kandil konan bir yere benzer, orada bir kandil var, kandil, bir sırça içinde, sırça da parılparıl parlayan bir yıldız sanki; doğuda da olmayan, batıda da olmayan kutlu zeytin ağacından yakılmış;ateş dokunmadan da yağı, hemen ışık verecek; nur üstüne nur. Allah, doğru yolu gösterir nuruyla dilediğine ve Allah, örnekler getirir insanlara ve Allah, her şeyi bilir.
Said Nursi "zeytin ne doğudandır ne de batıdandır" kısmını almış.
Şimdi bakıyoruz normal bir metin gibi duruyor ancak çok normal bir metin değil. Eğer fark edildiyse Said Nursi şöyle bir cümle kuruyor "Ne doğunun bilgisinden, ne batının felsefesi ve biliminden gelmiş veya onlardan alıntılanmış bir mal değildir. Belki Semavi olan kuran'ın doğu ve batı üstünde ki yüksek Merteb-i Arşîsinden alıntı edilmiştir. ( Dikkat edin ilham değil alıntılanmıştır diyor. ) ( Sayfa 690 )
Sorularla-risale buna cevap vermiş ancak bu cevap beni tatmin etmedi. Aslında orada bunu değil sonda ki metni sormuşlar o yüzden tatmin etmemiş olabilir.
Ayrıca Nurcuların bir çoğunun konuşmalarına baktım, Said Nursi onlara göre bir İslam aliminden çok Peygambermiş gibi geliyor. Sözüm tüm nurcu kardeşlere değil.
Onlara (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleri ile ve Elçisi ile mi alay ediyordunuz?"
Ayrıca Nurcuların bir çoğunun konuşmalarına baktım, Said Nursi onlara göre bir İslam aliminden çok Peygambermiş gibi geliyor. Sözüm tüm nurcu kardeşlere değil.
Dediğin çok önemli birşey bizim bazı Müslümanlar diğer fikirler arasından en iyi Fikri almak yerine bir adamın tüm fikrini kabul ediyor ve bu kişinin dedikleri yanlış bile olsa hala onu savunuyorlar.
O halde her fırsatta kararlılıkla yeni şeyler yapmaya giriş.(94:7)





