
Forumdaki son iletiler
Son 15 cevap
Son 10 konu
[box type= align="alignleft" class="" width=""]
İyi bir B-Y forumu yazarı nasıl olunur:
- Öncelikle açacağınız konuya ne çok uzun ne de çok kısa ve konuyu çok iyi açıklayan bir başlık atmalısınız. Başlığı okuyan konuyu anlamalı. Daha sonra mesajınızı uzun olarak, ayrıntılandırarak yazmalısınız. Mesajı ayrıntılandırmaktan kaçınmayın, ne dediğimi herkes anladı diye düşünmeyin. Çünkü yazar öyle sansa bile, okuyucu çoğu zaman kısa yazılardan ne denmek istendiğini anlayamıyor.
- Konu açarken konu başlığını çok kısa veya uzun girmemelisiniz ve konuyla alakalı bir başlık olmalı. "Yardım edin", "Bir sorum var" gibi konunun içeriğini anlatmayan başlıklar olmamalı. Veya soruyu uzunca başlık kısmına yazmamalısınız. Başlık atarken kendinizin bu konuyu Google'da nasıl aratacaksanız o şekilde bir başlık atmanız uygun olur. Örneğin karışmayan denizleri Google'da aratan kişi "Birbirine karışmayan denizler" olarak aratır.
- Ayrıca telefondan yazsanız dahi noktalama işaretlerini kullanarak yazın ki yazdıklarınız anlaşılır ve kaliteli olsun ve cevap gecikmesin.
- Her konuyu ilgili forumda açınız. Örneğin dini soru soracaksanız "Bir sohbet aç" forumunda açmayınız.
- Her konu için ayrı konu başlığı açalım. Bir konu başlığı altında daldan dala konmayalım. Bir konuyu tartışırken aklımıza yeni bir konu gelirse, yeni bir konu olarak açalım.
- Kanunlara aykırı olarak yapılan yorumları haber vermek için yorumun altındaki rapor butonuna tıklayınız. Detaylar Kullanım koşullarında.
Üye olamıyorum: Üyelik adınızı İngilizce karakterlerle ve boşluk olmadan oluşturunuz. Sonra e-posta adresine gelen doğrulama linkini tıklayınız. E-posta gelmediyse spam veya gereksiz kutusuna bakınız.
[/box]
https://miningthemadness.wordpress.com/2017/08/06/can-islamic-slavery-be-defended/
cariyelik konusu bir türlü aklıma oturmuyor.bu sitede genellikle akla takılan sorular kaynaklarla verilmiş.Bu sitedeki sözlere cevap verebilirseniz çok iyi olur.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle (cariye) azat etmektir bu ayet yeteri kadar açıklayıcı değil mi
Sorumun kölelikle alakası yok , cariyelikle alakalı , attığım linke bakarsanız orada hadisler kaynaklarıyla verilmiş.Hadisleri ise bir kenara atmak çözüm değil onlar tarihi birer kaynak.
Kölelikle alakası yok derken kölelik kurumu ile alakası yok demek istedim.Benim sorum kadın köle yani cariye ile alakalı.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Bu attığın yazıda en basitinden Peygamber (sav) ile Hz Safiyye'nin evlenmesinin çarpıtılması gözüme çarptı, Hz Peygamber'in (sav) onu azarlayıp onunla evlendiği söyleniyor. Dedim neyi kaynak vermiş bakayım, "Bukhari, Book of Prayer" yazıyor. Ne hadis numarasını vermiş, ne de başka bir şeyi. Hadi diyelim ki çarpıtmadan yazmış. Peygamber'in (sav) Hz Safiyye ile kendi rızası ile evlendiğini, Hz Safiyye'nin kendisinin bunu kabul ettiğini neden yazmamış bu herif? Belli ki amacı farklı. Gerçeğini şuraya bırakıyorum:
Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.), Hz. Safiyye'ye İslâmı anlattı ve şöyle buyurdu:
"Eğer Müslüman olursan, ben seni kendime zevce edineceğim. Şayet Yahudiliği tercih edecek olursan seni âzad ederim. Sen de gider kavmine kavuşursun!" (Tabakât, 8:123.)
Resûl-i Kibriyâ Efendimizle bir kerecik olsun görüşüp kendisinden birkaç kudsî kelam duyan Hz. Safiyye, tercihini doğru yaparak, aynı zamanda safıyetini ve derin anlayışını açıkça ortaya koydu:
"Yâ Resûlallah! Siz beni İslâmiyete dâvet etmeden önce, konak yerine geldiğimde, Müslümanlığı arzulamış ve seni tasdik etmiş bulunuyordum. Yahudilikle benim hiçbir ilgim kalmamış ve ona artık ihtiyacım da yoktur. Hayber'de de artık ne babam ne de kardeşim vardır."
"Sen, beni küfürle, İslâmiyet'ten birini seçmekte serbest bırakıyorsun. Allah ve Resûlü, bana âzad edilmemden ve kavmimin yanına dönmemden daha sevgilidir. Ben onları tercih ediyorum!" (A.g.e., 8:121-123.)
Gördüğün üzere Peygamber (sav) Hz Safiyye'yi seçim konusunda serbest bırakmış, yahudiliği seçtiği takdirde kendisini azat edip kavmine kavuşturacağını söylemiş, Hz Safiyye ise kendi rızası ile İslamî ve Allah Resulü'nü (sav) seçmiştir. Bunu yazan kimse Hz Safiyye'nin bizzat kendi rızası olduğunu, kendi rızası ile müslüman olduğunu ve Allah Rasulü'nğ (sav) ile kendi rızası ile seçtiğini gizlemiş. Kaynak olarak ta sadece Buhari demiş. Hadis numarasını falan da vermemiş. Bari hadis numarasını falan verseydi de, şerhine falan bakıp ona göre konuşurduk. İslam'da cariyeye hayvanlar gibi tecavüz edip sonra çöpe atar gibi bırakmak gibi bir kaide yoktur. Onun yemesinden, içmesinden, giyinmesinden, temel ihtiyaçlarından efendisi sorumludur. Milk akdi gerekir eğer cariye ile nikahsız ilişki kurmak istiyorsan. Yani Teserri. Bunun şartları da bellidir.
Hanefî mezhebine göre teserrinin gerçekleşmesi için iki şart vardır: Birincisi: Normal hür kadınlardan olan eşlerine ayırdığı gibi, tesri(birlikte olmak) istediği cariyesi için de hususî bir mesken ayırması. İkincisi, diğer eşlerle birlikte olmak için ayırdığı zamanı ona da ayırması. Ebu Yusuf’a göre ondan bir çocuk edinme arzusu da şarttır. (bk. el-Bedai’, 8/344-45-şamile) Bu iki şart Şafii mezhebinde de geçerlidir. (bk. Muğni’l-Muhtac, 20/316; Nihayetu’l-muhtac, 29/343-şamile)
Sen böyle bir olayı tecavüz olarak lanse ediyorsan, art niyetlinin tekisindir zaten.
Ayrıca Kuran'da açıkça cariyeleri evlendirme emri olduğunu da atlamamak gerekir. İslam tarihinde evlendirilen cariyelerin sayısı diğerlerinden çok daha fazladır. Yine, onları ilişkiye zorlamanın uygun olup olmadığı konusuna gelirsek, Peygamber (sav) hiçbir cariyesi ile zorla ilişki kurmamış, onların rızasını alıp önce azat etmiş, daha sonra mehrini vererek onlarla evlenmiştir. En basiti yukarıda belirttiğim Hz Safiyye ile evliliği. Peygamber (sav) istese onunla rızasını almadan direkt ilişki kuramaz mıydı? Unutma, bizim için İslami olarak en mükemmel müslüman örneği peygamberdir. Hz Aişe'nin (r.a) dediği gibi, onun ahlakı Kuran üzerinedir.
Son bir şeye daha değineceğim. Madem cariyeler bir haşa sex kölesi olarak görülüyor, neden onlara iyi davranılması, onların evlendirilmesi emrediliyor? Neden gerek Kuran'da gerek hadislerde onları evlendirmeye ve azat etmeye teşvik var? Yukarıda belirttiğim gibi, bazı alimlere göre milk akdi ile cariye ile nikahsız ilişki kurmak için ondan çocuk edinme arzusu şarttır. Cariyeden çocuk olursa cariye artık ümmü'l veled olur ve cariyenin hukuki statüsü artık diğer köle-cariyelerden yüksektir. Ve efendisi öldüğünde, cariye atık hür olur. Sen böyle bir durumda nasıl olur da "tecavüz" yaftası vurabilirsin ki? Dediğim gibi attığın yazıdaki sadece bir çarpıtmayı yazdım buraya. Daha Allah bilir neler vardır. Zamanım olsa bakardım ona ama bu çarpıtma bile yeter yazıyı yazan herifin art niyetli olduğuna delil olmaya.
Allah'a emanet ol.
Cariyelik konusunu şurada açıklamıştım: https://www.bilimveyaratilisagaci.com/2019/11/171-islamda-cariyeligin-olcusu/
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
@kurangunlukleri yazıyı okumuştum ama aşağıdaki sahih hadisler olayları karıştırıyor onlarada bakarsanız sevinirim.(hadislerin Kurana ters olamayacağını biliyorum ama bir müslümanın gözünden böyle , inanmayan bir kişinin gözünden ise peygamber yazdığı kitaba uymamış oluyor.Yine tekrarlıyım hadisler uydurmadır diyip işin içinden sıyrılmakta kaçmak gibi geliyor.Belki gerçekten doğru değil ama bunu test edebileceğimiz bir şey yok , ama tam tersine doğru olabileceğini test edebileceğimiz bir çok şey var.)
@efeturkel yazın için teşekkür ederim.Söylediklerinde sırasıyla aklıma takılanları soracağım.Kaynaklarda verilen yazının üzerine tıkladığın zaman direk hadislerin kendisini görebiliyorsun(hadis numaraları ile birlikte).Hz.Safiye ile evlenmesinde farklı farklı rivayetler geliyor o yüzden bu konuya pek takılmadım.
**O konuda takıldığım hz.safiye nin 1 iddet(kesin böylemi bilmiyorum) beklemesi ,ama fıkıhta hür insanların iddet süresi 3 iken cariyelerin 1 diye belirlenmiş ve neden böyle olduğunu anlamadım ? ve böyle bir hadis var : https://sunnah.com/bukhari/8/23 bunu da anlamadım.
**Teserri ile yazdığın mezheb alimlerinin görüşlerini biliyorum.O konuda rıza şartı gerekir diyen bir kişi bile bilmiyorum?
**Ayrıca bu sahih hadise https://sunnah.com/muslim/16/147 bakarsan bu hadiste ne çocuk şartı , ne onlar için mesken ayrılıyor ayrıca onlardan yararlanıp üstüne fidye olarak veriliyor.Peygamberimiz neden müdahale etmiyor.Diyelim peygamber insan hata yapar Allah neden müdahale etmiyor ANLAMIYORUM VE CEVAPTA BULAMIYORUM ?
Kurandaki ayetleri inceledim ayetlerde pek fazla kafamı karıştıran bir şey yok .Zaten Kuranda köle , cariye , sağ ellerinizin malik oldukları yaklaşık 20 ayette geçiyor.Yaklaşık 10 tanesinde "eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları" , 7 -8 tanesinde azat edilmeleri , 2-3 tanesinde ise evlendirilmelerinden bahsediliyor.Peygamberin böyle bir yaptığınıda duymadım ama başkalarının yaptıklarına ses çıkarmaması onu onay verdiği anlamına gelmez mi?
Ayrıca belirttiğim yazıda verilen ve anlamadığım hadisleri aşağıya yazdım:
** https://sunnah.com/abudawud/12/110 evli olan cariyelerle evlenmenin sorun olmadığı nisa 24 ile alakalı hadis. "pagan kocaları nedeni ile esirlerle ilişki kurmaktan çekinenler"
** https://sunnah.com/muslim/32/54 bu hadiste ise bir sahabe bir tane kız ödül olarak veriliyor ama ne iddetten ne mesken ayırmaktan ne rızadan bahsetmiyor ve hadisin içersinden şöyle bir ifade var "I had not yet disrobed her " bu ifadenin olduğu kısmı anlamadım.
** https://islamansiklopedisi.org.tr/kurayza-beni-kurayza "Sayılarının 1000 civarında olduğu sanılan kadın ve çocuklardan bir kısmı serbest bırakılmış, sahâbîlere dağıtılanların dışında kalan humus satılarak cihad için at ve silâh temin edilmiştir."
"El hakku min Rabbik" " الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ " "Hak rabbinden gelir"
Şüpheye düşenlerden olma.
Allah bizi dosdoğru yola iletsin.
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Her hadiste bütün kuralların açıklanmasını beklemiyorum ama o safiye hadisinde de Peygamber evlilik yemeği veriyor. Yani cariye işte aldım gitti demiyor. Düğün yapıyor. şerefine yemek veriyor. Zaten başka hadis rivayetlerinden de Safiyenin Peygamberi sevdiği anlaşılıyor. Ona köle gibi davranmıyor, eşi oluyor. Savaş esiri ve sen bizle savaştın ya öleceksin ya köle olacaksın demiyor. Olaylara kendi şartları içinde bakalım...
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Üstte belirttiğim gibi o konuda aklıma takılan fazla bir şey yok.Aklıma takılanları üstte belirttim.
Yazıyı paylaşırken hata aldım sonra denemek için "yazamıyorum" diye gönderdim şimdi de silemiyorum düzeltebilir misiniz ?
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Yazdıktan sonra 30 dakika içinde silinebilir veya düzeltilebilir şeklinde ayarladım forumu şimdi. O yanlış yazıyı da sildim.
Size yardımcı olan insanlara bir teşekkürle de olsa
karşılık vermeniz iyiliğe karşı bir nezaket kuralıdır.
Forumda sizlere yardımcı olan arkadaşlarımıza
teşekkür edin ki iyilik devamlı olsun.
Şu kişiden alıntılanmıştır: sor tarhinde 30 Aralık 2020, 17:06@kurangunlukleri yazıyı okumuştum ama aşağıdaki sahih hadisler olayları karıştırıyor onlarada bakarsanız sevinirim.(hadislerin Kurana ters olamayacağını biliyorum ama bir müslümanın gözünden böyle , inanmayan bir kişinin gözünden ise peygamber yazdığı kitaba uymamış oluyor.Yine tekrarlıyım hadisler uydurmadır diyip işin içinden sıyrılmakta kaçmak gibi geliyor.Belki gerçekten doğru değil ama bunu test edebileceğimiz bir şey yok , ama tam tersine doğru olabileceğini test edebileceğimiz bir çok şey var.)
@efeturkel yazın için teşekkür ederim.Söylediklerinde sırasıyla aklıma takılanları soracağım.Kaynaklarda verilen yazının üzerine tıkladığın zaman direk hadislerin kendisini görebiliyorsun(hadis numaraları ile birlikte).Hz.Safiye ile evlenmesinde farklı farklı rivayetler geliyor o yüzden bu konuya pek takılmadım.
**O konuda takıldığım hz.safiye nin 1 iddet(kesin böylemi bilmiyorum) beklemesi ,ama fıkıhta hür insanların iddet süresi 3 iken cariyelerin 1 diye belirlenmiş ve neden böyle olduğunu anlamadım ? ve böyle bir hadis var : https://sunnah.com/bukhari/8/23 bunu da anlamadım.
**Teserri ile yazdığın mezheb alimlerinin görüşlerini biliyorum.O konuda rıza şartı gerekir diyen bir kişi bile bilmiyorum?
**Ayrıca bu sahih hadise https://sunnah.com/muslim/16/147 bakarsan bu hadiste ne çocuk şartı , ne onlar için mesken ayrılıyor ayrıca onlardan yararlanıp üstüne fidye olarak veriliyor.Peygamberimiz neden müdahale etmiyor.Diyelim peygamber insan hata yapar Allah neden müdahale etmiyor ANLAMIYORUM VE CEVAPTA BULAMIYORUM ?
Kurandaki ayetleri inceledim ayetlerde pek fazla kafamı karıştıran bir şey yok .Zaten Kuranda köle , cariye , sağ ellerinizin malik oldukları yaklaşık 20 ayette geçiyor.Yaklaşık 10 tanesinde "eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları" , 7 -8 tanesinde azat edilmeleri , 2-3 tanesinde ise evlendirilmelerinden bahsediliyor.Peygamberin böyle bir yaptığınıda duymadım ama başkalarının yaptıklarına ses çıkarmaması onu onay verdiği anlamına gelmez mi?
Ayrıca belirttiğim yazıda verilen ve anlamadığım hadisleri aşağıya yazdım:
** https://sunnah.com/abudawud/12/110 evli olan cariyelerle evlenmenin sorun olmadığı nisa 24 ile alakalı hadis. "pagan kocaları nedeni ile esirlerle ilişki kurmaktan çekinenler"
** https://sunnah.com/muslim/32/54 bu hadiste ise bir sahabe bir tane kız ödül olarak veriliyor ama ne iddetten ne mesken ayırmaktan ne rızadan bahsetmiyor ve hadisin içersinden şöyle bir ifade var "I had not yet disrobed her " bu ifadenin olduğu kısmı anlamadım.
** https://islamansiklopedisi.org.tr/kurayza-beni-kurayza "Sayılarının 1000 civarında olduğu sanılan kadın ve çocuklardan bir kısmı serbest bırakılmış, sahâbîlere dağıtılanların dışında kalan humus satılarak cihad için at ve silâh temin edilmiştir."
"El hakku min Rabbik" " الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ " "Hak rabbinden gelir"
Şüpheye düşenlerden olma.
Allah bizi dosdoğru yola iletsin.
Zamanım olduğunda sorularına teker teker bakacağım inşaAllah. Ama şimdilik iki tane video atacağım. Bu videolar bu konuda tatmin olmana yardımcı olacaktır
- Video:
- Video:
Bu attığım videolardaki adamın karşısına youtube çöpluüundeki bazı artist dinsizler (biliyorsundur onları) çıkamadı. İnstagramı da @habil_reis emin ol benden çok daha bilgili ve sana daha çok yardımcı olacaktır. Yine de dediğim gibi zamanım olduğunda sorularına bakacağım. Allah'a emanet ol.
Öncelikle "Hz Safiyye ile ilgili farklı farklı rivayetler var, o konuyu anlamadım" demişsin. Anlamayacak bir şey yok. Peygamber (sav) ona İslam'ı anlatıp seçiminde serbest bırakmış, eğer İslam'ı seçerse onu zevceliğe kabul edeceğini söylemiştir. Hz Safiyye'de İslam'ı seçip Peygamber'in (sav) zevcesi olmuştur. Böylece müminlerin annesi makamına da layık olmuştur. Bir kadın için her halde çok güzel bir makamdır. Yüzyıllar sonra bile adı anılırken "Hz Safiyye annemiz" diye anılacak. Bundan güzel ne olabilir?
Hür kadınların iddet süresi 3 iken cariyeler 1 diye belirlenmiş ve bunun nedenini sormuşsun, ayetle cevap vereyim:
"Bir mümin erkek veya bir mümin kadının, Allah ve resulü bir emir ve hüküm verdiklerinde artık işlerinde bundan başkasını seçme hakları olamaz. Allah’ın ve resulünün emrine itaat etmeyenler doğru yoldan açıkça sapmışlardır." (Ahzab Suresi, 36. Ayet)
Allah ve Resulü öyle tatbik etti kardeşim. Demek ki böyle olmalı.
Teserri ile ilgili rıza şartı koşan bir alime rastlamadım demişsin. Bak, en basitinden şöyle anlatabilirim; bildiğin gibi köle ve cariyelere kötü muameleden, onların onurunu kıracak, incitecek hareketlerden ve en önemlisi onları dövmekten- şiddet uygulamaktan Allah (c.c) ve Allah Rasulü (sav) bizi men etmiştir. Kuran'da onlara iyi davranmak emredilmiştir.
"Ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın..." (Nisa 36)
Köle ve cariyelere iyi davranmamız ve onlara kötü muameleden kaçınmamız ile alakalı hadisleri sen biliyorsundur, şimdi teker teker yazmaya gerek duymuyorum. Biz, onlara kötü muameleden men edildik.
Şimdi sana bir soru soracağım; sen içinde şiddet olmayan tecavüz vakası gördün mü? Aç bak haberlere, tecavüz vakalarının abartmıyorum %95'inde şiddet vardır. Zaten kadınlar bu gibi olaylarda direnirse tecavüzcü taraf şiddete başvurur. Eğer cidden niyetin bu ise bir tokat atıp etkisiz hale getirip işini halleder gidersin Tövbe Estağfirullah.
Peki şimdi kölelere şiddetin kefaretine bakalım;
“Kim, işlemediği bir suçtan ötürü cezalandırmak maksadıyla kölesini döver veya sebepsiz yere tokatlarsa, bunun keffâreti o köleyi âzat etmesidir.” (Müslim, Eymân, 30)
Ebû Ali Süveyd bin Mukarrin -radıyallâhu anh- diyor ki:
Ben, Mukarrin oğullarının yedinci çocuğu idim. Bizim hepimizin sadece bir kölesi vardı. Birgün en küçüğümüz onu tokatladı. Bunun üzerine Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bize o köleyi âzâd etmemizi emretti. (Müslim, Eymân, 32)
Evet, gördüğün üzere köleye bir tokat atmanın dahi kefareti onu azad etmektir. Rasulullah (sav) bizi bu hareketten men etmiştir. Böyle bir durumda cariyeye tecavüz de olamaz. Çünkü tecavüz, izaha gerek yoktur ki şiddet gerektirir. Dediğim gibi çıkan tecavüz haberlerine bak, büyük bir çoğunluğunda şiddet vardır. Hatta bunların da çoğunda kişi tecavüz ettiği kimseyi öldürür. Rasulullah (sav) ise bir köleyi tokatlayana dahi o köleyi azad etmesini emretmiştir. Burası anlaşıldı sanırsam. Devam ediyorum.
Şimdi gelelim söylediğin azil hadisine. Beni Mustalık Gazvesinde yaşanan bir olay. Müstalikoğulları bu gazveden önce Medine baskını planları yapıyordu. Yani zaten eğer sen hadiste anlatılanı kötü buluyorsan, eğer onlar Medine baskınına gelseydi müslüman kadınlara, ailelere vs. çok daha fena halde muamele edecekti. Düşman, akıllı olsa zaten o duruma düşmezdi. Ama konumuz madem bu azil ve fidye verilmesi, gel inceleyelim seninle.
Öncelikle fıkıhta bir cariye ile cinsi münasebette bulunmak için onun senin mülkiyetinde bulunması ve teserri şarttır. Bahsettiğin hadiste taksim yapılmış, mesken dediğin zaten çadırdır. Yani şartlar uygulanmış.
Fidye olarak verilmesi konusunda kardeşim fidyenin ne zaman verileceği belli mi? Belki 1 ay, belki 1 sene, belki 5 sene sonra verilecek fidye. Kocası darü'l harpte olan ve esir düşen kadının nikah akdi münfesih olur. Çünkü memleketler arasında ayrılık meydana gelir. Burada da Rasulullah (sav) azili yapmayın demiyor, yapmamanız için sebep yoktur diyor. Hadiste geçen "yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur" ifadesi, "ma aleyküm ella tef'alu" dur. Bunun Türkçe anlamı "yapmamakta bir sakınca yoktur" değil, tam tersi "yapmamanız için bir gerek yoktur, yapabilirsiniz" demektir. Yani hadiste yapmamakta sakınca yoktur değil, yapmakta sakınca yoktur der. Hatta "ma" olumsuz edatı olduğu gibi soru edatı da olabilir ki o zaman "Neden yapmayacaksınız?" anlamı verilebilir.
Kafaları karıştıran ifade "Ama bilin ki, kıyamete kadar doğacak her can doğacaktır" ifadesi. Bu ifade zaten doğru bir ifadedir. Kıyamete kadar doğmasına hükmedilen her canlı doğacaktır. Bunun konu ile alakası yok kader konusuna giriyor bu o yüzden geçiyorum.
Ayrıca olayın Müstalikoğulları gazvesinde gerçekleşmesi de cevaplama işini kolaylaştırıyor. Esirler arasında bulunan Hz. Cüveyriye (r.a) annemiz ile Rasulullah (sav) evlenmiştir. Bu siyasi amaçlı evlilik sonucunda da esirler serbest bırakılmış ve koskoca Müstalikoğulları kabilesi kendi rızaları ile İslam'ı kabul etmiştir. Evet, hadiste bahsedilen kadınların kabilesi. Eğer kadınlara tecavüz edildi ise, kötü muamele yapıldı ise bunlar nasıl gönüllü olarak İslam'a girsin? Esirlere iyi davranmak emredilmiş, kötü muameleden müminler men edilmiştir. Tecavüz ise kötü bir muameledir ve içinde şiddet barındırır dediğim gibi. Kadın zaten diretirse şiddet uygulamaktan başka şansın olmaz lakin elinin altındakine şiddet uygulaman, kötü muamele de bulunman yasak 🙂 Yani her türlü tecavüz edemezsin. Sadece ısrar edebilirsin lakin kadın istememekte kendini yırtacak biçimde diretiyorsa zaten bunun manası yok. Hadiste de daha kadınlara yaklaşılmamış. Oradaki kadınların hepsi ile cinsel münasebette bulunuldu diye bir şey de yok. Belki hiçbiri ile bulunulmamıştır. Allah bilir. Lakin dediğim gibi bu hadis yine tecavüz olduğunu göstermez. Çünkü kadın diretirse ona şiddet uygulaman yasak, kötü muamele yine yasak. E tecavüz kötü bir muameledir bunu açıklamaya dahi gerek yok. Bu kabile zaten Hz Peygamber (sav) ile Cüveyriye annemizin evliliğinden sonra esirlerin de serbest bırakılması ile gönüllü olarak müslüman oluyor. Soruyorum sana, eğer kadınlara tecavüz edildiyse bu kabile nasıl İslam'a girip Hz Muhammed'in (sav) safına geçti? Böyle bir şey oldu ise gerek kadınların gerek tüm kabilenin içini kin bürümesi, onların düşmanlığının daha da artması gerekir, gel gör ki kendileri gönüllü olarak İslam'a giriyorlar serbest bırakılmalarına rağmen. Daha fazla açıklamaya gerek duymuyorum. Anladığını düşünüp geçiyorum.
Kuran ayetlerinde kafamı pek karıştıran bir şey yok demişsin. Bu güzel bir şey, lakin takıldığım bir nokta var. Evet Kuran'da köle ve cariyeleri evlendirme emri vardır (Nur 32, Nisa 25). Evet, azat edilmesine pek çok ayette teşvik vardır. Kardeşim, sen peygamberin bu hükümleri uyguladığını duymadım demişsin, hiç araştırmadın mı?
Peygamber Efendimiz (asm), köle azad etmeyi teşvik etmiş ve bizzat kendisi de bir çok köleyi hürriyetine kavuşturmuştur. (Buhârî, Itk, 1; Ebû Dâvud, Edeb, 120; Askalani Buluğu'l-Meram, Trc. 4/294)
Azad edilen, yani hürriyetine kavuştururlan köle erkekse "mevla", kadın ise "mevlat" denilir.
Örneğin Diyarbekri Tarihu’l-Hamis adlı kitabında (2/178- 179); 69 erkek mevlasından, 15 de kadın mevlasından yani azat edidip hürriyetine kavuşturduğu erkek ve kadınlardan söz etmekte ve isimlerini vermektedir. Yine onun aynı kitapta söz yettiğine göre (2/181) İbnü'l- Cevziye göre onun mevlalarının sayısı 43, mevlâtlarının sayısı da 11'dir.
Şu kadar var ki bu bilgilerin olduğu kaynaklarda bazılarının azat edildikleri anlatılırken, bazılarının yalnız adları verilmekte ve azatlandıklarından söz edilmemektedir.
Buna göre, konu tartışmalı olmakla birlikte, Allah Resülünün (asm) kadın ve erkek olarak azatlılarının sayısı 50-80 arasında bir rakam olmalıdır. Bu rakamlar yaklaşık ve takribi sayıyı verir, kesin değildir.
Ayrıca Hz. Peygamber (asm), çok sayıda köleye sahip kimselere, onların azat edilmesi için müdahalelerde bulunmuştur. Örneğin, Cerir b. Abdullah aracılığıyla Yemen Hükümdarı Zülkelâ el-Himyeri'ye bir mektup göndermiş, o da bunun üzerine eli altındaki 4.000 köleyi azat etmiştir. (İbn Düreyd, s. 308; İbnü'l-Esîr, Üsdü'l-ğâbe, 2/176-177; İbn Hacer, el-İsabe, 1/492-493)
Evlendirme hususunda en basitinden Mısır Hükümdarı Muvakkıs tarafından gönderilen Mariye ve Sirin adlı iki cariyeden Mariye annemizi nikahlamış, Sirin'i şair Hasan b. Sabit'e vermiştir. Yine Buradan anlaşılıyor ki peygamber (sav) bu hükümleri uygulamadı diyorsan yeterince bakmamışsın kardeşim. Ufak bir "Sorularla İslamiyet" araştırmasıyla bile bu bilgilere ulaşabilirsin çünkü.
Devam edelim.
Nisa 24 ile alakalı hadis. Evet, kocası Darü'l Harp'te bulunan ve esir alınmış kadının nikah akdi münfesih olur. Çünkü, memleketler arası ayrılık meydana gelmiştir. Artık kocası ile değildir. Burada o cariye ile evlenilebilir. Ancak, cariyenin kocası esirler arasında ise, eşlerin nikâhları devam edeceğinden, efendinin bu cariye ile evlenmesi-cinsi münasebette bulunması caiz değildir. Hattâ erkek başka birisinin, kadın da bir başkasının yanında köle ise, yine efendi, yanında bulunan bu kadın köleden cinsî yönden faydalanamaz/evlenemez.(Hukuki İslamiyye ve Istılâhat-ı Fıkhiyye Kamusu, III/402). İmam-ı Azam'ın da görüşü karı-koca aynı anda Darü'l İslam'da esir alınırsa nikahlarının düşmeyeceği görüşüdür. Bu konuyla ilgili İmam Maturidi'nin tefsirinden aldığım kesit:
"Fakat kadın kocasıyla esir edilirse karı koca arasında ayrılma gerçekleşmez, çünkü bu durumda kadın kocasından kesin şekilde boş olsaydı kölelik sebebiyle oluşacaktı. Kölelik ise nikahın başlangıcına engel olmaz, var olan bir nikahın feshinde nasıl etkili olur? Ülke farklılığı karı koca arasında ayrılık meydana getirir. Çünkü bir araya geliş ortadan kalkmıştır. Bir araya geliş yok olup faydalanmadan ümit kesilince, karı koca arasında ayrılık meydana gelir. Bu gerçek 'karı ile koca arasında kölelik sebebiyle ayrılık hasıl olur' diyenin görüşünü iptal eder." (Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, Te'vilatü'l Kuran, Nisa Suresi 24. Ayetin Tefsiri)
Zaten, bu uygulamadaki hikmetlerden biri de cariyenin de diğer kadınlar gibi aile hayatı yaşayabilmesi ve cinsi ihtiyaçlarının karşılanıp ihmal edilmesinin engellenmesi fuhuşa düşmesinin önüne geçmektir. Bu yüzden Kuran'da cariyeleri evlendirme emri bulunur. Kadın kocası ile esir edilmişse zaten aile hayatı olacak, cinsi ihtiyacı karşılanıp fuhuşa düşmesi engellenecektir. Burada nikah akdinin düştüğünü varsayarsak neden Kuran tekrardan köle ve cariyelerinizi evlendirin desin? Efendisi zaten hayır görüyorsa köle ve cariyesini evlendirmelidir. Karı koca beraber esir edilmişse tekrar evlendirmek lüzumsuz olur çünkü zaten evlilerdir. Ek olarak böyle bir durumda nikahlanmış cariyenin satıldığında da nikahının düşmesi gerekir lakin böyle bir durum söz konusu değildir. Tüm bu delillerden anlaşılır ki karı koca beraber esir edilirse nikahları düşmez.
Beni Kurayzalılar da da durum aynı kardeşim. Onlar zaten cezaların en kötüsünü hak etmiştir. Savaşın en ateşli anında antlaşmalarını bozup, müslümanlara saldırmış bununla da yetinmeyip Medine üzerine baskınlar düzenleyip müslüman aile ve çocukları kılıçtan geçirme teşebbüsünde bulunmuşlardır. Beni Kurayza esirlerinin akıbeti hakkında da net bir bilgi kaynaklarda yok bildiğim kadarı ile.
Son olarak şunu eklemek istiyorum; Kuran zaten köle ve cariyelerin evlendirilmesini emretmiştir. Gerek Kuran'da gerek hadislerde buna teşvik vardır. Bu hususta İslam tarihinde evlendirilen cariyelerin sayısı diğerlerinden hayli daha fazladır. Evlendirilemeyen cariyede ise efendisi ona yediğinden yedirmek, içtiğinden içirmek, giydiğinden giydirmek zorundadır. Bu, başlı başına bir yüktür. Belki de çoluk çocuğunun rızkından kısıp onu besleyecek. Bu durumda ondan cinsi yönden faydalanmakta elbet efendisinin hakkıdır. Lakin dediğim gibi, kölelere kötü muameleden ve şiddetten men edildiğimiz için efendisi ısrar eder de kadın çok daha fazla diretirse, zaten bunun bir manası yok. Çok çok istiyorsan şiddete başvurmak zorundasın lakin köleye atılan bir tokadın bile kefareti onu azad etmektir.
Ayrıca cariyeden çocuk doğduğu takdirde cariyenin ümmü'l veled sayılıp hukuki statüsünün yükseldiğine, efendisi öldüğünde de tam olarak hür olduğunu saymıyorum bile. Bunda elbet cariyenin lehine de çokça fayda vardır.
İnşaAllah yardımcı olabilmişimdir. Yanlışlar şahsıma aittir, kusursuz olan İslam'dır. En doğrusunu Allah azze ve celle bilir.
Allah bizi dosdoğru yola iletsin.
Vesselam...
Şu kişiden alıntılanmıştır: efeturkel Tarih: 2 Ocak 2021, 22:33Öncelikle "Hz Safiyye ile ilgili farklı farklı rivayetler var, o konuyu anlamadım" demişsin. Anlamayacak bir şey yok.
farklı rivayetler var o yüzden fazla takılmadım demiştim yani sorun yok o konuda.
"sen peygamberin bu hükümleri uyguladığını duymadım demişsin"
onu yanlış yazmışım peygamberin yaptıklarını biliyorum. sahabeler uygulamadıklarında neden ses çıkarmadı demiştim.
orada kafama takılan şuydu aslında : savaşılıyor daha sonra savaşmayan halk esir alınıyor esirler dağıtılıyor .Sahabede ilişkiye girip ihtiyacını giderip fidye olarak vermeyi düşünüyor.Bu bana kullanıp atmak gibi geliyor onu anlamıyorum.
Bana da kadın istemedikten sonra şiddet uygulaması gerekir gibi geliyor.Ama aklıma şu geliyor "sebepsiz yere döven" deki sebep bu olabilir mi mesela ilişkiye girmek istememek dövmenin sebebi olabilir mi?
El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn.
Şu kişiden alıntılanmıştır: sor Tarih: 2 Ocak 2021, 23:09Yazı için teşekkür ederim.Şu kişiden alıntılanmıştır: efeturkel Tarih: 2 Ocak 2021, 22:33Öncelikle "Hz Safiyye ile ilgili farklı farklı rivayetler var, o konuyu anlamadım" demişsin. Anlamayacak bir şey yok.
farklı rivayetler var o yüzden fazla takılmadım demiştim yani sorun yok o konuda.
"sen peygamberin bu hükümleri uyguladığını duymadım demişsin"
onu yanlış yazmışım peygamberin yaptıklarını biliyorum. sahabeler uygulamadıklarında neden ses çıkarmadı demiştim.
orada kafama takılan şuydu aslında : savaşılıyor daha sonra savaşmayan halk esir alınıyor esirler dağıtılıyor .Sahabede ilişkiye girip ihtiyacını giderip fidye olarak vermeyi düşünüyor.Bu bana kullanıp atmak gibi geliyor onu anlamıyorum.
Bana da kadın istemedikten sonra şiddet uygulaması gerekir gibi geliyor.Ama aklıma şu geliyor "sebepsiz yere döven" deki sebep bu olabilir mi mesela ilişkiye girmek istememek dövmenin sebebi olabilir mi?
Şu kişiden alıntılanmıştır: sor Tarih: 2 Ocak 2021, 23:09Yazı için teşekkür ederim.Şu kişiden alıntılanmıştır: efeturkel Tarih: 2 Ocak 2021, 22:33Öncelikle "Hz Safiyye ile ilgili farklı farklı rivayetler var, o konuyu anlamadım" demişsin. Anlamayacak bir şey yok.
farklı rivayetler var o yüzden fazla takılmadım demiştim yani sorun yok o konuda.
"sen peygamberin bu hükümleri uyguladığını duymadım demişsin"
onu yanlış yazmışım peygamberin yaptıklarını biliyorum. sahabeler uygulamadıklarında neden ses çıkarmadı demiştim.
orada kafama takılan şuydu aslında : savaşılıyor daha sonra savaşmayan halk esir alınıyor esirler dağıtılıyor .Sahabede ilişkiye girip ihtiyacını giderip fidye olarak vermeyi düşünüyor.Bu bana kullanıp atmak gibi geliyor onu anlamıyorum.
Bana da kadın istemedikten sonra şiddet uygulaması gerekir gibi geliyor.Ama aklıma şu geliyor "sebepsiz yere döven" deki sebep bu olabilir mi mesela ilişkiye girmek istememek dövmenin sebebi olabilir mi?
Dediğim gibi esirlerin ne zaman fidye olarak verileceği belli değil. Belki 1 ay, belki 1 sene, belki 5 sene. Bu geçen vakit süresince taksim yapılmışsa efendisi cariye ile cinsi münasebette bulunabilir ama dediğim gibi, kadın istemiyorsa zaten bu olmayacaktır. Çünkü kadın diretirse şiddette başvurmaktan başka yolun yok ama elinin altındakine şiddet uygulaman yasak.
Ayrıca mesken=çadır. Yani burada şartlar uygulanmış. Teserri için bir diğer şartta karına ayırdığın vaktin aynısını ona ayırman, onu ihmal etmemen. E bu hadiste daha ailelerinin yanına dönmemişler yani bu hüküm uygulanmamış diyemezsin çünkü döndüklerinde elbet uygulanacaktı.
Cariye ile ilişki hakkı "istifraş" hakkıdır bu da teserri ile olur.
"Sebepsiz yere döven" den kasıt nedir hadisteki bilmiyorum, lakin kölelere şiddet uygulamak, onur kırıcı davranışlarda bulunmak yasaktır. Bunun hakkında sana çokça hadis atabilirim.
Cariye ilişkiye girmek istemiyor diye dövmek söz konusu olamaz. Nisa 34'te serkeşlik yapan- aileyi dağıtma tehlikesi bulunan kadın için bile önce öğüt vermek, sonra yatakları ayırmak, en son çare morartmayacak, kanatmayacak, elini fazla havaya kaldırmayacak ve aynı yere vurmayacak şekilde bir sözüm ona "dövme" olayına başvurabilirsin ki dediğim gibi Bilim ve Yaratılış sitesindeki "Nisa 34: Kadınların Yuvasını Koruyan Ayet" başlıklı yazıya bakarsan bu dövmenin en son çare ve çok sınırlı bir şekilde olduğunu farkına varırsın. Burada kadının ilişkiye girmek istememesi bir sebep olarak gösterilmemiş kardeşim. Ne Kuran'da ne de hadislerde. Dolayısı ile ilişkiye girmemesi bir sebep değildir. Olsa Nisa 34'te bunu da söylerdi normal karın için. Çünkü cariye için de hükümler normal eşin ile hemen hemen aynıdır teserri mevzusu gibi.
"Cariyenin ilişkiyi reddetme şansı var mıydı?" sorusunu dünkü yazımda açıklamama rağmen burada kısaca geçeceğim farklı bir açıdan bakarak.
normal eşinden farkı yok, karınla ilişkiye girmek istersen:
a) gönülsüzdür ama razı olur mecbur
b) bugün olmaz der sabredersin
c) asla izin vermez boşanırsın
cariye seninle ilişkiye girmiyorsa satarsın olur biter, bu olay satıldığı yeni sahibinde de devam edecek değil ya sonsuza kadar devam etmez bu devran, cariye elbet gönülsüz olur ama razı gelir çünkü başka çaresi kalmaz.. yani C seçeneği daimi değil bir süre sonra A'ya dönüşür ( birçok cariye efendisini çok sever, aşık olurlar birbirlerine örneğin ibni hazm güvercin gerdanlığı kitabını okursan göz yaşlarına hakim olamayabilirsin... cariyesiyle arasında geçen aşkı anlatıyor )
Şu kişiden alıntılanmıştır: sor Tarih: 2 Ocak 2021, 23:09Yazı için teşekkür ederim.Şu kişiden alıntılanmıştır: efeturkel Tarih: 2 Ocak 2021, 22:33Öncelikle "Hz Safiyye ile ilgili farklı farklı rivayetler var, o konuyu anlamadım" demişsin. Anlamayacak bir şey yok.
farklı rivayetler var o yüzden fazla takılmadım demiştim yani sorun yok o konuda.
"sen peygamberin bu hükümleri uyguladığını duymadım demişsin"
onu yanlış yazmışım peygamberin yaptıklarını biliyorum. sahabeler uygulamadıklarında neden ses çıkarmadı demiştim.
orada kafama takılan şuydu aslında : savaşılıyor daha sonra savaşmayan halk esir alınıyor esirler dağıtılıyor .Sahabede ilişkiye girip ihtiyacını giderip fidye olarak vermeyi düşünüyor.Bu bana kullanıp atmak gibi geliyor onu anlamıyorum.
Bana da kadın istemedikten sonra şiddet uygulaması gerekir gibi geliyor.Ama aklıma şu geliyor "sebepsiz yere döven" deki sebep bu olabilir mi mesela ilişkiye girmek istememek dövmenin sebebi olabilir mi?
Biraz geç oldu ama şunu da ekleyeyim. Peygamber (sav) eş veya cariye ile ilişkiye girerken işini bitirerek hemen inen insanları horoza, hayvana benzetmiş ve kadını tatmin etme görevini erkeğe vermiştir. Tecavüzde tecavüzcü taraf sadece kendini tatmin etmeye bakar. Bu bilgide burada dursun 🙂
Kölelik de cariyelik de insanlığın bir gerçeğidir ve Kuran köleliğin kalkmasını tavsiye etmiştir. köleliği devam edenlerinde şartlarını daha insancıl yapmıştır. Konu budur. Bunun dışında tarih rivayetlerinden yola çıkarak her şeyin doğru kaydedildiğini, doğru yorumlandığını zannetmek mantıksal bir hata içerir.