Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Buhari'de Uydurma H...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Çözüldü] Buhari'de Uydurma Hadis Var Mı?

(@sahabe)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 33
Konu başlatıcı  

En sahih kaynaklardan kabul edilen buharide sahih olmayan zayıf veya hasen veya uydurulmuş hadisler var mı? Çünkü kadınlar hakkındaki hadisler kadınları çok aşağılıyor, kadının şeytan olduğunu söyleyen hadisler bile var bu kaynaklarda, bu hadisler sahih midir?Birde hangi hadis kitabını okumalıyım hangisi daha sahihdir?


   
Alıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Muhtemelen mevzu (uydurulmuş) hadis yoktur ama hepsinin peygamberin ağzından çıkan aynı kelimelerle Buhari'ye kadar ulaşmış olması da pek mümkün görünmüyor. Zaten aynı olayları sahih hadis kitaplarında farklı farklı rivayetlerle dinliyoruz. Bu da gösteriyor ki hadislere insanların algıları az-çok karışmış. Karışmamış olması zaten imkansız bir şey. Çünkü sözlü kültürle 200 sene kulaktan kulağa aktarılıyor. İnsanlar anladıkları gibi aktarıyorlar. Bu yüzden hadisleri peygamber söylemiştir fakat aynı kelimelerle olmayabilir. İnsanlar kendi anlayışlarını yansıtmış, karıştırmış olabilirler. Bu yüzden hadisleri kendinize sorun etmeyin. İlk günden beri yazılı olarak korunmuş Kuran'da kadınlara hakaret yok. Buna bakın. Sadece diyorlar ki kadınlar sizin tarlanızdır demiş ama bu bir hakaret değildir. Tarla toprak doğurganlık demek, bereketin simgesi demek.

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2021/04/hadislerde-bilimsel-celiski-aramak/

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
Katılım : 57 sene önce
Gönderiler: 0
 

Buhari'deki yaklaşım tüm hadisler sahihtir. Bir kaçı hasendir. Bir hadisin sahih olması öyle zordurki sahih olmaması mümkün değil.

Bir Hadisin kabul edilmesi için ilk başta Sika’ya bakarlar yani adâlet ve zabt sıfatlarını taşıyan güvenilir râvi. Yani onun makamına bakarlar mesela Hz. Ebubekir’in ile Abdullah ibni Sebe’nin bana güvenilirlik vermesi aynı değil. Hz. Ebubekir’in naklettiği şey daha güvenilirdir ve bunu nakledenler şöyle demektedirler “Bakın Hz. Ebubekir bana söyledi” ve bunun üzerine 2 şahit tutulur ve bu yazı haline geçer.

 

Ömer (r.a.) Rasûlullah’ın sağlığında hiç işitmediği bir hadis rivâyet edilecek olursa, ikinci bir şâhit isteyerek hadisi tahkik etmiştir. Ashâb-ı kiram, bir hadisin doğruluğunu anlamak için iki ya da daha çok râvi tarafından rivayet edilmiş olmasına dikkat etmişlerdir. Nitekim Ebû Bekir, Rasûlullah’ın nineye mirastan altıda bir hisse verdiğini bildiren Muğîre Şu'be'den şahit getirmesini istemiş, o da Muhammed ibn Mesleme'ye şahitlik yaptırmıştır. [Ebû Dâvûd, Ferâiz, 5.]

 

Ebû Mûsâ, Ömer’e gidip kapının ardından üç kez selam vermiş, cevap almayınca geri dönmüştür. Ömer geri dönmesinin sebebini sorunca Ebû Musa bu konudaki hadisi aktarmıştır. Ömer bunun üzerine bu hadis için ondan şahit istemiştir. [Buhârî, İsti'zân, 13; Müslim, Âdâb, 33-37; Ebû Dâvud, Edeb, 127, 130 Ahmed ibn Hanbel, XVII, 74]

 

Umeyye ed-Damri, satın almış olduğu bir peştamalı ailesine hediye etmiş ve Rasûlullah 'in aileye verilen hediyenin sadaka olduğunu söylediğini haber vermiştir. Bunun üzerine Ömer e ondan bu hadis için şahit istemiş, Âişe de ona şahitlik etmiştir. [Beyhakî, IV, 298.]

 

Hadis zincirinin sağlamlığı çok önemli, şahitler çok önemli. Hadis alimleri rükününe (dayanağına) bakıyorlar, sıhat derecelerine (sağlamlık derecesine) bakıyorlar detayına kadar araştırıyorlar, akıl süzgecinden geçiriyorlar bunun üzerine şahitlerinide tutuyorlar sonra bu sahihtir bu uydurmadır diyorlar. Uydurma rivayeti bile alimler günümüze kadar aktarıyorlar ki uydurma rivayetin ne olduğunu bilelim ve insanlara sihatini nasıl ayırt ettiklerini bilelim. Bir Ravi yalancılıkla itham edilince bu Ravi’nin tüm rivayetleri Metruk (Vazgeçilmiş, terkedilmiş, kullanılmaz rivayet) sayılır.

 

Hadis Usulü okumuş biri bakalım ne diyor “1) Sahih hadislerde şart koşulan sıfatlardan râvinin adaleti, 2) Râvinin zabtı (Râvinin hocasından öğrendiği hadisi başkasına rivayet edinceye kadar ezberinde saklaması anlamında hadis terimi.) 3) Senedin ittisâli (kopuksuz sened) 4) Hadisin şâz (Sika bir râvinin diğer sika râvilere veya kendisinden daha sika olan bir râviye aykırı olarak tek başına rivayet ettiği hadis) olmaması 5) Hadisin gizli bir illetle malül olmaması 6) Hasen hadislerde şart koşulan mütabe`at meselesi, yani hadisin başka yönlerden de rivayet edilmiş olması. [Talat Koçyiğit, Hadis Usulü, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları, Ankara 1967, s. 98]

 

Câbir İbn Abdillah, sahâbi Abdullah İbn Uneys’in Rasûlullah’den rivayet etmiş olduğu bir hadisi, bizzat ondan dinlemek için bir aylık bir yolculuğa çıkmıştır. [Müslim, Mukaddime, 4]

 

Rasûlullah’ın hadislerini kaçırmama adına birçok yola başvuran ve hatta nöbetleşerek hadisleri almaya çalışan sahâbenin, fitnelerin ortaya çıkmasından sonra işittikleri hadislere kulak vermemeleri veya bizzat birinci ağızdan dinlemek için yolculuk yapmaları, hadisi rivayet eden kişileri araştırmaya başladıklarını göstermektedir. Zaten hadisler için isnad sistemi de bu sıkıntılardan sonra ortaya çıkmıştır. Râvilere güvensizlik başlamış, kolay kolay başkalarının rivayetlerine itibar edilemez olmuştur. Çünkü Müslümanlar birbirlerine kılıç çekmişken ve itikadî yönden bölünmeler yaşanmışken, birbirlerinin rivayetlerini araştırmadan almaları düşünülemezdi. Bu nedenle Sahâbe hadisleri alırken râviyi her yönden sorgulamışlar yeni bir hadis duyduklarında râvileri ve hadisi kabul etmede son derece ihtiyatlı davranmışlardır.

Buhari'de bir hadisin sahih kabul edilmesi için 13 sebep vardır.

Ben sana Metaine aşere hakkında dersimi atayım:

Selamün Aleyküm ve rahmetulahi ve berakatuhu. İlk başta @⁨Diyar Abi⁩ sana teşekkür ediyorum. Her zaman ki gibi en son istediğim konuyu vermişsin. 🙂 Dersim:
.
Metâin-i aşere: Bir ravinin güvenilir (sika) olup olmadığı yukarıda belirtilen yönlerin incelenmesiyle ortaya çıkar. Ravinin derecesini düşüren bütün vasıflar, adâlet ve zabt'la alâkalı olarak kaydettiğimiz mezkur maddelerden biriyle ilgilidir ve onlardaki eksikliği ve aksamayı belirtir. Bu kusurlar "ta'n" diye ifade edilir. Ta'nlar on başlık altında toplanmıştır. Beşi ravinin adaletine beşi ise zabtına taalluk eder. Bunlar sırasıyla şöyledir: 1. Ravinin mevzu (uydurma) hadisi Peygambere isnat etmesi. Yani Peygamber efendimiz'in söylemediği bir sözü veya yapmadığı bir fiili söylemiş ve yapmış göstermektir. Buna "Kizbü’r-râvî" adı verilir. Bu raviyi cerheden (bir şahidin beyanının doğru olmadığını ortaya koyma, şahitliğinin kabulünü engelleyecek bir sebebi belirtmesidir) en ağır suç. Bu kişiden hadis almak katiyen terk edilmiştir, tevbe etse bile alınmaz. Bunu yapmak büyük bir günahtır: Enes b. Mâlik şöyle demiştir: “Beni size çok hadis rivayet etmekten alıkoyan şey Allah Resûlü"nün (sav) şu sözüdür: "Her kim benim adıma bilerek yalan söylerse, cehennemdeki yerine hazırlansın." [Müslim, Mukaddime, 2; Tirmizi, hadis: 2660; ]
2. İttihâmü’r-râvî bi’l-kizb: Hz. Peygamber adına hadis uydurduğu bilinmemekle birlikte râvinin günlük hayatında yalan söyleyen biri olarak tanınmasıdır. Bu râvinin rivayette de yalan söyleyebileceği düşüncesiyle rivayeti terkedilir. İbn Receb el- Hanbeli (v. 795/ 1393) alimlerin, bu özelliği bulunduran kimselerden hadis rivayetini sadece o râvilerin hallerini beyan etmek için caiz gördüklerini belirtmiştir.
3. Fısku’r-râvî: Râvinin büyük günah işleme, haramlara dalma, farzları terk etme gibi davranışlarda bulunmasıdır. Hareketlerinde isyanı taatinden fazla olan, fıskını açığa vurmaktan çekinmeyen birisi olmasıdır. Nitekim Hücurât Sûresi altıncı ayette “ Ey iman edenler, Eğer size bir fâsık haber getirirse, doğruluğunu araştırın!” ibaresi bu konudaki en açık emirdir.
4. Bid‘atü’r-râvî: Râvinin bid‘at ehli fırkalardan birine mensup olması veya onların görüşlerini benimsemesidir.
5. Cehâletü’r-râvî: Bilinmeyen ravinin sıfatıdır. Bu iki çeşittir. İlki "cehâletu'l-ayn" diye ifade edilir. Bu, ravinin zatının bilinmediğini ifade eder. Bu hal, bir raviden, sadece bir kişinin hadis rivayet etmiş olmasıyla ortaya çıkar. İkincisi ise "cehâletu'l-hal"dir. Bu, râvinin şahsının veya cerh ve ta‘dîl (şahidin güvenilir olduğunun bildirilmesi) bakımından durumunun bilinmemesidir.
Cehaletin sebepleri: Ravinin gerek zat ve gerek hal yönüyle meçhul oluşu üç sebebe dayanır. 1. Ravinin isim, künye, lâkab, nisbet, meslek gibi kendisini tanıtıcı, emsâlinden tefrik ve temyîz edici sıfatları bazen birden fazla olduğu halde bunlardan sadece birkaçı ile tanınmış olur. Kendisinden hadîs alanların, onu, (şu veya bu sebeple) meşhur olmayan bir sıfatı ile zikretmesi halinde işitenler bunun başka bir zat olduğu zannına kapılırlar. Bu yüzden o ravinin hali, zat olarak da sıfat olarak da meçhul kalır. 2. Cehâletin ikinci sebebi ravinin mukıll olmasıdır. Rivayeti az olana mukill dendiği gibi tek râvisi olana da mukill denir. 3. Ravinin ismi bazen ihtisar (kısaltma, özetleme) maksadıyla zikredilmeyerek belirsiz bırakılır.
Yine bilinmeli ki, bir sahabe hariç, meçhul sahabe yoktur.
Zabtın unsurları olarak; teyakkuz (dikkatli ve titiz olmak), hıfz, kitabın korunması ve manen rivayet esnasında lafızların manasının bilinmesi gibi başlıklar sıralanmıştır. Zabta zarar veren kusurlar olarak da; çok yanılmak (kesratü’l galat), aşırı dalgınlık (fartu’l- ğafle), vehim, sikaya muhalefet ve hafıza bozukluğu (süu’l hıfz) belirtilmiştir. Son başlıkta ihtilat- tağayyür meselesine de yer verilmiştir.
1. Fuhşü’l-galat: Râvinin hâfıza zayıflığı, bilgisizliği, Arap dilinde yetersizliği, rivayette dikkatsizliği, fiziksel veya psikolojik kusuru, olumsuz çevre şartları, rivayeti yanlış anlaması gibi sebeplerle farkında olmadan birçok defa hataya düşmesidir.
2. Gaflet: Râvinin ezberleyerek veya yazarak hocasından aldığı hadisi dikkatsizliği yahut dalgınlığı yüzünden hatalı rivayet etmesi, başkalarının telkinine açık olması ve rivayetini kendisine telkin edildiği gibi değiştirmesi, hadisi dinlerken veya naklederken gevşeklik göstermesidir.
3. Vehim: Râvinin rivayet kurallarını bilmemesi yüzünden hadisi yanlış rivayet etmesidir.
4. Sûü’l-hıfz: Râvinin tabii ya da ârızî sebeplerle mâruz kaldığı hâfıza bozukluğu yüzünden hatalarının doğruları kadar veya daha fazla olması halidir.
 5. Muhâlefetü’s-sikāt: Zayıf bir râvinin sika (adil) râvilere, sika bir râvinin kendinden daha sika olan râvilerin rivayetine aykırı hadis rivayet etmesidir.

   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Hadislerin sahihliğinden ne anlamamız gerektiği ile ilgili şu yazıya bakın:> https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2021/04/hadislerde-bilimsel-celiski-aramak/

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
serkan
(@serkanakgun)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 33
 

Bunu hadis konusunda bilgili birine sorman daha doğru olur.


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Şu kişiden alıntılanmıştır: teistkalem Tarih: 3 Mayıs 2021, 02:42

Bunu hadis konusunda bilgili birine sorman daha doğru olur.

Çok yakışıksız bir aşağılamaydı.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
serkan
(@serkanakgun)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 33
 

Hocam sizin instagram sayfanızda bir paylaşımınızın altında arkadaş size sormuş eğer hadis bilimle çelişirse vs.  hadisi çöpe mi atacağız vs.  siz de arkadaşa şunu demişsiniz aynen aktarıyorum;

“Bilemeyeceğim Berkaycım. İnternet aleminde herkes hadis uzmanı. Sen istersen bir hadis hocasına danış. Mesela Halis Aydemir iyi bir hadis hocası.”

Ben de sizin verdiğiniz tavsiye gibi arkadaşa aynı tavsiyeyi verdim. Amacım asla siz değerli hocamı aşağlamak falan değildi. Sizin yazınızı da okusun tabi okumasın demiyorum ama bu konuyu alanında uzman birine sorması daha mantıklı olur diye düşündüm. Mesela siz bilim alanında uzmansınız (mesleğinizi tam hatırlamıyorum ama bir yerde uluslararası makalelerim vs. var yazmıştınız) mesela evrim vs. konularda gelip size soru sorarım tabi ki ama hadis konusunda uzman birine sormayı daha mantıklı daha makul buluyorum benim görüşüm bu yönde size ve görüşünüze de saygı duyuyorum asla sizin gibi bana bir çok aklımdaki soruyu gidermeye yardımıcı olan birini aşağılamak vs. söz konusu değildir haddime de değilidir.

 

 


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Anladım, sana şöyle açıklayayım. Halis Aydemir hocayı severim. Hadis profesörüdür. Çok samimi ve mantıklı bir insandır. Hadislere inanır ve yorumlar ama hurafe uydurulmuş din anlayışlarına inanmaz. Dine katılmış yalan yanlış bilgilere karşı tepkilidir. Yani o youtube'da videoları olan diğer hadis savunuru hocalar gibi yalan yanlış uydurma bir din anlatmaz. Akıl ve mantığı bir kenara koymaz.

Ben genelde tuzak hadis sorularına veya laf anlatamayacağım hadis sorularına böyle cevap veririm evet. Ama hadis tarihi konusunda çokça akademik tez ve kitap okumuş biriyim. Yani boş sayılmam. Fakat linkini verdiğim yazıda açıkladığım sebeplerden dolayı hadislerde çelişki konularını açıklamak istemiyorum. Bu yüzden yazımdaki gerçekleri anlayacak düzeyde olmayanları böyle yönlendirebiliyorum.

Yoksa hadis açıklasak çoğu safsatacıdan da iyi açıklarız, emin ol.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu