Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
Selamün Aleyküm bu hadislerin açıklamaları var mı veya doğrulukları ne kadar?
Ya 100 milyon defa açıkladık.
"Kocanın vücudu irin ile kaplı olsa...." hadisi uydurma. Dikiş ve Nur suresini öğretin diyen de uydurma. Bazılarının metninde ve kaynağında kasıtlı değiştirmeler var. Diğerlerinin açıklamasını her arayan bulur.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Son hadis bence adil. Çünkü kadın kocanın isteğini geri çevirdiğinde kocayı zinaya teşvik etmiş olur. Diğerlerinin de bazıları uydurmadır. Hiç bir mantığı yok. Kadınları korkutup kontrol altında tutmak için uydurulmuşlardır muhtemelen.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Kardeşim ilk hadis kadını aşağılmak için değildir. Erkeğin kadının üzerindeki hakkını söylemek için vardır. Nitekim koca gidip gece gündüz çalışıyor, yani çok emeği var o yüzden söylenmiştir. 2. hadis de öyle.
Aklı eksik konusu için şu videoya bakabilirsin:
Cehennemin çoğunluğu kadın eee? Yok yani %50 %50 mi olacaktı cehennem? İnsanların çoğu cehennemde deniliyor. Eee insanlar aşağılanıyor mu diyeceğiz?
Hz Aişe’ye, “Ebû Hüreyre Resûl-i Ekrem’in uğursuzluk evde, kadında ve attadır dediğini söylüyor, siz ne dersiniz?” diye sorulduğu zaman, “Ebû Hüreyre bu hadisi iyi öğrenememiş. Resûl-i Ekrem: “Allah Yahudilerin canını alsın, onlar uğursuzluğun evde, kadında ve atta olduğuna inanırlar’ derken sözün sonuna yetişmiş, ama baş tarafını duymamıştır” diyerek konuya açıklık getirir." (Ebû Dâvûd et-Tayâlisî, Müsned, s. 215, no: 1537) İşin diğer ilginç yönü eksik işitilip tam İslam’a zıt bir içerik kazanan bu hadis sahih kitaplarda da geçmektedir.
Ayrıca özellikle belirtmek gerekir ki İslam’da uğur veya uğursuzluk gibi bir batıl inanç asla yoktur. “Ne safer ayında, ne kuşun uçmasında, ne baykuşun geceleyin ötmesinde ne de başka bir şeyde uğursuzluk vardır.” (Buharî, et-Tâc, 3/ 220; Keşfin, hafa, c.2, sh.366, Hadis No.3079; el-Câmiu’s-sağir, Hadis No: 9908)
“Uğursuzluk yoktur” (Buhârî, Tıb 19, 43-45, Ebû Dâvûd, Tıb 24. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, I, 257, 304, 319, V, 347)
“Uğursuz saymak şirktir” (Ebu Davud Tıb 23)
“Uğursuzluk, hiçbir Müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin” (Ebû Dâvûd, Tıb 24. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II. 387, III, 349)
“Uğursuzluk da yoktur. Ben hayra yormayı yeğlerim.” (Buhârî, Tıb 19, 43–45; Müslim, Selâm 102, 107, 110, 114, 116.Tirmizî, Siyer 47, Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 24; İbni Mâce, Mukaddime 10, Tıb 43)
2. Hadis sahih değil. Ahmed b. Hanbel iki tarik ile zikrediyor bu rivayeti. İkisi de Bezzar'ın Müsned'inde geçiyor. İlkinin ravilerinden olan Nehâr el-Abdî sika değil. İkincisinin ravilerinden olan Süleyman b. Dâvûd el-Yemâmî de zayıf. Bu rivayetle İslam'a saldırılamaz bu yüzden.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Selamün Aleyküm bu hadislerin açıklamaları var mı veya doğrulukları ne kadar?
İslamla birlikte kadın değer gördü. Arap toplumunda kadının adı yoktu,söz hakkı yoktu. kadınların da hakkı olduğu,söz hakkı olduğu,hakkını savunması gerektiği öğretildi,erkeklerin değersiz bir eşya olarak gördüğü ve istediğini yapma hakkının olmadığı öğretildi,ilim öğrenmenin ve öğretmenin kadının da hakkı ve yapabileceği ve yapması gerektiği öğretildi ve bizzat peygamberimiz eşlerine bu görevi verdi ve kadınlar artık eskisi gibi süklüm püklüm,ezik ve değersiz olmadıklarını anlayıp kendilerini geliştirdiler ki İslamın ilk çağlarında kadınların eğitim alanında çok büyük atılımları vardı. İşte bunları sindiremeyen baskıcı erkek toplumu hemen devreye girip kadına dizini kır evinde otur, ilim senin işin değil illa okuyacaksalar Nur süresini öğrensinler bu onlara yeter,kocalarının hakkını ihlal etmesinler bunları korkutalım da sindirelim. biraz da akılları eksik diyelim de bu işlere girişmesinler bunları da Peygamberden duyduk dersek işimiz kolaylaşır deyip bunlar gibi onlarcasını uydurmuş olmalılar. Bunların bana göre ne tevil edilecek bir tarafı var,ne Peygamberimiz böyle sözler söyleyecek bir insan, ne de Kuranda bu türden bir ayet bulunmuyor. O yüzden ister sahih denilsin,ister mevzu hiç farketmez çoğu uydurulmuş şeyler. Belki son hadis doğru olabilir onda da sonunda meleklerin sabaha kadar kadına lanet okuyacağı kısmının doğru olduğunu sanmıyorum. Peygamberimiz sürekli olarak kocasının isteğini geri çeviren kadınlar için demiş olabilir bunu genellemek yanlış birşey.
Yani kısaca bu tür hadisleri peygamberimizin söylemiş olduğunu düşünmek baştan hatalı. Peygamberimizin böyle bir din anlayışı yok. Böyle bir din getirmedi. Böyle bir kadın ayrımcılığı da yok eğer olsaydı kendi eşlerine o değeri göstermezdi. Kadınlar değerli olduklarının farkına İslamla birlikte vardı. Demek ki bu durum birilerini rahatsız etmiş, eskiden ne iyiydi istediğimiz gibi davranıyorduk deyip hadis uydurma yollarına gitmişler. Bunların başka bir açıklaması yok. Bakın bir çok islamı yaşadığını düşünen toplumlara hep kadını ikinci plana atıyorlar ve hepside bu uydurma hadisleri doğru olduğunu düşünüp uydurulmuş hadis dinini yaşayıp yaşatıyorlar ve hepside geri kalmış cahil halk kitlesi. İşte insanları kandırmak ve sindirmek bu kadar kolay.
Peygamberimiz kim benim söylemediğim birşeyi bana isnad ederse cehennemdeki yerini hazırlasın demiş. O yüzden müslümansak ve peygamberimize inancımız tam ise Allahın ve Rasulünün demediği ,demeyeceği ,yapmayacağı ve istemeyeceği şeyleri önümüze sahih diye getirseler de kabul etmemeliyiz.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Allahın ve Rasulünün demediği ,demeyeceği ,yapmayacağı ve istemeyeceği şeyleri önümüze sahih diye getirseler de kabul etmemeliyiz.
Bunu meraktan soruyorum: Onun yapmayacağını nereden anlayacağız? O zaman Allah'ın yapmayacağı veya emretmeyeceği şeyleri de bilebilirdik. Vahye gerek yoktu. Ya da kadınların mirastan yarım pay alması hadis olsaydı nasıl bir tepki olacaktı?
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
Allahın ve Rasulünün demediği ,demeyeceği ,yapmayacağı ve istemeyeceği şeyleri önümüze sahih diye getirseler de kabul etmemeliyiz.
Bunu meraktan soruyorum: Onun yapmayacağını nereden anlayacağız? O zaman Allah'ın yapmayacağı veya emretmeyeceği şeyleri de bilebilirdik. Vahye gerek yoktu. Ya da kadınların mirastan yarım pay alması hadis olsaydı nasıl bir tepki olacaktı?
Bu hadislerden anlayacaksınız kardeşim. Bakınız bunlar da hadis. Seçip beğendiğimi almıyorum ben. Ben Peygamberimin ahlakını biliyorum. Ne deyip ne demeyeceğini, ne yapıp ne yapmayacağını biliyorum.
Peygamberimizin kadınlarla ilgili hadisleri!
“Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız.”
“Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım.”
“Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır.”
“Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.”
“Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin!”
“Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile!..Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur."
“Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz!”
“Mü’min bir erkek, mü’min bir kadına kızıp darılmasın! Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, öbüründen memnûn olabilir.”
“Allah sizden; kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar, sizin analarınız, kızlarınız veya teyzelerinizdir."
“Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır. Ben de eşime karşı sizin en hayırlınızın. Kadınlara ancak iyi insanlar iyi davranır; onlara karşı ancak kötü kişiler, ihanet eder.”
"Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür."
"Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM
Allahın ve Rasulünün demediği ,demeyeceği ,yapmayacağı ve istemeyeceği şeyleri önümüze sahih diye getirseler de kabul etmemeliyiz.
Bunu meraktan soruyorum: Onun yapmayacağını nereden anlayacağız? O zaman Allah'ın yapmayacağı veya emretmeyeceği şeyleri de bilebilirdik. Vahye gerek yoktu. Ya da kadınların mirastan yarım pay alması hadis olsaydı nasıl bir tepki olacaktı?
Bu hadislerden anlayacaksınız kardeşim. Bakınız bunlar da hadis. Seçip beğendiğimi almıyorum ben. Ben Peygamberimin ahlakını biliyorum. Ne deyip ne demeyeceğini, ne yapıp ne yapmayacağını biliyorum.
Peygamberimizin kadınlarla ilgili hadisleri!
“Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız.”
“Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım.”
“Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır.”
“Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.”
“Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin!”
“Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile!..Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur."
“Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz!”
“Mü’min bir erkek, mü’min bir kadına kızıp darılmasın! Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, öbüründen memnûn olabilir.”
“Allah sizden; kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar, sizin analarınız, kızlarınız veya teyzelerinizdir."
“Sizin hayırlınız, eşine hayırlı olandır. Ben de eşime karşı sizin en hayırlınızın. Kadınlara ancak iyi insanlar iyi davranır; onlara karşı ancak kötü kişiler, ihanet eder.”
"Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür."
"Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum
Orası öyle. Ama nasıl kullarına karşı merhametli olan Allah kafirlere ve zalimlere cehennem vadediyorsa ve bu onun rahmeti ile çelişmiyorsa normalde rahmet peygamberi olan Peygamberimizin de verdiği iyilik dolu mesajlar yanında gerçekleri söylemesi ve kötü kişilere karşı bazı sözleri olması gayet doğaldır. İtaatkar olmayan, baş kaldıran bir kadına saliha kadınla aynı seslenilemez elbette. Bu arada bu hadisler hakkında değil bu sadece. Genel düşünülebilir.
“Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.
(Kehf 23-24)
@xyz123 güzel kardeşim ben seni çok iyi anlıyorum. Senin de beni anladığını sanıyorum. Hadis muhtevaları o kadar fazla ki tek tek ele alıp ,incelemek, sonuç çıkarmak neredeyse imkansız. Iyi niyetle başlayan bir işe hurafeler karışmış olma ihtimali olabileceğini asla düşünmüyorsunuz. Çünkü öyle öğretildi size. Ben ise çok rahatım. Bir hadisi ele aldığımda içimde bir korku duymuyorum velevki ben yanılmış olayım diyorum. sonuçta Peygamberimizin güzel ahlakına olan inancımdan ve Ona olan muhabbetimden ve ahirette hesap verme korkumdan dolayı, peygamberime ihtaf edilmiş bir sözün uydurma olabileceğini söylerken benim içim çok rahat oluyor. asıl ya Ona ait olmayan bir sözü sahiplenmiyorsam korkusu, sahih mi değil mi ,ya sahihse de ben inkar etmişsem korkusunun önüne geçiyor. Yanılıyorsam sorumlu tutulacak değilim ama doğru değilde ben savunuyorsan ahirette Peygamberimin yüzüne nasıl bakarım.
Düşünce merkezim KURAN'ı KERİM
Kılavuzum PEYGAMBERİM
Akıl defterim BİLİM
Kalp kitabım VİCDANIM