
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
KUR’AN MUCİZELERİ
Kur'an mucizeleri konusunun Müslüman'lar tarafından büyük bir ilgi ile izlendiğini biliyorsunuz.
Bu iddiaların temelinin Kur'an'da geçen bir kaç kelime veya ayet olduğunu bildiğinize de eminim. Ve bu iddiaları ciddiye almadığınıza da..
Ama aralarında doktor, mühendis, avukat, profesör ve gazeteci de olan milyonlarca Müslüman bu iddiaları ciddiye alıyor.
Bu pervasız ve temelsiz iddialardan prim yapanların sayısı her gün biraz daha artıyor.
Ben şahsen ülkemiz aydınlarını bu konuda seslerini çıkarmamakla eleştiriyordum ama son zamanlarda bunun doğru olmadığını realize ettim. Neden fikir değiştirdiğimi aşağıda tartışacağım. Bazılarını suçlamakla bu sorunun çözülebileceğini artık düşünmüyorum.
ateist arkadaşlara soruyorum:
Bu konuda nasıl bir strateji izlenmesini istersiniz?
Konu ile hiç ilgilenilmesin mi?
Yoksa çok yakından mı ilgilenilsin?
Ne tavsiye edersiniz?
Siz olsanız ne yaparsınız?
Kur'an'ın bir mucize olduğu iddiası yeni değildir.
Kur'an 1400 yıldır mucize bir kitap olarak lanse edilmektedir.
1400 yıl içinde bu ününden Kur'an fazla bir şey kaybetmemiştir. Hatta mucizelerin sayısı artmıştır.
Önceleri Kur'an mucizesi O'nun yazılış üslubu ile açıklanmaya çalışılmıştır.
Kur'an'ın üslubu ne tam şiirdir, ne de tam nesir. İkisi arası bir üslubu vardır.
Yalnız şiir okumaya alışık Arap'lar için tek başına bu bile bir mucizedir.
İddiaya göre ilk inen ayetler Alak suresi ile ilgilidirler. Tabii bu iddianın temeli yoktur. Kesinliği yoktur. Hatta yalan olduğu kesindir.
Önce bunun neden yalan olduğuna değineyim.
Kur'an hakkında kesin olarak bilinen ilk gerçek O'nun Muhammed tarafından yazılmadığıdır.
Muhammed yaşamış bile olsa Kur'an'ı yazmamıştır. Muhammed’in Kur'an'la en ufak bir alakası yotur.
Kur'an yüzlerce yıl içinde Arap'ların ve yöre halkının kollektif bilinci olarak ortaya çıkan bir yapıttır.
Emeviler tarafından kitap haline getirilmiştir. Halife Osman'ın ve diğerlerinin Kur'anı kitaplaştırdığı iddiasını ciddiye almamalısınız.
Kur'an'ın kitaplaştırılması nedeni Emevilerin imparatorluk kurmalarını kolaylaştırmaktır.
Bu konuda 2008 yılında ilginç bir kitap yayınlanmıştır.
The Qur'an in Its Historical Conext
Bu kitapda Kur'an çeşitli kaynaklara dayanarak ortaya çıkan ve toplumun kollektif bilincinin eseri olan bir kitap olarak kabul edilmektedir.
Yani Kur'an Muhammed veya herhangi biri tarafından yazılmamış, halk arasında dolaşan ayetlerin Emeviler tarafından derlenip toparlanması sonucu oluşturulmuştur. Emeviler için Kur'an bir anayasadır. Onunla bir imparatorluk kurmuşlar ve onu idare etmişlerdir. Ondan sonra gelen bütün imparatorluklar ki aralarından Osmanlı imparatorluğu da vardır, anayasa olarak Kur'an'ı benimsemişlerdir. Günümüzde bile Kur'an’ı temel alarak idare edilen ülkeler vardır.
Görüldüğü üzere Kur'an çok önem verilen, üzerine imparatoluklar kurulmuş olan ve günümüzde bile bazı devletler tarafından anayasa olarak kabul edilen ilginç bir kitaptır. Önemini kimse yadsıyamaz. Bu haliyle bir mucizedir. Bundan hiç kuşku duyulmamalıdır.
Ama Kur'an'ı mucize olarak kabul edenler için Kur'an başka nedenlerden de mucizelerle dolu bir kitaptır.
Kur'an mucizelerini google'da ararsanız karşınıza yalnız ülkemizde bu konuyu ana tema edinen yüzlerce site çıkacaktır.
Bu mucizelerin içeriğini yakından incelediğiniz zaman, onların kurnaz ve sinsice yazılmış, bazı gerçekleri çarpıtarak açıklayan bir takım zırvalar olduğunu göreceksiniz. Bu çarpıtmalar karşısında kanınız donacak ve mideniz bulanacaktır. Ama aralarında doktor ve mühendislerin, üniversite profesörleri ve gazetecilerle sayısız Türk aydınının da olduğu milyonlarca Müslüman'ın o mucizelere inandığını reelize ettiğiniz zaman, bu hislerinizden hemen kurtulmak ve bu kepazeliği ifşa etmek isteyeceksiniz.
İşte o zaman sorunlarınız başlayacak arkadaşlar..
Bu kepazeliği, rezaleti, bilim düşmanlığını halka nasıl açıklayacaksınız?
Kur'an mucizeleri olarak halka kakalanan yalanlarla nasıl mücadele edeceksiniz?
Bilimsel olmayan ve bilimsel gerçeklerin çarpıtılması ile ortaya atılan bazı iddiaları bilimsel olarak nasıl çürüteceksiniz?
Halka mucizelerin değindiği bilimsel gerçeklerin çarpıtıldığını nasıl açıklayacaksınız?
Bunu kimlerin ve nasıl yapmasını istersiniz?
Türk aydınlarının bu konuda yeterince aktif olduğuna inanıyor musunuz?
Onlardan toplu bir tepki mi bekiyorsunuz?
Yoksa ateist forumların o sorunlarla uğraşmasını mı yeğliyorsunuz?
Nasıl bir strateji izlemek istiyorsunuz?
Türkiye'de Kur'an aleyhine tek bir kelime bile söyleyemezsiniz?
İdam hükmünüzü o anda kendiniz imzalamışsınız demektir.
Evet. Evrim konusunda istediğinizi söyleyebilirsiniz.
Ama Kur'an'ın dokunulmazlığı vardır.
Kur'an mucizelerini en ufak bir şekilde bile eleştiremezsiniz.
Bu acı gerçeğin yakın bir zamanda değişebileceğini sanmıyorum.
Kur'an mucizelerini bize giren birer kazık olarak kabul etmekten başka çaremiz yok.
Aslında bu insanlığa atılan bir kazıktır.
Hiç bir şekilde önlememiz ve yalanlamamız mümkün değil.
Bilim düşmanları ile birkaç forumda mücadele edebiliriz. Ama sesimizi kimse duymayacak, haykırışlarımız sağır kulaklardan geri dönecektir.
Biz ne kadar kesin itiraz edersek, Kur'an muciizeleri o kadar çok kabul görecek ve o kadar çabuk yayılıp yerleşeceklerdir.
Giderek kronikleşen bu önemli sorunla mücadele için bütün Türk aydınlarının birlikte hareket etmesi gerekmektedir.
Geniş bir aydınlanma seferberliğine ihtiyacı vardır ülkemizin.
Avrupada 18'nci yüzyılda ortaya çıkan aydınlanma dönemini biz de mutlaka deneyimlemeliyiz.
Şu anda bu dönemin tam tersini yaşamaktayız.
Aradan 200 yıldan fazla zaman geçtiği halde aydınlarımız bizi aydınlatamamaktadırlar.
Çünkü bizim gerçek aydınlarımız yoktur.
İlginç olarak Avrupa'da aydınlanma döneminin başlamasından kısmen de olsa Müslüman'lar sorumludur.
Bu gerçeği kimse bilmez. Kısaca değinmekte yarar var.
Avrupa ülkeleri doğuya yayılmaya başladıktan ve aralarında İslam'ın da olduğu doğu dinleri ve gelenekleri ile karşılaşmaya başladıktan sonra, kendi dinleri olan Hristiyanlığı daha çok sorgulamaya başlamışlardır.
Avrupalı aydınlar kendilerine öğretilen Hristiyan ahlakının, İslam ahlalından daha iyi ve üstün olmadığını anlar anlamaz kendi dinlerini sorgulama sürecini hızlandırmışlardır.
Aslında bu onlara sürpriz olmuştur. İlkel toplumların ilkel dini olan İslam ve diğer doğu dinleri, nasıl olur da ileri ve sofistike Batı ülkelerinin dini olan Hristiyanlık kadar değerli olabilir? Hatta bazı konulardan ondan da ileri olabilir?
Hristiyanlığın kiliseye kapatılmasının başlangıcı budur.
Şimdi aynı şeyi bizim tekrarlamamız gerekmektedir.
İslam ahlakının çağdaş ahlakla bağdaşmadığı ve Kur'an'ın bilimsellik iddialarının yanlış olduğu halka açıklanmalıdır.
Bu birkaç kişi ve forumun bireysel çabaları ile başarılamaz.
Avrupa aydınlanma döneminde Hristiyanlık ve Yahudiliğe karşı seferberlik ilan etmiştir.
İncil ve Tevrat, çok ağır hakaretlere maruz kalmışlardır. Tabii Batı Kur'an'ı hiç bilmediği için, Kur'an'ın da onlar gibi bir zırva olduğu üzerinde durulmamıştır. Kur'an gözden kaçmıştır. Kur’an’ı eleştirmek ihmal edilmiştir.
Ülkemizde aydınlanma dönemine Kur'an'ın eleştirisi ile başlamak gerekmektedir.
Ama bunun tam tersi olmakta ve Batı bilimi Kur'an'ın taaruzuna maruz kalarak eleştirilmektedir.
Kur'an'ın Batı biliminin temeli olduğu iddiaları ile Müslüman'lar avutulmakta ve karanlıkta kalmaya zorlanmaktadırlar.
Bu karanlık günler elbette geçicidir. Ama onlar daha ne kadar devam edecektir ve nasıl sona erecektir?
Bütün sorun budur.
Biz bir an önce Kur'an'ın bu saldırılarından halkımızı kurtarmaya çalışıyoruz.
Bunda ne kadar başarılı olabiliriz. Olabilir miyiz?
Şimdilik bu sorunun yanıtını bilmiyoruz.
Bu öyle ihmal edilecek ve sırt çevrilecek bir sorun değildir.
Ülkemiz için onur kırıcı bir durum söz konusudur.
İnsanlar Kur'an mucizelerinden de önce Kur'an'a ve İslam'a inanıyorlardı elbette.
Kur'an mucizelerinden bahsetmeye gerek bile yoktu belki de.
Ama bazı ahlaksız ve pervasız çevreler Kur'an mucizelerinden bahsederek, Müslüman'ların İslam'dan kopmalarını önlemeye çalışmaktadırlar.
Ayrıca Müslümanların imanlarının azalmasını ve şüphelerinin artmasını bile önlemeyi amaçlıyor bu çalışmalar.
Tabii bilimi çiğneme pahasına..
İslam'ın insanları büyülemesinin nedeni kendisi ve Kur'an değildir.
Bu konudaki yanlış bilgilendirmedir. Ve o da maksatlıdır.
Amaç İslam'daki sapkınlıkların, ilkelliklerin anlaşılmasını önlemektir.
Biz İslam'ı deşifre edip, gerçek yüzünü dünyaya ifşa ederken, bazıları o yüzü değiştirmeye İslam'ı daha sofistike bir din gibi lanse etmeye çalışmaktadırlar.
Eşeğe altın semer vursan da eşek eşektir demişler.
Bu da öyle..
Kur'an mucizelerinin çürütülmesi hiç bir şey ifade etmiyor.
Zaten bütün sorun da o değil midir?
Onların hepsinin çürük olduğunu yazanlar bilmiyorlar mı sanıyorsunuz?
Aslında bu açıkça bir suikastdir. Amacı Müslüman'ları sindirmektir.
Yoksa onları aydınlatmak falan değildir. Bu görünüşte öyledir.
Müslüman'ların İslam'dan uzaklaşmasını önlemek için bir taktikdir bu. Başka hiç bir şey değildir.
Bu mucizeleri okuyan bir bilim adamı veya kafası çalışan bir insan secdeye gelip Müslüman olacak değildir.
Bu sahte mucizeler Müslümanların İslam'dan uzaklaşmasını zorlaştıracaklardır.
Kur'an mucizelerini çürütmenin sorunsalı işte buradadır.
Müslüman'lara onların mucize olmadıklarını açıkladığınız zaman, onlar İslam'a daha sıkı bağlarla tutunacaklardır.
Çünkü onlar size inanmamaktadırlar.
Yalancı bile olsalar, kendi inandıklarına inananlarla olan bağları sizinle olan bağlarından çok çok daha güçlüdür.
Kur'an mucizelerine bilimsel bir yanıt verilmeli midir?
Kur'an'ın bilimsel gerçekler içerdiği için mucize olduğunu iddia edenlere nasıl bir yanıt verilmelidir?
En ufak bir şekilde bile bilimsel bir temeli olmayan bir ayet veya bir iki kelime ile bilimsellik kılıfına büründürülen Kur'an'ın bilimsel olmadığnı uzun uzun açıklamak bence abesle iştigalden başka bir şey değildir. Bu yaklaşım gereksizdir.
Mükemmel bilimsel açıklamalar bile, Kur'an'da bilimsel bazı gerçeklerin olduğuna inananları inanmamaya sevkedecek güçte değildir. Çünkü bilimsel bulgular inançlara hükmedemezler.
Bilim ve inanç hem farklı domainlerin ilgi alanındadırlar, hem de insanları aynı derecede etkilemezler. Bilim sürekli sorgulandığı ve inançlar asla sorgulanmadıkları için, böyle bir yaklaşım inançların lehine bir sonuca ulaşacak ve bu yanıtlar işe yaramayacaklardır.
- Öncelikle alıntıdır.burada kuran mucizlerine bir itiraz yoktur.Sadece kuran mucilzeri hakkında yorum yapmış.Ve bizim herşeyden mucize çıkardığımızı söylemiş.Vesvese etmedim bu konuyu sadece yorumu nekdar doğrudur onu öğrenmek istiyorum.linke tıklayarak siteye ulaşa bilirsiniz.Aslında söyledikleri biraz zorlama gibi geldi ama sizinde yorumunuzu merak ettiğim içn paylaşayım dedim.Bu siteden sonra hiç bir idda beni çökertmez hatta iddalara gülüp geçiyorum.
@muhammed16 Ne diyebilirim ki arkadaş nefret dolu bir yazı yazmış. Kendi ortaya attığı iddiaların delili ne? Alak suresi ilk inen ayetler değil diyor, Kuran'ın Hz. Muhammed'le ilgisi yok diyor. Bu iddialarının hiçbir delili yok. Kuran mucizelerinin hepsine yalan diyor ama bunun sadece önyargısından dolayı olduğu belli mucizelere cevap verecek bir ilmi bile yok. Ayrıca, Kuran mucizelerinin dokunulmazlığı falan da yok. Mucizeleri müslümanların bile hepsi kabul etmiyor ve etmeyebilir de ve gayet mucizeler eleştiriliyor cevap da veriliyor. Makalede hiç doğru bir yaklaşım göremedim maalesef. Sadece bir çekememezlik gördüm, kendi arkadaşlarından bile Kuran mucizelerine inananlar var sanırım o da bunu bilim düşmanlığıyla nitelendiren zavallı militan bir ateist. Mürtet sanırım kendisi o yüzden bu kadar canı sıkılmış. Kardeşim dinsizsen kendi işine bak istediğin gibi yaşa inananlar niye seni bu kadar rahatsız ediyor ki?
Bakara 153: Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.
Tamamen algı yapmak için yazılmış bir yazı. Teker teker cevaplayalım.
Kur'an mucizeleri konusunun Müslüman'lar tarafından büyük bir ilgi ile izlendiğini biliyorsunuz.
Bu iddiaların temelinin Kur'an'da geçen bir kaç kelime veya ayet olduğunu bildiğinize de eminim. Ve bu iddiaları ciddiye almadığınıza da..
Buram buram algı kokuyor.
ülkemiz aydınlarını
Aydın kelimesini kullanmayı çok seviyorlar. Onlara göre aydın insanlar = seküler insanlar
İddiaya göre ilk inen ayetler Alak suresi ile ilgilidirler. Tabii bu iddianın temeli yoktur. Kesinliği yoktur. Hatta yalan olduğu kesindir.
Bizim mucize iddialarımızın bilimsel delilleri olduğu halde inanmıyor ama kendi iddialarında en ufak delil yok.
Önce bunun neden yalan olduğuna değineyim.
Kur'an hakkında kesin olarak bilinen ilk gerçek O'nun Muhammed tarafından yazılmadığıdır.
Muhammed yaşamış bile olsa Kur'an'ı yazmamıştır. Muhammed’in Kur'an'la en ufak bir alakası yotur.
?? Hani kanıtın nerede birader. O zaman ben de ateizmin neden yalan olduğuna değineyim.
Allah vardır. Bittttttii. Bu kadar basit bu işler değil mi?
Kur'an yüzlerce yıl içinde Arap'ların ve yöre halkının kollektif bilinci olarak ortaya çıkan bir yapıttır.
Emeviler tarafından kitap haline getirilmiştir. Halife Osman'ın ve diğerlerinin Kur'anı kitaplaştırdığı iddiasını ciddiye almamalısınız.
Tabi efenim.
Kur'an mucizelerini google'da ararsanız karşınıza yalnız ülkemizde bu konuyu ana tema edinen yüzlerce site çıkacaktır.
Bu mucizelerin içeriğini yakından incelediğiniz zaman, onların kurnaz ve sinsice yazılmış, bazı gerçekleri çarpıtarak açıklayan bir takım zırvalar olduğunu göreceksiniz. Bu çarpıtmalar karşısında kanınız donacak ve mideniz bulanacaktır.
Arkadaşın dediği gibi ayetleri çarpıtıp mucize çıkartanlar da var. Biz müslümanlar zaten o tür mucizeleri kabul etmiyoruz. Kuran'da inkar edilemeyecek kadar açık mucizeler de vardır. Mesela bir örnek vereyim;
Kehf Suresi, 11. ayet
Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını kapattık (Onları uyuttuk).
Bu ayeti arkadaşın dediği gibi Kur'an, Arap halkının yüzyıllar içinde yazdığı bir kitap olsa neden böyle birşey yazma ihtiyacı hissetsinler. Çok saçma olmaz mı? Biz onları uyuttuk der geçerdi. Kulaklarını kapattık demezlerdi.
Bu kepazeliği, rezaleti, bilim düşmanlığını halka nasıl açıklayacaksınız?
Bak bak nasıl da mağdur rolünü oynuyor. Seni gidi seni?
Bilimsel olmayan ve bilimsel gerçeklerin çarpıtılması ile ortaya atılan bazı iddiaları bilimsel olarak nasıl çürüteceksiniz?
Neredeyse yazının sonlarına geliyoruz. Hâlâ daha karalamaktan başka birşey yapmadı.
Türkiye'de Kur'an aleyhine tek bir kelime bile söyleyemezsiniz?
İdam hükmünüzü o anda kendiniz imzalamışsınız demektir.
Bu arkadaş hiç sosyal medya kullanmıyor galiba. Ortalık Kur'an aleyhine videolarıyla kaynıyor. Gerçekten güzel uyduruyorsun. Bilgilendikçe nasıl da kelime oyunu yaptıklarını anlıyorum.
Kur'an mucizelerini en ufak bir şekilde bile eleştiremezsiniz.
Senin şuanda yaptığın ne acaba? Ne oldu idam mahkumu mu oldun?
Biz İslam'ı deşifre edip, gerçek yüzünü dünyaya ifşa ederken, bazıları o yüzü değiştirmeye İslam'ı daha sofistike bir din gibi lanse etmeye çalışmaktadırlar.
Eşeğe altın semer vursan da eşek eşektir demişler.
Bu söz çok ağırıma gitti. Yarım yamalak bilgisiyle İslam'a karşı bu kadar ağır konuşmak. Cehenneme gitmek sizin için farz.
Bu mucizeleri okuyan bir bilim adamı veya kafası çalışan bir insan secdeye gelip Müslüman olacak değildir.
Bre Cahil! Bunun bir çok örneği var. Bilmiyor musun? Nice profesör insanlar Kur'an'ı okuyunca müslüman oldu. Yazıyı okudukça sinir katsayım artıyor. Cahil sözümü geri alıyorum. Bu adam çok kurnaz. Kendisi de biliyor bunun bir sürü örneği olduğunu. Amacı ateistleri mağdur duruma koymak. Ahlaksız!
Bilim sürekli sorgulandığı ve inançlar asla sorgulanmadıkları için
Bunu diğer inançlar için söyleyebilirsin ama İslam için söyleyemezsin. Sürekli sorgulayıp aklını kullanmayı öğütleyen bir din için bu sözü söylenemeyeceğini sen daha iyi biliyorsun.
Bu yazı daha ayrıntılı cevaplanabilir. Ben kısas uygulayarak arkadaşın yazdığı üslupla cevap verdim. Yaklaşık 1 saatimi aldı.
Kör ile gören bir olmaz. (Fatır Suresi 19.Ayet)
Valla yazıyla ilgili bir açıklama yapmayacağım fakat Muhammed kardeş. Bence bu kalitesiz insanların içi boş iddialarına bakmaktan vazgeç. Bakıyorsan da foruma atmamalısın bence. Çünkü foruma gelen vesveseli kardeşler var ve onlar bu yazıyı okuduğu zaman, hiçbir delile dayanmayan bir iddia olsa bile, vesvese seviyeleri artacak. Bunu yapmak yerine daha güzel şeyler konuşabiliriz.
"Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise mâneviyatta kördür." Bediüzzaman
KUR’AN MUCİZELERİ
Kur'an mucizeleri konusunun Müslüman'lar tarafından büyük bir ilgi ile izlendiğini biliyorsunuz.
Bu iddiaların temelinin Kur'an'da geçen bir kaç kelime veya ayet olduğunu bildiğinize de eminim. Ve bu iddiaları ciddiye almadığınıza da..
Ama aralarında doktor, mühendis, avukat, profesör ve gazeteci de olan milyonlarca Müslüman bu iddiaları ciddiye alıyor.
Bu pervasız ve temelsiz iddialardan prim yapanların sayısı her gün biraz daha artıyor.
Ben şahsen ülkemiz aydınlarını bu konuda seslerini çıkarmamakla eleştiriyordum ama son zamanlarda bunun doğru olmadığını realize ettim. Neden fikir değiştirdiğimi aşağıda tartışacağım. Bazılarını suçlamakla bu sorunun çözülebileceğini artık düşünmüyorum.
ateist arkadaşlara soruyorum:
Bu konuda nasıl bir strateji izlenmesini istersiniz?
Konu ile hiç ilgilenilmesin mi?
Yoksa çok yakından mı ilgilenilsin?
Ne tavsiye edersiniz?
Siz olsanız ne yaparsınız?
Kur'an'ın bir mucize olduğu iddiası yeni değildir.
Kur'an 1400 yıldır mucize bir kitap olarak lanse edilmektedir.
1400 yıl içinde bu ününden Kur'an fazla bir şey kaybetmemiştir. Hatta mucizelerin sayısı artmıştır.
Önceleri Kur'an mucizesi O'nun yazılış üslubu ile açıklanmaya çalışılmıştır.
Kur'an'ın üslubu ne tam şiirdir, ne de tam nesir. İkisi arası bir üslubu vardır.
Yalnız şiir okumaya alışık Arap'lar için tek başına bu bile bir mucizedir.
İddiaya göre ilk inen ayetler Alak suresi ile ilgilidirler. Tabii bu iddianın temeli yoktur. Kesinliği yoktur. Hatta yalan olduğu kesindir.
Önce bunun neden yalan olduğuna değineyim.
Kur'an hakkında kesin olarak bilinen ilk gerçek O'nun Muhammed tarafından yazılmadığıdır.
Muhammed yaşamış bile olsa Kur'an'ı yazmamıştır. Muhammed’in Kur'an'la en ufak bir alakası yotur.
Kur'an yüzlerce yıl içinde Arap'ların ve yöre halkının kollektif bilinci olarak ortaya çıkan bir yapıttır.
Emeviler tarafından kitap haline getirilmiştir. Halife Osman'ın ve diğerlerinin Kur'anı kitaplaştırdığı iddiasını ciddiye almamalısınız.
Kur'an'ın kitaplaştırılması nedeni Emevilerin imparatorluk kurmalarını kolaylaştırmaktır.
Bu konuda 2008 yılında ilginç bir kitap yayınlanmıştır.
The Qur'an in Its Historical Conext
Bu kitapda Kur'an çeşitli kaynaklara dayanarak ortaya çıkan ve toplumun kollektif bilincinin eseri olan bir kitap olarak kabul edilmektedir.
Yani Kur'an Muhammed veya herhangi biri tarafından yazılmamış, halk arasında dolaşan ayetlerin Emeviler tarafından derlenip toparlanması sonucu oluşturulmuştur. Emeviler için Kur'an bir anayasadır. Onunla bir imparatorluk kurmuşlar ve onu idare etmişlerdir. Ondan sonra gelen bütün imparatorluklar ki aralarından Osmanlı imparatorluğu da vardır, anayasa olarak Kur'an'ı benimsemişlerdir. Günümüzde bile Kur'an’ı temel alarak idare edilen ülkeler vardır.
Görüldüğü üzere Kur'an çok önem verilen, üzerine imparatoluklar kurulmuş olan ve günümüzde bile bazı devletler tarafından anayasa olarak kabul edilen ilginç bir kitaptır. Önemini kimse yadsıyamaz. Bu haliyle bir mucizedir. Bundan hiç kuşku duyulmamalıdır.
Ama Kur'an'ı mucize olarak kabul edenler için Kur'an başka nedenlerden de mucizelerle dolu bir kitaptır.
Kur'an mucizelerini google'da ararsanız karşınıza yalnız ülkemizde bu konuyu ana tema edinen yüzlerce site çıkacaktır.
Bu mucizelerin içeriğini yakından incelediğiniz zaman, onların kurnaz ve sinsice yazılmış, bazı gerçekleri çarpıtarak açıklayan bir takım zırvalar olduğunu göreceksiniz. Bu çarpıtmalar karşısında kanınız donacak ve mideniz bulanacaktır. Ama aralarında doktor ve mühendislerin, üniversite profesörleri ve gazetecilerle sayısız Türk aydınının da olduğu milyonlarca Müslüman'ın o mucizelere inandığını reelize ettiğiniz zaman, bu hislerinizden hemen kurtulmak ve bu kepazeliği ifşa etmek isteyeceksiniz.
İşte o zaman sorunlarınız başlayacak arkadaşlar..
Bu kepazeliği, rezaleti, bilim düşmanlığını halka nasıl açıklayacaksınız?
Kur'an mucizeleri olarak halka kakalanan yalanlarla nasıl mücadele edeceksiniz?
Bilimsel olmayan ve bilimsel gerçeklerin çarpıtılması ile ortaya atılan bazı iddiaları bilimsel olarak nasıl çürüteceksiniz?
Halka mucizelerin değindiği bilimsel gerçeklerin çarpıtıldığını nasıl açıklayacaksınız?
Bunu kimlerin ve nasıl yapmasını istersiniz?
Türk aydınlarının bu konuda yeterince aktif olduğuna inanıyor musunuz?
Onlardan toplu bir tepki mi bekiyorsunuz?
Yoksa ateist forumların o sorunlarla uğraşmasını mı yeğliyorsunuz?
Nasıl bir strateji izlemek istiyorsunuz?
Türkiye'de Kur'an aleyhine tek bir kelime bile söyleyemezsiniz?
İdam hükmünüzü o anda kendiniz imzalamışsınız demektir.
Evet. Evrim konusunda istediğinizi söyleyebilirsiniz.
Ama Kur'an'ın dokunulmazlığı vardır.
Kur'an mucizelerini en ufak bir şekilde bile eleştiremezsiniz.
Bu acı gerçeğin yakın bir zamanda değişebileceğini sanmıyorum.
Kur'an mucizelerini bize giren birer kazık olarak kabul etmekten başka çaremiz yok.
Aslında bu insanlığa atılan bir kazıktır.
Hiç bir şekilde önlememiz ve yalanlamamız mümkün değil.
Bilim düşmanları ile birkaç forumda mücadele edebiliriz. Ama sesimizi kimse duymayacak, haykırışlarımız sağır kulaklardan geri dönecektir.
Biz ne kadar kesin itiraz edersek, Kur'an muciizeleri o kadar çok kabul görecek ve o kadar çabuk yayılıp yerleşeceklerdir.
Giderek kronikleşen bu önemli sorunla mücadele için bütün Türk aydınlarının birlikte hareket etmesi gerekmektedir.
Geniş bir aydınlanma seferberliğine ihtiyacı vardır ülkemizin.
Avrupada 18'nci yüzyılda ortaya çıkan aydınlanma dönemini biz de mutlaka deneyimlemeliyiz.
Şu anda bu dönemin tam tersini yaşamaktayız.
Aradan 200 yıldan fazla zaman geçtiği halde aydınlarımız bizi aydınlatamamaktadırlar.
Çünkü bizim gerçek aydınlarımız yoktur.
İlginç olarak Avrupa'da aydınlanma döneminin başlamasından kısmen de olsa Müslüman'lar sorumludur.
Bu gerçeği kimse bilmez. Kısaca değinmekte yarar var.
Avrupa ülkeleri doğuya yayılmaya başladıktan ve aralarında İslam'ın da olduğu doğu dinleri ve gelenekleri ile karşılaşmaya başladıktan sonra, kendi dinleri olan Hristiyanlığı daha çok sorgulamaya başlamışlardır.
Avrupalı aydınlar kendilerine öğretilen Hristiyan ahlakının, İslam ahlalından daha iyi ve üstün olmadığını anlar anlamaz kendi dinlerini sorgulama sürecini hızlandırmışlardır.
Aslında bu onlara sürpriz olmuştur. İlkel toplumların ilkel dini olan İslam ve diğer doğu dinleri, nasıl olur da ileri ve sofistike Batı ülkelerinin dini olan Hristiyanlık kadar değerli olabilir? Hatta bazı konulardan ondan da ileri olabilir?
Hristiyanlığın kiliseye kapatılmasının başlangıcı budur.
Şimdi aynı şeyi bizim tekrarlamamız gerekmektedir.
İslam ahlakının çağdaş ahlakla bağdaşmadığı ve Kur'an'ın bilimsellik iddialarının yanlış olduğu halka açıklanmalıdır.
Bu birkaç kişi ve forumun bireysel çabaları ile başarılamaz.
Avrupa aydınlanma döneminde Hristiyanlık ve Yahudiliğe karşı seferberlik ilan etmiştir.
İncil ve Tevrat, çok ağır hakaretlere maruz kalmışlardır. Tabii Batı Kur'an'ı hiç bilmediği için, Kur'an'ın da onlar gibi bir zırva olduğu üzerinde durulmamıştır. Kur'an gözden kaçmıştır. Kur’an’ı eleştirmek ihmal edilmiştir.
Ülkemizde aydınlanma dönemine Kur'an'ın eleştirisi ile başlamak gerekmektedir.
Ama bunun tam tersi olmakta ve Batı bilimi Kur'an'ın taaruzuna maruz kalarak eleştirilmektedir.
Kur'an'ın Batı biliminin temeli olduğu iddiaları ile Müslüman'lar avutulmakta ve karanlıkta kalmaya zorlanmaktadırlar.
Bu karanlık günler elbette geçicidir. Ama onlar daha ne kadar devam edecektir ve nasıl sona erecektir?
Bütün sorun budur.
Biz bir an önce Kur'an'ın bu saldırılarından halkımızı kurtarmaya çalışıyoruz.
Bunda ne kadar başarılı olabiliriz. Olabilir miyiz?
Şimdilik bu sorunun yanıtını bilmiyoruz.
Bu öyle ihmal edilecek ve sırt çevrilecek bir sorun değildir.
Ülkemiz için onur kırıcı bir durum söz konusudur.
İnsanlar Kur'an mucizelerinden de önce Kur'an'a ve İslam'a inanıyorlardı elbette.
Kur'an mucizelerinden bahsetmeye gerek bile yoktu belki de.
Ama bazı ahlaksız ve pervasız çevreler Kur'an mucizelerinden bahsederek, Müslüman'ların İslam'dan kopmalarını önlemeye çalışmaktadırlar.
Ayrıca Müslümanların imanlarının azalmasını ve şüphelerinin artmasını bile önlemeyi amaçlıyor bu çalışmalar.
Tabii bilimi çiğneme pahasına..
İslam'ın insanları büyülemesinin nedeni kendisi ve Kur'an değildir.
Bu konudaki yanlış bilgilendirmedir. Ve o da maksatlıdır.
Amaç İslam'daki sapkınlıkların, ilkelliklerin anlaşılmasını önlemektir.
Biz İslam'ı deşifre edip, gerçek yüzünü dünyaya ifşa ederken, bazıları o yüzü değiştirmeye İslam'ı daha sofistike bir din gibi lanse etmeye çalışmaktadırlar.
Eşeğe altın semer vursan da eşek eşektir demişler.
Bu da öyle..
Kur'an mucizelerinin çürütülmesi hiç bir şey ifade etmiyor.
Zaten bütün sorun da o değil midir?
Onların hepsinin çürük olduğunu yazanlar bilmiyorlar mı sanıyorsunuz?
Aslında bu açıkça bir suikastdir. Amacı Müslüman'ları sindirmektir.
Yoksa onları aydınlatmak falan değildir. Bu görünüşte öyledir.
Müslüman'ların İslam'dan uzaklaşmasını önlemek için bir taktikdir bu. Başka hiç bir şey değildir.
Bu mucizeleri okuyan bir bilim adamı veya kafası çalışan bir insan secdeye gelip Müslüman olacak değildir.
Bu sahte mucizeler Müslümanların İslam'dan uzaklaşmasını zorlaştıracaklardır.
Kur'an mucizelerini çürütmenin sorunsalı işte buradadır.
Müslüman'lara onların mucize olmadıklarını açıkladığınız zaman, onlar İslam'a daha sıkı bağlarla tutunacaklardır.
Çünkü onlar size inanmamaktadırlar.
Yalancı bile olsalar, kendi inandıklarına inananlarla olan bağları sizinle olan bağlarından çok çok daha güçlüdür.
Kur'an mucizelerine bilimsel bir yanıt verilmeli midir?
Kur'an'ın bilimsel gerçekler içerdiği için mucize olduğunu iddia edenlere nasıl bir yanıt verilmelidir?
En ufak bir şekilde bile bilimsel bir temeli olmayan bir ayet veya bir iki kelime ile bilimsellik kılıfına büründürülen Kur'an'ın bilimsel olmadığnı uzun uzun açıklamak bence abesle iştigalden başka bir şey değildir. Bu yaklaşım gereksizdir.
Mükemmel bilimsel açıklamalar bile, Kur'an'da bilimsel bazı gerçeklerin olduğuna inananları inanmamaya sevkedecek güçte değildir. Çünkü bilimsel bulgular inançlara hükmedemezler.
Bilim ve inanç hem farklı domainlerin ilgi alanındadırlar, hem de insanları aynı derecede etkilemezler. Bilim sürekli sorgulandığı ve inançlar asla sorgulanmadıkları için, böyle bir yaklaşım inançların lehine bir sonuca ulaşacak ve bu yanıtlar işe yaramayacaklardır.
ateist kişisi Kuran'ın bilimsel mucizelerine şahit olmuş olduğu için nereye kaçacağını bilememiş, ne yapacağını da şaşırmış ve tam bir kâfirlik örneği sergilemiş. Onlar da biliyorlar Kuran'ın gün be gün mucizelerinin Avrupa'da ve tüm Dünya"da ilgiyle takip ediliyor olduğunu ve aklı çalışan,aklı selim insanların müslümanlığı benimseyerek seçtiklerini ve bunu nasıl örteceğinin derdine düşmüş. Bunu yaparken de o kadar çok çelişkili ifadeler kullanmış ki ne kadar beyinsiz olduğunu da açıkça gözler önüne sermiş.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Valla yazıyla ilgili bir açıklama yapmayacağım fakat Muhammed kardeş. Bence bu kalitesiz insanların içi boş iddialarına bakmaktan vazgeç. Bakıyorsan da foruma atmamalısın bence. Çünkü foruma gelen vesveseli kardeşler var ve onlar bu yazıyı okuduğu zaman, hiçbir delile dayanmayan bir iddia olsa bile, vesvese seviyeleri artacak. Bunu yapmak yerine daha güzel şeyler konuşabiliriz.
Aynen katılıyorum. Foruma katıldığından beri yaptığı tek şey ateist yorumları hakkında soru sormak oldu. Bunları önemsemesi onları önemli görmekten ileri geliyor. Ne kadar da gülüyorum dese de içi boş konularla ilgileniyor sürekli olarak.
Hastalığına çare arayan mikrobik ortamlardan uzak durmalı ama çöplükte geziniyor daha halâ ben anlamadım gitti.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Ya peki bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz.yukarıdaki yazıda bu kitabında örnek olarak vermiş.
The Qur'an in Its Historical Conext
Bu kitapda Kur'an çeşitli kaynaklara dayanarak ortaya çıkan ve toplumun kollektif bilincinin eseri olan bir kitap olarak kabul edilmektedir.
Yani Kur'an Muhammed veya herhangi biri tarafından yazılmamış, halk arasında dolaşan ayetlerin Emeviler tarafından derlenip toparlanması sonucu oluşturulmuştur. Emeviler için Kur'an bir anayasadır. Onunla bir imparatorluk kurmuşlar ve onu idare etmişlerdir. Ondan sonra gelen bütün imparatorluklar ki aralarından Osmanlı imparatorluğu da vardır, anayasa olarak Kur'an'ı benimsemişlerdi
Abi,ben gerçektende bu örneği ciddiye almadım.zaten bu sitedeki çoğu şey bu kafirlerin yazısını çürütüyor.Bide bunların yazısını bu sitede eleştirerek ateistlerin hiç bir dayanağı kalmasına vesile olmuyormuyum.Evet daha ateist sitelere girmiyorum girmemede dedim. Sadece goglede dini araştırırken böyle bir yazı geldi sadece yorum yapmış diye kopylayıp buraya yapıştırdım.Bunların iddalrına cevap veriyoruz bu güzel birşey değilmi.
Tabi abi daha güzel şeyler konuşalım bence kurtuluş berzan abi bunu Mcc.yazılarına almalı.Abi bizim suffa vakfında bi abimiz demir mucizeye itiraz edenlere cevap niteliğinde böyle bir cevap yazmış. Çok hoşuma gitti paylaşayım dedim.Bilmem belki başka bir kaynaktan bu iddayı almıştır. Konu bu=
Bu mucizeyi görmek istemeyen veya gölgelemek isteyenler şu 2 argümanı ileri sürerler.
1. Ayette geçen ‘enzelna’ ‘indirdik’ kelimesi gerçek anlamda indirdik anlamında olamaz. Bu kelime Kuran’ın başka yerlerinde ‘bahşetmek’ anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle bu ayette demirin bahşedildiğini anlamak gereklidir. Bir mucize yoktur.
2. ‘enzelna’ kelimesini gerçek anlamda ‘indirdik’ olarak alsak da ayette bilimsel hata vardır. Demir Dünya’yı oluşturan gaz ve toz bulutunun zaten içindedir. Bu nedenle indirme söz konusu değildir. Ayrıca neden demirden başka elementler zikredilmemiştir?
Şimdi Allah’ın izni ile bu argümanlara cevap verelim.
Cevap 1.
(أَنزَلْنَا) enzelna kelimesi kökü (نزل) inmek (to descent, come down, to dismount), aşağıya düşme (fall) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 1122 (of 1303).
Arapça İngilizce sözlüklerin tümünde kelimenin ilk ve yaygın kullanım anlamının gerçek anlamda indirmek olduğu görülür. Yani bir şeyin bir referans noktasına göre yukarıdan aşağıya fiziksel olarak indirilmesidir.
Bu kelime Kuran’da oldukça sık kullanılır.
Aşağıda göreceğiniz birçok ayette gerçek anlamda indirme (yukarılardan aşağılara doğru inme) anlamında kullanılmıştır. Hiç şüphesiz.
- Gökten su indirilmesi
- Yağmurun indirilmesi
- Bulutlardan dolunun indirilmesi
- Nuh peygamberin gemisinin bereketli bir yere indirilmesi
- Yere inenin-yerden çıkanın bilinmesi
- Kulelerinden/kalelerinden indirilme
- Kudret helvası ve bıldırcın indirme
Bu kelime başka anlamlara da gelebilmektedir.
Kitabın indirilmesi, meleklerin indirilmesi, azabın indirilmesi, hayvanlar ve giysilerin indirilmesi gibi bahşetmek benzeri anlamlara gelebilmektedir.
Bu nedenle kelimenin anlamı geçtiği ayette göre anlamlandırılabilir. Ama ayetteki geçiş kelimenin gerçek anlamını veriyorsa gerçek anlamı tercih edilmelidir.
57:25 ayetinde de olan budur. ‘ve demiri de indirdik’ ifadesi bilimsel veriler ile tam olarak uyuşmaktadır. Demirin süpernova patlamalarında oluştuktan sonra Dünya’ya indirilmesi ve daha sonra çekirdeğe indirilmesi ayetteki ‘indirme’ kelimesinin gerçek fiziksel indirmeyi işaret ettiğini gösterir. Tıpkı gökten suyun indirilmesi gibi. Tıpkı Nuh’un gemisinin yere indirilmesi gibi.
57:25 ayetinde demirin indirilmesi ile ilgili ‘indirme’ kelimesinin gerçek anlamı olan ‘yukarılardan aşağılara doğru gerçek fiziksel indirme’ anlamında almamanın önünde tek bir engel yoktur.
Cevap 2.
Milyarlarca süpernova patlamasından oluşan demir ve birçok element uzaya yayılır. Yer çekimi etkisi ile bazı yerlerde yoğunlaşırlar. Bu yoğunlaşan gaz ve toz bulutlarına ‘nebula’ denir. Yıldızların doğdukları yerlerdir.
Güneş’imiz de böyle bir gaz ve toz bulutlarından doğdu. Dünya’mızda.
Dünya’mız henüz ortada yokken çok küçük parçalar birleşerek küçük kaya parçasını oluşturdu ve daha sonra bu kaya parçası giderek büyümeye başladı.
Belirli bir büyüklüğe eriştiğinde kendi yerçekimi kuvvetini oluşturdu. Artık bu noktada bu büyük cisme Dünya’nın öncüsü olan dünya diyebiliriz. Yeterince büyümüş olan Dünya’ya yörüngesi etrafında dolaşan ve demir açısından zengin kayalar yerçekimi etkisi işe düştüler (indiler) ve Dünya’nın bir parçası oldular. Dünya’ya o kadar fazla demirden zengin kaya düştü (indi) ki Dünya günümüzdeki halinden daha büyük bir hale geldi ve yörüngesinde her şeyi temizlemiş oldu.
Demirin Dünya’ya inme süreci tamamlandı.
2. süreç ise demirin daha aşağı olan çekirdeğe indirilmesi. Bu da demir katastrofu ‘Iron catastrophe’ süreci ile gerçekleştir.
Eleştiri yapanlar Dünya'nın gelişiminde çok ama çok önemli olan bu süreci görmezden gelirler. Ama bu süreç aslında çok önemlidir. Dünya'nın ısınması ile eriyen demir Dünya'nın çekirdeğine indirilir. Bu da Dünya'nın manyetik alanını oluşturur. Dünya'nın katmanlı bir yapıda olmasının nedeni bu süreçtir.
Nereden bakarsanız bakın;
Uzayda oluşan demir Dünya'ya indirilmiştir. Daha sonra indirilen demir Dünya'nın çekirdeğine indirilmiştir.
Neden başka elementler zikredilmemiştir?
Kuran bir kimya kitabı değildir. Başka elementlerin zikredilmesine gerek yoktur. Tek bir önemli örnek verilmiştir ve anlayana yeterlidir. Başka bazı elementler zikredilse bu kez neden hepsi zikredilmedi denebilir. ‘Allah diğer elementleri bilmiyor mu? Unutmuş mu?’ denecektir.
Demir elementinin insanlığa faydası diğer elementlere göre biraz daha fazladır. Dünya çekirdeğine eriyerek inmesi ve güçlü bir manyetik alan oluşturması ile insanlığa en faydalı elementlerden birisidir. Bu nedenle çok iyi bir örnektir.
Nerede bakarsanız bakın;
‘ve demiri de indirdik’ cümlesi çok büyük bir mucizedir.
(أَنزَلْنَا) enzelna kelimesinin gerçek anlamda indirme (yukarıdan bir yerden daha aşağıya indirme) anlamda kullanıldığına örnekler;
- Ve gökten bir su indirdi de onunla sizin için meyvelerden / ürünlerden bir rızk çıkardı. (2:22)
- Allah'ın gökten suyu indirip onunla, ölümünden sonra toprağı dirilterek üzerine tüm canlılardan yaymasında (2:164)
- Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir. (22:5)
- Allah gökten bir su indirdi de, onun sayesinde yer, yemyeşil hale geliyor. (22:63)
- Gökten bir kaderle/belli ölçüde bir su indirdik de onu yeryüzünde durdurduk (23:18)
- Gemide olan Nuh peygamber: Şunu da söyle: "Rabbim, beni bereketli bir yere indir! Sen, konuk ağırlayanların en hayırlısısın." (23:29)
- Gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onunla dilediğini çarpıyor (24:43)
- O gönderdi rüzgarı bir müjde olarak rahmetinin önünden. Biz indirdik gökten tertemiz bir su. (25:48)
- Yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size bir su indiren mi hayırlı? (27:60)
- Gökten suyu kim indirdi (29:63)
- Oysaki onlar, yağmur kendilerine indirilmeden önce iyice suskun ve ümitsiz idiler. (30:49)
- Gökten bir su indirdik de (31:10)
- Allah, Ehlikitap'tan onlara arka çıkanları, kulelerinden/kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı: Bir grubunu öldürüyordunuz, bir grubunu da esir ediyordunuz. (33:26)
- Yerin içine gireni, oradan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni o bilir. Rahim'dir O, Gafur'dur. (34:2)
- Sen, toprağı huşu halinde boynu bükük görüyorsun ya, işte o da Allah'ın ayetlerindendir. Onun üzerine suyu indirdiğimizde, o titrer ve kabarır. (41:39)
- O odur ki, kulları umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. (42:28)
- Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indirenler bizler miyiz? (56:69)
- Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik. (78:14)
- Kudret helvası ve bıldırcın indirdik (2:57)
- Gökten su indiren de O'dur (6:99)
- Gökten bir su indirdi de (13:17)
- Gökten bir su indirdi de onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkardı (14:32)
- O suyu gökten indirdik. (18:45)
- Gökten su indiren O'dur. (20:53)
(أَنزَلْنَا) enzelna kelimesinin bahşetmek veya ona yakın anlamında kullanılması;
-
Kulumuza indirdiğimizden (2:23), sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara (2:4), Allah'ın indirmiş olduğuna inanın (2:91), (2:97),
-
Ayetler indirdik (2:99)
-
Gökten bir pislik indirdik (2:59)
-
"Rabbinizin, indirilmiş üçbin melekle destek vermesi, size yetmiyor mu?" (3:124)
-
Güven verici bir uyku indirdi. (3:154)
-
Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" (5:112)
-
Üzerimize gökten bir sofra indir de (5:114)
-
Ben onu üzerinize indireceğim. (5:115)
-
Şunu da söylediler: "Bu peygambere bir melek indirilseydi ya!" Eğer böyle bir melek indirmiş olsaydık iş mutlaka bitirilmiş olurdu da kendilerine göz bile açtırılmazdı. (6:8)
-
Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (6:37)
-
Biz onlara melekleri indirseydik (6:111)
-
Size, çirkin yerlerinizi örtecek giysi ve süs kıyafeti indirdik (7:26)
- Sonra Allah, Rasulü'nün ve inananların üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi (9:26)
- Allah ona sükunet indirmiş (9:40)
- Bir surenin tepelerine inmesinden çekinir dururlar. (9:64)
- Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" (10:20)
- Ne oldu size de Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal? (10:59)
- "Ona bir hazine indirilseydi, yahut beraberinde bir melek gelseydi ya!" (11:12)
- Arapça bir Kur'an olarak indirdik. (12:2)
- Onlar hakkında Allah, hiçbir kanıt indirmemiştir (12:40)
- Biz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz (15:8)
- Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz. (15:21)
- Kullarından dilediğine melekleri, emrinden olan ruh ile şöyle diyerek indirir: "Gerçek şu: Benden başka ilah yok, o halde benden sakının!" (16:2)
- De ki: "İman edenleri güçlendirip kökleştirmek için ve Müslümanlara bir müjde ve kılavuz olarak, Ruhulkudüs onu, senin Rabbinden indirdi. (16:102)
- Onu, bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik. (17:106)
- Melekler dediler ki: "Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. (19:64)
- Ve sizin için davarlardan sekiz çift indirmiştir. (39:6)
- Gökten bir rızık indiriyor. (4:13)
- Şu bir gerçek ki, "Rabbimiz Allah'tır!" deyip sonra hiç şaşmadan yol alanlar üzerine, melekler ha bire iner de şöyle derler: "Korkmayın, üzülmeyin! Size vaat edilen cennetle sevinin." (41:30)
@muhammed16 bir keresinde yaptığı şeyleri delillendirmemiş. Yazıda ne bir makale var ne de bilimsel bir çalışma var. Tamamen fikir ve yorumlarını açıklamış.Tek bir argüman bile yok yazıda.
Bunların argümansız eleştirilerini gördükçe insanın gülesi geliyor.
O halde her fırsatta kararlılıkla yeni şeyler yapmaya giriş.(94:7)
Bazı gençlere rastlıyorum, gerçekten de hiç mantığı olmayan şeyler uydurup mucize diyorlar. Bu olgu maalesef gerçek. Bu ateistler ise genelleme safsatası yaparak bu tür olguları genelliyorlar ve gerçekten de mucize olduğu besbelli olan ayetleri bile bu şekilde gözden düşürmeye çalışıyorlar. O yüzden onların genel olarak bu şekilde yargılar üretmesini umursamıyorum ben. Mucizeyi inkar edecekseniz tek tek üzerinde konuşsunlar biz de neden o ayetin mucize olduğunu ve itirazlarına verdiğimiz cevapları açıklayalım. O yüzden "genelleme safsatası" yapılarak yazılan böyle yorumlara beş para kıymet vermiyorum ben.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Emeviler tarafından kitap haline getirilmiştir. Halife Osman'ın ve diğerlerinin Kur'anı kitaplaştırdığı iddiasını ciddiye almamalısınız.
Hz. Osman'a Nispet edilen Mushaflar:
Taşkent (Semerkand):
Topkapı Müzesi:
Türk ve İslam Eserleri Müzesi:
St. Petersburg:
Mısır:
Mısır:
Arkadaşlar çok bilimci çok materyalist fakat kendi inançlarına gelince hiç bir somut veriye bakmadan böyle sallayabiliyorlar. Garip
Yazı uzun geldiği için kaynak linke girip ana sayfaya baktım. Kuranda put adı geçiyor putperestliğin devamıdır dediği yerde koptum. Dikkate almaya değmez.
Öncelikle çok teşekkürederim.Bir kaç hafta derslere yoğunluk verdim.çok güzel açıklamışsınız çok teşekkür ederim yeniden.Nerdeyse adamı yerin en dibine sokmuşsunuz diye bilirim.Şu,üste yazdığım soru tek beni düşündürdü yeniden yazı yorum.=
peki bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz.yukarıdaki yazıda bu kitabında örnek olarak vermiş.
The Qur'an in Its Historical Conext
Bu kitapda Kur'an çeşitli kaynaklara dayanarak ortaya çıkan ve toplumun kollektif bilincinin eseri olan bir kitap olarak kabul edilmektedir.
Yani Kur'an Muhammed veya herhangi biri tarafından yazılmamış, halk arasında dolaşan ayetlerin Emeviler tarafından derlenip toparlanması sonucu oluşturulmuştur. Emeviler için Kur'an bir anayasadır. Onunla bir imparatorluk kurmuşlar ve onu idare etmişlerdir. Ondan sonra gelen bütün imparatorluklar ki aralarından Osmanlı imparatorluğu da vardır, anayasa olarak Kur'an'ı benimsemişlerdi