Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

İslama göre laiklik...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] İslama göre laiklik?

(@hakyolunda)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 81
Konu başlatıcı  

Selamlar. Sizce laiklik islama ters mi? Rabbimiz bize adaletli olmamızı emrediyor ve islamda kimse kimsenin günahını üstlenemez. buna ek olarak dinde zorlama yok. bu durumda devletin herkese eşit davranabilmesi için ve kişinin dinini, dilini, ırkını önemsemeyerek aynı şekilde yargılayabilmesi için din ile devlet işlerinin birbirine karıştırılmaması gerekmez mi? Rabbimizin belli suçlar için belirttiği hükümler suç işlemiş bir müslümana zaten uygulanmalı ve aynı zamanda caydırıcılığı açısından gayri müslime de uygulanmalı. fakat herhangi bir ceza belirtilmeyen suçlar içinde kısas hükmü uygulanmalı. kısasın mümkün olmayacağı tecavüz gibi suçlarda da hadım gibi caydırıcı cezalar verilmeli bunu insanlar arasında hükmeden kişi belirler tabi ki. fakat rabbimiz bize belirli bir yönetim şekliyle yönetmemizi emretmemiş sadece adaletli olmamızı emretmiş. ve kurana bakarsak herkesin dininin kendine olduğunu her koyunun kendi bacağından asılacağını anlarız. bu durumda 'devletin' laik olmasında abes olan ne? zaten laiklik dinsizlik demek değil herkesin adaletli şekilde dinine diline ırkına bakılmaksızın yargı önünde eşit olması demektir. kişi laik olamaz ya bir dine inanıyordur yada inanmıyordur yani ya dinlidir ya dinsiz. ortada durmak gibi bir seçenek olmadığından laiklik kişisel değil toplumsal bir kavramdır. yani devletler laik olabilir fakat insanlar olamaz çünkü bu bir yönetim şeklidir. bir insanın ben monarşiğim demesi ne kadar saçma ise ben laikim demeside o kadar saçmadır çünkü iki kavramda devletsel kavramlardır ve insana özgü değildir. konumuza dönecek olursak kuranda sadece adaletli olmamız emredilmişken ve dinde zorlamanın olmadığı belirtilmişken devletin laik olmasının önünde ne gibi bir engel var?

Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Duha suresi 3. Ayet


   
serpilyucel reacted
Alıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
 

Laikliğin İslam'a ters düşüp düşmemesinden önce ben kendi içinde çelişen bir şey olduğunu ve pratikte imkansız olduğunu düşünüyorum. Din bir yaşayış biçimidir, neyin doğru neyin yanlış olduğunu, kişinin haklarını ve sorumluluklarını söyleyen her yapı bir anlamda dindir. Hukuk ise yine doğru ve yanlışı belirleyip bunun çevresinde insanlara hak ve sorumluluklarını söyleyen bir kurallar bütünüdür. Yani yasaları olan, hukuk sistemi olan her devlet bir dine sahiptir ve insanlara bu dinin dışına çıkmadıkları müddetçe özgürlük verir. Mesela Osmanlı'da asıl hukuk şeriattı ve şeriat izin verdiği için ehli kitaba kendi dinlerini yaşama hakkı vermiştir. Yine diğer insanlara da şeriata karşı çıkmadığı müddetçe istediğini yapma izni verir. Bu gün ise yine bir hukuk sistemimiz var ve bu yasalara karşı gelmediği müddetçe istediğini yapabilirsin. Mesela eskinin en tartışmalı konularından başörtüsü. Evde dinini yaşayabilirsin ama bir devlet kurumunda takamazsın çünkü yasalara aykırıdır. Yani pratikte devletin hukukuna/dinine inananlar hariç kimse tam anlamıyla kendi hukukunu/dinini yaşayamaz. Eninde sonunda iki hukuk sistemi çelişir ve kişi kendi dinini devletin dini için bırakmak zorunda kalır. Yani pratikte din dayatmaktan hiçbir farkı yoktur. Sadece artık bunlara din değil hukuk sistemi deniyor, daha fazla geniş alan tanımlanıyor ve Tanrı'nı nasıl tanımlayacağına karışmıyorlar ama doğru ve yanlışı tanımlamak ve insanlara kendi kurallarını dayatmak bakımından dini bir rejimden farkı yok.


   
serpilyucel and dayssoon reacted
CevapAlıntı
(@hakyolunda)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 81
Konu başlatıcı  

@blokmuhendisi evet fakat hayalini kurduğum devlet ve toplum yapısı, bahsettiğim laiklik tam olarak bu değil. ben daha çok kimsenin hiçbir hakkını gaspetmeden kendi halinde ve kendi istediği şekilde yaşayıp giden bir toplum ve buna karışmayan bir devlet hayal ediyorum. fakat dediğiniz gibi hükümetler sürekli değişiyor ve herkes istemeden de olsa kendi doğrusunu bir yerde halka dayatıyor. önüne geçilemeyecek bir sorun değil ama önüne geçilmesi zor bir sorun. bu konuda haklısınız.

Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Duha suresi 3. Ayet


   
serpilyucel and dayssoon reacted
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 

Gönderen: @hakyolunda
↑

@blokmuhendisi evet fakat hayalini kurduğum devlet ve toplum yapısı, bahsettiğim laiklik tam olarak bu değil. ben daha çok kimsenin hiçbir hakkını gaspetmeden kendi halinde ve kendi istediği şekilde yaşayıp giden bir toplum ve buna karışmayan bir devlet hayal ediyorum. fakat dediğiniz gibi hükümetler sürekli değişiyor ve herkes istemeden de olsa kendi doğrusunu bir yerde halka dayatıyor. önüne geçilemeyecek bir sorun değil ama önüne geçilmesi zor bir sorun. bu konuda haklısınız.

Aslında bizim hukuk kurallarımıza Kuranda emredilmiş birkaç cezai yaptırım eklense örneğin zina suç olarak kabul edilse toplumsal ahlâk adına, kadınların ve genç kızların ve zina sonucu doğan çocukların lehine bir karar olacaktır ama bunlar günümüzde özgürlük adı altında meşrulaştırılmış durumda.

Eğer lâiklik ilkeleri, sadece kişilerin temel hak ve hürriyetini istediği gibi yaşama hakkı olarak niteliyorsa bunu doğru bulmuyorum. Çünkü devlet yönetim şekli öncelikle toplumsal değerleri, ahlâk kriterlerini, toplumsal eşitliği, sosyal hayatta denge ve adaleti sağlayacak yapıda olmalı. İslamın kuralları hep toplumsal yapının ve ahlâkî değerlerin korunmasını amaçlar. Tam bir sosyal devlet yasalarının bütünlüğünü, İslam yasalarından başka  bir yönetim modelinde ben göremiyorum. 

 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu