
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Nur suresi﴾35﴿Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.
Enerji/ışık Allah olabilir mi(haşa)?
Ayrıca ihlas suresini yani tehvidi anlatan sureyi kanıt olarak öne sürmeme rağmen(Tehvide dair kanıt) kısaca şu şekilde söyledi.(hatırladığım kadarıyla)
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
De ki: "O, Allah'tır, bir tektir."﴾1﴿
Allah'tan başka varlık yok zaten?
"Allah Samed'dir. (Her şey O'na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.)" ﴾2﴿
Allah'tan başka şey yok?
Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir)." ﴾3﴿
.
"Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir." ﴾4﴿
Ona denk ve benzer olacak varlık yok.
Ayrıca bir iddiasıda islamda vahded-i vücut olduğu ve eski islam alimlerinde böyle bir inanışı olduğu.
Benim buna cevabım ise "Allah bu kitabı sadece alimlere değil halka da gönderdi. Eğer kuranı eline alan çoğu insan tehvid inancını kurandan çıkarıyorsa ve kurandan ilk olarak tehvid anlaşılıyorsa(hele ki islamın ilk direği) panteizm inancını kurandan çıkarmak zorlamadır."
Not: Pdf'yi okuyanlar cevap versin lütfen.
Güncelleme: Dosya ekleyemeyeceğim kadar büyükmüş. Yaklaşık 2 mb(resimlerden dolayı). Site sahibine atsam ve site sahibi dosyayı aşağıya koysa veya site sahibi bana izin verse olur mu dosyayı atabilmem için?
Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Kardeşim böyle saçma iddiaları savunan kişilerle tartışma bence gereksiz kafanı kurcalar okurken dedim ki saçmalığa bak bana göre tasavvuf vb.. vahdeti vücut falan filan hepsi islamdan ayrıdır ve bir yerden sonra saçmalığa büründürülen şeylerdir. Tavsiyem Kuran odaklı hayata bak.
Pdf'i 3'e böldüm üç ayrı dosya olarak atıyorum. Baştan aşağı sırasıyla okuyabilirsiniz.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:46Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
Yani bağın manevi veya maddi olması farkeder mi ki? Sonuçta arada Allah'la birşey ortak yada benzer oluyor. Benim bildiğim cahiliye dönemi Mekke sinde puta Allah'a daha fazla yakınlaştırsın diye Allah'ın özeliklerini vermiyolar mıydı?(Ben öyle hatırlıyorum) Mesela benim bildiğim tasavvuftaki kişilerin amacı kısaca 'Benlik' ilüzyonunu kırarak 'Ben' denen birşeyin olmadığını farketmek değil mi? Bunun uzak doğu dinlerinde ki şeylerden pek farkı yok. Mesela Nirvana ya ulaşma gibi gibi. Vahdet-i Vücut= Allah'tan başka birşey yok biz onun yansımalarıyız.=> Eğer Allah'tan başka birşey yoksa ben yokum=> Ben birşey hissediyorsam demek ki ben varım, kendi varlığımdan emin olabilirim. Peki 'Ben' neyim? => Eğer birşey hissetmek 'Benim' varolduğumu göstermiyorsa bir sorun yok.(sanırım sorun yok, felsefe bilen arkadaşlar el atsın olaya)=> Ama Benim varolduğumu gösteriyorsa? => O zaman iş şirke varmaz mı?
Hem ayrıca panteizm herşey ayrı ayrı tanrı demek değil bildiğim kadarıyla. Herşeyin bütünü Tanrı demek. Panteizm ile panenteizm arasında pek bir fark yok zaten. Başlığa Panentezim eklemeyi unutmuşum.
Tabi en iyisini Allah bilir. Belki yukarıda yazdıklarım yanlıştır.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:25Bir arkdaşla youtube yorumlarında tartışmıştım, tartışma pdf'de.Nur suresi﴾35﴿Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.
Enerji/ışık Allah olabilir mi(haşa)?
Ayrıca ihlas suresini yani tehvidi anlatan sureyi kanıt olarak öne sürmeme rağmen(Tehvide dair kanıt) kısaca şu şekilde söyledi.(hatırladığım kadarıyla)
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıylaDe ki: "O, Allah'tır, bir tektir."﴾1﴿
Allah'tan başka varlık yok zaten?
"Allah Samed'dir. (Her şey O'na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.)" ﴾2﴿
Allah'tan başka şey yok?
Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir)." ﴾3﴿
.
"Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir." ﴾4﴿
Ona denk ve benzer olacak varlık yok.
Ayrıca bir iddiasıda islamda vahded-i vücut olduğu ve eski islam alimlerinde böyle bir inanışı olduğu.
Benim buna cevabım ise "Allah bu kitabı sadece alimlere değil halka da gönderdi. Eğer kuranı eline alan çoğu insan tehvid inancını kurandan çıkarıyorsa ve kurandan ilk olarak tehvid anlaşılıyorsa(hele ki islamın ilk direği) panteizm inancını kurandan çıkarmak zorlamadır."
Not: Pdf'yi okuyanlar cevap versin lütfen.
Güncelleme: Dosya ekleyemeyeceğim kadar büyükmüş. Yaklaşık 2 mb(resimlerden dolayı). Site sahibine atsam ve site sahibi dosyayı aşağıya koysa veya site sahibi bana izin verse olur mu dosyayı atabilmem için?
Pdf'yi yandex disk'e veya google drive'a yükleyip linkini burada paylaşırsanız da olur.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Paylaştım hocam yukarıda 3'e ayırarak teşekkür ederim.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:11Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:46Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
Yani bağın manevi veya maddi olması farkeder mi ki? Sonuçta arada Allah'la birşey ortak yada benzer oluyor. Benim bildiğim cahiliye dönemi Mekke sinde puta Allah'a daha fazla yakınlaştırsın diye Allah'ın özeliklerini vermiyolar mıydı?(Ben öyle hatırlıyorum) Mesela benim bildiğim tasavvuftaki kişilerin amacı kısaca 'Benlik' ilüzyonunu kırarak 'Ben' denen birşeyin olmadığını farketmek değil mi? Bunun uzak doğu dinlerinde ki şeylerden pek farkı yok. Mesela Nirvana ya ulaşma gibi gibi. Vahdet-i Vücut= Allah'tan başka birşey yok biz obun yansımalarıyız.=> Eğer Allah' tan başka birşey yoksa ben yokum=> Ben birşey hissediyorsam demek ki ben varım, kendi varlığımdan emin olabilirim. Peki 'Ben' neyim? => Eğer birşey hissetmek 'Benim' varolduğumu göstermiyorsa bir sorun yok.=> Ama Benim varolduğumu gösteriyorsa? => O zaman iş şirke varmaz mı?
Allah'ın yapısını bilemeyiz. madde veya enerji gibi kendi yarattığı kanunlarla alakalı değildir. Çünkü bir ustanın eseri kendi cinsinden ayrı olur. Örneğin bir resim, kendi ressamı gibi etli, kanlı bir biyolojik yapıda değildir.
Fakat saçmalayalım ve diyelim ki Allah enerjidir, bu ne değiştirirdi ki? Sonuçta Allah'ın varlığını ve müthiş bir gücü olduğunu kabul etmiş oluruz. ateist biri Allah enerjidir diyememesi lazım. Derse zaten Allah'a inanıyordur. Veya inanmadığı Allah'ın özelliklerinin nasıl olduğunu anlatıyordur. Her halükarda saçma.
Bir diğer vahdetül vücud konusu da şöyle: Aslında bu konu cahil insanlar arasında o kadar yaygınlaştı ki konuyu enine boyuna bilmeden kendilerini vahdetül vücudu dillendiren Abdulkadir Geylani gibi büyük insanlardan daha iyi müslüman sandılar. Oysa onların vahdetül vücud anlayışı ile bu adamların anladıkları birbirinden farklı.
Bu adamlar sanıyorlar ki vahdeti vücudçular kendileri namına Allah'ı inkar ediyorlar. Yani herşey Allah'tır diyen biri Allah'ı inkar edip herşeyi ilahlaştırıyor diye anlıyorlar. Oysa tam tersi. Bu insanlarda tevhid anlayışı da ifrat derecesine ulaşmış ve Allah'tan başka hiçbirşey olmadığını ve görünen herşeyin Allah'ın değişik isimlerinin yansımaları olduğunu sezinlemişlerdi. Bu yüzden herşey Allah'tır diyerek Allah adına herşeyin dış mevcudiyetini inkar etmişlerdi.
Vahdeti vücud bu açıdan panteizmin tam tersi. Panteizmde herşey'de ilahlık vardır, gerçek tek ilah yoktur. Vahdeti vücudda ise gerçek tek Tanrı vardır, başka hiçbirşeyin gerçek harici bir varlığı yoktur. Yani birbirinin tam zıttı iki görüştür.
Belki ilerde daha uzun bir yazıda bunu anlatırım ama imana dokunan bir konu olmadığı için böyle konuları çok da önemsemiyorum şimdilik.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Yani ben bir yansıma olduğumu düşününce
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kuran Günlükleri Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:30Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:11Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:46Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
Yani bağın manevi veya maddi olması farkeder mi ki? Sonuçta arada Allah'la birşey ortak yada benzer oluyor. Benim bildiğim cahiliye dönemi Mekke sinde puta Allah'a daha fazla yakınlaştırsın diye Allah'ın özeliklerini vermiyolar mıydı?(Ben öyle hatırlıyorum) Mesela benim bildiğim tasavvuftaki kişilerin amacı kısaca 'Benlik' ilüzyonunu kırarak 'Ben' denen birşeyin olmadığını farketmek değil mi? Bunun uzak doğu dinlerinde ki şeylerden pek farkı yok. Mesela Nirvana ya ulaşma gibi gibi. Vahdet-i Vücut= Allah'tan başka birşey yok biz obun yansımalarıyız.=> Eğer Allah' tan başka birşey yoksa ben yokum=> Ben birşey hissediyorsam demek ki ben varım, kendi varlığımdan emin olabilirim. Peki 'Ben' neyim? => Eğer birşey hissetmek 'Benim' varolduğumu göstermiyorsa bir sorun yok.=> Ama Benim varolduğumu gösteriyorsa? => O zaman iş şirke varmaz mı?
Allah'ın yapısını bilemeyiz. madde veya enerji gibi kendi yarattığı kanunlarla alakalı değildir. Çünkü bir ustanın eseri kendi cinsinden ayrı olur. Örneğin bir resim ustası gibi etli, kanlı bir biyolojik yapıda değildir.
Fakat saçmalayalım ve diyelimki Allah enerjidir, bu ne değiştirirdi ki? Sonuçta Allah'ın varlığını ve müthiş bir gücü olduğunu kabul etmiş oluruz. ateist bir Allah enerjidir diyememesi lazım. Derse zaten Allah'a inanıyordur. Veya inanmadığı Allah'ın özelliklerinin nasıl olduğunu anlatıyordur. Her halükarda saçma.
Bir diğer vahdetül vücud konusu da şöyle: Aslında bu konu cahil insanlar arasında o kadar yaygınlaştı ki konuyu enine boyuna bilmeden kendilerini vahdetül vücudu dillendiren Abdulkadir Geylani gibi büyük insanlardan daha iyi müslüman sandılar. Oysa onların vahdetül vücud anlayışı ile bu adamların anladıkları birbirinden farklı.
Bu adamlar sanıyorlar ki vahdeti vücudçular kendileri namına Allah'ı inkar ediyorlar. Yani herşey Allah'tır diyen biri Allah'ı inkar edip herşeyi ilahlaştırıyor diye anlıyorlar. Oysa tam tersi. Bu insanlarda tevhid anlayışı da ifrat derecesine ulaşmış ve Allah'tan başka hiçbirşey olmadığını ve görünen herşeyin Allah'ın değişik isimlerinin yansımaları olduğunu sezinlemişlerdi. Bu yüzden herşey Allah'tır diyerek Allah adına herşeyin dış mevcudiyetini inkar etmişlerdi.
Vahdeti vücud bu açıdan panteizmin tam tersi. Panteizmde herşey'de ilahlık vardır, gerçek tek ilah yoktur. Vahdeti vücudda ise gerçek tek Tanrı vardır, başka hiçbirşeyin gerçek harici bir varlığı yoktur. Yani birbirinin tam zıttı iki görüştür.
Belki ilerde daha uzun bir yazıda bunu anlatırım ama imana dokunan bir konu olmadığı için böyle konuları çok da önemsemiyorum şimdilik.
Yani ben herşey Allah'ın sıfatlarının yansıması olunca kendi varlığımı anlamdıramıyorum. Yani Mesela Allah 'Rahman'dır değil mi? Ben de merhametli bir varlığım. Bunda pek bir sorun yok gibi geliyor bana. Çünkü Allah kendini bizim anlayabileceğimiz kelimelerle tanıtmış olabilir. Ama Vahdet'i Vücut anlayışı anladığım kadarıyla Herşey Allah'ın sıfatlarının 1/sonsuz yansıması ve Allah'tan başka birşey yok diyor. Burda 2. Kısım yanlış geliyor. Nede olsa Kuranda yoktan varedildiğimiz yani 'varolduğumuz' yazıyor. Demek istediğimi biraz karıştırmış olsamda açıklayabilmişimdir umarım.
Abdülkadir Geylani vs. İslam düşünürlerine bir lafım yok. Ama fikri sunan kişiden bağımsız olarak her fikirde hata olma ihtimali var, sonuçta hepimiz insanız. Tabi Allah'ın dediği fikir, söz vs. hariç. Allah her dediğinde haklıdır.
Yanlış
Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 19:02Abdülkadir Geylani vs. İslam düşünürlerine bir lafım yok. Ama fikri sunan kişiden bağımsız olarak her fikirde hata olma ihtimali var, sonuçta hepimiz insanız. Tabi Allah'ın dediği fikir, söz vs. hariç. Allah her dediğinde haklıdır.
Estağfurullah, lafım meclisten dışarı, ateistleredr. Yanlış anlaşılmasın
Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:51Yani ben bir yansıma olduğumu düşününce
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kuran Günlükleri Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:30Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:11Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:46Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
Yani bağın manevi veya maddi olması farkeder mi ki? Sonuçta arada Allah'la birşey ortak yada benzer oluyor. Benim bildiğim cahiliye dönemi Mekke sinde puta Allah'a daha fazla yakınlaştırsın diye Allah'ın özeliklerini vermiyolar mıydı?(Ben öyle hatırlıyorum) Mesela benim bildiğim tasavvuftaki kişilerin amacı kısaca 'Benlik' ilüzyonunu kırarak 'Ben' denen birşeyin olmadığını farketmek değil mi? Bunun uzak doğu dinlerinde ki şeylerden pek farkı yok. Mesela Nirvana ya ulaşma gibi gibi. Vahdet-i Vücut= Allah'tan başka birşey yok biz obun yansımalarıyız.=> Eğer Allah' tan başka birşey yoksa ben yokum=> Ben birşey hissediyorsam demek ki ben varım, kendi varlığımdan emin olabilirim. Peki 'Ben' neyim? => Eğer birşey hissetmek 'Benim' varolduğumu göstermiyorsa bir sorun yok.=> Ama Benim varolduğumu gösteriyorsa? => O zaman iş şirke varmaz mı?
Allah'ın yapısını bilemeyiz. madde veya enerji gibi kendi yarattığı kanunlarla alakalı değildir. Çünkü bir ustanın eseri kendi cinsinden ayrı olur. Örneğin bir resim ustası gibi etli, kanlı bir biyolojik yapıda değildir.
Fakat saçmalayalım ve diyelimki Allah enerjidir, bu ne değiştirirdi ki? Sonuçta Allah'ın varlığını ve müthiş bir gücü olduğunu kabul etmiş oluruz. ateist bir Allah enerjidir diyememesi lazım. Derse zaten Allah'a inanıyordur. Veya inanmadığı Allah'ın özelliklerinin nasıl olduğunu anlatıyordur. Her halükarda saçma.
Bir diğer vahdetül vücud konusu da şöyle: Aslında bu konu cahil insanlar arasında o kadar yaygınlaştı ki konuyu enine boyuna bilmeden kendilerini vahdetül vücudu dillendiren Abdulkadir Geylani gibi büyük insanlardan daha iyi müslüman sandılar. Oysa onların vahdetül vücud anlayışı ile bu adamların anladıkları birbirinden farklı.
Bu adamlar sanıyorlar ki vahdeti vücudçular kendileri namına Allah'ı inkar ediyorlar. Yani herşey Allah'tır diyen biri Allah'ı inkar edip herşeyi ilahlaştırıyor diye anlıyorlar. Oysa tam tersi. Bu insanlarda tevhid anlayışı da ifrat derecesine ulaşmış ve Allah'tan başka hiçbirşey olmadığını ve görünen herşeyin Allah'ın değişik isimlerinin yansımaları olduğunu sezinlemişlerdi. Bu yüzden herşey Allah'tır diyerek Allah adına herşeyin dış mevcudiyetini inkar etmişlerdi.
Vahdeti vücud bu açıdan panteizmin tam tersi. Panteizmde herşey'de ilahlık vardır, gerçek tek ilah yoktur. Vahdeti vücudda ise gerçek tek Tanrı vardır, başka hiçbirşeyin gerçek harici bir varlığı yoktur. Yani birbirinin tam zıttı iki görüştür.
Belki ilerde daha uzun bir yazıda bunu anlatırım ama imana dokunan bir konu olmadığı için böyle konuları çok da önemsemiyorum şimdilik.
Yani ben herşey Allah'ın sıfatlarının yansıması olunca kendi varlığımı anlamdıramıyorum. Yani Mesela Allah 'Rahman'dır değil mi? Ben de merhametli bir varlığım. Bunda pek bir sorun yok gibi geliyor bana. Çünkü Allah kendini bizim anlayabileceğimiz kelimelerle tanıtmış olabilir. Ama Vahdet'i Vücut anlayışı anladığım kadarıyla Herşey Allah'ın sıfatlarının 1/sonsuz yansıması ve Allah'tan başka birşey yok diyor. Burda 2. Kısım yanlış geliyor. Nede olsa Kuranda yoktan varedildiğimiz yani 'varolduğumuz' yazıyor. Demek istediğimi biraz karıştırmış olsamda açıklayabilmişimdir umarım.
Ben genel olarak vahdet-i vücud'u şöyle anlıyorum: Büyük tasavvuf ehlimiz "Allah'tan başka ilah yoktur" kaidesini en üst boyuta taşımışlar. İlah=kendisine tapılan demektir. Ama tasavvuf ehli bunu "Allah'tan başka değer verilebilecek hiçbir şey yoktur." olarak anlamışlar(buradaki değer, önem anlamında yani sonsuz kudreti olan ve tüm övgülere layık bir yaratıcı yanında bizim ne kıymetimiz var anlamında). Görünen her şey bir nevi Allah'ın hayalidir de diyebiliriz. Allah irade etmeyi bırakırsa her şey yok olur. Demek ki biz Allah'ın irade sıfatı içindeyiz. O halde Allah'tan başka bir şey yoktur.
Örneğin Türkiye'de 81 il var. Türkiye tüm dünyaya yayılsaydı biz Dünya'da yalnızca Türkiye var derdik. O şehirler Dünya'yı kaplayan bir Türkiye karşısında çok küçük olduğu için ve Türkiye'nin kapsadığı alanda oldukları için vardır ama önemsizdir.
Aynı şekilde biz varız ama vahdet-i vücud anlayışına göre bir ve tek olan Allah'ın irade sıfatı çerçevesinde varız. O halde sadece Allah vardır demek de yanlış olmaz.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:25Bir arkdaşla youtube yorumlarında tartışmıştım, tartışma pdf'de.Nur suresi﴾35﴿Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.
Enerji/ışık Allah olabilir mi(haşa)?
Ayrıca ihlas suresini yani tehvidi anlatan sureyi kanıt olarak öne sürmeme rağmen(Tehvide dair kanıt) kısaca şu şekilde söyledi.(hatırladığım kadarıyla)
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıylaDe ki: "O, Allah'tır, bir tektir."﴾1﴿
Allah'tan başka varlık yok zaten?
"Allah Samed'dir. (Her şey O'na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.)" ﴾2﴿
Allah'tan başka şey yok?
Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir)." ﴾3﴿
.
"Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir." ﴾4﴿
Ona denk ve benzer olacak varlık yok.
Ayrıca bir iddiasıda islamda vahded-i vücut olduğu ve eski islam alimlerinde böyle bir inanışı olduğu.
Benim buna cevabım ise "Allah bu kitabı sadece alimlere değil halka da gönderdi. Eğer kuranı eline alan çoğu insan tehvid inancını kurandan çıkarıyorsa ve kurandan ilk olarak tehvid anlaşılıyorsa(hele ki islamın ilk direği) panteizm inancını kurandan çıkarmak zorlamadır."
Not: Pdf'yi okuyanlar cevap versin lütfen.
Güncelleme: Dosya ekleyemeyeceğim kadar büyükmüş. Yaklaşık 2 mb(resimlerden dolayı). Site sahibine atsam ve site sahibi dosyayı aşağıya koysa veya site sahibi bana izin verse olur mu dosyayı atabilmem için?
Nur: “Görmeye vesile olan ışık” veya “ışık kaynağı” anlamına gelir. Bu anlamı ile nur, yaratılmış olduğundan, âyetin ilk cümlesi: “Allah, güneş vb. ışık saçan cisimleri yaratmak sûretiyle gökleri ve yeri aydınlatan” veya “Göklerde ve yerde olanları sapıklıktan kurtaran, hidâyete erdiren, aydınlığa çıkaran” diye tefsir edilir. Hülasa Nûr ismi, Allah Teâla hakkında bazı alimlerce mecazî, bazılarınca da hakikî mânada değerlendirilir. Allahü teâlâ için ışık anlamında nur denmez; çünkü nuru, ışığı da O yaratmıştır, yani bunlar mahlûktur. Mahlûk, halık olamaz. Bir şeye benzeterek Allahü teâlâyı tarif etmek caiz olmaz. Nur suresindeki, (Allahü nurus-semavat-ı vel-erd) âyetinde geçen nur kelimesinin tevilini bilmeden Allah’a nur demenin yanlış olduğu, İmam-ı Gazali hazretlerinin Mişkat-ül envar kitabında açıklanmaktadır.
(Allah, göklerin ve yerin nurudur.) [aydınlatıcısıdır] [Nur 35]
(Allah'ın nur vermediği kimse nur [münevver] olmaz.) [Nur 40]
(Allah inananların dostudur, onları zulmetten [küfürden] nura [hidayete] çıkarır. [Küfrün zulmetinden imanın nuruna kavuşturur.] İnkârcıların dostları tağutlardır. Onları nurdan [imandan] zulmete [küfre] sürükler.) [Bekara 257]
(Size rabbinizden apaçık bir nur [Kur’an] geldi.) [Nisa 174]
(Size Allah'tan bir nur [peygamber] ve apaçık bir kitap [Kur’an] gelmiştir.) [Maide 15]
(Hamd, gökleri ve yeri yaratan, zulmeti [geceyi, küfrü, cehaleti] ve nuru [gündüzü, imanı, ilmi] var eden Allah'a mahsustur.) [Enam 1]
(Körle gören [kâfirle mümin, âlimle cahil] zulmetle nur [bâtıl ile hak], gölge ile sıcak [Cennetle Cehennem] bir olmaz. Dirilerle ölüler de bir olmaz. Elbette Allah, dilediğine işittirir. Sen kabirdekilere [inatçı kâfirlere] işittiremezsin, sen sadece bir uyarıcısın.) [Fatır 19-22]
(Yer [mahşer yeri] Rabbinin nuru [adaleti] ile aydınlanır.) [Zümer 69]
(Ey inananlar, Allah'tan sakının, resulüne inanın ki, Allah size rahmetini iki kat etsin; size ışığında yürüyeceğiniz bir nur versin.) [Hadid 28]
(Allah'ın nurunu [dinini] ağızlarıyla [şiirdir, sihirdir gibi kötü söz ve iftiralarla] söndürmek isterler. Kâfirler istemese de, Allah nurunu, [dinini] tamamlayacaktır.) [Saf 8]
Görüldüğü gibi nur kelimesinin çeşitli manaları vardır. Mahlûk anlamında Allah’a nur denmez.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:51Yani ben bir yansıma olduğumu düşününce
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kuran Günlükleri Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:30Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:11Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:46Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
Yani bağın manevi veya maddi olması farkeder mi ki? Sonuçta arada Allah'la birşey ortak yada benzer oluyor. Benim bildiğim cahiliye dönemi Mekke sinde puta Allah'a daha fazla yakınlaştırsın diye Allah'ın özeliklerini vermiyolar mıydı?(Ben öyle hatırlıyorum) Mesela benim bildiğim tasavvuftaki kişilerin amacı kısaca 'Benlik' ilüzyonunu kırarak 'Ben' denen birşeyin olmadığını farketmek değil mi? Bunun uzak doğu dinlerinde ki şeylerden pek farkı yok. Mesela Nirvana ya ulaşma gibi gibi. Vahdet-i Vücut= Allah'tan başka birşey yok biz obun yansımalarıyız.=> Eğer Allah' tan başka birşey yoksa ben yokum=> Ben birşey hissediyorsam demek ki ben varım, kendi varlığımdan emin olabilirim. Peki 'Ben' neyim? => Eğer birşey hissetmek 'Benim' varolduğumu göstermiyorsa bir sorun yok.=> Ama Benim varolduğumu gösteriyorsa? => O zaman iş şirke varmaz mı?
Allah'ın yapısını bilemeyiz. madde veya enerji gibi kendi yarattığı kanunlarla alakalı değildir. Çünkü bir ustanın eseri kendi cinsinden ayrı olur. Örneğin bir resim ustası gibi etli, kanlı bir biyolojik yapıda değildir.
Fakat saçmalayalım ve diyelimki Allah enerjidir, bu ne değiştirirdi ki? Sonuçta Allah'ın varlığını ve müthiş bir gücü olduğunu kabul etmiş oluruz. ateist bir Allah enerjidir diyememesi lazım. Derse zaten Allah'a inanıyordur. Veya inanmadığı Allah'ın özelliklerinin nasıl olduğunu anlatıyordur. Her halükarda saçma.
Bir diğer vahdetül vücud konusu da şöyle: Aslında bu konu cahil insanlar arasında o kadar yaygınlaştı ki konuyu enine boyuna bilmeden kendilerini vahdetül vücudu dillendiren Abdulkadir Geylani gibi büyük insanlardan daha iyi müslüman sandılar. Oysa onların vahdetül vücud anlayışı ile bu adamların anladıkları birbirinden farklı.
Bu adamlar sanıyorlar ki vahdeti vücudçular kendileri namına Allah'ı inkar ediyorlar. Yani herşey Allah'tır diyen biri Allah'ı inkar edip herşeyi ilahlaştırıyor diye anlıyorlar. Oysa tam tersi. Bu insanlarda tevhid anlayışı da ifrat derecesine ulaşmış ve Allah'tan başka hiçbirşey olmadığını ve görünen herşeyin Allah'ın değişik isimlerinin yansımaları olduğunu sezinlemişlerdi. Bu yüzden herşey Allah'tır diyerek Allah adına herşeyin dış mevcudiyetini inkar etmişlerdi.
Vahdeti vücud bu açıdan panteizmin tam tersi. Panteizmde herşey'de ilahlık vardır, gerçek tek ilah yoktur. Vahdeti vücudda ise gerçek tek Tanrı vardır, başka hiçbirşeyin gerçek harici bir varlığı yoktur. Yani birbirinin tam zıttı iki görüştür.
Belki ilerde daha uzun bir yazıda bunu anlatırım ama imana dokunan bir konu olmadığı için böyle konuları çok da önemsemiyorum şimdilik.
Yani ben herşey Allah'ın sıfatlarının yansıması olunca kendi varlığımı anlamdıramıyorum. Yani Mesela Allah 'Rahman'dır değil mi? Ben de merhametli bir varlığım. Bunda pek bir sorun yok gibi geliyor bana. Çünkü Allah kendini bizim anlayabileceğimiz kelimelerle tanıtmış olabilir. Ama Vahdet'i Vücut anlayışı anladığım kadarıyla Herşey Allah'ın sıfatlarının 1/sonsuz yansıması ve Allah'tan başka birşey yok diyor. Burda 2. Kısım yanlış geliyor. Nede olsa Kuranda yoktan varedildiğimiz yani 'varolduğumuz' yazıyor. Demek istediğimi biraz karıştırmış olsamda açıklayabilmişimdir umarım.
Vahdeti vücud iddiasına itiraz ediyorum cünkü vahdeti vücud anlayışını ortaya atanlar "akılla" bulmamışlardır. Yani felsefeci gibi oturup düşünmemişler. Bu sadece insani his. Korktuğumuzda nasıl ki birine sığınmaya çalışıyoruz yorganın altına sıvışıyoruz, Allahın sonsuzluğunu hissederken de halden hale girilebiliyor. Rüyada maddeler duyguya dönüşebiliyor, duygular birşeye bürünebiliyor (rüyaların bence anlamı bu olaylara da ışık tutması) yani vahdeti vücudçuluk sufi eleştirmenleri ve ateistlerin 2 cımbız yapıp anlattığı gibi değil. Hatta bazı eleştirmenler de vahdeti vücudla panteizmi bir tutmuş. İbn arabi mesela “Bizden olmayan ve makamımızı bilmeyen, kitaplarımızı okumasın." Demiştir. Bunu kim söyler? Neden söyler? Amacı nedir insanlara akılsızsiniz mi diyor? Kitabını okuyun, şeriatımız olarak bir cok küfür sözü var ama ilerleyen yerlerde dediği şeyi yalanlayabiliyor. (Kuranda musa ile kendisine ilim verilmiş adam kıssası var. Hızır diyelim buna. Hızır birinin gemisini batırıyor, çocuk öldürüyor. Hz.musa itiraz ediyor her seferinde. Hz.musa şeriatı temsil ediyor, hızır da adı üstünde ilim verilmiş diyen büyüklerimiz var. Doğruluğu tartışılır tabii ki) Bu kişilere göre akıl ve 5 duyu ötesi bir görme kısmen mümkündür. Buna "fena" mertebesi diyorlar çok fazla terimleri var kendilerince. Gören (insan) ile görülen (Allah) arasındaki farkın azalacağını söylüyorlar. O küçücük azalma ile de insanın kendisini unutabilecegini söylüyorlar. Vahdeti vücudun tasavvufun içinde olduğu unutulursa ibn arabiye panteist diyebiliyorsunuz mesela. Tanrı'nın dışındaki her şey yani eşya, varlığını Hakkın varlığına borçludur ve bir an bile ona muhtaç olmaktan azade değildir. Evren panteizmde olduğu gibi bizatihi mutlaklık taşımamakta ve Hak'kın varlığı aleme ihtiyaç duymamaktadır.
Ve de kastettiğin ne mesela, ibn arabi Allahın zat-ını mı kastetmiş, sıfatlarını mı vs.
Mevlana, ibn arabi vesaire benzer görüşlere sahip. Şu söze bakın mesela. Bu sözden bilimsellik veya bir görüş aranmaz.
"Haydi kalk, sen ölümü kökünden sök at! Artık dünyada kimsecikler ölmesin. Çünkü sen, sözün sesisin. Sonbaharı yakala boynunu vur, onu öldür. Çünkü sen ebedi ilkbahar oldun."
"O senin varlığın yok mu, o belki dokuz yüz kattır"
İbn arabiyi temsili olarak seçtim. Bu kişilerin fikirlerini ölümüne savunmam ama eleştirilerin saçma olduğunu biliyorum. Uzaktan eleştiri bence yersiz. Benim yorumuma göre insanın manevi olarak ulaşabileceği yeri temsil ediyor. Evrendeki her maddeye bakıp Allahı hatırlayabilmek kolay iş değildir. Ve de insan güzel bakarsa etrafına iyilik saçar güzel bir hayat felsefesi. Ibn arabiden sonra sözlerini manen tahrif ettiler tabii ki bunu kendiniz keşfedebilirsiniz. Günümüzde örnekleri var isim vermesem daha iyi. İbn arabiyi örnek aldığını söylüyor fakat insanlara panteizmi yutturuyor:/ kalpten kalbe yol var fakat karşı tarafin hissedebilmesi için dile dökmek önemli tabi 😀
Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 22:09Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:51Yani ben bir yansıma olduğumu düşününce
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kuran Günlükleri Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:30Şu kişiden alıntılanmıştır: Dolger Tarih: 12 Mayıs 2021, 18:11Şu kişiden alıntılanmıştır: Muhammeday123 Tarih: 12 Mayıs 2021, 16:46Henüz PDF hakkında bilgim yok ama Allah asla madde, ışık veya enerji olmaz.
1) Enerji sürekli değişim halindedir. Değişen şeyler ezeli olamaz.
2) Allah enerjiyse yarattığı enerji kendine benzemiş olur. Bu da onun Muhalefetün lil-havadis sıfatına ters düşer.
3) Eğer 2.maddeye "Allah enerjiyi yaratmadı, şu an gördüğümüz her şey onun zatının bir nevi tezahürüdür." diye bir itiraz gelirse şöyle deriz: Allah enerjiyse ve her şey onun zatının bir yansımasıysa Allah hiçbir şey yaratmamıştır ve bu da onun El-Bedi' yani yoktan var eden ismine zıt düşer.
NOT: Vahdet-i Vücud=Panteizm değildir. Vahdet-i Vücud anlayışında, her mahluk Allah ile manevi bir rabıtaya sahiptir, denir. Her şey Allah'la bütündür. Bu yüzden var olan tek bir şey vardır. O da Allah'ın zatıdır(buradan Allah hiçbir şey yaratmadı anlamı çıkmasın, yarattıkları var ama bunlar Allah'la manevi olarak bütündür).
Yani bağın manevi veya maddi olması farkeder mi ki? Sonuçta arada Allah'la birşey ortak yada benzer oluyor. Benim bildiğim cahiliye dönemi Mekke sinde puta Allah'a daha fazla yakınlaştırsın diye Allah'ın özeliklerini vermiyolar mıydı?(Ben öyle hatırlıyorum) Mesela benim bildiğim tasavvuftaki kişilerin amacı kısaca 'Benlik' ilüzyonunu kırarak 'Ben' denen birşeyin olmadığını farketmek değil mi? Bunun uzak doğu dinlerinde ki şeylerden pek farkı yok. Mesela Nirvana ya ulaşma gibi gibi. Vahdet-i Vücut= Allah'tan başka birşey yok biz obun yansımalarıyız.=> Eğer Allah' tan başka birşey yoksa ben yokum=> Ben birşey hissediyorsam demek ki ben varım, kendi varlığımdan emin olabilirim. Peki 'Ben' neyim? => Eğer birşey hissetmek 'Benim' varolduğumu göstermiyorsa bir sorun yok.=> Ama Benim varolduğumu gösteriyorsa? => O zaman iş şirke varmaz mı?
Allah'ın yapısını bilemeyiz. madde veya enerji gibi kendi yarattığı kanunlarla alakalı değildir. Çünkü bir ustanın eseri kendi cinsinden ayrı olur. Örneğin bir resim ustası gibi etli, kanlı bir biyolojik yapıda değildir.
Fakat saçmalayalım ve diyelimki Allah enerjidir, bu ne değiştirirdi ki? Sonuçta Allah'ın varlığını ve müthiş bir gücü olduğunu kabul etmiş oluruz. ateist bir Allah enerjidir diyememesi lazım. Derse zaten Allah'a inanıyordur. Veya inanmadığı Allah'ın özelliklerinin nasıl olduğunu anlatıyordur. Her halükarda saçma.
Bir diğer vahdetül vücud konusu da şöyle: Aslında bu konu cahil insanlar arasında o kadar yaygınlaştı ki konuyu enine boyuna bilmeden kendilerini vahdetül vücudu dillendiren Abdulkadir Geylani gibi büyük insanlardan daha iyi müslüman sandılar. Oysa onların vahdetül vücud anlayışı ile bu adamların anladıkları birbirinden farklı.
Bu adamlar sanıyorlar ki vahdeti vücudçular kendileri namına Allah'ı inkar ediyorlar. Yani herşey Allah'tır diyen biri Allah'ı inkar edip herşeyi ilahlaştırıyor diye anlıyorlar. Oysa tam tersi. Bu insanlarda tevhid anlayışı da ifrat derecesine ulaşmış ve Allah'tan başka hiçbirşey olmadığını ve görünen herşeyin Allah'ın değişik isimlerinin yansımaları olduğunu sezinlemişlerdi. Bu yüzden herşey Allah'tır diyerek Allah adına herşeyin dış mevcudiyetini inkar etmişlerdi.
Vahdeti vücud bu açıdan panteizmin tam tersi. Panteizmde herşey'de ilahlık vardır, gerçek tek ilah yoktur. Vahdeti vücudda ise gerçek tek Tanrı vardır, başka hiçbirşeyin gerçek harici bir varlığı yoktur. Yani birbirinin tam zıttı iki görüştür.
Belki ilerde daha uzun bir yazıda bunu anlatırım ama imana dokunan bir konu olmadığı için böyle konuları çok da önemsemiyorum şimdilik.
Yani ben herşey Allah'ın sıfatlarının yansıması olunca kendi varlığımı anlamdıramıyorum. Yani Mesela Allah 'Rahman'dır değil mi? Ben de merhametli bir varlığım. Bunda pek bir sorun yok gibi geliyor bana. Çünkü Allah kendini bizim anlayabileceğimiz kelimelerle tanıtmış olabilir. Ama Vahdet'i Vücut anlayışı anladığım kadarıyla Herşey Allah'ın sıfatlarının 1/sonsuz yansıması ve Allah'tan başka birşey yok diyor. Burda 2. Kısım yanlış geliyor. Nede olsa Kuranda yoktan varedildiğimiz yani 'varolduğumuz' yazıyor. Demek istediğimi biraz karıştırmış olsamda açıklayabilmişimdir umarım.
Ben genel olarak vahdet-i vücud'u şöyle anlıyorum: Büyük tasavvuf ehlimiz "Allah'tan başka ilah yoktur" kaidesini en üst boyuta taşımışlar. İlah=kendisine tapılan demektir. Ama tasavvuf ehli bunu "Allah'tan başka değer verilebilecek hiçbir şey yoktur." olarak anlamışlar(buradaki değer, önem anlamında yani sonsuz kudreti olan ve tüm övgülere layık bir yaratıcı yanında bizim ne kıymetimiz var anlamında). Görünen her şey bir nevi Allah'ın hayalidir de diyebiliriz. Allah irade etmeyi bırakırsa her şey yok olur. Demek ki biz Allah'ın irade sıfatı içindeyiz. O halde Allah'tan başka bir şey yoktur.
Örneğin Türkiye'de 81 il var. Türkiye tüm dünyaya yayılsaydı biz Dünya'da yalnızca Türkiye var derdik. O şehirler Dünya'yı kaplayan bir Türkiye karşısında çok küçük olduğu için ve Türkiye'nin kapsadığı alanda oldukları için vardır ama önemsizdir.
Aynı şekilde biz varız ama vahdet-i vücud anlayışına göre bir ve tek olan Allah'ın irade sıfatı çerçevesinde varız. O halde sadece Allah vardır demek de yanlış olmaz.
İrade sıfatı çerçevesinde varolma vb.'den bahsediyorsun. Kuranda sıfatlar ne için kullanılmış? Benim bildiğim kadarıyla Allah'ı tanımamız için değil mi?(En iyisini Allah bilir belki Allah bu sebeple kullanmamıştır) Sıfata ayrı bir anlam yüklüyorsun. Ayrıca bu kadar temel bir konuda kendi düşüncelerine göre bir yorumlama yapıp İlah kelimesinin anlamını farklı yorumlamak saçma değil mi? Yani Allah'ın yanında varlığımızın hiçbir önemi yok tamam. Ama varlığımın önemi yok diye ve ben beni yaratana muhtacım diye ben yokmuyum? Ne kadar küçük ve önemsiz olsamda ben yaratılmış bir varlık değil miyim? Yani olaya duygusal yaklaşmak yerine felsefi temeller ve felsefi temelden de önemli olan 'Kuran" odaklı yaklaşalım lütfen.