Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
Ebû Ya'la el-Mavsıli'nin Müsned adlı hadis kitabında Ebû Hüreyre (r.a)'den nakledilen bir hadis-i şerif Sur'u açıklar: Ebû Hüreyre der ki: Bir gün Peygamber (s.a.s) bizimle oturuyor sohbet ediyordu. Etrafında sahabelerden büyük bir topluluk vardı. Bize şöyle dedi: "Yüce Allah gökleri yarattıktan sonra, Sur'u yarattı. Ve onu İsrâfil (a.s)'a verdi. İsrâfil ağzını Sur'a dayamış ve gözlerini de Arş'a dikmiştir. Sur'a üfürmesi için verilen emri beklemektedir". Ebû Hüreyre diyor ki; ben, "Ey Allah'ın Rasûlü Sur nedir?" diye sordum. O da, "Boynuza benzeyen bir alettir" diye cevap verdi. Ben yine, "O nasıl bir şeydir" diye sordum. O da, "O, çok büyük bir şeydir. Beni hakkı tebliğ etmek üzere gönderen Yüce Allah'a yemin olsun ki, yerler ve gökler onun yanında küçük kalır. Hepsi onun içine sığabilir" diye cevap verdi...
Kaynak: Sorularla İslamiyet
yerler ve gökler denilmesinden başka gezegenler ve dünyanın atmosferi gibi olmasa da bu gezegenlerin atmosferi kast ediliyor olabilir.
600'lü yıllarda yaşamış bir insan bu kadar büyük bir şeyden nasıl bahsedebilir?
Boynuz olayı ise kara deliklerden birisi İsrafil meleğine özel ve boynuz şeklinde uzanıyor olabilir.(tahmin)
Bu hadis dikkatimi çekti bu yüzden atmak istedim, sizin de ilginizi çekebilir.
Boynuz olayı ile ilgili çok güzel bir solucan delik görseli bulmuştum ama telif hakkı gibi yazılar çıktı, atamadım.
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
Ebû Ya'la el-Mavsıli'nin Müsned adlı hadis kitabında Ebû Hüreyre (r.a)'den nakledilen bir hadis-i şerif Sur'u açıklar: Ebû Hüreyre der ki: Bir gün Peygamber (s.a.s) bizimle oturuyor sohbet ediyordu. Etrafında sahabelerden büyük bir topluluk vardı. Bize şöyle dedi: "Yüce Allah gökleri yarattıktan sonra, Sur'u yarattı. Ve onu İsrâfil (a.s)'a verdi. İsrâfil ağzını Sur'a dayamış ve gözlerini de Arş'a dikmiştir. Sur'a üfürmesi için verilen emri beklemektedir". Ebû Hüreyre diyor ki; ben, "Ey Allah'ın Rasûlü Sur nedir?" diye sordum. O da, "Boynuza benzeyen bir alettir" diye cevap verdi. Ben yine, "O nasıl bir şeydir" diye sordum. O da, "O, çok büyük bir şeydir. Beni hakkı tebliğ etmek üzere gönderen Yüce Allah'a yemin olsun ki, yerler ve gökler onun yanında küçük kalır. Hepsi onun içine sığabilir" diye cevap verdi...
Kaynak: Sorularla İslamiyet
yerler ve gökler denilmesinden başka gezegenler ve dünyanın atmosferi gibi olmasa da bu gezegenlerin atmosferi kast ediliyor olabilir.
600'lü yıllarda yaşamış bir insan bu kadar büyük bir şeyden nasıl bahsedebilir?
Boynuz olayı ise kara deliklerden birisi İsrafil meleğine özel ve boynuz şeklinde uzanıyor olabilir.(tahmin)
Bu hadis dikkatimi çekti bu yüzden atmak istedim, sizin de ilginizi çekebilir.
Boynuz olayı ile ilgili çok güzel bir solucan delik görseli bulmuştum ama telif hakkı gibi yazılar çıktı, atamadım.
Yerler ve gökler onun içine sığabilir diyor. Acaba evrenin diğer tarafına kara delikler ve solucan delikleri ile gitmekten mi bahsediyor?
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Yerler ve gökler onun içine sığabilir diyor. Acaba evrenin diğer tarafına kara delikler ve solucan delikleri ile gitmekten mi bahsediyor?
Miraçla ilgili bir video atmıştım, orada İsrafil'in evrenin katmanlarından birinde bulunduğu söyleniyordu.(doğru hatırlıyorsam)
Muhtemelen sur 2-3 evren katmanını içine alacak kadar büyük.
Cehennem de yanlış hatırlamıyorsam 4 veya 5. kattaydı.
Kara delikler cehennem değil bence, kara deliklerin birçok işlevi olabilir ve bu kara deliklerden biri cehenneme uzanan sırat köprüsü(solucan deliği) olabilir.
Kıvılcım saçmadan bahseden ayet kara deliklerden geçerek evrenin diğer katmanlarıma geçeceğimizin işareti olabilir.
Bence hadislerden optimum şekilde yararlanılmalı tabii günümüze kadar deforme uğrayan hadislerde vardır, bunlar düşünülerek, dikkate alınarak incelenmeli bence.
Araştırılması gereken birçok şey var, bunlar benim çok ilgimi çekiyor doğrusu ama araştırmaktan yoruldum, birkaç gün dinleneceğim.
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
@kurangünlükleri Ben burada veya başka yerlerde söylediğim şeyler kesinlikle doğrudur demiyorum, benim görüşüm böyle tabii görüşlerim değişir vs.
İncelemeyi, farklı bakış açılarıyla bakmayı seven biriyim.
"Sitenizdeki yazılar çok güzel, daha iyi işler çıkarırsınız İnşallah."
﴾170﴿
Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Ya atalarının aklı bir şeye ermemiş, doğru yolu bulamamışlarsa!
O da, "O, çok büyük bir şeydir. Beni hakkı tebliğ etmek üzere gönderen Yüce Allah'a yemin olsun ki, yerler ve gökler onun yanında küçük kalır. Hepsi onun içine sığabilir" diye cevap verdi...
Karadeliklerin içine bütün yer ve gök sığabilir diye düşünüyorum.Bildiğimiz kadarıyla maddenin %99,999999999 u boş zaten devasa bir boşluğuz."Yerler ve gökler onun yanında küçük kalır" diyor ama evrendeki en büyük şey bir karadelik değil, çok daha büyük şeyler var.Sur bambaşka bir şey bence.
Ey Vahdet! Sonsuz deniz!Dalgalanan sensin.Dalgaların çokluğu içinde görünen yine sensin.Kendine bin yüzbin çeşit isim vermişsen de, gökyüzü,felekler yalnız sensin, sen! İnsanın gözü dikkat ve titizlik...
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.