
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
. Kuran’ın Allah’ı Her Şeyi bir Ölçüye Göre Yaratmış
Aşağıdaki ayetlerde yer alan anlatımlara göre Kuran, her şeyin sabit bir ölçüye göre yaratılmış olduğunu iddia etmektedir. Örneğin:
FURKAN – 2 (Diyanet İşleri)
Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah’tır”RAHMÂN – 5 (Diyanet İşleri)
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.EN’ÂM – 96 (Elmalılı Hamdi Yazır)
Tan attırıp sabahı çıkaran O’dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı da vakit ölçüsü yapmıştır. İşte bu, o güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.YÛNUS – 5 (Elmalılı Hamdi Yazır)
O Allah’dir ki, senelerin sayısını ve hesabını bileşiniz diye güneşi bir ışık, ayı da bir nur yaptı. Ve aya menziller tayin etti. Allah bunu hak olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.
4. Dünya ve Ay Sistemi
Dünya-Ay sistemi ile açısal momentumu onların sahip olduğu bileşenlere göre oluşur. 1.2 puanlık faktör artışı ile toplam açısal momentum % 99 civarında artarak Dünya’nın içsel açısal momentumun en kapsamlı devri yoluyla, Ay’ın mevcut yörüngesi yani Ay’ın Dünya’ya olan uzaklığı gelecekte 560.000 km’ye çıkacak ve ortalama olarak yaklaşık 48 günlük daha uzun bir yörünge süresine yükselecektir. Bu son aşama, yaklaşık 5 milyar yıl gibi bir süreç içinde gelişecek ve bu süreç içinde güneş kendi enerjisini tüketip kırmızı bir deve, ardından beyaz bir cüceye ve daha sonra da Astrofizikçiler arasındaki hakim bir görüşe göre, “kara cüce’ye” dönüşecektir. Beyaz bir cücenin sahip olduğu son açama ne sıcak, ne de görünür ışık yaymaması, ayrıca enerjisini tüketerek yüzey sıcaklığının düşmesidir. Kara cüceler, kara delikler ya da nötron yıldızları ile karıştırılmamalıdır.
Ay, sadece dünyanın tek çekim gücüne bağlı değildir. Aynı zamanda Güneş ve diğer gezegenlerin kütleçekim gücüne de maruz kaldığından, yörüngesi saf Kepler elips yörüngesinden biraz farklıdır. Ancak Ay’ın yörüngesi yaklaşık bir “kepler elips” yörüngesi olarak kabul edilebilir.
Bu yörüngenin tam olarak hesaplanması karmaşık bir iştir. Bir çözüm yolu olan feza mekaniği Ay ile ilgili teorinin konusu içinde yer alır ve birçok önemli fiziksel ve matematiksel gelişmelere ivme kazandırmıştır.
Özellikle güneşin uyguladığı kütle çekim nedeniyle “Ay’ın elips yörüngesi” “karmaşık bir şekile sahip olup uzaydaki konumu da değişikliğe uğrar”.
Ortalama olarak, Ay’ın elips yörüngesi 383.398 km’lik bir yarı–ana eksene ve yaklaşık 0.0555 bir eksantrikliğe sahiptir.
Bu da 362.102 km bir “yerberi”ye ve Dünya’dan 404.694 km’lik “Apoje” mesafeye tekabül eder.
“Yerberi” (perije) Ay’ın yörüngesinde Dünya’ya yakınlaştığı bölgeyi tanımlanır.
“Apoje” ise Ay’ın Dünya’ya uzak kaldığı mesafeleri içeren bölgeyi tanımlar, diğer bir anlamda Ay ve Dünya arasında yaklaşık 42. 592 km’lik bir mesafeyle yakınlaşma ve uzaklaşma meydana geldiği görülür.
Yukarıdaki aksaklıkların sebebi sahip olduğu yarı-ana eksen ve eksantriklik düzensizliklerin nedeniyle her ikisinin de değişim göstermesi ve bu nedenle uzak yakın ekstrem aşırı mesafelere imkan vermesidir.
Yeryüzünde sıradan bir gözlemci Ay’ın yörüngesindeki bu hareketi doğu’dan batı’ya doğru olarak gözlemler, bunun nedeni ise Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki günlük rotasyondan kaynaklanmaktadır. Aslında bu böyle değildir, aksine batı’dan doğu’ya doğru hareket eder. Ortalama yörünge hızı saniye de 1.023 km’dir, Kepler’in ikinci kanunu gereği eliptik yörünge hızı saniyede 0.964 ve 1.076 km değişir.
Bunun yanında Ay kendi yörüngesi üzerinde Dünya’nın tam merkezi (ekvator) etrafında hareket etmez, Dünya-Ay sistemi ortak ağırlık merkezi etrafında hareket eder.
Bu merkez noktası Kepler’in birinci yasası gereği iki cismin, ortak bir merkez etrafında dönmesidir.
Ay’ın kütlesi Dünya’nın yaklaşık 1 / 81.3 kütlesi kadar olduğundan, Dünya ayda bir defa odak noktası çevresinde ortalama 4.670 km mesafede hareket eder.
Yerberi ve apoje mesafeleri düzensiz bir ölçüye maruz kalır. Ay’ın yörüngesi düzenli bir ölçüde elips olsaydı, böylece Ay’ın yerberi ve apoje mesafeleri her zaman aynı kalacaktı. Yörüngenin eksantrikliği periyodik değişikliklere maruz kaldığından dolayı ortaya farklı aşırı mesafe sonuçları çıkar ve bu duruma göre değişir. Bu mesafaler Ay’ın apsis de tam olarak nasıl geçtiğine ve özellikle büyük ya da küçük bir Eksantriklik örtüşmesine bağlıdır. Ay yörüngesinin yarı-büyük ekseni güneşe doğru işaret eder.
Eksantriklik her 206 günde bir maksimum değere ulaşır ve yerberi (perije) mesafesi özellikle düşük, apoje mesafesi ise büyük olur. Büyük yarı ekseni Güneş yönünde dik açılı olursa, eksantriklikte ve apsis mesafelerinde bir düşüş olur. Bunun ötesinde değişiklikler her zaman aynı olmadığı gibi aynı zamanda uzun vadeli sürüklenmeye tabii tutulur. Bu nedenle perije ve apoje- mesafelerinde karışık bir dağılım vardır, net bir şekilde büyük veya en küçük “değeri” olmadan belirtilemez. Ekstrem bir mesafe için, ortaya daha ender değerler çıkar, daha aşırı bir “değer” bulmak her zaman mümkün olmasa da ancak yeterli bir arama ile bulunabilir.
Mesafelerin dağılımı;
Yerberi (Perije) mesafe | Apoje mesafe
Küçük: 356.400 km | Küçük: 404.000 km
Ortalama: 363.296 km | Ortalama: 405.504 km
Büyük: 370.300 km | Büyük 406.700 km
Küçük Perije Mesafesi 13 Kasım 1054 yılında 356.352,93 km idi. Apoje büyük mesafe ise 7 Ocak 2266 yılında 406.719,97 km olacaktır.
Tabii ki Kuran bu önemli hususta Dünya’nın kendi ekseni etrafında ve Dünya-Ay sisteminin ise ortak bir ağırlık merkezi (odak noktası) çevresinde döndüğünden hiç bahsetmez! Dolayısıyla Ay’ın ölçülerini belirleyen ana unsurlardan biri Dünya’mızdır. Burada Kuran’ın yalnızca Ay ve güneşi birer “ölçü” olarak alması, Kuran’da Dünyanın sabit ve düz bir yer olarak düşünülmüş olduğunu açıkça gösteriyor, haliyle 7. yüzyılın eksik astronomi anlayışı Kuran’a bu şekilde yansımış olması normaldir! Eğer İslam peygamberi 571 yılında değil de günümüzde Dünya’ya gelmiş olsaydı haliyle de günümüz astronomi bilgileri Kuran’a yansıyacaktı. Maalesef iddia edildiği gibi, Kuran’nın çağlar üstü zamana hitap etmediği aksine gelen olarak 7. yy zamanına hitap etiğini sık sık görüyoruz. Bu ayet yüzlerce benzer ayetten sadece birisidir. Ay’ın birer ölçü olarak alınması gayet normal ve doğaldır, çünkü bu dönemde Ay takvim olarak kullanılıyordu.
Sonuçta görüldüğü gibi Ay sabit ve düzenli bir “ölçü”de hareket etmediği gibi aksine Dünya-Ay sisteminde “karmaşık bir şekilde ve uzaydaki konumu değişikliğe uğrayarak hareket eder”. Bunun nedeni, iki cismin (Dünya-Ay) kütle merkezi (odak noktası) etrafında dolanmasıdır.
Sadece bir yazı yapıştırmışsın ama sorunu sormamışsın. Ne merak ediyorsun? Detaylı bir şekilde açıklayarak sormalısın.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Yerberi ve apoje mesafeleri düzensiz bir ölçüye maruz kalır. Ay’ın yörüngesi düzenli bir ölçüde elips olsaydı, böylece Ay’ın yerberi ve apoje mesafeleri her zaman aynı kalacaktı. Yörüngenin eksantrikliği periyodik değişikliklere maruz kaldığından dolayı ortaya farklı aşırı mesafe sonuçları çıkar ve bu duruma göre değişir. Bu mesafaler Ay’ın apsis de tam olarak nasıl geçtiğine ve özellikle büyük ya da küçük bir Eksantriklik örtüşmesine bağlıdır. Ay yörüngesinin yarı-büyük ekseni güneşe doğru işaret eder. Abi aslında sorumda tam bu kısım la ilgili bu kısım kuran,la çelişmezmi.
Yani kuran,ın dediğine göre güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
Ama bu adam Ay,yörüngede karma karışık hareket ediyor,diyor.
Sonuçta görüldüğü gibi Ay sabit ve düzenli bir “ölçü”de hareket etmediği gibi aksine Dünya-Ay sisteminde “karmaşık bir şekilde ve uzaydaki konumu değişikliğe uğrayarak hareket eder”. Bunun nedeni, iki cismin (Dünya-Ay) kütle merkezi (odak noktası) etrafında dolanmasıdır.
. Erken Dönemlerdeki Dünya Günü
Abilerim bu iddalar kuranala çelişirmi. 4.5 milyar yıl önce Dünya’nın henüz yeni oluştuğu dönemde, özellikle Ay’ın gelgit etkisi ile gezegenimizin kendi ekseni etrafında dönüşü zaman içinde yavaşlamıştır. Ay bu dönemde Dünya’ya yalnızca 40.000 km gibi kısa bir mesafede olup bir gün ise yaklaşık 6 saatlik bir süreye sahipti.
600 milyon yıl önceyse, dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 22 saatlik bir sürede tamamlıyordu. Aynı dönemde Dünyanın Güneş etrafındaki dolaşımı bugün de olduğu gibi aynı sürece sahip olup o dönemin günü ile hesaplandığında bu süre 400 gündü.
6. Güneş Sisteminin Galaksi Merkezin Çevresindeki Yörüngesi
Güneş samanyolunun merkezi etrafında dairesel bir yörünge üzerinde döner. Ancak kimyasal bileşimi, on bin ışık yılı uzaklıkta içsel merkezli bir kökeni gösterir.
Fransa’daki araştırmacılar bu çelişkili öneriye, bir açıklama sunuyor: Sarmal kolların hareketleri ve merkez kiriş arasındaki yıldızlar, “rezonanslar” ile birçok yıldızı orijinal yörüngelerinden çıkararak birbirleriyle karıştırılmasına yol açıyor.
Samanyolu galaksisi çubuklu sarmal bir yapıya sahip olup bu tür yıldız sistemleri ortasında güçlü bir bant göstererek sarmal kollarıyla dışarıya doğru uzanırlar.
Şimdiye kadar gök bilimcilerin yıldızların karıştırılmasının, sarmal kolların etkisi ile oluştuğunu kabul ediliyordu. Şimdi ise Famaey ve Minchev’in çalışması çubuklu yapısının “rezonans etkisi ve sarmal kolları ile birlikte” bu süreçte önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Yıldızların karıştırılması, yıldızların kimyasal bileşimi arasında neden büyük farklılıklar bulunduğuna da açıklık getirmektedir. Bu ise yıldızların samanyolu’nun farklı bölgelerinden gelmesinden kaynaklanmaktadır. Diğer sarmal galaksiler hakkında gözlemsel veriler bu açıklamayı da onaylıyor. Belirgin çubuklu sarmal galaksilerin iç yapısındaki homojen kimyasal bileşim ile çubuksuz sarmal galaksiler arasında farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. İki astrofizikçi, bunun çubuklu sarmaldaki yıldızların karıştırılmasına dair çok açık bir işaret gösterdiğini ve kökdeki kimyasal farklılıkların silinerek, gökada sisteminde içeriden dışarıya doğru yöneldiğini belirtiyorlar.
Güneş sisteminin galaksinin merkezi etrafındaki yörüngesi, düzenli bir yörüngeye sahip değildir. Disk merkezinden yoğun kütle etkisiyle, güneşin yörüngesinde önemli ölçüde aksaklıklar meydana gelir. Böylece güneş yörüngesinde, ek olarak kendi merkezi çevresinde de disk üzerinde aşağı-yukarı sallanarak bir turunu 30-45 milyon yılda tamamlar. Yaklaşık 1.5 milyon önce kuzey yönünden geçerek şu anda 65 ışık yılı uzaklıkta daha yukarıda bir konumundadır. En büyük mesafe ise 250 ışık yılı olup bu hareketini daha sonra tersine yapar. Yörüngesindeki galaktik bir yılını ise yaklaşık 225-250 milyon yılda tamamlar.
Ay ve güneş düzenli ve hesaplı hareket ettiği için yıllar sonrası için dahi ayın ve güneşin konumu hesaplanabiliyor. Önümüzdeki 1000 yılın hatta on bin yılın ay ve güneş tutulma zamanları bu düzenli hareketlerinden dolayı hesaplanabiliyor. Bak mesela NASA aşağıdaki linkte 2900-3000 yılları arasında ay tutulmalarının hangi gün gerçekleşeceğini hesaplamış. Kafa karıştırmak için teknik detaylara boğulan, ne anlattığını kendisinin bile anlamadığına emin olduğum bir yazıdan dolayı bu gerçekleri düşünemez mi oldun yoksa?
İşte Nasa'nın bin yıl sonrasına dair hesaplamaları:
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Abilerim bu üste kaynak verdiğim iddalar Rahman suresi 5 ayet .Furkan suresi=2 ayet. Enam suresi 96 ayetle çelişirmi sorumda bu.
Saol kurtuluş berzan abi adam bir vesvese gibi içime girmiş sadece bu iddalara cevap almak istiyorum dahada sorum yok.sorumu açık yazamadığım için özür diliyorum.bundan sonra çok dikkatli olurum.
Kafa karıştırmak için teknik detaylara boğulan, ne anlattığını kendisinin bile anlamadığına emin olduğum bir yazıdan dolayı bu gerçekleri düşünemez mi oldun yoksa?
Hocam adamlardaki İslâm düşmanlığı herkesçe bilinen ve gözlemlenen şeyleri bile çarpıtmaya sebebiyet veriyor. Güneş, ay ve dünyanın birbirine dair konumları üzerinden bile İslâm eleştirisi getirmek için apaçık hakikatleri dahi öyle değilMİŞ GİBİ göstermeye çalışmak nasıl bir kafa yapısıdır. Adam bunun için site açmış. Hey ya Rabbim!
@muhammed16 Mesela Ay'ın Dünya'dan yılda ortalama 3,8 cm uzaklaştığını gösteriyor.
Peki bu uzaklaşma kendiliğinden hiçbir sebep olmadanmı? Cevap:hayır. Herşeyin bir düzeni var. Peki neden uzaklaşıyor?
Dünya'nın hareket yönüne göre Ay'dan daha ileridedir. Bu şişkinlik ile Ay arasındaki kütleçekim etkileşiminden dolayı, Ay Dünya'yı hareket yönünün tersine doğru çekerek yavaşlatır. Bu nedenle Dünya'nın açısal momentumu azalırken Ay'ın açısal momentumu artar ve Ay Dünya'dan uzaklaşır.
Peki bu da bir düzen değilmidir? Evet, düzendir. Sizin sanki bakıp ta düzensiz gördüğünüz şeyler de bile düzen var.Aslında bu az önce anlattığım şey kaos teorisi, buna örnek olarak;
Bir sigara dumanının havada yaptığı şekiller tamamen düzensiz ve bağımsız rastlantıların ürünü olarak görülebilir. Ancak bir teorik fizikçi dumanın bu dinamiğinin aslında ortamdaki birçok parametre ve etken ile belirlendiği görüşündedir. Bu girdiler o kadar çoktur ve o kadar değişkendir ki incelemek ve net bir kanıya varmak imkânsızdır. Parametrelerin bu denli değişken olması, aslında o parametrelerin aynı zamanda bir çıktı olmasından kaynaklanır.
Bu ilk başta gösterdiğim ay örneğinde de etkilenen ve etkileyen bağı sonucunda uzaklaşmıştır. Yani sebepsiz yere değil, bir düzene göre uzaklaşmıştır.
Eğer Kaos teorisi ni iyi anlarsan Allah'ın herşeyi bir ölçü, düzene göre nasıl yarattığını iyi anlayabilirsin.
O halde her fırsatta kararlılıkla yeni şeyler yapmaya giriş.(94:7)