Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

"Insanın gelişmiş ö...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] "Insanın gelişmiş özelliği" "Din"

(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Çok basit bir iddia aslında ama aklıma takıldı. ateistler de kabul ediyor insanın gelişmiş özelliği sorgulamak ve din "oluşturması" mit oluşturması. 

Eğer bu üstün bir özellik ise bu iyi birşey olarak görülmeli değil mi neden düşmanlar?

Din sorgulayan canlıları sorumlu tutuyor zaten bunu demeleri normal yani dini insan geliştikçe oluşturdu vesaire. Onların inancı. Ben burada biraz çelişki görüyorum çünkü insanın gelişmiş özellikleri insan için iyidir.

Dini insanlar oluşturdu demiyorum onların lehine olan iddialar var mıdır? Mesela devlet nasıl oluştu insanlar bir araya geldi ve devlet de din ile beraber oluşmuş sanırım. Yine sümerlere kalıyor tabi ki bu iki terim. Aşırı materyalist bir bakış açısı tabii sanırım bir tür hayvani özellik olarak görüyorlar bu konuyu yani "uymaları gerekmeyen". Wikipediadan alıntı yaptım kendisi materyalist bir sitedir zaten biliyoruz bu konulardan.

İnsanoğlu çok eski çağlardan beri doğaüstü olana ilgi göstermiş, kendini tüm insan ırkı içerisinde yalnız hissetmiş ve bir tanrıya veya tanrılara sığınma ihtiyacı duymuştur.

İnsan bir varlık arayışı içerisindedir. Bu arayış geçmişten günümüze değin gelmektedir. Bu arayış neticesinde varlıklarını anlamlandıracak çeşitli somut ve soyut olgulardan yararlanarak birçok inanç sistemi geliştirmişler veya kabul etmişlerdir. Bunlar arasında metaya, canlıya, doğaya veya 5 duyu ile tespit edilemeyip akıl ve hissiyat ile buldukları bir tanrının veya pek çok tanrının varlığına inanmaları en temel olanıdır.

İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır. Birçok dinin temasında varlığın bir şekilde biçim veya boyut değiştirerek devam edeceği inancı vardır. Hiçbir dine inanmayan veya bir tanrının varlığını kabul etmeyen bireylerin bir kısmı bile insana ait tözün, bir şekilde enerji olarak devam edeceği düşüncesine sahiptir. Bu düşünce, öldükten sonra hiçliğe karışılacağı düşüncesinin insanlara verdiği psikolojik rahatsızlıktan ötürü bulunur. Bu da insanın varlık arayışının bir başka yönüdür ve dine yönelten bir özelliğidir.

Birçok dinde insanın yüce bir varlık tarafından bugünkü hâlinde yaratıldığı inancı mevcuttur. İbrahimî dinlerde insan ırkının, ilk insan olduğuna inanılan Âdem ve onun eşi Havva'dan türediğine inanılır. Bu inanç herhangi bir antropolojik temele dayanmadığından, bilim çevrelerince dikkate alınmaz


   
Alıntı
Xyz123
(@xyz123)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1214
 

O iddia bizim işimize gelir. Çünkü Allah bizim fıtratımızda bir tanrı inancı yaratmıştır ki ona inanmakta zorluk çekmeyelim.

Gönderen: @ahadcansu

Dini insanlar oluşturdu demiyorum onların lehine olan iddialar var mıdır?

Onların lehine bir iddia olmaz ama dini insanların uydurduğu safsatasını İslam'ı kanıtlamaktan başka bir yolla çürütebileceğimizi sanmıyorum.

“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Gönderen: @muhammeday123

dini insanların uydurduğu safsatasını İslam'ı kanıtlamaktan başka bir yolla çürütebileceğimizi sanmıyorum.

Aslında şu da var haniflik yani dinin belirsiz olduğu gibi zamanlar mı diyeyim. Hazreti İbrahim ve hz.Muhammed zamanında hanifler vardı belki dinler uydurulmuş diyebilirlerdi ama dememişler, sonradan hanif olunabiliyormuydu acaba yoksa haniflik bir soy mu gerektiriyordu. Bu sorunun cevabı var mı bilmiyorum. İnsan doğada durduğu zamanda tanrı inancına sahip olabilir belki bazı dedikleri doğru olabilir, bize göre fıtrattan geliyor. Onlardan ayrıldığımız nokta şu: insan sorgularken düşünürken tanrıyı severken, vahiy mi iniyor yoksa insan kendi kendine mi uyduruyor. Tabi vahyin de inme hakikatleri üst üste gelme olayı ayrı bir konu, toplumun durumu, dünyanin durumu falan.  bu ayrinilan nokta. Sadece bura da değil tabi 2 sinden de ayri paketler geliyor bizim inancimizdan evrende bir çeşit düzen olduğu onlarinkinden ise tesadüf rastgelelik.. sonuç yine inanca çıkıyor sanırım nasıl bakarsan öyle görürsün gibi. 


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Kur'anın bilimsel mucizelerini açıklayamayınca bu yola koşuyorlar .

Bu argüman İslam'ı çürütemez . Evet doğrudur insan bir üstbilince sığınma ihtiyacı duymuştur lakin dinler insanlığın başından beri var . Hem bu ihtiyaç hayvanlarda yok mesela onlar öleceklerini az çok anlıyorlar ama insanın yaratılışı böyle olduğu için üstbilince sığınma ihtiyacı duyar . İnsan hiç olmayan birşeye sığınmaya çalışırmı? Bunlar herşeyi maddede aramayı bıraksınlar artık.


   
CevapAlıntı
Taha
 Taha
(@taha)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 628
 

Şu dünyada hiçbir şeye inanmayan bir insan söz konusu olamaz. Bilimin içinde bile bir sürü inanç vardır. Bu inançlar sürekli değişir mesela acaba bizden daha üst bir akıl olan uzaylılar mı bu evreni yarattı vesaire daha bir çok şey. Bizden başka hangi canlı dini düşüncelerin içine dalıp kafa yoruyor? Hangisi ilim irfan öğreniyor? Kur'an'da bahsedildiği üzere tek bilgimiz sadece Allah'ı zikrettikleri. Bunun dışında ne bir ibadet ne ibadet farklılığı tüm canlılar aynı. Bizim anlayamadığımız şekilde Allah'ı anıyorlar. Birde yer ve gök üzerine düşündüklerini biliyorum.(Sanırım Kur'an'da yazıyordu tam emin değilim.) Bunun dışında bütün hepsi aynı. O kadar canlı türünün içinde sadece insan dini inançlara, felsefeye ve ahlak anlayışına sahip. Geçmişten günümüze kadar dini inançlar üzerine düşünen tek varlık biziz. Canlıların hangi biri bizim gibi ölüm korkusundan dolayı psikolojik bunalıma girebiliyor? Neden doyumsuz varlıklarız? Neden sonsuz bir yaşam arzuluyoruz? Çünkü Allah yarattığı şeylere vakti gelince yabancılık çekmeyelim diye bu hisleri/anlayışları içimize yerleştirdi. Sonsuz bir yaşam ve her şeye sahip olma arzumuz olmasaydı cennete sevinçle gidebilir miydik? Cennetin güzelliklerini merak eder miydik?  Dünyamız insan için sınav dünyasıdır. Dünya bir kitaptır. İnsan ise bu kitabı okumakla mükelleftir. Allah, tabiatı anlayalım bu dünyanın her türlü nimetlerinden faydalanalım diye bizi ilim arayıp yeni icatlar yapabilecek dünyaya etki edebilecek varlıklar olarak yaratmış. Peki insanın fıtratında olan bu sorgulama ve din anlayışına niye düşmanlar diye sormuşsun, cevabı çok basit;

Kibir ve cahillik. Bu modern algılar kendilerini bir koyun gibi güdüyor ama bunun farkında değiller. Kendilerine "sen sorgulayan bilim sever bir gençsin, bir bireysin. Akıllısın dinciler yobazdır dinler hikayedir tek yol bilimdir tek gerçek bilimdir." diye bir İMAN ŞARTI edinmişler bunun üzerinden hayatlarını yaşıyorlar. Bahsettiğim iman şartı da ateizmin iman şartlarıdır. Bilim adamlarını peygamberleriymiş gibi severler, laf kondurmazlar. Sen bir bilim adamına karşı bir şey söylüyorsan seni hemen cahil ilan ederler. BİLİM dediğimiz kavramı bir tanrı, ateizmi ise din edinmişler. 

İnsanın yaşama arzusu hakkında çoğalma içgüdüsünden dolayı diyorlar. Yaşama devam etmek ve yeni varlıklar oluşturmak için diyorlar. Ne yani tek vizyonumuz çocuk yapıp yapıp dünyadaki canlılığın bitmemesi için uğraşmak mı? Bunun dışında o tüm diğer canlılardan daha gelişmiş olan bu zihin neden bizde var? Neden tüm dünyaya etki edebiliyoruz? Neden diğer hayvanlar gibi doğada yaşayıp sadece çocuk sahibi olmuyoruz o zaman? Neden bizde Ahlak anlayışı var? Neden gördüğümüz her şeyi anlayabilecek kapasitedeyiz? Ve daha bir çok soru...

Bana göre bizim içimizdeki evreni anlama anlayışı, yüce bir varlığı  aramak ve insanın bir yaratıcıya inanması ve bundan yabancılık çekmemesi, insanın tabiatına uyması Allah'ın kanıtıdır.

İnsanların belli kurallar çerçevesinde gruplaşması, kendi kurallarına göre topluluklar oluşturması ve ahlak anlayışına sahip olması ise dinin kanıtıdır. 

Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  

Kristof Kolomb, gemilerin zorunlu tamiratı için Jamaika'ya uğrar.

Oradaki yerliler tamirata yardımcı olur, gemi tayfasına yiyecek içecek verir. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen tamirat bitmez.

Üstelik gemi tayfası, yerlilerin yiyeceklerini yağmalamaya başlamıştır...

Bu duruma kızan yerliler, yardımı ve yiyeceği keser.

Çaresiz durumdaki Kolomb, o dönemlerde gemilerde bulunan ve yıldız pozisyonlarını da içeren takvimi karıştırırken, ertesi gün Ay tutulması olduğunu öğrenir.

Aklına parlak bir fikir gelir ve hemen yerlilerin şefine gider...

Şefe, Tanrı ile haberleştiğini ve Tanrı'nın yardımın kesilmesine çok kızdığını, bu kızgınlığını da Ay'ı kan kırmızıya çevirerek göstereceğini söyler.

Ertesi gün akşam Ay tutulması başlar ve Ay'ın rengi tutulmadan dolayı kızıla döner.

Kolomb'un oğlu, o anı günlüğüne şöyle yazmış:

 

"İnleme ve feryatlarla birlikte, her yerden gemilere doğru geldiler, yiyecek ve içecekler getirdiler, Tanrı'ya onları affetmesini söylemesi için amirale yalvardılar"

Kolomb kum saatine bakar, 48 dakika süren tutulma bitmek üzeredir.

Onlara Tanrı'nın kendilerini affettiğini ve Ay'ı birazdan normal rengine çevireceğini söyler...

Tutulma biter, Tanrı tarafından affedilen yerliler de mutludur, evrenin işleyişini bilen Kolomb da...

 

Bu hikaye beni çok düşündürdü doğrusu, gerçi bilmiyorum Kuran'da sürekli düşünmemiz, aklımızı kullanmamız söyleniyor(size düşünmeniz için yeterli zaman verilmedi mi?)

İslam felsefesinde de vahiy yoluyla ve akıl, bilim yoluyla yaratıcıya ulaşmak var, yani bu mantıklı bir yaklaşım bence.

Bu soruyu cevaplayabilecek var mı?

- Allah neden Kuran'ın yanında 2. bir kitap göndermedi mesela?

İlk kitapta uymamız gereken kurallar, ibadetler vs... yazardı,

İkinci kitaptaysa 100 yıl ara ile öğrenilecek 10 bilimsel bilgi olabilirdi mesela, 1400 yıllık süreci düşünecek olursak şuan elimizde 140 bilimsel bilgi olurdu, bu da 14 sayfa ederdi.(arkalı önlü 7 sayfa)

Gelecek nesiller için de diğer sayfalar, neden iman etmeliyiz sorusuna cevap olurdu.

Bu şekilde gerçekten hiç kimse inkar edemezdi, mesela günümüzde evrim teorisini kültürlü insanların bulunduğu bir yerde inkar ederseniz alaya alınırsınız.

Yani şu yaşanıyor, mesela dağların bulutlar gibi hareket etme ayeti kıyamete yoruluyor ama ne bileyim 2. kitapta, 1945 yılında nükleer silahı bulacağımız yazsaydı kimse bunu hiçbir şekilde inkar edemezdi. 

Bu arada Allah'ın varlığına olan inancım tam, böyle sorular sormamın sebebi dinime körü körüne değil de tüm sorgulamaları yapmış, yapıyor olarak iman etmek veya Allah'ın neden öyle değil de böyle yaptığını anlayabilmek, anlamaya çalışmak.

Bu arada bugün bir video izledim, arapçanın zengin bir dil olduğu anlatılıyordu, kelimelerin birçok anlama gelebildiği veya özlü olduğu. İnternetteki arapça çevirilerin tam olarak anlamını karşılamadığını anlatıyordu , bunun hakkında fikri olan var mı?

 


   
CevapAlıntı
Taha
 Taha
(@taha)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 628
 

@bulistan210

Allah'ın sözlerindeki hikmetleri bulmak insana kalmıştır. Allah'ın her şeyi çocuğa anlatırmış gibi göstermesi bu dünyanın sınanma dünyası olmasına ters olurdu. Sınavda öğrencilerine kopya veren bir öğretmen düşün aynı o tarz. O zaman ne olur? Herkes 100 alır. Ama kimse hak ettiğini almış olmaz kimi az çalışmıştır kimisi çok. O zaman öğretmen çok çalışana haksızlık etmiş olurdu. Allah bir ayetinde isteseydi herkesi iman ettirmeye gücünün yeteceğinden bahsediyor. Ama dediğim gibi, bu dünyanın ne anlamı kalır o zaman? Kur'an da örnekleri var, adamlar doğaüstü mucize görmelerine rağmen Allah'ın varlığına inanmamışlar peygamberlere büyücü, sihirbaz demişler. Allah bir insanın kalbini artık mühürlediyse yine ondan başkası açamaz. Allah'ın aklımıza gelebilecek her şeyi cevaplamaması dine uyumluluk ve ahlak çerçevesinde bize bazı şeylerin kaldığını göstermektedir. Kur'an'da ihtiyacımız olan her şey var zaten. Mesela namazın nasıl kılınacağı konusu  ise Allah'ın peygamberimiz bir namaz şekli belirtsin diye ona söz hakkı verdiğini düşünüyorum. İki kitap gelseydi bu seferde Allah demek istediklerini tek kitapta açıklayamıyor mu diye bir soru oluşurdu. Kur'an sadece bir hukuk kitabı, tarih kitabı değildir. Edebiyat olsun, tarih olsun, kanun olsun, bilim olsun Kur'an her şeyi içinde barındırır. Kur'an'da ki mucizeleri zaten mesela hocamız açıklıyor fakat hangi birini ateistlere inandırabiliyoruz? Mutlaka reddetmek için bir yol buluyorlar. Neden iman etmeliyiz? Sorusunun cevabı Kur'an'ı anlamanın yolundan geçer. Kur'an'ı anladığın vakit, Allah'ı anladığın vakit zaten bu sorunun cevabını bulmuşsundur.

Ra'd Suresi﴾28﴿ Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Gönderen: @bulistan210

arapçanın zengin bir dil olduğu anlatılıyordu, kelimelerin birçok anlama gelebildiği veya özlü olduğu. İnternetteki arapça çevirilerin tam olarak anlamını karşılamadığını anlatıyordu

Her dil için aynı şey geçerli. Eğer izlediğin videodaki kaos gibi olsaydı arapça dili günümüzde konuşulmazdı. Araplar hala yaşıyor ve arapça konuşuyor. Bazı şeyler haliyle kısaldı kelimeler falan ama hala duruyor. Kuran onlar için en eski kitaplardan birisi iddialar zaten hep bu şekilde kötüye kullanılıyor. 

 

Gönderen: @bulistan210

Bu şekilde gerçekten hiç kimse inkar edemezdi,

Bu konu ayrı çünkü kuranda herkesin iman etmesi amaçlanmamış ki. Beynini doğru kullananlar seçiliyor sorgulayanlar seçiliyor. Dikkatli okursan müşrikler peygambere rabbin melek indirseydi diyor Allahta diyor ki eğer biz indirseydik melekleri iş bitirilmiş olurdu. (Enam 8) Yani sınav falan kalmazdı ortada. Deneme yerinde olduğumuz için bu teoriler saçmalık kısa düşünerek cevap bulunabilir.

Gönderen: @bulistan210

Ertesi gün akşam Ay tutulması başlar ve Ay'ın rengi tutulmadan dolayı kızıla döner.

 

Hocam bu konu biraz farklı, Hz.muhammed ve diğer peygamberlerle bağdaştırılamıyor. Zira bu insanlar ay tutulması üzerinden birşeyler uydurmadı aksine hz.muhammed mesela algıyı yıkmış. Önemli biri öldüğü sanılırmış ay tutulunca. Hz.muhammedde namaz kılın demiş ay tutulurken. 

 


   
CevapAlıntı
(@selsebil)
Moderatör.
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 3113
Konu başlatıcı  
Gönderen: @ahadcansu

Zira bu insanlar ay tutulması üzerinden birşeyler uydurmadı aksine hz.muhammed mesela algıyı yıkmış. Önemli biri öldüğü sanılırmış ay tutulunca. Hz.muhammedde namaz kılın demiş ay tutulurken. 

Bu örneği vermemdeki amaç insanların komik durumu bu basit bir örnek, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksın:

Kaynak: Aşk-ı Has

Bu videoyu atmamdaki sebep daha önceden izlemiş olmam yoksa din dışında da benzeri örnekler çok var.

 

Konu din olduğu için yeni bir başlık açmak yerine buradan benzer düşüncelerimi yazayım dedim. İnsanlar din adına veya inanç adına çok anormal şeyler yapmışlar ve yapmaya devam ediyorlar, ineğe tapmak gibi mesela veya bilinçsiz insanları kandırmak gerçekten çok kolay.

Dediğim gibi benim İslam'a olan inancım tam sadece açılan konuyla ilgili benzer düşünceler olduğu için fikirlerimi söyledim.

Hz Muhammed; insanların puta tapmak, güneşe tapmak gibi anormal şeyleri bırakmasını sağlamış aynı şekilde Hz İbrahim de, ben daha çok ay tutulması örneğini insanların bilinçsizliğini, gülünç durumunu göstermek için paylaştım, bu durum antik yunan zamanında da yaşanmış, güneş tutulması olduğu zaman tanrının öfkelendiğini düşünüyorlarmış, sonra ismini unuttum bir filozof durumu açıklıyordu. İslam'dan bağımsız yani orası.


   
CevapAlıntı
jas
 jas
(@jas)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 97
 

@bulistan210 insanlar tarih boyunca bizce saçma gözüken şeylere inanmışlardır.

Güney Amerikada bugün insanlar kendilerince ölüm tanrısı oluşturmuşlar, putlaştırmışlar ve onun adına kurbanlar kesiliyor, festivaller yapılıyor. Bu günümüzde devam eden bir şey. Günümüzde, aynı zamanda insanlar tevhid gibi gerçek olan şeylere de iman ediyor. Kimisi de hiçbir şeye iman etmediğini söyleyip maddelere iman ediyor, kimisi de yasalara. Yani inanmadığını söyleyen bir insan dahi bir şeylere inanıyordur. Psikolojik olarak insan bir şeylere inanmak ve dayanmak zorundadır. Bu ailesi olur, Tanrı olur, putlar olur, işi gücü olur. Hiçbir şeye inanmayan insan ruhsal sağlığını kaybetmiştir ve muhtemelen de intiharla sonuçlandırır hayatını.

Benim görüşüm şöyle ki insanlar varlıklarının başından beri putlara da, tek ve bir olan Allah'a da ibadet etmişlerdir, edeceklerdir. Fıtrat böyle. Sen doğruyu bulup seçmek zorundasın. Sen aç hissediyorsan yemek yemen gerekir. Susadıysanız su olmalıdır. Uykunuz varsa vücudunuzun dinlenmeye ihtiyacı vardır. Her insan sonsuza kadar yaşamak ister, ölmek istemez. Bu durumda insan öldüğünde yaşamı devam ediyor olmalıdır. Bu benim gözümde bu kadar basit bir konu aslında. Denizlere, ağaçlara geceleri gökyüzüne baktığımızda da hissedebildiğimiz bir şey bu. Kitaba ihtiyacımız elbet var ama iki kitap gelse daha iyi olmaz mıydı vs diye sorgulamak abes kaçıyor. İnsan kitap olmadan da mantıken inanabilir. Kitap zaten hali hazırda bize rahmet olmuştur. Mantığımızla çizmekte zorlanabileceğimiz, hata edebileceğimiz bu yolu Allah kitaplar yoluyla bize kolaylaştırmıştır. Aynı zamanda insanlar da bu yolu daima bozma fıtratına da sahiptir. 

 

Hayvanlar öleceklerinin farkında değiller bildiğim kadarıyla. Geçmiş gelecek kavramları da çoğunda yok yani anda yaşıyor bir çoğu.(Nerde okuduğumdan emin değilim bu yüzden tam doğru olmayabilir.) Bu insanlara mahsus bir şey. Böyle olsa dahi insandaki inanma ihtiyacını ölümden korkuyor o yüzden inanıyor diyerek indirgeyemeyiz. Fizik, kimya, biyoloji, astronomiyle ilgilendiğinizde hayret duygunuz oluşmuyor mu? Materyalist felsefeci ve bilim adamları dahi tesadüf, şans olarak değerlendirseler dahi büyük hayranlık duyuyorlar bu evrene. Gerçekten inanç sadece ölüm korkusuna indirgenebilir mi? 

"Birbirinize haset etmeyin, kin tutmayın. Başkalarının ayıplarını araştırmayın, konuştuklarını dinlemeyin, müşteri kızıştırmayın. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun."


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu