Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Huruf-u Mukatta hak...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Huruf-u Mukatta hakkında bazı yorumların doğruluk payı?

(@sysly)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 27
Konu başlatıcı  

Huruf-u mukatta hakkında bu yorumlar doğru sayılabilir mi ?

Kuran surelerinin 29 tanesi "kısaltılmış harfler" veya "kesik harfler" adıyla bilinen huruf-u mukatta ile başlar. Her ne kadar müfessirler bu harflerin Allah ile peygamberi arasında gizli bir şifre olduğu yönünde görüş beyan etselerde gerçekte Fahreddin el- Razi gibi bazı islam tefsircilerinin belirttiği gibi bu harfler kendi surelerinin isimlerini gösterir. Fahreddin el-Razi islam öncesi Arapların bu tip harflerle bazı nesneleri de isimlendirdiğini söylemektedir. 
Örneğin : 
Para = ع 
Bulut = غ 
Balık = ن
Modern araştırmalar içinde de en fazla dikkat çekeni Hint asıllı Hamiduddin Farahi'nin "Farahi teorisi" adıyla isimlendirilen açıklamalarıdır.
Farahi bu harflerin Arapçaya kaynaklık eden İbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanımı ile bağlantı kurarak açıklamalarını geliştiriyor ve bu harfler sadece fonotik sesleri değil aynı zamanda Çin alfabesinde olduğu gibi bu haflerin şekillerinin bazı anlamların ve nesnelerin sembolize edilmesi amacıyla kullanılmış olabileceğini söylüyor. Aslında bu tip kullanımın tarihi Mısır hiyerogliflerine kadar gidiyor.

Örneğin:
Elif, İbranice'de ve eski Arapça'da "sığır" anlamında kullanıldığı gibi biçimi de "sığır başı" şeklindeydi: أ 
Bê harfi İbranice'deki "Beth"in türevi olup ve o da Beyt (=ev) anlamında kullanıma sahip: ب‎
Cîm, Cimel telafuzu ile Cemel (=deve) anlamında İbranice'de kullanılmış: ج‎
Tâ harfi "yılan" anlamında kullanıma sahip: ط 
Mîm ise "su dalgalarını" temsil eden şekilde kullanılıyor : م 
Farahi bu teorisini Kalem suresinin "Nun" ( ن ) mukattasının eski anlamıyla balinanın midesine düşen Yunus peygamberi temsil ettiğini söyleyerek destekler. Ona göre bu surelerin başlarındaki bu mukattalar o surelerin konusu ile aralarındaki ilişkinin eski anlamlarını temsil etmektedir.
Bazı Kuran sureleri Farahi'nin bu teorisini destekler niteliktedir. Örneğin Ta-ha suresi 
Ta ( ط ) harfi ile başlamakta ve yukarıda belirtildiği gibi bu harf "dik duran bir kobra yılanını" sembolize etmekte ve bu surede de aynı zamanda Musa'nın elindeki bastonun yılana dönüşmesi konu edinilmektedir. (Taha 17-21)
Aynı şekilde Şuara suresi de Ta Sin Mim mukatta harfleri ile başlamakta ve ilk harfi olan 
Ta ( ط ) yani "Musa'nın yılanı" ile ilgili ayetler bu surede de geçmektedir. (Şuara 32-33)
Bakara suresi de Elif Lam Mim mukatta harfleri ile başlamakta ve ilk harfi olan
Elif أ İbranice'deki kullanımında "sığır başı" anlamına gelmekte ve bu sure de (Bakara 67 ve devamı) yahudilerin kurban edilen sığırı ile ilgili ayetler geçmektedir.
Aynı mukattalar ile başlayan surelerin bir diğer özelliği ise işledikleri konuların, stil ve yapılarının birbirine benziyor olması.
Örneğin, "Elif" "mukattası ile başlayan sureler "tevhid" yani "Allah'ın birliği" fikrini işliyor.



  • https ://www.tarihistan.org/mu-kit-asi-efsanesi-ve-agarta-karsisinda-akil-yuksel-yilmaz/6819/

Churchward’ın “The Sacred Symbols of Mu” adındaki eserinin 130. sahifesinde MU diline ait en eski sözlerden biri olarak “TA – HA” kelimesi geçiyormuş. Kur’an müfessirleri tarafından manası izah edilememiş olan bu söz MU dilinde (TA – yıldızlar, HA – su) yani (su ihtiva eden yıldızlar) anlamında imiş. Kur’an’da daha bu gibi manası malum olmayan (YA – SİN, TA – SİN, HA – MİM) gibi esrarengiz sözler MU sözleri imiş. TA – SİN, HA – MİM gibi huruf-u mukatta’lar Mu dilindenmişler. MU yazısında MİM harfinin adı MU olup, ilk yazılan Kur’an’larda MİM harfi tıpkı MU yazısındaki MU yani MİM harfinin aynısıymış. HA – MİM sözünün manası “suya batmış MU kıtası” demekmiş. YA – SİN’de ise “YA” yas, teessür, elem, “SİN” saha, havali yani elem sahası ve yani küre-i arz demekmiş. Hz Muhammed de tıpkı Musa ve İsa gibi MU dilini ve dinini tahsil ve vücuda getirdiği dini İslam’ın vahdaniyet ve ruhun ebediyeti ve saire hakkındaki esaslarını MU’dan Hindistan manastırlarına NAA – KAL ’ler vasıtası ile intikal eden ilim ve din esaslarından iktibas etmiş olduğuna delalet imiş. Böylece Muhammed’in hayatını yazan İslam tarihçileri Müşarun İleyhin Sabavetini müteakip birkaç sene Mekke’den tegayyüp ettiğini söylemeleri de Muhammed’in bu gaybubet senelerini Mısır’da ve Müteakiben Himalaya Manastırlarında MU’nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tettebbu ile geçirmiş olduğuna kuvvetle ihtimal verdirmekte imiş. Neden “miş” diyorum? Çünkü buradaki ifadeler son ama en son derece saçma ve gerek Kur’an’la ve gerekse İslam’la en son derece alakasızdır. TA HA ve HA MİM gibi ifadelerin o dönem Arabı için “ünlem” anlamı vardır. Yani Araplar dikkat çekmek ve vurgu için bu harfleri zikrederek konuya giriyorlardı. Böylece ne söyleyeceğinin önemini önceden belli ediyorlardı. 


   
Alıntı
Konu Etiketleri
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @sysly

Huruf-u mukatta hakkında bu yorumlar doğru sayılabilir mi ?

Kuran surelerinin 29 tanesi "kısaltılmış harfler" veya "kesik harfler" adıyla bilinen huruf-u mukatta ile başlar. Her ne kadar müfessirler bu harflerin Allah ile peygamberi arasında gizli bir şifre olduğu yönünde görüş beyan etselerde gerçekte Fahreddin el- Razi gibi bazı islam tefsircilerinin belirttiği gibi bu harfler kendi surelerinin isimlerini gösterir. Fahreddin el-Razi islam öncesi Arapların bu tip harflerle bazı nesneleri de isimlendirdiğini söylemektedir. 
Örneğin : 
Para = ع 
Bulut = غ 
Balık = ن
Modern araştırmalar içinde de en fazla dikkat çekeni Hint asıllı Hamiduddin Farahi'nin "Farahi teorisi" adıyla isimlendirilen açıklamalarıdır.
Farahi bu harflerin Arapçaya kaynaklık eden İbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanımı ile bağlantı kurarak açıklamalarını geliştiriyor ve bu harfler sadece fonotik sesleri değil aynı zamanda Çin alfabesinde olduğu gibi bu haflerin şekillerinin bazı anlamların ve nesnelerin sembolize edilmesi amacıyla kullanılmış olabileceğini söylüyor. Aslında bu tip kullanımın tarihi Mısır hiyerogliflerine kadar gidiyor.

Örneğin:
Elif, İbranice'de ve eski Arapça'da "sığır" anlamında kullanıldığı gibi biçimi de "sığır başı" şeklindeydi: أ 
Bê harfi İbranice'deki "Beth"in türevi olup ve o da Beyt (=ev) anlamında kullanıma sahip: ب‎
Cîm, Cimel telafuzu ile Cemel (=deve) anlamında İbranice'de kullanılmış: ج‎
Tâ harfi "yılan" anlamında kullanıma sahip: ط 
Mîm ise "su dalgalarını" temsil eden şekilde kullanılıyor : م 
Farahi bu teorisini Kalem suresinin "Nun" ( ن ) mukattasının eski anlamıyla balinanın midesine düşen Yunus peygamberi temsil ettiğini söyleyerek destekler. Ona göre bu surelerin başlarındaki bu mukattalar o surelerin konusu ile aralarındaki ilişkinin eski anlamlarını temsil etmektedir.
Bazı Kuran sureleri Farahi'nin bu teorisini destekler niteliktedir. Örneğin Ta-ha suresi 
Ta ( ط ) harfi ile başlamakta ve yukarıda belirtildiği gibi bu harf "dik duran bir kobra yılanını" sembolize etmekte ve bu surede de aynı zamanda Musa'nın elindeki bastonun yılana dönüşmesi konu edinilmektedir. (Taha 17-21)
Aynı şekilde Şuara suresi de Ta Sin Mim mukatta harfleri ile başlamakta ve ilk harfi olan 
Ta ( ط ) yani "Musa'nın yılanı" ile ilgili ayetler bu surede de geçmektedir. (Şuara 32-33)
Bakara suresi de Elif Lam Mim mukatta harfleri ile başlamakta ve ilk harfi olan
Elif أ İbranice'deki kullanımında "sığır başı" anlamına gelmekte ve bu sure de (Bakara 67 ve devamı) yahudilerin kurban edilen sığırı ile ilgili ayetler geçmektedir.
Aynı mukattalar ile başlayan surelerin bir diğer özelliği ise işledikleri konuların, stil ve yapılarının birbirine benziyor olması.
Örneğin, "Elif" "mukattası ile başlayan sureler "tevhid" yani "Allah'ın birliği" fikrini işliyor.



  • https ://www.tarihistan.org/mu-kit-asi-efsanesi-ve-agarta-karsisinda-akil-yuksel-yilmaz/6819/

Churchward’ın “The Sacred Symbols of Mu” adındaki eserinin 130. sahifesinde MU diline ait en eski sözlerden biri olarak “TA – HA” kelimesi geçiyormuş. Kur’an müfessirleri tarafından manası izah edilememiş olan bu söz MU dilinde (TA – yıldızlar, HA – su) yani (su ihtiva eden yıldızlar) anlamında imiş. Kur’an’da daha bu gibi manası malum olmayan (YA – SİN, TA – SİN, HA – MİM) gibi esrarengiz sözler MU sözleri imiş. TA – SİN, HA – MİM gibi huruf-u mukatta’lar Mu dilindenmişler. MU yazısında MİM harfinin adı MU olup, ilk yazılan Kur’an’larda MİM harfi tıpkı MU yazısındaki MU yani MİM harfinin aynısıymış. HA – MİM sözünün manası “suya batmış MU kıtası” demekmiş. YA – SİN’de ise “YA” yas, teessür, elem, “SİN” saha, havali yani elem sahası ve yani küre-i arz demekmiş. Hz Muhammed de tıpkı Musa ve İsa gibi MU dilini ve dinini tahsil ve vücuda getirdiği dini İslam’ın vahdaniyet ve ruhun ebediyeti ve saire hakkındaki esaslarını MU’dan Hindistan manastırlarına NAA – KAL ’ler vasıtası ile intikal eden ilim ve din esaslarından iktibas etmiş olduğuna delalet imiş. Böylece Muhammed’in hayatını yazan İslam tarihçileri Müşarun İleyhin Sabavetini müteakip birkaç sene Mekke’den tegayyüp ettiğini söylemeleri de Muhammed’in bu gaybubet senelerini Mısır’da ve Müteakiben Himalaya Manastırlarında MU’nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tettebbu ile geçirmiş olduğuna kuvvetle ihtimal verdirmekte imiş. Neden “miş” diyorum? Çünkü buradaki ifadeler son ama en son derece saçma ve gerek Kur’an’la ve gerekse İslam’la en son derece alakasızdır. TA HA ve HA MİM gibi ifadelerin o dönem Arabı için “ünlem” anlamı vardır. Yani Araplar dikkat çekmek ve vurgu için bu harfleri zikrederek konuya giriyorlardı. Böylece ne söyleyeceğinin önemini önceden belli ediyorlardı. 

Hurûfu Mukattâlar konusunda birçok İslâm âlimi de fikir beyân etmiş fakat asıl manası ve ne anlamlara geldikleri bilinmiyor. Bundan ötesi de spekülasyon ve sallamasyon. Burada yazılanlar gibi. Yine her zamanki gibi zorlama yorumlar ve benzerlik kurma çabalarından öte bir şey göremedim. Neymiş "Ta Ha" ifadesi kayıp kıta olan Mu'ların dilinde de varmış, Kuran'daki "Hâ Mîm" ifadesindeki Mim harfinin Mu dilindeki karşılığı "Mu" imiş filan falan... Doğru !  Arapça mim harfinin Türkçedeki karşılığı da "me". Ne acayip değil mi?! Ne kadar benziyor değil mi Türkçeye! O zaman Kuran'daki Hâ Mîm ifadeleri de eski şamanlardan geçmiş olmalı (!) Hâşâ


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @sysly

müteakip birkaç sene Mekke’den tegayyüp ettiğini söylemeleri de Muhammed’in bu gaybubet senelerini Mısır’da ve Müteakiben Himalaya Manastırlarında MU’nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tettebbu ile geçirmiş olduğuna kuvvetle ihtimal verdirmekte imiş.

Hz. Muhammed birkaç sene Mısır'da birkaç sene de Himalaya Manastırlarında kalıp ders mi almışmış 🙂 mış mış miş miş. 🙂

Şahsen ben oryantalist veya ateist olsam böyle delilsiz, böyle deli saçması bir iddia ortaya atıp rezil olmaya utanırdım. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @drobooss
Gönderen: @sysly

müteakip birkaç sene Mekke’den tegayyüp ettiğini söylemeleri de Muhammed’in bu gaybubet senelerini Mısır’da ve Müteakiben Himalaya Manastırlarında MU’nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tettebbu ile geçirmiş olduğuna kuvvetle ihtimal verdirmekte imiş.

Hz. Muhammed birkaç sene Mısır'da birkaç sene de Himalaya Manastırlarında kalıp ders mi almışmış 🙂 mış mış miş miş. 🙂

Şahsen ben oryantalist veya ateist olsam böyle delilsiz, böyle deli saçması bir iddia ortaya atıp rezil olmaya utanırdım. 

Kimi diyor Tevrat kimi diyor, kimi diyor Varaka ve Bahira, kimi Sümer kimi de Mu filan falan işte hocam. Arap toprakları da ne bereketli topraklarmış arkadaş. ? İslam'dan önce bir tane adamakıllı Arap âlimi gösterin desek de gösterebilirler mi acaba ? Gösteremezler çünkü öyle birisi yok. Ama atmasyon serbest !


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kemal
Gönderen: @drobooss
Gönderen: @sysly

müteakip birkaç sene Mekke’den tegayyüp ettiğini söylemeleri de Muhammed’in bu gaybubet senelerini Mısır’da ve Müteakiben Himalaya Manastırlarında MU’nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tettebbu ile geçirmiş olduğuna kuvvetle ihtimal verdirmekte imiş.

Hz. Muhammed birkaç sene Mısır'da birkaç sene de Himalaya Manastırlarında kalıp ders mi almışmış 🙂 mış mış miş miş. 🙂

Şahsen ben oryantalist veya ateist olsam böyle delilsiz, böyle deli saçması bir iddia ortaya atıp rezil olmaya utanırdım. 

Kimi diyor Tevrat kimi diyor, kimi diyor Varaka ve Bahira, kimi Sümer kimi de Mu filan falan işte hocam. Arap toprakları da ne bereketli topraklarmış arkadaş. ? İslam'dan önce bir tane adamakıllı Arap âlimi gösterin desek de gösterebilirler mi acaba ? Gösteremezler çünkü öyle birisi yok. Ama atmasyon serbest !

 @kemal hocam Çünkü onlar da farkındalar Kuran'ın insan yapımı olmadığının. O yüzden şöyle olabilir, böyle olabilir,  Sümerlerde de vardı, Tevrattan almıştır, birileri öğretmiştir diyerek kendilerince gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyorlar ama nafile uğraş. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. Hak edene de hidayet yollarını açacaktır. 

Bugün izlediğim bir videoda "kaos sonrasında denge mutlaka gelir" deniliyordu.( psikolojiyle ilgili bir videoydu ama ben genel olarak aldım) Bu inançsızlık devresi kaosu da eninde sonunda yerini dengeye devretmeye mahkum. Bu kısa devre. Uzun vade ise aydınlık olacak inşallah. 

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @drobooss

Bu inançsızlık devresi kaosu da eninde sonunda yerini dengeye devretmeye mahkum. Bu kısa devre. Uzun vade ise aydınlık olacak inşallah. 

Kesinlikle hocam. Sanki bu aydınlık biraz Avrupa ve Batıdan gelecekmiş gibi duruyor. 


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @kemal

Bundan ötesi de spekülasyon ve sallamasyon. Burada yazılanlar gibi.

@kemal kardeşe aynen katılıyorum.

Zaten Arap yazısı antik Nebatilerden geçmiş bir yazı. Ayrıntılı tarihini kimse bilmiyor. Ama bu yazıda kafasında kurduğu senaryoları gerçek gibi anlatmış.

Gönderen: @drobooss

Hz. Muhammed birkaç sene Mısır'da birkaç sene de Himalaya Manastırlarında kalıp ders mi almışmış ? mış mış miş miş. ?

Şahsen ben oryantalist veya ateist olsam böyle delilsiz, böyle deli saçması bir iddia ortaya atıp rezil olmaya utanırdım. 

Bu hayalperest zırvalıkları okuyup inanan da çok malesef.

 

 

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
dayssoon
(@dayssoon)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 3292
 
Gönderen: @kurtulusberzan
Gönderen: @kemal

Bundan ötesi de spekülasyon ve sallamasyon. Burada yazılanlar gibi.

@kemal kardeşe aynen katılıyorum.

Zaten Arap yazısı antik Nebatilerden geçmiş bir yazı. Ayrıntılı tarihini kimse bilmiyor. Ama bu yazıda kafasında kurduğu senaryoları gerçek gibi anlatmış.

Gönderen: @drobooss

Hz. Muhammed birkaç sene Mısır'da birkaç sene de Himalaya Manastırlarında kalıp ders mi almışmış ? mış mış miş miş. ?

Şahsen ben oryantalist veya ateist olsam böyle delilsiz, böyle deli saçması bir iddia ortaya atıp rezil olmaya utanırdım. 

Bu hayalperest zırvalıkları okuyup inanan da çok malesef.

 

 

İnsan biraz seçici olmalı. Her önüne gelene inanan insanın algısı kapalıdır zaten hocam. Neye inanıp, neye inanmaması gerektiğini bile bilmeyen milyonlarca insan var. Hani ateistler diyor ya müslümanlar koyun gibi diye ateistler de koyun gibiler. ateist videoları izleyerek ateist olmakla koyun olmak arasında bir fark yok. Kendi yolunu çizemeyen, analitik düşünmeden yoksun, algıları kapalı, kolay güdülebilen bir grup. ateistlerin yüzde 99' u böyle.

Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM


   
CevapAlıntı
(@sysly)
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 27
Konu başlatıcı  
Gönderen: @kemal

Neymiş "Ta Ha" ifadesi kayıp kıta olan Mu'ların dilinde de varmış, Kuran'daki "Hâ Mîm" ifadesindeki Mim harfinin Mu dilindeki karşılığı "Mu" imiş filan falan...

Hocam ilk paragrafta islam alimi tarafından bir yorum onlara kuranın gizli bölümleri için  manaları açılabilir mi ?

Mesela t harfi sembolü yılana benzediğinden ta harfiyle olan mukataalarda  hz.Musa ile ilgili surelerde yer edinmiş gibi gibi örnekler sunulmuş.

Böyle çıkarımlar da bulunmak müslüman için tehlikeli değil midir ?Çünkü kimsenin bilemeyeceği şifreler..


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Gönderen: @sysly
Gönderen: @kemal

Neymiş "Ta Ha" ifadesi kayıp kıta olan Mu'ların dilinde de varmış, Kuran'daki "Hâ Mîm" ifadesindeki Mim harfinin Mu dilindeki karşılığı "Mu" imiş filan falan...

Hocam ilk paragrafta islam alimi tarafından bir yorum onlara kuranın gizli bölümleri için  manaları açılabilir mi ?

Mesela t harfi sembolü yılana benzediğinden ta harfiyle olan mukataalarda  hz.Musa ile ilgili surelerde yer edinmiş gibi gibi örnekler sunulmuş.

Böyle çıkarımlar da bulunmak müslüman için tehlikeli değil midir ?Çünkü kimsenin bilemeyeceği şifreler..

Ebediyen bilinemeyeceğini düşünmüyorum. Günün birinde matematiksel sırları keşfedilebilir. Hatta keşfedilmeli. Çünkü bu kitap insanlar için. Tahminler yürütmenin de sakıncası yok. Ama tahminleri komplo teorilerine bağlamak sakıncalı. 

Mesela hurufu mukatta harflerini ben de genlerin başındaki kutucuklara benzetiyorum. Bu kutucuklar da aslında gen dizilimleri. İşlevleri yok zannediliyordu. Fakat sonradan o genin işlevinin düzenlenmesinde rol oynadıkları anlaşıldı. Genler Allah'ın biyolojik kelimeleri, Kuran ise Allah'ın insanlarla konuştuğu kelimeleri. O yüzden bu benzerlik benim için daha anlam buluyor.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @sysly

Hocam ilk paragrafta islam alimi tarafından bir yorum onlara kuranın gizli bölümleri için  manaları açılabilir mi ?

Herkese açılabilir kardeşim. Kişi emek verip çalışırsa sırrına vakıf olabilir. Neden olmasın?

Gönderen: @sysly

Mesela t harfi sembolü yılana benzediğinden ta harfiyle olan mukataalarda  hz.Musa ile ilgili surelerde yer edinmiş gibi gibi örnekler sunulmuş

Birkaç harf üzerinden alâkasız benzetmelerle sınırı zorluyorlar. Dedim ya, adamlar bu kitabın ilahi bir kitap olmadığı ön kabulü ile yola çıktıkları için her yerinde kusur ve mitolojiler ile arasında benzerlik arıyorlar. Ama saçmalıyorlar. Kur'an'ın oradan aldığına dair hiçbir delilleri yok. Vehim sadece. 


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @kurtulusberzan
Gönderen: @sysly
Gönderen: @kemal

Neymiş "Ta Ha" ifadesi kayıp kıta olan Mu'ların dilinde de varmış, Kuran'daki "Hâ Mîm" ifadesindeki Mim harfinin Mu dilindeki karşılığı "Mu" imiş filan falan...

Hocam ilk paragrafta islam alimi tarafından bir yorum onlara kuranın gizli bölümleri için  manaları açılabilir mi ?

Mesela t harfi sembolü yılana benzediğinden ta harfiyle olan mukataalarda  hz.Musa ile ilgili surelerde yer edinmiş gibi gibi örnekler sunulmuş.

Böyle çıkarımlar da bulunmak müslüman için tehlikeli değil midir ?Çünkü kimsenin bilemeyeceği şifreler..

Ebediyen bilinemeyeceğini düşünmüyorum. Günün birinde matematiksel sırları keşfedilebilir. Hatta keşfedilmeli. Çünkü bu kitap insanlar için. Tahminler yürütmenin de sakıncası yok. Ama tahminleri komplo teorilerine bağlamak sakıncalı. 

Mesela hurufu mukatta harflerini ben de genlerin başındaki kutucuklara benzetiyorum. Bu kutucuklar da aslında gen dizilimleri. İşlevleri yok zannediliyordu. Fakat sonradan o genin işlevinin düzenlenmesinde rol oynadıkları anlaşıldı. Genler Allah'ın biyolojik kelimeleri, Kuran ise Allah'ın insanlarla konuştuğu kelimeleri. O yüzden bu benzerlik benim için daha anlam buluyor.

Ben de böyle düşünüyorum hocam. İlelebet bilinmez diye bir kabulüm yok. Allah da böyle bir dememiş zaten Kur'an'da. 

Geçtiğimiz hafta size Mustafa Kurdoğlunun çalışmaları hakkında biraz bilgi vermiştim. Kendisi bu konular üzerine çalışıyor. 19 sayısı bazı kişiler tarafından suistimal edildiği için anlattıkları pek gündemde değil. Kendisi de bunu diyor zaten. Reşad halife ve malum şahıs buna sebebiyet verdi diyor. Neyse... Mesela Kurdoğlu Kur'an-ı Kerim'in 40. suresi olan Mü'min suresinden 46. suresi olan Ahkaf suresine kadarki bütün surelerin başında bulunan "حٓمٓ" harfleri ile ilgili bir hesap yapmış. Dediğim gibi kendisi mühendismiş. Tabii daha birçok insan vardır böyle. Örneğin meşhur bir Arap âlim var bu konularla ilgilenen. İlginç sonuçlar bulmuş Kurdoğlu.


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @drobooss
Gönderen: @kurtulusberzan
Gönderen: @kemal

Bundan ötesi de spekülasyon ve sallamasyon. Burada yazılanlar gibi.

@kemal kardeşe aynen katılıyorum.

Zaten Arap yazısı antik Nebatilerden geçmiş bir yazı. Ayrıntılı tarihini kimse bilmiyor. Ama bu yazıda kafasında kurduğu senaryoları gerçek gibi anlatmış.

Gönderen: @drobooss

Hz. Muhammed birkaç sene Mısır'da birkaç sene de Himalaya Manastırlarında kalıp ders mi almışmış ? mış mış miş miş. ?

Şahsen ben oryantalist veya ateist olsam böyle delilsiz, böyle deli saçması bir iddia ortaya atıp rezil olmaya utanırdım. 

Bu hayalperest zırvalıkları okuyup inanan da çok malesef.

 

 

İnsan biraz seçici olmalı. Her önüne gelene inanan insanın algısı kapalıdır zaten hocam. Neye inanıp, neye inanmaması gerektiğini bile bilmeyen milyonlarca insan var. Hani ateistler diyor ya müslümanlar koyun gibi diye ateistler de koyun gibiler. ateist videoları izleyerek ateist olmakla koyun olmak arasında bir fark yok. Kendi yolunu çizemeyen, analitik düşünmeden yoksun, algıları kapalı, kolay güdülebilen bir grup. ateistlerin yüzde 99' u böyle.

İmzamı atıyorum hocam yazınıza. Özellikle analitik düşünme vurgusu çok önemli.


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @kurtulusberzan

Zaten Arap yazısı antik Nebatilerden geçmiş bir yazı. Ayrıntılı tarihini kimse bilmiyor. Ama bu yazıda kafasında kurduğu senaryoları gerçek gibi anlatmış.

Bir de şöyle bir şey var hocam. Bunu görünce aklıma geldi. Diyorlar ya. Kuranda yabancı kelimeler var, Süryanice kelimeler var... Arap dilinin tarihi çok eski tarihlere dayanıyor. Arapça'nın Süryaniceden ve sair Sami dillerden daha eski bir dil olmadığına dair bir kanıtları bile yok. Yine Süryanice ve İbranice Arapçadan daha eskidir gibi bir önkabulle yola çıkıyorlar. Hâlbuki bu bilinemez. Mesela "selâm" kelimesi İbranicede olduğu için hemen Arapça bunu İbraniceden aldı diyorlar fakat bu dediğim gibi kesin olarak bilinemez. Çünkü elde çok eski tarihlere ait malzeme yok.


   
CevapAlıntı
İbn-i Sebîl
(@ibnussebil)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 1778
 
Gönderen: @kurtulusberzan

Bu hayalperest zırvalıkları okuyup inanan da çok malesef.

Bu tür iddiaların, ne şekilde olursa olsun, hepsini izale eden şey Peygamberin ahlâkıdır hocam. Bütüüün o çalma çırpma iddiaları, bütün o oryantalist külliyat ve Türkiyedeki avanelerinin üfürükleri Muhammed aleyhisselamın ahlâkı ile izale olur. Kendi annemin ve babamın yalan söyleyeceğine inanırım O insanın yalan söyleyeceğine inanmam. Gelmiş geçmiş bütün insanlar O'nun yalancı olduğunu söylese yine de buna inanılmaz, inanılamaz. Çünkü tarih bunu ispatlamıştır. İspatlıdır yani.


   
CevapAlıntı
Sayfa 1 / 2

Başa dön tuşu