Son 15 cevap

Son 10 konu

[box type= align="alignleft" class="" width=""]

İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur: 

  1. Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
  2. Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
  3. Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
  4. Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
  5.  Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
  6. Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.

Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.

[/box]

Miras Ayetlerindeki...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Miras Ayetlerindeki Hata İddiaları

(@aldwith)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 73
Konu başlatıcı  

Son yıllarda çokça tartışılan bir konu var.Bir takım ayetlerde matematiksel hata iddiası yapılıyor ve bu yüzden (haşa yüz bin defa haşa) Allah'ın kitabının Kur'an'ı Kerim olamayacağı söyleniyor.Peki bu işin doğrusu ne? Gerçekten bir hata var mı?

İlk önce konuyu birkaç başlığa bölmekte fayda görüyorum.

  1. Nisa Suresi 11 ve 12. Ayetler
  2. Matematiksel Hata İddiası
  3. İddiayı Sunanların Yanlış Ön Kabulu
  4. Oranlar Mutlak mıdır?
  5. Âvl ve Reddiye Yöntemi
  6. İbn Abbas(r.a)'ın Yöntemi

ateistlerin İtirazları

  1. Avl ile Ayette Olan Açık Oranlardan Sapılıyor
  2. Beşeri Hukuk Bugün Sorunsuz Bir Şekilde Dağıtıyorsa Neden Kur'an Dağıtamıyor
  3. Nisa 13'te Sınırlar İfadesi Bu Çözümlerin Önünü Kapatmaktadır
  4. Eşin Olmadığı Zaman İbn Abbas'ın Yöntemi Geçersiz Olur
  5. Reddiye Doğru Olabilir Ancak Avl'de Bundan Söz Edemeyiz
  6. Bunu Ömer Bulmuştur, İnsan İcadıdır Kur'an'a Dahil Edilemez

Aslında itirazlar bu kadar sayılmaz ancak bundan sonraki itirazlar o kadar saçma ve yetersiz ki, cevap yazmaya ihtiyaç bile duymamız gerekmez.

 

1.Nisa Suresi 11 ve 12.Ayetler

Nisa Suresi zaten Kur'an'da eleştirilen surelerin başında gelmektedir.Nisa "kadın" demektir ve bu sure çoğunlukla aile hayatından, evlilikten vs. bahseder.

Allâhu Azimuşan Nisa Suresi 11 ve 12.Ayetlerinde buyurmaktadır ki:

Allah size, çocuklarınız hakkında erkeğe, iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. İkiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuşlarsa anasının hakkı üçte birdir. Ölenin kardeşleri varsa anasının payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir. - Nisa Suresi 11.Ayet

 

Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra, eşlerinizin, çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anası, babası ve çocukları bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa, vasiyetten ve borçtan sonra her birinin payı altıda birdir. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. Kimse zarar görmesin; Allah’ın hükmü budur. Allah her şeyi bilendir, hilim sahibidir. - Nisa Suresi 12.Ayet

 

2.Matematiksel Hata İddiası

Popüler Örnekten bahsedelim:

Diyelim ki bir adam öldü ve arkasında 1 eş, anne baba, 3 kız çocuk bıraktı.

Ayetlerdeki oranlara göre

eş = 1/8

anne ve baba sırasıyla = 1/6

3 kız çocuk 2/3 alacaktır.

1/8 + 1/6 + 1/6 + 2/3 = 27/24 Halbuki tam dağıtmak için sonucun 1 çıkması gerekirdi!

 

Sadece bunla sınırlı da değil, mesela bir adam öldü ve arkasında eş bıraktı.Sonuç 1/8! Bu seferde az çıktı.

 

3.İddiayı Sunanların Yanlış Ön Kabulu

Görülebileceği üzere iddiadaki asıl itiraz miras taksimleri sonucu sonucun 1 çıkmaması.Ancak bu büyük bir câhillikten başka bir şey değil!

Siz ne kadar farklı miras tablosu yazarsanız yazın, o tabloda mirasın tam olarak dağıtılmadığı bir kombinasyon, durum olacaktır.Çünkü bu matematiksel açıdan imkansızdır! Burada Kur'an-ı Kerim'i matematik hatası ile itham edenlerin aslında bu durumdan bihaber olup eleştirdikleri konudan da bihaber olduklarını görüyoruz.

İstediğiniz kadar farklı miras tablosu yazın, bir durum ortaya çıkar ve yine de miras dağıtılamaz arkadaşlar.Çünkü bu matematiksel açıdan imkansızdır.Hiçbir insan bunu başaramamış, bundan sonra da başaramaz.Bu konu "2+2=3" gibi bir konu değildir! Matematiksel açıdan gayet doğaldır.Ben kendi kafamdan bir miras tablosu uydursam onun 1'e tamamlanmayacağı bir durum olacaktır!

Mesela ben şimdi buradan yazsam, ben ölünce eşim mirasın 1/3'ünü tek kızım olursa 1/4'ünü, tek oğlum olursa 1/2'sini, daha fazla kızım olursa 3/4'ünü, daha fazla oğlum olursa 2/3'ünü alsam diye yazsam.

Ve ben ölünce arkada eş, 1 kız ve 2 erkek evlat bıraksam.

1/3 + 1/4 + 2/3 = 4/12 + 3/12 + 8/12 = 15/12! 

Görülebileceği gibi bu gayet doğal bir durum.Sizde bunun gibi birçok tablo çıkarın, hiçbir şekilde tüm durumlarda sonuç 1 çıkmayacaktır.Yani bu iddia da ki hata ilk başta bunu iddia edenlerin yanlış ön kabulunden dolayı ortaya çıkıyor!

 

4. Oranlar Mutlak mıdır?

2.bir yanılgıları da bu oranları mutlak sanmalarıdır, ancak ulemâ'nın görüşüne göre ve hatta sahabe-i kirâm bu oranların nispi olduğunu kabul etmişlerdir! Yani bu oranlar mutlak değildir!

Bu kadar büyük zâtların bu oranları nispi olarak kabul etmelerinin yanında bizim yapacağımız itirazın bir değeri kalır mı?

Nispi demek, bu oranların akrabalar arasındaki gücü gösterdiği anlamına gelir.Yani mutlak olmasa bile biz bu güç dengesine uymalıyız.Red ve Avl zaten oranların nispi olduğu bilindiğinden dolayı meşru görülmüştür.Bir örnekle bunu açıklayalım.

Mesela nispi oranlarla bir dağıtım yapalım ve Zeynep, Tayyip ve Cemal adlı 3 kişi düşünelim.Zeynep ve Tayyip daha küçük olduğu için kendilerine mirasın 1/4'ü, Cemal'a 1/2'si vasiyet edilmiş olsun.Dağıtım gününde Cemal bir anda vefat etmiş olsun ve Zeynep ve Tayyip iki miras adayı olarak kalmış olsun.Bu kişiler mirasın 1/4'ünü mü alacaklar? Yoksa birbirlerine göre güçleri eşit olduğu için mirası yarı yarıya mı paylaşacaklar? Yarı yarıya paylaşacaklar tabii ki! Bu durumda aynı şekilde Kur'an'da mevcuttur.Oranlar nispidir

 

5.Âvl ve Reddiye Yöntemi

Bu durum Hazreti Ömer (r.a) döneminde fark edilmişti, Hz.Ömer(r.a) bu durumu fark edince sahabe efendilerimiz(r.a)'e başvurmuştu.Aralarında anlaştılar ve avl ve reddiye yöntemini doğru buldular.

Bu iki yöntemdeki ana konu pay ve paydanın eşitlenmesidir.

Avl'e göre ilk örneğimizdeki sözde hatayı çözelim.

Diyelim ki bir adam öldü ve arkasında 1 eş, anne baba, 3 kız çocuk bıraktı.

Ayetlerdeki oranlara göre

eş = 1/8

anne ve baba sırasıyla = 1/6

3 kız çocuk 2/3 alacaktır.

1/8 + 1/6 + 1/6 + 2/3 = 27/24 sonucu çıktı.

Âvl'i uyguladığımızda ise pay ve paydayı eşitliyoruz ve sonuç 27/27'ye çıkıyor.Her varis haklarından eşit şekilde feragat etmekte ve miras bölünebilmekte.

 

Reddiye'ye göre ise:

Bir adam öldü yerine 1 eş, 3 kız bıraktı.

1/8 ve 2/3 -> 1/8 + 2/3 -> 3/24 + 8/24 = 11/24!

Reddiye'de ise varisler eşit şekilde ellerindeki miktarları arttırmaktadırlar, bu sayede pay ve payda dengelenmektedir.Ve sonuç 11/11 çıkmaktadır.

Bu iki çözümünde Kur'an'a ters hiçbir tarafı yoktur! Dediğimiz gibi oranlar nispidir! Eşit şekilde artırıp eksilttiğimiz için varisler arası güç dengesinde bir bozukluk oluşmamıştır! Hiçbir Ehl-i Sunnet âlim buna karşı çıkmamış ve Kur'an'a uyduğunu söylemişlerdir.

 

6.İbn Abbas(r.a)'ın Yöntemi 

İbn Abbas ise Avl yöntemini sağlıklı bulmamaktaydı.Ona göre ayetlerde öncelik sırası vardı.

Allah size, çocuklarınız hakkında erkeğe, iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. İkiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuşlarsa anasının hakkı üçte birdir. Ölenin kardeşleri varsa anasının payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir. - Nisa Suresi 11.Ayet

 

Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra, eşlerinizin, çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anası, babası ve çocukları bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa, vasiyetten ve borçtan sonra her birinin payı altıda birdir. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. Kimse zarar görmesin; Allah’ın hükmü budur. Allah her şeyi bilendir, hilim sahibidir. - Nisa Suresi 12.Ayet

11.Ayet'te eşin olmadığı durumlar anlatılırken, 12.Ayet'te eşin olduğu durumlar anlatılmaktadır.

O da bundan yola çıkarak eğer biri eşin olduğu bir miras dağıtımı yapacaksa önce eşe vermeli, sonra diğerlerine vermeli diye düşünmüştür.Bu dediğinin Kur'an'a ters hiçbir yönü yoktur.

Popüler iddiamıza geri dönelim.

Diyelim ki bir adam öldü ve arkasında 1 eş, anne baba, 3 kız çocuk bıraktı.

Ayetlerdeki oranlara göre

eş = 1/8

anne ve baba sırasıyla = 1/6

3 kız çocuk 2/3 alacaktır.

İlk önce eşin hakkı olan 1/8 verilir.

Geri de anne, baba ve 3 kız çocuğu kalmıştır.

1/6 + 1/6 + 2/3 = 24/24.Görülebileceği gibi miras avl ve reddiyeye gerek kalmadan dağıtılmıştır.

 

ateistlerin İtirazları

Kur'an'daki bu sözde sorunun çözümü bu kadar basit ve anlaşılır olmasına rağmen ateistler ısrarla bunu red edip bizi Kur'an'ın hükmünün dışına çıkmakla itham ediyorlar! İtham ettikleri birkaç tane itirazı derledik.İsterseniz okuyabilirsiniz.Çözümler yukardakilerden ibaretti, tabii birkaç tane daha çözüm var ama değinmedik.Neyse itirazlara geçelim.

 

1.Avl ile Ayette Olan Açık Oranlardan Sapılıyor

ateist arkadaşlar avl ve reddiye yöntemleri ile bizi açık olan mutlak oranlardan saptığımızla itham etmekle ve kitabı büktüğümüzü söylemektedirler.

Ancak bu oranlar mutlak oranlar değiller! Sapmakla alakası falan yok!

Bu arkadaşlar oranların nispi olduğunu ısrarla anlamamaktadırlar.Oranların nispi olduğunu zaten >Oranlar Mutlak Mıdır?< kısmında işlendi.

Oranlar nispi olduğu için bir sapma yok.Çünkü denge korunuyor! Yine eşit şekilde indirilip azaltılıyor ve güç dengesi aynı kalmakta! Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı.Ama hala anlamamakta ısrar ediyorlar.

Diyelim ki 4 kişiye 3 elma paylaştırılıyor, bu 4/3 eder.Sizce birinin buna bakıp burda matematik hatası var diyip sizi cahil etmesi mantıklı olur mu? Burda yapılacak şey pay ve paydayı denkleştirmektir ve böylece herkese eşit şekilde elma zaten dağıtılabilmektedir!

Biri 10 TL'yi 11 kişi arasında bölüşse bu 11/10 eder, bunu ancak pay ve paydayı denkleyerek yapabilir.Bu adama kimse matematik cahili diyemez! Aynı durum burada da geçerlidir.

Hiçbir Ehl-i Sunnet âlim buna karşı çıkmamış ve Kur'an'a uyduğunu söylemişlerdir.Sahabe efendilerimiz bu ateistlerden (haşa) cahildi de onlar Kur'an'a uymadığını tespit edemediler.

 

2.Beşeri Hukuk Bugün Sorunsuz Bir Şekilde Dağıtıyorsa Neden Kur'an Dağıtamıyor

Bu itiraz büyük bir nankörlüktür.Eleştirilen metinler 2 ayetten oluşmakta ve ancak yarım sayfayı doldurabilmekteler.Ancak ateistlerin dediği beşeri hukuk sadece miras için onlarca sayfa hatta yüzlerce sayfa yer ayırmıştır.

Ayrıca dağıtım sorunsuz değildir, bunu diyenler miras kavgalarını, mirastan dolayı ölümleri nasıl açıklıyorlar?

Kur'an bir matematik kitabı, bilim kitabı değildir.Sadece miras için onlarca sayfa sure inse bu kitabın insanlığa kılavuzluğuna bir zarar verecektir.Kur'an gibi insanlığa Yüce Allah(c.c) tarafından gönderilmiş bir kitabın miras kitabıymış gibi onlarca sayfa bunun için yazması düşünülebilir mi?

 

3.Nisa 13'te Sınırlar İfadesi Bu Çözümlerin Önünü Kapatmaktadır

Nisa - 13 : Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberi’ne itaat ederse Allah onu, zemininde ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kazanç budur. Söz konusu ayette zikredilen “Allah’ın hududu / sınırları” ifadesi, orada verilen sayıların sabitliğini değil, onların (üçte bir, dörtte bir gibi) metodolojik olarak hesaplamalarda baz alınmalarının gerekliliğini ve paylaşım tablosu ne olursa olsun, bu ölçülerin değişmezliğini vurgulamaya yöneliktir. Bu iki yöntemle Kur'an'ın belirlediği miras tablosundaki oranlardan dışarı çıkılmamaktadır! Avl ve Reddiye ile alakalı olan kısma >Avl ile Ayette Olan Açık Oranlardan Sapılıyor< bölümünde cevap verdik zaten.İbn Abbas'ın yöntemine karşı da bu denemez çünkü zaten bu yöntemde de oranlar aynıdır.Siz eğer Avl ve Reddiye için diyorsanız zaten Nispi Oranlar bozulmamakta, akrabalar arası güç dengesi korunmaktadır.Hiçbir Ehl-i Sunnet âlimi hatta Şia bu çözümleri Kur'an'a aykırı saymamış, sahabeler ve hatta 4 Büyük Halife'den 3'ü bu çözümde sorun bulmamıştır.(Hz.Ebubekir o dönemlerde hayatta değildi.) İslam ilimlerinden bihaber olan meymenetsizlerin bu şekilde bu çözümlere karşı çıkması sadece bizi güldürmektedir.

 

4.Eşin Olmadığı Zaman İbn Abbas'ın Yöntemi Geçersiz Olur

Bu itiraz sadece ateistler tarafından değil bazı müslümanlardan da gelmektedir."Eş olmadığı zaman ne olacak?" diye.

Eş olmadığı zaman Nisa Suresi 11.Ayetteki oranlar uygulanır.

Allah size, çocuklarınız hakkında erkeğe, iki kadın payı kadar (vermenizi) emreder. İkiden fazla kadın iseler bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuşlarsa anasının hakkı üçte birdir. Ölenin kardeşleri varsa anasının payı, vasiyetten ve borçtan sonra altıda birdir. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş paylardır; şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir. - Nisa Suresi 11.Ayet

Nisa 11'de görülmektedirki anne ve babaya dair durumlar daha fazla değinilmiştir.

Bu yüzden bu sefer eş yerine öncelik sırasına anne ve baba eklenecektir.Eğer miras fazla gelirse zaten red uygulanacaktır.

 

5.Reddiye Doğru Olabilir Ancak Avl'de Bundan Söz Edemeyiz

İzâhlara cevap vermeye çalışan bir yazı da okumuştum.Bu arkadaşlar red'i meşru avli gayrimeşru kılmaktalar.

Ancak burada büyük bir çelişki vardır, bu kişi red'i kabul edip, avl'i oranlardan saptığı(!) için Kur'an dışı iddia etmiştir.Ancak eğer bu kişi red'i kabul ediyorsa bu oranların nispi olduğunu kabul etmek zorundadır! Aksi taktirde bunu kabul edemez, neden kabul edemeyeceği zaten >Âvl ve Reddiye Yöntemi< bölümünde işlendi.Aksi taktirde bunu kabul edemez çünkü onun zihniyetine göre Avl Kur'an'ın oranlarından sapıyorsa(!) reddiye çözümününde Kur'an dışı olduğunu kabul etmesi gerekir, ancak bu şahıslar bunu kabul etmektedirler.Bu büyük bir paradokstur ve yazarın câhilliğini gösteren bir durumdur.

Nasıl ki reddiye yöntemi ile eşit şekilde artırılarak akrabalar arası güç dengesi bozulmuyorsa bu durum avl'de de eşit şekilde azaltarak görülmektedir, eğer sen bu oranları mutlak kabul edip reddiye'de oranlardan sapılmadığını iddia edersen ve avli red edersen iki kere kendinle çelişirsin! Neden mirasın fazla geldiği durumlarda farklı, az geldiği durumlarda farklı konuşuyorsun?

Nasıl ki reddiye ile nispi oranlar, yani akrabalar arasındaki dereceler aynı kalmaktaysa avlde de bu böyledir.Dediğimiz gibi hiçbir âlim ve sahabe bu yöntemleri Kur'an'a ters bulmamıştır.Kur'an'daki bu hükümler artıya eksiye izin vermez bir vizyona sahip değildir.Bunu böyle düşünmek "Allah'ın gücü yeter öyleyse evli bekar yaratsın." demek kadar aptalcadır.

 

6.Bunu Ömer Bulmuştur, İnsan İcadıdır Kur'an'a Dahil Edilemez

Bu ateistlerin yanılgısını gösteren bir itirazdır aslında.Buna bakarsak bu kişiler bu kafayla tüm hadisleri inkar ederler, biz sebeb-i nuzul'u hadislerden bulmuyor musuz? Hazreti Muhammed(s.a.v) beşêr değil midir? Bunlarda mı Kur'an dışıdır?

Bu itiraz tamamen yersizdir.Bu kafayla toplama işlemine "İnsan icadıdır matematiğe dahil edilmez" derler.

 

Evet yazı bukadar, bazı kardeşlerime seslenmek istiyorum çünkü hala şüphe içinde olan vardır.Kardeşlerim bakın.Bu dar kafalıların hata diye yönelttiği konu, İslam büyüklerince (Allah hepsinden râzı olsun.) yüzyıllar önce neticelenen ve çözülen, ve çözümleri Kur'an'a aykırı olmayacak bir şekilde açıklanan bir konudur.

Evet, âvli sağlıklı görmeyen sahabe efendilerimiz(r.a) olmuştur.Ancak hiçbiri âvli kabul ediyorlar diye diğer sahabeleri(r.a) tekfir etmemişler, onlarla kavga etmemişlerdir.Aynı şekilde âlimlerde de böyledir.Ehl-i Sunnet bu çözümlerde hiçbir sıkıntı görmemiştir, lütfen 3 - 5 aptal ergene takılacağımıza İslam ilimlerinde söz sahibi olan âlim efendilerimize(r.a) kulak verelim.

Sağlıcakla kalın.

 


   
Alıntı
 sor
(@sor)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 91
 

Bakın eğer ortada bir itiraz varsa bunun cevabı "sizin dediğiniz gibi değil bizim dediğimiz gibidir bak öyle diyorlar" diye olamaz.Ortaya kanıt sunmanız lazım.nispi olduğunu gösteren kanıtınız nedir ???

El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.


   
CevapAlıntı
(@aldwith)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 73
Konu başlatıcı  

Hala aynı şeyleri yazıp yazıp kafamı mı bozacaksın benim? Orda örnekle gösteriyoruz.


   
CevapAlıntı
 sor
(@sor)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 91
 

örnek değil kanıt kanıt kanıt hadis  veya ayet.

 

""2.bir yanılgıları da bu oranları mutlak sanmalarıdır, ancak ulemâ'nın görüşüne göre ve hatta sahabe-i kirâm bu oranların nispi olduğunu kabul etmişlerdir! Yani bu oranlar mutlak değildir!""

nispi olduğu kabul edilmiştir ???? kanıt  nasıl etmişler neden etmişler ???

El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.


   
CevapAlıntı
(@aldwith)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 73
Konu başlatıcı  

Avl ile olan bölümlere ekleme:

 

Ebubekir ve Ömer iştişare sırasında bir meselede ittifak edip birleştiler mi asla itiraz etmem. - Heysemi / Mecmuazzevaid

Ömer'in bir şey için "Zannederim bu şöyle olmalıdır" deyip de zannettiği şekilde olmadığı vaki değildir. - Buhari/Menakıb

Allah, hakkı Ömer'in lisanına ve kalbine konmuştur - Tirmizi / Menakıb

"Benden sonra itilaflar çıkacaktır.Benim sünnetime RAŞİD HALİFELERİMİN SÜNNETİNE sımsıkı SARILIN - Tirmizi / İlim

"Ebu Bekir ve Ömer benim nazarımda, bir baş için göz ve kulak mesabesindedir." Münavi, Feyzu'l-Kadir, 1/189

Yine Abdullah İbnu Ömer'in ifadesiyle, ortaya çıkan bir meselede herkes bir görüş beyan ederken Hz. Ömer (ra) bir başka görüş beyan edecek olsa, meseleyle alâkalı olarak gelen ayet her seferinde Hz. Ömer'i te'yid etmiştir.(İbnu Hacer, Fethu'l-Bari, Kahire, 1959, 2/51).

"Benden sonra bir peygamber gelseydi bu Ömer olurdu." (Tirmizî, Menakıb ,48.)

 

Dinin kaynağı Kur'an, Sünnet, İcma, Kıyas ve Sahabe Efendilerimiz(r.a)'dır.

 

Miras paylarını (Kur'an'da zikredilen) hak sahiplerine verin. GERİ KALAN, (baba tarafından) en yakın erkeğe aittir." Buhari, Feraiz 7.

Görülebileceği üzere peygamber reddiye yapmıştır, âvl yapmamıştır çünkü o zaman böyle bir miras durumuyla karşılaşılmamıştır.

O zamanlar zaten bunun gibi durumlar olduğu için peygamber kullanılan yöntemlerden biri olan reddiyeye başvurmuştur.

Mal orandan fazla ise reddiye yapılır bunu Hz.Muhammed(s.a.v) söylüyor.

Mal orandan az ise avliye yapılır bunu da Hz.Ömer(r.a) kıyas yaparak söylüyor.


   
CevapAlıntı
 sor
(@sor)
Katılım : 6 sene önce
Gönderiler: 91
 

Hani birileri şey yazmıştı bana:

"Ben diyorum ki tarihe göre peygamber zamanında hatta daha önce miras taksimlerinde böyle durumların olduğunun bilinmesi gerekir diyorum.Çünkü hem peygamber zaten miras taksimi yapıyor hem de miras vermeyen yok diyorum.Bunların bilinmesi gerekir diyorum."

sen soruma cevap vermiyorsun sorumun çevresinde dolaşıp duruyorsun böyle devam et devam ...

El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 
Şu kişiden alıntılanmıştır: sor Tarih: 14 Ocak 2021, 20:53

Hani birileri şey yazmıştı bana:

"Ben diyorum ki tarihe göre peygamber zamanında hatta daha önce miras taksimlerinde böyle durumların olduğunun bilinmesi gerekir diyorum.Çünkü hem peygamber zaten miras taksimi yapıyor hem de miras vermeyen yok diyorum.Bunların bilinmesi gerekir diyorum."

sen soruma cevap vermiyorsun sorumun çevresinde dolaşıp duruyorsun böyle devam et devam ...

Miras hakkındaki yazımı düzenleyip örneklerle zenginleştirdim. Şimdi daha kolay anlaşılır oldu. İsterseniz göz atın:

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2018/04/31-kuranda-matematiksel-hata-iddialarinin-kesin-cevabi/

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
(@suzerain)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 27
 

Anti-Dogmatik sitesindeki mirasla ilgili kapsamlı bir yazı konusundaki bilgelikyolunda'nın yazdığı cevap ne kadar doğrudur?


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Ben görmedim yazısını

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
(@suzerain)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 27
 
Şu kişiden alıntılanmıştır: kurangunlukleri Tarih: 24 Şubat 2021, 19:08

Ben görmedim yazısını

https://antidogmatik.com/konular/mirasla-ilgili-kapsamli-bir-yazi.2709/

bana ikinci bakış açısı mantıklı geldi gerçi tam olarak Arapçada ne anlama geldiğini bilmediğim için emin olamadım


   
CevapAlıntı
(@misali)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 2
 

Ama ayette "mirasın x/y'si" demiyor mu ? Birbirlerine göre diye belirtmesi lazım değil mi ?


   
CevapAlıntı
(@misali)
Katılım : 5 sene önce
Gönderiler: 2
 
Şu kişiden alıntılanmıştır: kurangunlukleri Tarih: 3 Şubat 2021, 13:32

Miras hakkındaki yazımı düzenleyip örneklerle zenginleştirdim. Şimdi daha kolay anlaşılır oldu. İsterseniz göz atın:

https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2018/04/31-kuranda-matematiksel-hata-iddialarinin-kesin-cevabi//blockquote >

"Azından veya çoğundan bir hisse ne demek?" başlığının altında
Nisa:7'yi "...Bunun azından ve çoğundan farz kılınmış bir hisse vardır."
diye çevirmişsiniz ama bunun doğrusu "...(Bıraktıkları miras) Az veya çok olsun,  paylar farz olarak belirlenmiştir." diyenler var. Ve bazı yerlerde böyle çevrilmiş ?


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

Çevirmişsiniz demişsin. Benim çevirim yok malesef. Meal yazarları bu şekilde anlamış ayeti.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali Ana-babanın ve (yakın) akrabaların geriye bıraktıkları mirastan erkekler için bir hisse vardır. Ana-babanın ve yakın akrabaların geriye miras bıraktıklarından kadınlar için de bir hisse vardır. Bunun (mirasın) azından ve çoğundan (her hak sahibine) farz kılınmış bir pay ayrılmıştır (hakları verilmelidir).

Ali Bulaç Meali Anne ve baba ile akrabaların bıraktıklarından erkekler için bir hisse vardır; anne ve baba ile akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de bir hisse vardır. Bunun azından ve çoğundan farz kılınmış bir hisse vardır.

Ali Fikri Yavuz Meali Ana-baba ve akrabanın (geriye) bıraktığı maldan erkeklere pay vardır. Kadınlara da, ana-baba ve akrabanın (geriye miras olarak) bıraktığı maldan pay vardır; (geriye kalan) o malın azından da çoğundan da (varisler için) takdir edilmiş birer pay...

Diyanet İşleri Meali (Yeni) Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

Diyanet Vakfı Meali Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Gerek azından, gerek çoğundan belli bir hisse ayrılmıştır.

Elmalılı Meali (Orijinal) erkeklere bir pay var: ana baba ve en yakın akribanın bıraktığından, dişilere de bir pay var: ana bana ve en yakın akribanın bıraktığından, azından da çoğundan da, farz kılınmış birer pay

Hasan Basri Çantay Meali Ana ve baba ile yakın hısımların bırakdıklarından erkeklere, ana ve baba ile yakın hısımların bırakdıklarından kadınlara — azından da, çoğundan da — farz edilmiş birer nasıyb olarak, hisseler vardır.

Suat Yıldırım Meali Anne baba ile yakın akrabanın terikelerinde erkeklere hisse bulunduğu gibi, anne baba ile yakın akrabanın terikelerinde kadınlara -azından da çoğundan da- farz olarak belirlenmiş hisseler vardır. *

Süleyman Ateş Meali Ana babanın ve akrabanın geriye bıraktıklarından erkeklere pay vardır; ana babanın ve akrabanın geriye bıraktıklarından kadınlara da pay vardır. Gerek azından gerek çoğundan (hem erkeğe, hem de kadına) bir hisse ayrılmıştır.

Ümit Şimşek Meali Erkekler için anne ile babanın ve yakın akrabanın bıraktığı mirastan bir hisse vardır. Kadınlar için de anne ile babanın ve yakın akrabanın bıraktığı mirasın azından da, çoğundan da bir hisse vardır. Bunlar, farz olarak belirlenmiş hisselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk Meali Ana-baba ve akrabanın geriye bıraktığından erkeklere bir pay vardır. Ana-baba ve akrabanın geriye bıraktığından -onun azından da çoğundan da- farz kılınmış bir nasip olarak kadınlara da bir pay vardır. 

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı
Kurtuluş Berzan
(@kurtulusberzan)
Moderatör.
Katılım : 8 sene önce
Gönderiler: 4843
 

"mirasın x/y'si" yazımın sonunda açıklamıştım. Daha iyi açıklaması olan varsa dinlerim.

Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.


   
CevapAlıntı

Başa dön tuşu