
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
Son zamanlarda çok kez ''Tanrı'ya inanmayan ahlakı temellendiremez'' diye sözler duyuyorum bunların aslı nedir eğer öyle olsaydı tüm tanrı tanımazlar **sürekli** ahlak kurallarına ters düşecek şeyler yapmaz mıydı ? Bir de ahlakı evrime bağlayanlar var bunlara ne denilir.
Ahlakın kaynağının vicdan hissi olduğunu düşünüyorum. Vicdanı harekete geçiren çeşitli faktörler var ama bunların en önemlisinin de DİN olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla din ahlakın gelişmesinde ve yayılmasında en temel etken iken dinsiz olanlarda da vicdan duygusu tamamen kaybolmadığından dolayı özellikle duygusal bağ hissettikleri kişilere karşı daha ahlaki davranabilirler, buna rağmen hiçbir bağı olmayan insanlara karşı ahlaklı davranmalarını sağlayacak çok fazla bir itekleyici bulamazlar. Oysa gerçek bir dindar için herkese karşı ahlaklı olmasını gerektirecek Tanrısal bir sebep ve hesap verme korkusu vardır. Bu yüzden gerçek bir dindar gerçek bir dinsizden çok daha ahlaklı olmaktadır.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Sorunuza özenli ve güzel bir başlık attığınız için teşekkürler.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Şu kişiden alıntılanmıştır: kurangunlukleri Tarih: 12 Mart 2021, 14:32Sorunuza özenli ve güzel bir başlık attığınız için teşekkürler.
Asıl ben teşekkür ederim cevabınız için 🙂
Şu kişiden alıntılanmıştır: kurangunlukleri Tarih: 12 Mart 2021, 14:31Ahlakın kaynağının vicdan hissi olduğunu düşünüyorum. Vicdanı harekete geçiren çeşitli faktörler var ama bunların en önemlisinin de DİN olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla din ahlakın gelişmesinde ve yayılmasında en temel etken iken dinsiz olanlarda da vicdan duygusu tamamen kaybolmadığından dolayı özellikle duygusal bağ hissettikleri kişilere karşı daha ahlaki davranabilirler, buna rağmen hiçbir bağı olmayan insanlara karşı ahlaklı davranmalarını sağlayacak çok fazla bir itekleyici bulamazlar. Oysa gerçek bir dindar için herkese karşı ahlaklı olmasını gerektirecek Tanrısal bir sebep ve hesap verme korkusu vardır. Bu yüzden gerçek bir dindar gerçek bir dinsizden çok daha ahlaklı olmaktadır.
Evet haklısınız, sonuçta dindar birinin hesabını vereceği inandığı bir Allah'ı var. Yoksa hangi güç, her sabah birini namaza kaldırmak için, 30 gün oruç tutması için, her yıl kurban kestirip zekat verdirmesini sağlayabilir ki öyle değil mi. Buradan tanrı tanımaz birinin iyilik yapmayacağı değil ama onun bir iyilik yapmasının keyfi bir sonuç olacağı çıkar.
Evet keyif de her zaman menfaatlerini ve çıkarlarını ön planda tutar. Bazı şeyler keyfe kalmamalı.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Teşekkür ederim tekrar aklıma takılan bir soru daha şu peki ahlak bilimsel midir ? Ahlak anlayışı coğrafyadan coğrafyaya değişebiliyor örnek japonya da bahşiş bırakmak büyük saygısızlıkken Amerika da da bırakmamak ayıpmış yani bu tarz bir çok şey var bölgelerden bölgeler değişen bu tarz şeylere rağmen ahlak bilimsel midir çünkü bilim nesnel olduğu içino soruyorum.
Bir ateist bilim adamı vücudumuzda ayna nöronları vardır. Bu ayna nöronları karşımızdaki acı çektiğinde bizim de acı çekmemizi sağlar. Bu da ahlakın bilimsel olduğunu kanıtlar gibisinden Bir şeyler diyordu
Şu kişiden alıntılanmıştır: ahmet57 Tarih: 15 Mart 2021, 11:41Teşekkür ederim tekrar aklıma takılan bir soru daha şu peki ahlak bilimsel midir ? Ahlak anlayışı coğrafyadan coğrafyaya değişebiliyor örnek japonya da bahşiş bırakmak büyük saygısızlıkken Amerika da da bırakmamak ayıpmış yani bu tarz bir çok şey var bölgelerden bölgeler değişen bu tarz şeylere rağmen ahlak bilimsel midir çünkü bilim nesnel olduğu içino soruyorum.
Ahlakın kültürel kısmı da var evrensel kısmı da var. Haksızlık yapmamak evrensel bir ahlak kuralı iken, büyüklerin elini öpmek kültürel bir ahlak kuralı mesela.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
İlk olarak, ahlakı Allah temellendirir insanlar değil. İnsanlar kim ki benim kurallarımı çiziyor? Hangi hakla benim kurallarımı çizebiliyorlar? Hepimiz insanız yani ontolojik olarak hepimiz eşitiz. Niye insanlar benim kurallarımı çiziyorda ben onların kini çizmiyorum? İkinci olarak, kafirler ahlakı menfaate göre temellendirir. Bir şey ne kadar menfaatli ise, o şey o kadar iyidir. Buradaki sorun şu: İnsanların menfaati zaman ve mekana göre değişir. Buna göre iyilik de değişiyor. Ahlak değişiyor ise Kur’an’ı ahlak üzere eleştirmek aptallıktır. İnsan bir şeyi gördükçe, o kişi için o normalleşir. Bu durumda kim İslam’ı ahlak üzerine saldırabilir ki? Çok eşliliği çok gören birisi olsak, hem biz çok eşli oluruz hem de hiçbir şekilde bunu eleştirmeyiz normal gelir. 1400 yıl önce hiç kimse Aişe ile evliliği eleştirmemiştir demek ki onlara normal geliyordu. Normal geliyorsa biz bunu eleştiremeyiz. Eğer denilirse ki: Allah insanların bunu kötü göreceğini bilmiyor mu? Ben derim ki: İnsanların kötü görmesi, Allah’ın bunu emretmemesi için neden midir? Hayır. Yine mesela zina üzerine bir örnek verelim: 1400 yıl önce zina helal denilse insanlar kötü karşılayacak şimdi ise iyi. Buna göre Allah hiçbir şey emretmemeli mi? Bir topluluk çıksa ve insan öldürmeyi normal görse bu insanlar da derki: Kur’an bizi bilmiyor muydu? Hem Kur’an Peygamber zamanında bile kötülenen şeyleri emretmiştir. Mesela evlatlığın eski hanımı ile evlenmek onlarda kötü görülüyordu. Ama Peygamber bunu yaptı ve Kur’an’da bu konuda Peygambere dedi ki: Sen utanma insanlardan, tek utanacağın kişi Allah’tır. Basitçe deniliyor ki: Ahlakı ben temellendiririm, utanma. Eğer denilirse ki: Çoğunluk ahlakı temellendirir. Ben derim ki: Bu durumda pek çok sorun çıkar. Diyelim ki 100 kişi var, 100 tanesinden 90’ı çocuk evliliği kötü diyor, 10 tanesi iyi diyor. Şimdi bu 90 kişiyi öldürsek, çocuk evliliğini savunan 10 kişi kalsa, ahlak sırf o kişileri öldürdük diye değişecek mi? Bir şey buna göre değişiyorsa ateistler ahlakı temellendiremez. Temellendiremiyorlarsa ahlak üzere hiçbir ayeti eleştiremezler. Bir de mesela çok eşlilik tarih boyunca doğru kabul edilmiştir. Antropolog ve tarihçiler, eski zamanlarda insanların %80’inin çok eşli olarak yaşadığını açıklıyorlar. Durum böyle ise çoğunluk çok eşliliği savunuyorlar, ateistler hangi hak ile çok eşliliği eleştiriyor? Allah insanlara zor hükümler verip ahirette bunun karşılığını verebilir. Yani olay menfaate göre olacaksa ben şöyle derim: Tecavüze uğrayan kişi çok az bir acı çekecek, ahirette ise öyle büyük bir mükafat alacak ki kendisi, bu tecavüzü unutacak. Bu durumda tecavüze uğraması iyi bir şey olur. Nitekim bir hadiste şöyle yazar: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cehennemliklerden olup, dünyada pek müreffeh hayat yaşayan bir kişi kıyamet gününde getirilip cehenneme bir kere daldırılır. Sonra: - Ey âdemoğlu! Sen hayırlı bir gün gördün mü? Herhangi bir nimete nâil oldun mu? denilir. O kişi: - Hayır, vallahi Rabbim! Öyle bir şey görmedim, der. Cennetliklerden olup, dünyada insanların en yoksul olanı getirilir cennete bir kere daldırılır. Ona da: - Ey âdemoğlu! Sen herhangi bir yoksulluk ve sıkıntı gördün mü? Hiç zorluk ve darlık çektin mi? denilir. O kişi de: - Hayır, vallahi Rabbim! Hiçbir yoksulluk ve sıkıntı görmedim, zorluk ve darlık çekmedim, der.” [Riyâzü’s Sâlihîn: Müslim, Münâfikîn 55.] O zaman Allah bir şey emrediyorsa kafirler hangi hakla bunu eleştiriyoruz? Yine, Allah istediğini yapabilir. Allah’ın çocuk evliliğini emretmesi muhal değildir, mümkün bir şeydir. Buna göre Allah bunu emredebilirdi istese yani ahlaki konular İslam’ın yalan olduğunu kanıtlamaz. Allah’ın her şeye gücü yetiyorsa şunu şunu yapsın diyen kafirler niye bu konuda iki yüzlülük yapıyorlar? Allah mesela güzel şeyleri sırf cezalandırmak için haram kılıyor: Nisa 160. “Yahudilerin yaptıkları zulümler ve pek çok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları yüzünden daha önce kendilerine helâl kılınmış olan bir kısım temiz ve hoş yiyecekleri biz onlara haram kıldık.” Enam 146. “Yahudilere mahsus olmak üzere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun ise iç yağlarını onlara haram kıldık. Taşkınlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru sözlüyüz.” Yani menfaatimize olan şeyler bile yasak edilebilir. Buna göre, mesela resim güzel bir sanat olsa bile yasaktır, Allah sırf istiyor diye haram kılabilir. İmtihan olsun diye. Ali İmran 93. “Tevrat indirilmeden önce, İsrâil’in (Ya‘kub’un) kendisine haram kıldıkları dışında, yiyeceklerin her türlüsü İsrâiloğulları’na helâl idi. De ki: "Doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirip okuyun!" Allah helal kıldığını haram kılıyor. Buna nesih denilir. Allah isterse zinayı helal kılabilir, evliliği yasaklayabilir. Hüküm Allah’ındır diyen pek çok âyet var. Buna göre Allah dilediği gibi hükmeder. Şu anki kafirlerin yahudilerden farkı yok. Onlarda hükümler onlara zor geldiği için inkar etmişlerdir: Maide 70. “Andolsun biz İsrâiloğulları’ndan kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse, bir kısmına yalancı dediler, bir kısmını da öldürdüler.” Allah hoşlanmıyacağımız hükümler getirebilir. Yani ahlak insanın görüşüne göre temellenmez. Allah yine diyor ki: hoşumuza gitmeyecek bir şeyde hayır olabilir. [Bakara 216] Buna göre kadını el kesme gibi hükümler kafirlerin hoşuna gitmese bile hayır vardır. Vehbe Zuhayli Nisa 126’nın tefsirinde şöyle der: Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ın mülkü, O'nun kullan ve yaratıklarıdır. Bütün hepsinde tasarrufta bulunan sadece O'dur. O'nun takdir ettiği kaderi geri çevirecek bir güç, verdiği hükmü reddedecek bir kuvvet yoktur.
Dinsiz ahlak olmaz!
-
Evrensel ahlak yasaları oluşturmak istiyorsak dinlere ihtiyacımız var
Bunu biraz açarsak eğer şöyle izah edebiliriz : acı duymaktan zevk alan insanlar var , bu insanlara jeolog ( herb*kalog ) Celal Şengör'ün dediği gibi bu adamlara gidip te "aman bak kardeşim kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma" dersen bu adamlar karşıdakı kişiye kendilerine yapılmasını istediği şeyleri yaparlar görürsünüz ahlakı.