Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
Aslında bu konuyu çözdüm de, Çok kişi buna inanıyor galiba. iki video var internette izleyen vardır illa. Yani ikiside aynı şeyleri anlatıyor %90. Hadis olduğundan ve güçlü olmadığından çok şey diyemeyeceğimizden kesin olamaz. Ama sormak istedim
Allah Teâlâ Âdem (as)'i yeryüzünün her tarafından
avuçladığı bir avuç topraktan yarattı. Bunun için
Âdemoğulları kendilerinde bulunan toprak miktarına
göre, kimi kırmızı, kimi beyaz kimi siyah, kimi bunların
arasında bir renkte; (tabiat bakımından da) kimi
yumuşak, kimi sert, bazıları kötü, bazıları da iyi olarak geldiler." (Tirmizî, Tefsir, 3).
bu hadis sahih midir?
ve bu 2 video hakkında bilgisi olan var mı? Hadislerden konuşuyorlar neredeyse tamamen. Ama sormak istedim gene de. Şimdiden Allah razı olsun.
Bu hadisin değişmiş olma ihtimali çok yüksek. Şimdi şu ayete bak sonra o hadise bak. Biri mağribde diğeri maşrikte:
Rum 22: Göklerin ve yerin yaratılması, renklerinizin ve dillerinizin farklılaştırılması (da) O’nun alametlerindendir: bunda, kuşkusuz, bilgiye (bilime) sahip insanlar için dersler vardır!
Açıklaması da şurada:
Dillerin ve renklerin evrimi
Rum 22:Göklerin ve yerin yaratılması,renklerinizin ve dillerinizin farklılaştırılması(da) O’nun alametlerindendir: bunda, kuşkusuz, bilgiye (bilime) sahip insanlar için dersler vardır!
Bu ayet o kadar müthiş bir ayet ki. Şöyle anlatayım evrimi anlatmak için en kolay benzetme yapılabilecek araç dillerin evrimidir. Ayette dillerinizin ve renklerinizin farklılaşması diyor, evet insanların dilleri sürekli evrim geçirerek bugünkü dil zenginliğini oluşturmuştur. Örneğin aşağıdaki şemada bazı dillerin evrimini göstermektedir. [4]
Görsel kaynağı:Pagel, M. Darwinian perspectives on the evolution of human languages. Psychon Bull Rev24, 151–157 (2017).
Bu şema tıpkı genetik kodların benzerliğinden ve farklılığından hazırlanan genetik evrim ağaçları gibi dil içinde kullanılan kelimelerin ve cümle yapılarının benzerlik ve farklılıklarından hazırlanıyor. En sağda, İtalyanca ve Fransızcanın sadece birkaç bin sene önceye kadar aynı atasal bir dilden ayrıldıkları görülüyor. Tıpkı iki hayvan popülasyonunun birbirinden ayrılıp uzun süreler birbirlerine karışmadıkları zaman farklı mutasyonlar biriktirmesi ve farklı yönde evrimleşmeleri gibi, bir insan popülasyonu bölünüp birbirinden ayrı noktalarda yaşarsa öncelikle dillerini kullanış biçimleri değişir. Önce kelimeler mutasyon geçirir yani farklı telaffuzlar ortaya çıkar (Erzurum’da neydirsen, Kayseri’de nörüyon, Kıbrıs’ta napan, Kars’ta napırsan kelimelerinin birbirlerinden farklılaşması gibi).Sonra zaman çokça uzadıkça diller o kadar değişir ki atasal dil ile çok az benzerliği kalır. Bu sayede atasal dilden farklı birkaç farklı dil ortaya çıkmış olur.
Örneğin biz Türkler bir zamanlar Orta Asya’da aynı ortak dili konuşurken şimdi Türkmenistan da dil farklı bir yöne evrilmiş, Kırgızistan’da farklı bir yöne evrilmiş, Türkiye’de farklı bir yöne evrilmiş. Ortak atalarımız ne kadar eskide ise dil yapımız o kadar evrimleşip birbirlerinden ayrılmış. Aşağıdaki analizde görüldüğü gibi şu an Türkiye Türkçesine en benzer dil Azerbaycan Türkçesidir, çünkü en geç olarak Azerbaycan Türklerinden ayrılmışız ve dillerimiz farklı yönlerde evrimleşmeye devam etmiş. Azerbaycan Türkçesinden sonra dilimize en yakın dil Gagavuz Türkçesidir, yani Azerbaycan Türklerinden biraz daha geride bu halk ile ortak atamız, ortak dilimiz vardı. Daha geride Türkmenler, Uygurlar, Özbekler, tatarlar var.
Görsel kaynağı:Hruschka DJ, et al. Detecting regular sound changes in linguistics as events of concerted evolution. Curr Biol. 2015 Jan 5;25(1):1-9
Kısaca biyolojik evrim ve dilsel evrim birbirinin aynısı mekanizmalar ile işler. O kadar benzerdir ki biyolojik evrimi anlatmak için verilebilecek en iyi örnek dillerin evrimidir. İşte Kuran’da renklerinizin farklılığı ve dillerinizin farklılığı onun işaretlerindendir derken ve bunu ancak âlim olanlar anlar derken ne kadar mucize bir şekilde bu hakikati yan yana zikretmiştir. Aklını kullanacak olanlara yeterli bir delildir. Aklını kullanmak istemeyenler tutucu dogmalarının yıkıcı sonuçlarını görene kadar devam edebilirler.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Bu hadisin değişmiş olma ihtimali çok yüksek. Şimdi şu ayete bak sonra o hadise bak. Biri mağribde diğeri maşrikte:
Rum 22: Göklerin ve yerin yaratılması, renklerinizin ve dillerinizin farklılaştırılması (da) O’nun alametlerindendir: bunda, kuşkusuz, bilgiye (bilime) sahip insanlar için dersler vardır!
Açıklaması da şurada:
Dillerin ve renklerin evrimi
Rum 22:Göklerin ve yerin yaratılması,renklerinizin ve dillerinizin farklılaştırılması(da) O’nun alametlerindendir: bunda, kuşkusuz, bilgiye (bilime) sahip insanlar için dersler vardır!
Bu ayet o kadar müthiş bir ayet ki. Şöyle anlatayım evrimi anlatmak için en kolay benzetme yapılabilecek araç dillerin evrimidir. Ayette dillerinizin ve renklerinizin farklılaşması diyor, evet insanların dilleri sürekli evrim geçirerek bugünkü dil zenginliğini oluşturmuştur. Örneğin aşağıdaki şemada bazı dillerin evrimini göstermektedir. [4]
Görsel kaynağı:Pagel, M. Darwinian perspectives on the evolution of human languages. Psychon Bull Rev24, 151–157 (2017).
Bu şema tıpkı genetik kodların benzerliğinden ve farklılığından hazırlanan genetik evrim ağaçları gibi dil içinde kullanılan kelimelerin ve cümle yapılarının benzerlik ve farklılıklarından hazırlanıyor. En sağda, İtalyanca ve Fransızcanın sadece birkaç bin sene önceye kadar aynı atasal bir dilden ayrıldıkları görülüyor. Tıpkı iki hayvan popülasyonunun birbirinden ayrılıp uzun süreler birbirlerine karışmadıkları zaman farklı mutasyonlar biriktirmesi ve farklı yönde evrimleşmeleri gibi, bir insan popülasyonu bölünüp birbirinden ayrı noktalarda yaşarsa öncelikle dillerini kullanış biçimleri değişir. Önce kelimeler mutasyon geçirir yani farklı telaffuzlar ortaya çıkar (Erzurum’da neydirsen, Kayseri’de nörüyon, Kıbrıs’ta napan, Kars’ta napırsan kelimelerinin birbirlerinden farklılaşması gibi).Sonra zaman çokça uzadıkça diller o kadar değişir ki atasal dil ile çok az benzerliği kalır. Bu sayede atasal dilden farklı birkaç farklı dil ortaya çıkmış olur.
Örneğin biz Türkler bir zamanlar Orta Asya’da aynı ortak dili konuşurken şimdi Türkmenistan da dil farklı bir yöne evrilmiş, Kırgızistan’da farklı bir yöne evrilmiş, Türkiye’de farklı bir yöne evrilmiş. Ortak atalarımız ne kadar eskide ise dil yapımız o kadar evrimleşip birbirlerinden ayrılmış. Aşağıdaki analizde görüldüğü gibi şu an Türkiye Türkçesine en benzer dil Azerbaycan Türkçesidir, çünkü en geç olarak Azerbaycan Türklerinden ayrılmışız ve dillerimiz farklı yönlerde evrimleşmeye devam etmiş. Azerbaycan Türkçesinden sonra dilimize en yakın dil Gagavuz Türkçesidir, yani Azerbaycan Türklerinden biraz daha geride bu halk ile ortak atamız, ortak dilimiz vardı. Daha geride Türkmenler, Uygurlar, Özbekler, tatarlar var.
Görsel kaynağı:Hruschka DJ, et al. Detecting regular sound changes in linguistics as events of concerted evolution. Curr Biol. 2015 Jan 5;25(1):1-9
Kısaca biyolojik evrim ve dilsel evrim birbirinin aynısı mekanizmalar ile işler. O kadar benzerdir ki biyolojik evrimi anlatmak için verilebilecek en iyi örnek dillerin evrimidir. İşte Kuran’da renklerinizin farklılığı ve dillerinizin farklılığı onun işaretlerindendir derken ve bunu ancak âlim olanlar anlar derken ne kadar mucize bir şekilde bu hakikati yan yana zikretmiştir. Aklını kullanacak olanlara yeterli bir delildir. Aklını kullanmak istemeyenler tutucu dogmalarının yıkıcı sonuçlarını görene kadar devam edebilirler.