
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Hocam dede paradoksu var zamanda yolculuğun neden olamıycağı ile ilgili.
Bu durum deneylerle de kanıtlandı geçtiğimiz yıllarda. Biraz araştırırsan bulursun internette. Bu işin bencesi sencesi olmaz.
Hocam, geleceğin geçmişi etkilemesi nasıl olur? Biraz açar mısınız? Biz de anlayalım. Geçenlerde, Hidayetin verdiği linkte, karadelikte ışık hızını geçseniz geçmişe gidildiği yazıyordu, ben onu da anlayamadım.
Hocam orda geçmişe gidilmiyor. Cinaslı safsatası yapmış(genelde yapıyor). Geçmişi görebiliriz kara delikte dakat geçmişi etkileyemeyiz dokunamayız tadamayız, sadece görürüz sebebi de fotonlar 80 milyon ışık yılı öteden kara deliğe girmiş desek siz 80 milyon önceki o fotonun yansıttığını görürsünüz ama yaşamazsınız, geçmişten kastı o hocam.
O attığın link, benim ilk defa zaman hakkında okuduğum bilimsel bir teoriydi ve bence gerçekten üzerinde durulmaya değerdi. Özellikle Einstein'ın fikirleri benim için çok ufuk açıcıydı. Fakat fizikten anlamayan benim gibi birine ağır geldi. Sana da o yüzden tekrar dönüş yapamadım ve konuyu anlamak için zamana ihtiyacım olduğunu anladım. Benim anladığım; uzay 3boyutlu, zaman ise 1boyutlu buna da 4B demiş. Zaman boyutu uzay boyutunu kesen bir boyut gibi anladım. Yani mekan içinde, zaman boyutu sonradan yaratılmış bir işlemci oluyor. Kara delik ise uzayın bükülmesiyle tersi bir boyut kazanıp 3zaman bir uzay oluyormuş yanlış anlamadıysam. Yani kara delikte zaman gelecek,geçmiş ve şimdiki zamanı aynı anda yaşatıyor.
Yazıyı okuyup daha iyi anlayacaklar varsa bize de anlatırsa sevinirim. Ben yanlış anlamış olabilirim. Fizik bilgim de formül bilgim de yok çünkü.
İlgili makalenin linki:
https://khosann.com/zaman-akiyor-mu-yoksa-bir-yanilsama-mi/amp/
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@drobooss Hocam aslında karadelikte de zaman ileri akıyor geçmişe aktığı yok. sadece sizden önce fotonlar girdi karadeliğe diyelim siz tekilliğe giderken geçmişte olan şeyler o fotonlar sayesinde görürsünüz fakat geçmişe gidemezsiniz sadece görürsünüz, geçmişi elleyemezsiniz aynı zamanda değiştiremezsiniz sadece görürsünüz. Aynı şey ışık hızını geçince de gerçekleşir zaten karadelikte ışık hızı aşılıyor, şuanı yaşarsınız aynı zamanda geleceğe de daha kısa sürede gidersiniz siz 1 saniye gittiniz zannederseniz fakat dünyaya göre 20 yıl gitmiş olursunuz bunlar hiç bir problem yok, zaten dünyada da bunu yapıyoruz. Zamanda ileri gidebiliriz, şuanı yaşayabiliriz ama geri gidemeyiz, sadece geçmişi görebiliriz(ışık hızını geçince) ama değiştiremeyiz be dokunamayız.
biri de yazının yorumlarına bunu yazmış(mantıklı bence ama sizin görüşünüzü de bilmek isterim.)
Demişsiniz ki; Öyleyse kuantum dolanıklık ve onun türevi olan kuantum ışınlama yoluyla ışıktan hızlı iletişim kuramayız. İyi ki de kuramayız!
Diyelim dünyadan marsa kuantum dolanıklık yoluyla mesaj ilettik ve cevap aldık (anlık). Benim anlamadığımsa şu; Marsa anlık giden iletişim marsın geçmişine gitmiyor ki yaşanan ana gidiyor ve yaşanan an içinde cevap alınıyor. Bu geçmişle veya gelecekle kurulan bir iletişim değil ki. İki gezegen de de içinde bulunduğumuz an yaşanıyor.
Neden bunu normal uzayda ışıktan hızlı giden bir parçacıkla yapılmış bir iletişim gibi değerlendiriyorsunuz?
Hocam benim bildiğim geçmişi etkileyemeyiz, kuantum dolanıklılıkta zaten tam olarak anlık çalışmıyor, ortalama 300000 x 70000 km/sn hızında ışık hızının 70000 katı, yani tam olarak anlık değil ama çok hızlı, fakat bilen varsa geçmişi değiştirme olayını açıklayabilir mi?(Paralel evrenden kasıtsa, olasılıklar evreni olur fakat 100/100 klonlanamayız, kuantum mekaniği hiç bir şey 100/100 klonlanamaz diyor.
Ancak son 40 yıldır solucan delikleriyle zamanda yolculuğu hobi olarak araştıran Fizikçi Kip Thorne, yoktan madde ve enerji yaratılamayacağı için geçmişe seyahatin imkansız olduğunu söylüyor.
Enerjinin korunumu yasası gereği bir kişinin mükemmel kopyasını çıkarmanın imkansız olduğunu vurgulayan Thorne’a göre, gelecekte geliştirilecek bütün zaman makineleri bu sebeple büyük bir patlamayla havaya uçacak.
Çünkü geçmişe giden kişi kendisinin mükemmel bir kopyasını ve kendisini saran uzaydaki kuantum salınımlarını da Evren’in geçmişine taşıyacak. Bu da fizikteki “klonlama yok” teoremi uyarınca zaman makinesinin zaman yolcusuyla birlikte yok olmasına yol açacak.
yazılardan biri de buydu hocam ⬆️
Geleceğin ve geçmişin karşılıklı olarak birbirini etkilemesi konusunda benim en beğendiğim yapım Dark dizisi. Yabancılar tarafından yapılmış olduğu için çıplaklık içeriyor, hatta ilk 5 dakikayı izlemeyip direk atlayın derim. Bunun dışında çok çarpık ilişkiler içeriyor ama bunlar her 2-3 bölümde bir duyduğumuz "cerahat" olduğu için normalleştirme olduğunu pek düşünmüyorum. Ana konuya gelecek olursak pek çok yapımda zaman yolculuğu işin içine girdiği zaman kendiyle çelişen bir senaryo görüyoruz ama ben Dark'ta böyle bir sorun göremedim hatta bir yerden sonra eğer zaman yolculuğu olsaydı bu dizideki gibi olacağını düşünmeye başladım. Eğer zaman yolculuğu ve nedensellik konusunda ufuk açıcı bir yapım isterseniz Dark'ı öneririm.
Müstehcen sahneleri saymazsak Dark'ın kurgusu müthiş. İki sezonunu seyretmiştim fakat üçüncü sezonu seyretmek nasip olmadı. En başta akrabalıklar arasındaki karmaşık bağ anlaşılmaz geliyor. Daha sonra yavaş yavaş anlıyorsunuz kimin kimin nesi olduğunu. Tabiî dizinin teması akrabalık bağları üzerine bina edilmemiş sadece. Başat konu zaman döngüsü ve zaman-kader ilişkisi. Dizideki 33 yıllık (yanlış hatırlamıyorsam) zaman döngüsü gerçek hayatta da var diye biliyorum. Güneşin döngüsü, Ramazan ayının her 32-33 yılda aynı döneme denk gelmesi vb. döngüler de aynı konuyla ilintili (Bu arada 'şems' kelimesi Kur'an-ı Kerim'de 33 defa geçer).
Siz hatırlatasıya kadar zaman konusunda bu dizi aklıma gelmemişti. Nedensellik ve zaman konusunda seyredilebilecek bir dizi. Yalnız dizide benim anlayamadığım bir konu var. Şimdiki zamanda yaşayan karakterlerden bazıları yeraltından geçmişe gidiyor ve kendi küçüklüğü ile aynı zamanda yaşıyor. Bir diğeri de geleceğe gidebiliyor ve gelecekteki kendisi ile aynı zamanda yaşayabiliyor. Bu biraz kurguyu uydurulmak için yapılmış bir hamle gibi geldi. Böyle bir şey absürt ve mümkün gelmiyor. Yıldızlararası filminin sonundaki karadelik sahnesi de biraz gerçeklerden uzaktı sanki.
Kurtuluş hocam galiba sizin geleceğin geçmişi etkileme diye bahsettiğiniz kuantum dolanıklık, isterseniz az kafa yoralım hocam, bir kaç kelam etmek sizinle çok keyifli olur hocam.
Bu durum deneylerle de kanıtlandı geçtiğimiz yıllarda. Biraz araştırırsan bulursun internette. Bu işin bencesi sencesi olmaz.
Hocam, geleceğin geçmişi etkilemesi nasıl olur? Biraz açar mısınız? Biz de anlayalım. Geçenlerde, Hidayetin verdiği linkte, karadelikte ışık hızını geçseniz geçmişe gidildiği yazıyordu, ben onu da anlayamadım.
Hocam orda geçmişe gidilmiyor. Cinaslı safsatası yapmış(genelde yapıyor). Geçmişi görebiliriz kara delikte dakat geçmişi etkileyemeyiz dokunamayız tadamayız, sadece görürüz sebebi de fotonlar 80 milyon ışık yılı öteden kara deliğe girmiş desek siz 80 milyon önceki o fotonun yansıttığını görürsünüz ama yaşamazsınız, geçmişten kastı o hocam.
O attığın link, benim ilk defa zaman hakkında okuduğum bilimsel bir teoriydi ve bence gerçekten üzerinde durulmaya değerdi. Özellikle Einstein'ın fikirleri benim için çok ufuk açıcıydı. Fakat fizikten anlamayan benim gibi birine ağır geldi. Sana da o yüzden tekrar dönüş yapamadım ve konuyu anlamak için zamana ihtiyacım olduğunu anladım. Benim anladığım; uzay 3boyutlu, zaman ise 1boyutlu buna da 4B demiş. Zaman boyutu uzay boyutunu kesen bir boyut gibi anladım. Yani mekan içinde, zaman boyutu sonradan yaratılmış bir işlemci oluyor. Kara delik ise uzayın bükülmesiyle tersi bir boyut kazanıp 3zaman bir uzay oluyormuş yanlış anlamadıysam. Yani kara delikte zaman gelecek,geçmiş ve şimdiki zamanı aynı anda yaşatıyor.
Yazıyı okuyup daha iyi anlayacaklar varsa bize de anlatırsa sevinirim. Ben yanlış anlamış olabilirim. Fizik bilgim de formül bilgim de yok çünkü.
İlgili makalenin linki:
https://khosann.com/zaman-akiyor-mu-yoksa-bir-yanilsama-mi/amp/
Hocam aslında mekanı zamansız hayal edemzsiniz hatta sanal zamandan bahsediliyor yazıda, yani bizim evrenimizde ki bizim zamanımız evren dışındaki sanal zaman diye de geçer hatta bahsetmiştim birkaç hafta önce, fakat mega evren de dönüşüm oluyor enerji vakumu oluyor bu sayede oluşan sanal parçacıklar belirsizlik ilkesiyle big bang yaptı deniliyor.(Dönüşüm var bahsettiğim gibi dönüşüm varsa zaman mutlaka olmalı demekki ezeli değil.) Hocam zaten çok spekülatif bir teori (hatta hipotez) kuantum dalgalanma modeli, Ben şahsen M kuramı ve mega evren olmadan yoktan yaratılan big bang modelini daha çok benimsiyorum(Süper sicim teorisini yani M kuramını destekleyenlerin çoğu ya tanrıya inanır ya da yazılımcıya inanır çünkü M kuramıyla her şeyin bir program olduğunu öğrendik hocam[M kuramı piyasadaki en güçlü kuramlardan biri] okumak isterseniz birkaç vidyo ve yazı atarım. Ben şahsen M kuramı sayesinde Allah'ı bulduk diyorum çünkü bilim şuan tanrıyı bulmuş vaziyette.)
Hocam bir de Kozan cinaslı safsatası yapıyor aynı Lawrence Krauss gibi. Yaptığı şeyler yazıyım hocam da sizin gibi vaktinde bende bu tuzağa düştüm, siz karadelikte geçmişe gitme tuzağına düştünüz ben yokluk tuzağına düştüm hemen açıklayayım. Hocam bunların yokluk dediği şey kuantum vakumu yani uzay boşluğu, yokluğun basıncı, enerjisi, yasaları, ve hareketleri olduğunu söylüyorlar(Yokluğun özelliği yoktur bu söyledikleri şey yokluk değil boşluktur, işte ben bunu bilmiyordum hocam fakat sonra öğrendim zaten yokluğun ne basıncı olur, ne enerjisi olur ne potansiyeli olur terminoloji hatası yapıyorlar bilerek bunlar. Sizin düştüğünüz zaman safsatası, karadelikte sürekli ileri gidersiniz gerçek anlamda, karadelik te de zaman çalışır, geçmişi görebilirsiniz karadelikte fakat geçmişe gidemezsiniz sadece görürsünüz. Her geçmişi de değil kara deliğe kimin fotonu girdiyse o fotonun kendisini görürsünüz fotonda en son kimden yansıyıp karadeliğe girdiyse onu görürsünüz, Kara delikte mekan tek boyut olur ama zaman burdaki gibi kalır, fakat geçmişte karadeliğe giren goronların ışıklarını görürsünüz, şuanı da yaşarsınız, geleceğe de giderseniz şuan be geleceği elleyebilirsiniz ama geçmişi değiştiremez ve elleyemzsiniz.(bu arada gelecekten kastımda özel görelilikten giderek zamanda dünyaya göre daha hızlı olursunuz aslında dünyada yapabildikleriniz zaman manasında yapabilmeye devam edersiniz, ileriye gitme ve şuanı yaşama gibi ama ayrı olarak geçmişte yaşanmış olayları da görebilirsiniz fakat sadece görürsünüz değiştiremezsiniz.)
Kurtuluş hocam sizin geçmişin gelecekten etkilenmesi dediğiniz kuantum dolanıklık mı?
Bu durum deneylerle de kanıtlandı geçtiğimiz yıllarda. Biraz araştırırsan bulursun internette. Bu işin bencesi sencesi olmaz.
Hocam, geleceğin geçmişi etkilemesi nasıl olur? Biraz açar mısınız? Biz de anlayalım. Geçenlerde, Hidayetin verdiği linkte, karadelikte ışık hızını geçseniz geçmişe gidildiği yazıyordu, ben onu da anlayamadım.
Hocam orda geçmişe gidilmiyor. Cinaslı safsatası yapmış(genelde yapıyor). Geçmişi görebiliriz kara delikte dakat geçmişi etkileyemeyiz dokunamayız tadamayız, sadece görürüz sebebi de fotonlar 80 milyon ışık yılı öteden kara deliğe girmiş desek siz 80 milyon önceki o fotonun yansıttığını görürsünüz ama yaşamazsınız, geçmişten kastı o hocam.
O attığın link, benim ilk defa zaman hakkında okuduğum bilimsel bir teoriydi ve bence gerçekten üzerinde durulmaya değerdi. Özellikle Einstein'ın fikirleri benim için çok ufuk açıcıydı. Fakat fizikten anlamayan benim gibi birine ağır geldi. Sana da o yüzden tekrar dönüş yapamadım ve konuyu anlamak için zamana ihtiyacım olduğunu anladım. Benim anladığım; uzay 3boyutlu, zaman ise 1boyutlu buna da 4B demiş. Zaman boyutu uzay boyutunu kesen bir boyut gibi anladım. Yani mekan içinde, zaman boyutu sonradan yaratılmış bir işlemci oluyor. Kara delik ise uzayın bükülmesiyle tersi bir boyut kazanıp 3zaman bir uzay oluyormuş yanlış anlamadıysam. Yani kara delikte zaman gelecek,geçmiş ve şimdiki zamanı aynı anda yaşatıyor.
Yazıyı okuyup daha iyi anlayacaklar varsa bize de anlatırsa sevinirim. Ben yanlış anlamış olabilirim. Fizik bilgim de formül bilgim de yok çünkü.
İlgili makalenin linki:
https://khosann.com/zaman-akiyor-mu-yoksa-bir-yanilsama-mi/amp/
Hocam aslında mekanı zamansız hayal edemzsiniz hatta sanal zamandan bahsediliyor yazıda, yani bizim evrenimizde ki bizim zamanımız evren dışındaki sanal zaman diye de geçer hatta bahsetmiştim birkaç hafta önce, fakat mega evren de dönüşüm oluyor enerji vakumu oluyor bu sayede oluşan sanal parçacıklar belirsizlik ilkesiyle big bang yaptı deniliyor.(Dönüşüm var bahsettiğim gibi dönüşüm varsa zaman mutlaka olmalı demekki ezeli değil.) Hocam zaten çok spekülatif bir teori (hatta hipotez) kuantum dalgalanma modeli, Ben şahsen M kuramı ve mega evren olmadan yoktan yaratılan big bang modelini daha çok benimsiyorum(Süper sicim teorisini yani M kuramını destekleyenlerin çoğu ya tanrıya inanır ya da yazılımcıya inanır çünkü M kuramıyla her şeyin bir program olduğunu öğrendik hocam[M kuramı piyasadaki en güçlü kuramlardan biri] okumak isterseniz birkaç vidyo ve yazı atarım. Ben şahsen M kuramı sayesinde Allah'ı bulduk diyorum çünkü bilim şuan tanrıyı bulmuş vaziyette.)
Hocam bir de Kozan cinaslı safsatası yapıyor aynı Lawrence Krauss gibi. Yaptığı şeyler yazıyım hocam da sizin gibi vaktinde bende bu tuzağa düştüm, siz karadelikte geçmişe gitme tuzağına düştünüz ben yokluk tuzağına düştüm hemen açıklayayım. Hocam bunların yokluk dediği şey kuantum vakumu yani uzay boşluğu, yokluğun basıncı, enerjisi, yasaları, ve hareketleri olduğunu söylüyorlar(Yokluğun özelliği yoktur bu söyledikleri şey yokluk değil boşluktur, işte ben bunu bilmiyordum hocam fakat sonra öğrendim zaten yokluğun ne basıncı olur, ne enerjisi olur ne potansiyeli olur terminoloji hatası yapıyorlar bilerek bunlar. Sizin düştüğünüz zaman safsatası, karadelikte sürekli ileri gidersiniz gerçek anlamda, karadelik te de zaman çalışır, geçmişi görebilirsiniz karadelikte fakat geçmişe gidemezsiniz sadece görürsünüz. Her geçmişi de değil kara deliğe kimin fotonu girdiyse o fotonun kendisini görürsünüz fotonda en son kimden yansıyıp karadeliğe girdiyse onu görürsünüz, Kara delikte mekan tek boyut olur ama zaman burdaki gibi kalır, fakat geçmişte karadeliğe giren goronların ışıklarını görürsünüz, şuanı da yaşarsınız, geleceğe de giderseniz şuan be geleceği elleyebilirsiniz ama geçmişi değiştiremez ve elleyemzsiniz.(bu arada gelecekten kastımda özel görelilikten giderek zamanda dünyaya göre daha hızlı olursunuz aslında dünyada yapabildikleriniz zaman manasında yapabilmeye devam edersiniz, ileriye gitme ve şuanı yaşama gibi ama ayrı olarak geçmişte yaşanmış olayları da görebilirsiniz fakat sadece görürsünüz değiştiremezsiniz.)
Hidayet, ben sana yetişemem çok okumuşsun zaman konusunda, ben acemi kalıyorum. Ben hiçbir zaman geçmişe yolculuk yapabileceğimizi söylemedim. Kara deliğin zaman boyutunun, uzayın zaman boyutundan farklı olduğunu o yazıdan anlamıştım sadece bunu söyledim. Sen beni geçmişe geleceğe falan gönderdin hemen 🙂 ayrıca Kozan benim kafamı karıştırmış değil. Zaten çocuk kendine ait bir fikir de söylememiş. Ben, zaman hakkında anlayamadığımız ayrıntılar hakkında bu teorileri mantıklı buldum ve üzerinde düşünmeye değer buldum hepsi bu. Yani kafam falan karışmadı. Ben böyle teoriler üzerinde düşünürken Allah'ın yaratılışı nasıl başlattığını düşünerek okuyup değerlendiririm. Boş boş okumam, ateist zihniyetiyle de okumam.
Diğer dediğin kuramları da atarsan okurum,izlerim, düşünürüm, çıkarım yaparım, ölçerim tartarım...
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
@drobooss Hocam siz anlamadım diyince hem anlatmak vasıtasıyla hem de dikkatli olmanız için yazdım. Sebebi de bunlar cinaslı safsatası yapıyorlar, evren hiçlikten nasıl oluştu diye haşa başlıkları var, ben ilk gördüğüm çok büyük gaflete düştüm imanım açısından, bilmiyordum aslında hiçlik dedikleri şeyin potansiyeli, yoğunluğu, basıncı, enerjisi olan bir kuantum vakumu olduğunu bunlar(Cankoçak, Kozan, Krauss, Evrim Ağacı) bunlar yapıyor bu safsatayı. Kavramların adını değiştirip bilerek terminoloji hatası yapıyorlar okurların kafasını karıştırmak için ve cidden başarılı oluyorlar size bahsetmiştim bir gece kafam soru işaretleriyle yattım sabaha kadar gözümde uyku yoktu, hiç yaşadınız mı o hissiyatı bilmem ve kimsenin de yaşamasını istemem, o yüzden bunlara çok önem verilmesi gerek.
Hocam isterseniz size M kuramını(süpersicim teorisi) anlatan vidyo atabilirim çok güzel antımları var ve bunun güzel yanıda sicimler bilgisayar programı gibi çalışıyor, en temel yapıtaş sicimlerdir ve bu sicimlerin kodları vardır aynı bilgisayar kodu. Yani simülasyonda yaşadığımızın kanıtı budur. Kuran ı Kerim'de Levhi Mahfuz diye bir bilgisayar(kitap) vardır o bilgisayar birebir m kuramıyla uyuşur. Hatta Kozan bile M kuramı yazısında evrenş tanrının yapımı veya bilgisayar simülasyonu olduğunu söylemişti(eğer M kuramı doğru ise). M kuramının tek sorunu yanlışlanabilir değil ama matematiksel olarak tamamen zarafetli. Standart modelde yanlışlanamaz fakat bir sürü matematiksel eksikleri, anomalileri var ve karanlık enerji gibi şeyleri öngörmez fakat M kuramı çok güçlü kalır buna karşı.
Hocam yukardaki yazı çok az eksiğe sahip bazı durumlardan ama sicimler hakkında eksiği yok sonlara doğru eksikleşiyor fakat olursanız evrene bakış açınız değişir mutlaka okuyun.
Burdaki nöropsikolog yada nörofizyolog profesör hoca da sicim teorisinden baya bahsediyor çok güzel şeyler anlatıyor mutlaka izleyin.
hocam buda ilk linkte attığımın vidyo hali bu vidyo çok daha yeni yazıya göre fakat yazıda daha çok detay var.
Hocam çok konuştum sizin de kafanızı yordum ama bence bunlar önemli şeyler hakkınızı helal edin.
Nedensellik ve zaman konusunda seyredilebilecek bir dizi. Yalnız dizide benim anlayamadığım bir konu var. Şimdiki zamanda yaşayan karakterlerden bazıları yeraltından geçmişe gidiyor ve kendi küçüklüğü ile aynı zamanda yaşıyor. Bir diğeri de geleceğe gidebiliyor ve gelecekteki kendisi ile aynı zamanda yaşayabiliyor. Bu biraz kurguyu uydurulmak için yapılmış bir hamle gibi geldi. Böyle bir şey absürt ve mümkün gelmiyor. Yıldızlararası filminin sonundaki karadelik sahnesi de biraz gerçeklerden uzaktı sanki.
🙂 Aslında beni de tam tersi o olay etkiledi, geçmiş ve gelecek hali karşılaşıyor ve bu bir sorun çıkarmıyor, ne paradoks ne gelecekteki versiyonun kaybolması ne de geçmişin değişmesi. Herkes daha karmaşık bir zaman çizelgesinde de olsa seçimini yapıyor ve kaderini yaşıyor.
Yıldızlararası filminin sonu çok uçuktu ve ilk izlediğimde ben de pek gerçekçi bulmadım ama şimdi Dark perspektifinden bakınca aynı geliyor. Geçmiş ve gelecekteki iki olayın birbirinin sonucu olması ortada bir döngü varmış hissi veriyor ve nedenselliğin kırıldığı izlenimi veriyor ama aslında bir birine dayanarak durak iki tahta parçası gibi görünüşte birbirlerinin ayakta olmasının sebebi olsalar da asıl sebep dış bir etki tarafından başlangıçta birbirlerine dayanmış olmaları.
Bu arada bir düğümün 3 ucu vardır 😉
@hidayet-g-2 Çok haklısın, yoğunluğu var enerjisi var ama güya hiçlik, en iyi ihtimalle medyatik başlık atmak amaçları.
Kurtuluş hocam sizin geçmişin gelecekten etkilenmesi dediğiniz kuantum dolanıklık mı?
Evet zamanın kuantum dolanıklığı, yani gelecekte olan bir şeyin geçmişi de etkilemesi. Önceden teoriydi ama sonra deneylerle ispatlandı. Şuradan okuyabilirsin:
https://www.express.co.uk/news/science/826886/time-travel-quantum-mechanics-einstein-retrocausality
https://www.scienceandnonduality.com/article/experiment-shows-future-events-affect-the-past
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.