
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Eşini genç yaşta kaybedince, oğlu Barış'a ve öğrencilerine tutunur. Antalya ve İstanbul'daki çeşitli okullarda Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapar. 1992'de Milli Eğitim Bakanlığı'nın açtığı yurtdışında görevlendirme sınavını kazanır, ama tam görevlendirilme için 10 yıl bekler. Sonra da bir Avrupa ülkesinde öğretmenlik yapmayı hayal ederken, Suudi Arabistan'a gönderileceğini öğrenir. Zekiye Yüksel, 2002-2006 arasındaki öğretmenlik anılarını Şeriat Ülkesinde Kadın Olmak - Bir Öğretmenin Suudi Arabistan Günlükleri adı altında yayına hazırladı.
- Riyad'a gitmeden önce Suudi Arabistan'daki yaşamla ilgili hiç araştırma yapmadınız mı? Yazdıklarınıza bakılırsa, sanki hiç beklemediğiniz bir gerçeklikle karşılaşmış gibisiniz...
- Gitmeden bir ay öncesine kadar Suudi Arabistan'da Türk okulu olduğunu bile bilmiyordum. Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin kültürel bağlarının korunması, güçlendirilmesi ve Türk dilinin öğretilmesi, Türk kültürünün tanıtılması amacıyla 1992'de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılan yurtdışında görevlendirme sınavını kazandım. 10 yıl, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde görevlendirilmeyi beklerken bir eylül sabahı bana Suudi Arabistan'a gönderileceğim söylendi. Doğal olarak tepkim oldu, 'Hayır,' dedim. Korktum, ürktüm, Suudi Arabistan yönetiminin kadına bakışını, kadınların kıstırılmışlığını elbette biliyordum. Dışişlerinde görevli şube müdürü; okulu, okulun yapısını anlattı, kız öğrencilerimizin kadın öğretmene ihtiyacı olduğunu söyledi. Zorlanırsam, geri dönebileceğimi öğrenince bir yıllığına gittim. Öğrencilerim için üç buçuk yıl kaldım, ama beş yıllık görev sürem dolmadan döndüm.
- Yalnız bir kadın olarak zorlanacağınızı düşünüp, sizi hiç uyaran olmadı mı?
- Gitmemem konusunda uyaran çok oldu.
- Suudi Arabistan'da yabancı kadınların çarşaf giyme zorunluluğu olmadığını, sadece siyah örtü takmalarının yeterli olduğunu biliyorduk. Sizin yazdıklarınıza bakılırsa, Arap kadınlarına uygulanan şeriat kuralları, yabancı kadınlar için de geçerli.
- Suudi Arabistan'da yabancı kadın da olsanız abaye dedikleri modern çarşafı giymek zorundasınız, evinizin önündeki çöp kutusuna çöpünüzü bırakmak için bile. Suudi Arabistan'da dini kurallar yaşamın temel ölçütü. Erkekle kadının bağları kopartılmış, eğitim anaokulundan üniversiteye kadar ayrı veriliyor. Din eğitiminden geçmiş kadın ya da erkeğin muhalif tavır içinde olması kolay mı sanıyorsunuz? Her şey dinin gereği olarak öğretiliyor, muhalif olmak İslam dinine karşı olmak demektir. Duvarlarla çevrili binalarda, pencereleri açıp dışarıyı seyredemezsiniz, pencereler duvarlara açılır. Balkonun yasak olduğu bir ülke düşünebilir misiniz? Suudi kadınına uygulanan koşullar neyse yabancı kadınlara uygulan da o, ancak yabancı kadınlar için daha güvencesiz bir yer. Erkeklerin bir Suudi kadınını kaçırması kolay olmazken, yabancı kadını kaçırması çok kolay. Suudiler her şeyi yapabilme özgürlüğüne sahip hissediyor kendini. Ayrıca sokakta başınıza bir şey gelirse kadın suçlu. Şeriata göre tek başına sokakta ne işiniz var? İffetinizi koruyamadığınız için suçlusunuz.
- Günlük hayatın içinde erkeklerden bağımsız şekilde kadınları görmek zor anlaşılan... Ya iş çalışmaya gelince?
- Kimliği bile olmayan Suudi kadını, siyasi hayata katılamaz, hâlâ oy kullanamaz, kocasından izinsiz yurtdışına çıkamaz. Elinde izin belgesi olması lazım. Otomobil kullanamaz. Kadın kendi işlerini yönetemez. Marketlerde, büyük iş merkezlerinde kadın çalışamaz, büyük alışveriş merkezlerinin sadece kadınların alışveriş yaptıkları yerlerde çalışabilir. Ancak kadınlar gününde görevli kadınları görmek mümkün, yani erkeğin olmadığı yerlerde çalışabiliyor kadınlar. Sağlık ve eğitim kurumlarının -sağlıkta kadınlar bölümünde ve kız okullarındadışında çalışacaksa hemcinsleriyle yani harem tipi çalışmaya izin veriliyor. O nedenle iş tercihleri sınırlı. Mihr denilen başlık parası da okumuş kızlar için daha yüksek.
- Ya gençlerin durumu...
- Karşı cinsten iki genç bir kafede oturursa, hemen mutavvalar yani doğruyu uygulama ve yanlışı yasaklama komitesi üyesi, kısaca din ya da ahlak polisi gelir, her iki genci farklı arabalarla din polis bürosuna götürür. Sorgudan sonra gençlerin babaları, ahlaksız davranmayacaklarına dair bir belge imzalarsa gençler kurtulur. Fakat kız babası mutavvaların zihniyetinde ise ya tutuklanmasına izin verir ya da baba kızını evde ömür boyu tecrit odasına kapatır. Çünkü göz, dil, nefis zinası gerçekleşmiştir.
Kaynak: Sabah gazetesi
Gerçekten de şeriat böyle bir şey midir ? Çünkü bu modern dünya için oldukça ters bir durum. Kadınların bir nevi hiçbir hakkı yokmuş gibi gözüküyor.
Ben şahsen Dünyada şeriatın doğru yaşandığı ve doğru uygulandığı ve doğru anlaşıldığı ve doğru yaşatıldığı bir ülke olduğunu düşünmüyorum.
İslam kadın ayrımcılığı yapmaz. Kadını küçümsemez, kadınları kendi çağının imkânlarından mahrum bırakmaz. Malesef bunların çoğu erkek egemen toplumların kadına karşı baskıcı olmak isteyen tutumlarının sonucu. Şeriatla ilgili bunları yasakladığını gösteren bir hüküm gösterin desek gösteremezler.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@drobooss hocam hadislerin tarihselliğine takılmışlar gibi geliyor. Kuranı değil de hadisleri daha çok uyguluyorlar sanki
@drobooss hocam hadislerin tarihselliğine takılmışlar gibi geliyor. Kuranı değil de hadisleri daha çok uyguluyorlar sanki
Aynen bencede öyle yapıyorlar. Halbuki şartlar değiştikçe konulara farklı yaklaşılması gerekiyor. Kuran hükümleri her devri kuşatan değişmez hükümlerdir ama hadisler dönem şartlarına göre değişebilir. Mesela en basitinden "kadın yanında bir mahremi olmadan şu kadar mesafe kendi başına seyahat edemez" denilmiş zamanında. Bu kadını korumak için söylenmiş. Şu zamanda bir kadının tek başına yolculuk yapması çin korkulacak bir durum olmadığı halde halâ aynı kuralı geçerli gören zihniyet var.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Bugün Dünya'da şeriat diye lanse edilen uygulamaların çoğu insanlar tarafından konulmuş kurallar ve ceza sistemleri. Allah sadece 5 tane suç için ceza belirlemiş. Gerisi insanların kendi kültürel uygulamaları. Yani şeriat dediğiniz şey aslında fıtrattır ve insan fıtratı için en doğrusunun nefis ve hevayı katmadan akılla ve mantıkla bulunup uygulanmasıdır. Mesela Afganistan'daki çoğu uygulama şeriat değildir, insanların aşırılığıdır. Şeriat insana ve topluma zarar vermez, onların iyiliğine olan uygulamalar bütünüdür. Toplumda insanlar ve kadınlar yapılan uygulamalardan memnun değilse orada şeriat yapılmıyordur, çünkü şeriat fıtrata uygun kurallar olduğu için nefisperestler hariç herkes şeriatten çok memnun kalması gerekir. Bugün çoğu ülkede olanlar şeriat değildir. Ayrıca şeriat diye tutturmaya da gerek yok. İyiliği yayıp, kötülüğü engelledin mi, insanlar huzurlu olduğu zaman zaten adı konulmasa da şeriat olmuş olur. ben bu yüzden sloganistlerin şeriat şeriat diye tutturmasına da karşıyım. Emri bil maruf nehyi anil münker yapın, müslümanların görevi bu. Şeriat ismini koymakla şeriat yaşanmaz, Afganistan'daki gibi din ve fıtrat dışı bir bağnazlık yaşanır.
Şu yazıya bakın:
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Bugün Dünya'da şeriat diye lanse edilen uygulamaların çoğu insanlar tarafından konulmuş kurallar ve ceza sistemleri. Allah sadece 5 tane suç için ceza belirlemiş. Gerisi insanların kendi kültürel uygulamaları. Yani şeriat dediğiniz şey aslında fıtrattır ve insan fıtratı için en doğrusunun nefis ve hevayı katmadan akılla ve mantıkla bulunup uygulanmasıdır. Mesela Afganistan'daki çoğu uygulama şeriat değildir, insanların aşırılığıdır. Şeriat insana ve topluma zarar vermez, onların iyiliğine olan uygulamalar bütünüdür. Toplumda insanlar ve kadınlar yapılan uygulamalardan memnun değilse orada şeriat yapılmıyordur, çünkü şeriat fıtrata uygun kurallar olduğu için nefisperestler hariç herkes şeriatten çok memnun kalması gerekir. Bugün çoğu ülkede olanlar şeriat değildir. Ayrıca şeriat diye tutturmaya da gerek yok. İyiliği yayıp, kötülüğü engelledin mi, insanlar huzurlu olduğu zaman zaten adı konulmasa da şeriat olmuş olur. ben bu yüzden sloganistlerin şeriat şeriat diye tutturmasına da karşıyım. Emri bil maruf nehyi anil münker yapın, müslümanların görevi bu. Şeriat ismini koymakla şeriat yaşanmaz, Afganistan'daki gibi din ve fıtrat dışı bir bağnazlık yaşanır.
Şu yazıya bakın:
hocam bazıları şeriatı istemeyen kafir olur gibi sözler söylediğinden insanın imanı zayıflıyor gerçek şeriat böyle mi diye ? Açıklayıcı oldunuz sağolun